• MEVEDDET AYETİ (31)

    Ammar el-Esedî İmam Câfer'den, "O'na ancak güzel sözler yükselir. Onları da Allah'a sâlih amel ulaştırır" 233 ayetiyle ilgili olarak şu açıklamayı rivayet etmiştir: "Buradaki sâlih amelden maksat biz Ehl-i Beyt'in velayetidir. Bizi veli edinmeyenin amelini Allah yükseltmez." 234 Sema'e b. Mihran, İmam Câfer'den, "... rahmetinden iki kat versin" 235 ayeti hakkında şu açıklamayı rivayet etmiştir: "Burada Hasan ve Hüseyin kastedilmiştir." 236 233 Fatır, 10 234 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 786 235 Hadid, 28 236 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 786
  • HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER

    Bunun en açık kanıtı Mübahale ayetidir. Zira ayette geçen "oğullarımız" ifadesi ile Hasan ve Hüseyin'in kastedildiği hususunda bütün tefsir bilginleri görüş birliği halindedir. 237 Bu hadise aynı zamanda bir cahiliye anlayışını da ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Bu anlayışa göre bir insanın gerçek oğulları kızlarının oğulları değil ancak oğullarının oğulları idi. Mübahale olayı bu anlayışı yok etmiştir. Zira Peygamber, oğullarını çağıracağını söyledi ve ertesi gün İmam Hasan ve İmam Hüseyin'le birlikte mübahaleye geldi. 238 Selman-ı Farisî'den nakledildiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurdu: 237 el-Keşşaf Tefsiri, c. 1, s. 370; es-Savaiku'l Muhrika, s. 153; el-İrşad, Şeyh Müfid, s. 99; el-Mizan Tefsiri, c. 3, s. 238 238 Tefsir-i Razi, c. 8, s. 81; Fethu'l Kadir, c. 1, s. 347; Tefsir-i Taberî ve Tefsir-i Nişaburî, c. 3, s. 215; et-Tibyan Tefsiri, c. 2, s. 485; Ebubekir Razi'den, Mecmau'l Beyan, c. 2, s. 452; elGadir, c. 7, s. 122; Mecmau'l Beyan ve Tefsir-i Kurtubî, c. 4, s. 104'ten naklen
  • HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER (2)

    "Hasan ile Hüseyin Benim oğullarımdır. Kim onları severse Beni sever. Kim Beni severse Allah onu sever. Allah kimi severse onu cennete koyar. Kim o ikisinden nefret ederse Benden nefret etmiş olur. Kim Benden nefret ederse Allah ondan nefret eder. Allah kimden nefret ederse onu cehennemine koyar." 239 Muaviye'nin kölesi Zekvan diyor ki: "Muaviye, "Bu iki oğlanı Peygamberin oğulları diye adlandıran hiç kimseyi tanımıyorum. Onlara Ali'nin oğulları deyin" dedi. Bir süre sora oğullarını şeref listesine yazmamı emretti. Ben de oğullarının ve oğullarının oğullarının adlarını yazdım. Fakat kızlarının oğullarını listeye almadım. Listeyi bu şekilde Muaviye'ye götürdüm. "Yazıklar olsun sana! Büyük oğullarımın adlarına yer vermedin" dedi. Ben "Onlar da kim?" diye sordum. "Falan kızımın oğulları benim oğullarım değiller mi?" dedi. Ben dayanamadım ve dedim ki, "Allah aşkına nasıl oluyor da senin kızının oğulları oğulların oluyor ama Fatıma'nın oğulları Peygamberin oğulları olmuyor?" dedim. O şu karşılığı verdi: "Ne oluyor sana Allah canın alasıca... Sakın bu sözün başkasının kulağına gitmesin." 240 İmam Hasan Muaviye'ye delil olmak üzere şöyle dedi: "... Allah'ın Resulü nefislerden kendisi ile birlikte babamı, oğullardan benim ile kardeşimi ve kadınlardan annem Fatıma'yı bütün insanlardan ayırıp çıkardı. Biz O'nun ailesi, eti, kanı ve nefsiyiz. Biz ondanız, O da bizdendir..." 241 Ünlü tefsir bilgini Fahri Razi, "Biz ona İshak'ı ve Yâkub'u armağan ettik. Hepsini doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh'u ve onun soyundan gelen Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik ve Biz iyilere böyle karşılık veririz. (ve yine) Zekeriya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da. Hepsi de 239 el-Müstedrek, Hakim, c. 3, s. 166 240 Keşfu'l Gumme, Erbili, c. 2, s. 173 241 Yenabiu'l Mevedde, s. 479; el-Burhan Tefsiri, c. 1, s. 286
  • HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER (3)

