MERHAMET O’NDA DİLE GELİRDİ
Savaşlara katılıp idarecilik yapan kimselerin kalpleri katılaşır, gözyaşları kurur. Bilhassa bu işlere devam eden kimsenin merhametli olması çok nadirdir. Allah Resulü ve O'nun yolunu izleyenler asla böyle değillerdir. Kuvvet, şecaat, celadet ve sabır gibi sıfatların tamamını onlarda bulmamız mümkündür. En önemlisi de, merhamet duygusunun sınırını asla aşmaksızın, onların Cenab-ı Hakk'ın merhametine vitrin olmalarıdır. Resulûllah (s.a.v.), hiçbir zaman merhamet duygusunu yitirmemiştir. Kendisine de her türlü eziyet ve baskı yapıldığı halde O, yapanlar için şöyle dua ediyordu: "Allah'ım, kavmimi bağışla, çünkü onlar bilemezler." Kureyş, Resulûllah'a yaptığını yapmıştı. Bununla beraber Mekke fethedilince, onlara karşı beklenmeyen bir tavır takındı. Hz. Ömer (r.a.) şöyle diyor: "Fetih günü Resulûllah (s.a.v.), Safvan b. Ümeyye, Süfyan b. Harb ve Haris b. Hişam'a haber gönderdi, onlar da geldiler. Ben dedim ki: "Allah bugün fırsat verdi, yaptıklarının
