• O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ (7)

    Yani, Peygamber Efendimizin sabrı miskinliği içermezdi; mücadelen uzak değildi. Zira, O'nun sabrı, başına gelen olaylardan ziyâde, o hadiselerin arkasındaki İlâhî elin muradına idi. Varlığın nuru ve hilkat sebebi olan Resulûllah Efendimizin teşrifini, Hz. Âdem'den bu yana bütün varlıklar beklemişlerdir. Düşünebiliyor musunuz; bütün insanlığın başından geçen tarih, sevgiler, barışlar, savaşlar,...
  • O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ (8)

    mişlerdir. Bu hâl ve tavırları, onların "Zafer sabırdadır" hadisinin sırrına erdiklerinin göstergesidir. İşte zaferin son nefeste olduğunu bilen mü'min-i kâmil bu zafere nispetle yaşadığı hayat ve çilenin bir hiç olduğunu bilir ve başına gelenlere değil; son nefese, yani zafere ulaşmaya sabır göstererek bu noktada Resulûllah'ın sabrındaki ruhu yaşamış olur....
  • O BİR SABIR ÂBİDESİYDİ

    Resulûllah (s.a.v.), tebliğ konusunda mâruz kaldığı baskı, işkence, eziyet, açlık, alay, çirkin sözler ve birbirini izleyen hakaretlere on üç yıl sabretmiştir. Sabrının denendiği başka bir alan da savaş alanıdır. Resulûllah'ın en güçlü ve kuvvetli kimselerin bile asabını bozan Uhud ve Hendek günlerindeki tutumu, savaşta gösterdiği metanetin bâriz bir...
  • O BİR SABIR ÂBİDESİYDİ (2)

    dı ve kan fışkırmaya başladı. "Muhammed öldürüldü" diye yaygara koparıldı. Bunun üzerine Müslümanlar dağıldılar. Bir kısmı Medine'ye gitti, bir kısmı da dağlara çıktı. Sahabeler şaşırıp kaldılar; ne yapacaklarını bilemediler. Resulûllah, okları torbasından çıkarıp Sa'd ibn-i Ebi Vakkas'a veriyor ve `at' diyordu. Ebu Talha el-Ensari de, mahir ve attığı...
  • O BİR SABIR ÂBİDESİYDİ (3)

    sırada örtünüp yan üstü yattı; epeyce kaldı. Müslümanlar tehlikeli ortamın heyecanını geçirdikten sonra kalktı, morallerini takviye etmeye başladı ve şöyle dedi: "Allah'ın yardımıyla fethi müjdeliyorum!" Çok tehlikeli olan bu ortam, zerre kadar olsun yüce kumandanın asabını bozmadı. Bu, sabrın çok ötesinde bir sabırdır. Peygamberin sabrının denendiği bir başka...
  • MERHAMET O’NDA DİLE GELİRDİ

    Savaşlara katılıp idarecilik yapan kimselerin kalpleri katılaşır, gözyaşları kurur. Bilhassa bu işlere devam eden kimsenin merhametli olması çok nadirdir. Allah Resulü ve O'nun yolunu izleyenler asla böyle değillerdir. Kuvvet, şecaat, celadet ve sabır gibi sıfatların tamamını onlarda bulmamız mümkündür. En önemlisi de, merhamet duygusunun sınırını asla aşmaksızın, onların...
  • MERHAMET O’NDA DİLE GELİRDİ (2)

    hesabını göreceğim." Bir baktım ki; Hz. Peygamber, onlara hitaben şöyle diyor: "Benim halim ile sizin haliniz, Yusuf (a.s.) ile kardeşlerinin hali gibidir. Bugün sizi kınayacak söz yok. Allah, günahlarınızı bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir." Hz. Ömer, "Peygamberin bu sözlerine karşı söylediklerimden utandım ve rüsvay oldum" diyor. Sıradan insanlarda,...
  • MERHAMET O’NDA DİLE GELİRDİ (3)

    raktı. Günler geçti, bir gün Ebu Uzze tekrar Hz. Peygambere karşı savaşa katıldı ve esir düştü. İkinci defa, serbest bırakılması için yalvarınca, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bir mü'min iki defa bir delikten ısırılmaz." Sonra öldürülmesini emretti. O'nun merhameti coşup taşar ve bütün mahlûkatı kapsamına alırdı. Fakat sınırını aşıp diğer kemâl...