    sâlihlerdendi" 242 ayetinin İmam Hasan ile İmam Hüseyin'in Peygamberimizin oğulları olduğuna delalet ettiğini söyledikten sonra, "Denildiğine göre Ebu Câfer Muhammed Bâkır, bu ayeti Haccac b. Yusuf karşısında delil gösterdi" diyerek sözlerini bağlar. 243 Amr b. el As, İmam Ali'ye gönderdiği bir elçi aracılığıyla, birkaç mesele yüzünden onu ayıpladığını bildirdi. Bu meselelerden biri de Hz. Ali'nin Hasan ve Hüseyin'i Resulüllah'ın oğulları olarak adlandırması idi. Hz. Ali, Amr b. As'a şu cevabı gönderdi: "O rezil oğlu rezile de ki, eğer o ikisi Resulüllah'ın oğulları olmasa idi, babasının dediği gibi Resulüllah'ın soyu kurumuş olacaktı." 244 İmam Hasan da bazı vesileler ile bu konuda konuşmuştur. Nitekim İmam Hasan'ül Mücteba, babasının ölümünden sonra yaptığı bir konuşmada şunları söylüyor: "Ey insanlar! Beni tanıyan tanıyor. Tanımayanlara gelince ben Ali'nin oğlu Hasan'ım, ben Peygamberin oğluyum. Ben vasinin oğluyum." 245 Bir defasında Muaviye, Hz. Hasan'dan minbere çıkıp konuşma yapmasını istedi. O da minbere çıkıp konuşma yaptı. Konuşmasının bir yerinde şöyle dedi: "Eğer yeryüzünün iki yakası arasında Peygamberiniz için oğul ararsanız benden ve kardeşimden başkasını bulamazsınız." 246 İmam Cafer Sâdık, İmam Muhammed Bâkır'dan, o da Câbir'den şöyle rivayet etmiştir: "Ben ve Abbas Resulüllah'ın yanında oturuyorduk, o sırada Ali içeri girip, selam verdi. Peygamber selamının cevabını verdi. Ve kalkıp onu kucakladı, iki gözünün arasından öptü. Ve sağ tarafına oturttu. Abbas, "Ya Resulallah, onu seviyor musun" diye sordu. 242 En'am, 84, 85 243 Tefsir-i Razi, c. 13, s. 66; Fedailu'l Hamse Mine's-Sihahi's-Sitte (Razi'den naklen) c. 1, s. 257 244 Şerh-u Nehcü'l Belaga, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 20, s. 334 245 Hakim, el-Müstedrek, c. 3, s. 172; Zehairu'l Ukba, s. 138 Dulabi'den naklen 246 İbn-i Şehraşub, el-Menakıb, c. 4, s. 12; İkdu'l Ferid ve Medainî'den naklen
  • HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER (4)

    Resulüllah şöyle cevap verdi, "Ey amca, Allah'a and olsun ki, Allah onu Benden daha çok seviyor. Allah her peygamberin neslini onun sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali'nin sulbünde karar kıldı." 247 Ebu Câfer Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Babeveyh el-Kummî (Şeyh Sâduk) güvenilir "Uyun-u Ahbari'r-Rıza" kitabında ve Ebu Mansur Ahmed b. Ali b. Ebi Tâlib et-Tabersi "el-İhticac" kitabında tartışmanın izahını detaylı bir şekilde aktarmış ve İmam Musa Kazım'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bir gün Abbasi halifelerinden olan Harun er-Reşid'in meclisine gittim, bana bazı sorular sorup, bunların cevaplarını istedi. Sorularından biri de (sizin de sorunuz olan) şu soruydu: "Nasıl, `biz Peygamber'in zürriyetiyiz' diyorsunuz, halbuki Peygamber'in halefi yoktu; halef ancak erkek evlat içindir, kız evlat için değildir. Oysa ki siz kızından olan evlatlarısınız, Peygamber'in halefi (erkek evladı) yoktu?" İmam Musa Kazım (a.s.) ona cevap olarak, En'am Sûresi'nin şu ayetini okudu: "Onun (Nuh'un veya İbrahim'in) soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. (Yine onun soyundan) Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik). Onların hepsi sâlihlerdendi." 248 Daha sonra İmam (as), Harun'un dikkatini ayetteki delil olarak gösterdiği yere çekip şöyle buyurdu: "Ey mü'minlerin emiri! Hz. İsa'nın babası kimdir?" Harun cevap olarak şöyle dedi: "İsa'nın babası yoktu." Bu esnada İmam (a.s.) şöyle buyurdu: "İşte Allahu Teâla onu Meryem'in vasıtasıyla peygamberlerin zürriyetine ilhak etmiştir. Bizi de annemiz Fatıma tarafından Hz. Peygamber'in (s.a.v.) zürriyetine ilhak etmiştir." 247 İhkâkü'l Hak, c. 7, s. 5 248 En'am, 84
  • HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER (5)

