• RİSALETİN GAYESİ GÜZEL AHLAK (6)

    Kısacası, nefis tezkiyesi iman ve ibadet zevkinin neticesi kul olma hazzının yaşandığı bir hazine odasının kapısını açan anahtar mesabesindedir. Şayet ihmal edilirse, taklid-i iman ve geleneğe dönüşmüş bir ibadetle İslam'ı yaşayan insan toplulukları gündeme gelir. Halbuki İslam'ın hem vitrinlenip yaşanması, hem de gelecek nesillere taşınması kabuktan öze inebilmiş, imanını...
  • O’NUN AHLAKI KUR’AN İDİ (2)

    ise, insan işçiliği yaparak imanla, ibadetle, çileyle, hizmetle insanı yoğurup, o ifadeleri anlayacak kabiliyete getirme vazifesi omuzlarına yüklenmiş bir Peygamber, müşahhas bir örnek... Yılmadan, usanmadan çalışıyor, işkenceler, zulümler görüyor, hakaret ve iftiralara mâruz kalıyor. Bütün bunlara rağmen insan işçiliğine devam ediyor. Nihayet, insanlar peşinden gidiyor, hürmet ediyor, hizmet...
  • O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ

    Allah Resulü, her işi yerinde yapardı. Af uygun olmazsa affetmez; merhamet yerinde sayılmazsa merhamet etmezdi. Resulûllah'ın tasarruf ve davranışı, bütün insanların ahlakı için bir ölçüdür. O'nun tasarruf ve davranışı ile ahlakın sınırı çizilir. Bunun kaynağında ise, Resulûllah'ın bizzat Cenab-ı Hak tarafından terbiye edilip her anında O'nunla beraber olması...
  • O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ (2)

    dönüşmüştür, yahut da merhametsizlikle mahlûkata zulüm yapmışlardır. Halbuki Resulûllah Efendimiz, engin bir merhametle, Allah yarattığı için her mahlûkata saygı duymuş; incitmekten çekinmiş; fakat diğer varlıkların fıtratlarına uygun olarak yaşamasına mâni olduğunu gördüğü her şeyi de yok etmekten çekinmemiştir. Mesela; çekirgeye merhamet beslenir fakat ekinlere zarar veriyorsa devreye onunla...
  • O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ (3)

    Resulûllah'ın cihad mantığı da aynı mânâ üzerine oturtulmuştur. O, önce bir grup insanın ıslahıyla cemiyet kurmuş; bunu büyüterek huzurlu bir topluma dönüştürmüştür. Herkesin kardeşlik içerisinde, huzur dolu olduğu bir muhabbet medeniyeti. O devrin civar topluluklarına baktığımızda -ki her peygamberin geldiği dönemde aynıdırise şu manzarayı görürsünüz: 1. Toplumun az...
  • O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ (4)

    Şefkat ve merhameti her şeyi kapsayan Allah Resulü; devamlı tebessüm eden bir insan değildi. Kızması gereken yerde kızar, susması gereken yerde susar, üzülmesi gereken yerde üzülürdü. Bütün bunları nefsinden değil, her an Allah ile olmanın şuuruyla yaptığından, değişik her haliyle de insanları irşad ederdi. Bir gün, hücresini gözetleyen...
  • O’NUN AHLAKI ÖLÇÜ İDİ (5)

    ve bu süre zarfında şuurlanarak kendiliklerinden bu vecibelerini de yerine getireceklerini düşünerek ortaya koydukları tavır neticesinde hakikaten bu kimseler de kendiliklerinden yerine getirmişleridir. Dikkat edilirse, farklı tavırlar aynı neticeyi tahsil etmiş, yani insanlar kazanılmış; dinden de taviz verilmemiştir. Peygamber Efendimiz, birçok geceler ümmeti için ağlar; onların kurtuluşu...