    Fahr-i Razi, "Tefsir-i Kebir"in dördüncü cildinde, söz konusu ayetin aşağısında beşinci meselede şöyle diyor: "Bu ayet Hasan ve Hüseyin'in Resulüllah'ın soyundan olmalarına delâlet etmektedir. Çünkü Allah-u Teâlâ bu ayette Hz. İsa'yı Hz. İbrahim'in zürriyetinden saymıştır. (Oysa ki Hz. İsa'nın babası yoktu). Bu intisap anne tarafındandı. Böylece Hasan ve Hüseyin (a.s.) da anne tarafından Hz. Resulüllah'ın zürriyeti idiler. Nitekim Hz. Bâkır'ul-Ulum (Beşinci İmam) Haccac'ın yanında aynı ayetle istidlal etmiştir. Daha sonra İmam Musa Kazım (a.s.) Harun'a, "Yine de sana delil getireyim mi?" diye buyurdu. Harun, "Evet getir" dediğinde, İmam Musa Kazım (a.s.) Âl-i İmran Sûresi'ndeki şu mübahale ayetini okudular: "Artık Sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ın lanetini yalan söylemekte olanların üstüne kılalım." 249 İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Hiçbir kimse, Allah'ın emri gereği yapılan bu mübahale (karşılıklı lanetleşme) zamanı, Hz. Peygamber'in hıristiyanlar karşısında Ali b. Ebi Tâlib, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'den (a.s.) başka Müslümanlardan bir kimseyi bile buna katmış olduğunu iddia etmemiştir. `Enfüsena'dan (nefislerimiz) maksat ise Ali b. Ebi Tâlibdtir; `Nisaena'dan (kadınlarımız) maksat Fatımatü'z-Zehra'dır. `Ebnaena'dan (oğullarımız) maksat da Allah'ın kendilerine Resulüllah'ın oğulları buyurduğu Hasan ve Hüseyin'dir." İmam Musa Kazım'ın (a.s.) Hasan ve Hüseyin'in (a.s.) Resulüllah'ın oğulları olduğuna dair Harun için getirdiği delilden bütün Fatıma seyyidlerinin Hz. Resulüllah'ın (s.a.v.) evlatları olduğu iddiası ispat edilmiş olur. 249 Âl-i İmran, 61
  • HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER (6)

    İbn Ebi'l Hadid el-Mutezili "Şerh-u Nehci'l Belaga" kitabında ve Ebubekir-i Razi kendi tefsirinde söz konusu ayetle ve "ebnaena" (oğullarımız) cümlesiyle Hasan ve Hüseyin'in anne tarafından Resulüllah'ın oğulları olduğuna dair istidlalde bulunmuşlardır. Nitekim Allah-u Teala Kur'an-ı Mecid'de Hz. İsa'yı annesi Meryem tarafından İbrahim'in zürriyetinden saymıştır. Muhammed b. Yusuf-i Genci-i Şafii "Kifayet'üt-Talib" kitabında ve İbn Hacer-i Mekki "es-Savaik'ul-Muhrika" kitabında Taberanî ve Câbir b. Abdullah-i Ensari'den ve Tatib-i Harezmî "Menakıb" kitabında İbn Abbas'tan Resul-i Ekrem'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklederler: "Allah-u Teala her peygamberin zürriyetini (soyunu) kendi sulbünden kılmıştır; Benim zürriyetimi de Ali b. Ebi Tâlib'in soyundan kılmıştır." Ebu Sâlih, Hâfız Abdülaziz b. Ahzar, Ebu Nuaym, İbn Hacer-i Mekkî, Muhemmed b. Yusuf Genci eş-Şafii ve Taberî'den ve onlar da ikinci Halife Ömer b. Hattab'dan şöyle dediğini nakletmişlerdir: Resulüllah'tan (s.a.v.) şöyle buyurduğunu duydum: "Her haseb ve nesep kıyamet günü, Benim haseb ve nesebim hariç kesilecektir. Her kızın evlatlarının asabesi Fatıma'nın evlatları hariç baba tarafındandır. Çünkü Ben onların (Fatıma'nın evlatlarının) babası ve asabesiyim." (Asabe, baba tarafından olan akraba ve yakınlara denir). 250 250 Peşaver Geceleri, Seyyid Muhammed Musevi, s. 24-26
  • HZ. HASAN’IN HANIMLARI VE ÇOCUKLARI

    Razi Âli Yasin'in ifadesine göre, Hz. Hasan'ın eşleri ve çocuklarının isimleri şöyledir: "Eşleri; Talha b. Ubeydullah'ın kızı Ümmü İshak, Abdurrahman b. Ebu Bekr'in kızı Hafsa, Süheyl b. Amr'ın kızı Hind ve Eş'as b. Kays'ın kızı Cude'dir. Cude, Muaviye'nin hilesiyle İmamı şehit etmiştir. Hayatı boyunca eşlerinin sayısı sekiz veya dokuzu geçmemiştir. Ümmü'l veledler de bu sayının içindedir." 251 İmam Hasan'ın kız ve erkek toplam on beş çocuğu dünyaya gelmiştir. İsimleri şöyledir: Zeyd, Hasan, Amr, Kasım, Abdullah, Abdurrahman, Hasan Esrem, Talha, Ümmü'l Hasan, Ümmü'l Hüseyin, Fatıma, Ümmü Seleme, Rukiyye, Ümmü Abdullah ve Fatıma. Soyu sadece Hasan ve Zeyd adlı oğulları vasıtasıyla devam etmiştir." 252 Yâkubî ve Zehebî'nin eserlerinde ise Hz. Hasan'la ilgili şu rivayetler yer almaktadır: 251 İmam Hasan'ın Barışı, Razi Ali Yasin, s. 38 252 Razi Ali Yasin, İmam Hasan'ın Barışı, s. 38
  • HZ. HASAN’IN HANIMLARI VE ÇOCUKLARI (2)

    "Hz. Hasan çok evlenip, boşanmasıyla de üne sahiptir. Hatta bir ara babası Hz. Ali, bu yüzden, onun evlendiği kadınların kabilelerinin kendi ailesine karşı düşman olacaklarından korkarak, Kufelilere açıkça oğluna kız vermemelerini söylemiş, oradan kalkan bir adam da, yemin ederek, onu evlendirmeye devam edeceklerini bildirmiş ve arkasından şöyle demiştir: Biz evlendiririz, o istediğini tutar, istediğini boşar." 253 Onun sekiz veya oniki oğlu vardı: 1- Hasen b. Hasen (annesi Havli bint-i Manzûr el-Fezâriyye), 2- Zeyd (annesi Ümmü Beşîr bint-i Ebî Mes'ud el-Ensarî el-Hazrecî), 3- Ömer, 4- Kasım, 5- Ebu Bekr, 6- Abdurrahman (bunların da anneleri ümmü veled olup, hepsinin anneleri ayrıdır) 7-Talha, 8- Ubeydullah. (Yâkubî, II, 228). 253 Zehebî, a.g.e., III, 267
  • HZ. HASAN’IN AHLAKI

    O, ölümü hatırlayınca ağlardı. Hesap gününü andığında yere yığılırdı. Namaza durduğunda benzi sararır, vücudu titrerdi. İbn-i Kesir kendi tarih kitabında İbn-i Zübeyr'den şöyle nakletmiştir: "Vallahi kadınlar Hasan b. Ali gibi birisinden çekinmezlerdi (yani gözlerini kaldırıp şehevi maksatla bakmayacağından emin olurlardı)." 254 Muhammed b. İshak der ki: "Resulüllah'tan sonra haysiyet ve değer bakımından hiç kimse Hasan b. Ali'ye ulaşamadı. Evinin kapısının önüne sergi sererlerdi. O da evinden çıkıp orada oturunca yol kapanırdı. Ona saygıdan dolayı kimse karşısından geçmezdi. O bunu anlayınca kalkar evine gider. İnsanlar da oradan gidip gelirlerdi. 254 İbn-i Kesir, Tarih, c. 8, s. 377