• MEVEDDET AYETİ (21)

    Muhammed b. Fudayl şöyle rivayet emiştir: "İmam Ali b. Musa'dan, "Verdikleri sözü yerine getirirler" 156 ayetinin anlamını sordum. Buyurdu ki: "Bizim velayetimizle ilgili olarak kendilerinden alınan sözü yerine getirirler." 157 Hüseyin b. Naym es-Sahhaf diyor ki: İmam Câfer-i Sâdık'tan, "Kiminiz kâfir, kiminiz mü'mindir" 158 ayetinin anlamını sordum. Buyurdu ki: "Allah Adem'in sulbündeki zürriyetinden misak aldığı gün bizim velayetimize iman edenlerle inkar edenleri belirledi." 159 "Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden onlara indirileni doğru dürüst uygulasalardı..." 160 ayetinin tefsirinde İmam Muhammed Bâkır şöyle buyuruyor: "Burada bizim velayetimiz kastedilmiştir."161 "Allah ve melekleri Peygambere salat etmektedir. Ey inananlar! Siz de O'na salat edin, içtenlikle selam edin." 162 Resulüllah'a bu ayetle ilgili olarak, "Sana nasıl salat edelim?" diye sorulduğunda şöyle buyurdu: "Şöyle deyin; Allah'ım, İbrahim'e ve âl-i İbrahim'e bereket verdiğin gibi Muhammed ve âl-i Muhammed'e bereket ver. Doğrusu Sen övülen ve ulusun." 163 "Ey inananlar! Allah'a ve Resulü'ne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin." 164 156 İnsan, 7 157 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 753 158 Teğabün, 2 159 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 753 160 Maide, 66 161 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 753 162 Ahzab, 56 163 Sahih-i Buhari, c. 6, s. 217/291; Sahih-i Müslim, c. 1, s. 305/405, 406; Sünen-i Tirmizî, c. 5, s. 359; Sünen-i İbn Mace, c. 1, s. 293/904; Müsned-i Ahmed c. 5, s. 353; Tefsir-i Razi, c. 25, s. 227; Mu'cem'us-Sağir, Taberani, c. 1, s. 180 164 Nisa, 59
  • MEVEDDET AYETİ (22)

    İsa b. Serri şöyle rivayet etmiştir: "İmam Câfer Sâdık'a dedim ki: "Bana İslam'ın dayandığı temelleri anlat ki, ben bu temellere göre hareket ettiğim zaman amelim en temiz şekilde gerçekleşmiş olsun ve bunları bilip uyguladıktan sonra bunların dışında bilmediğim şeyleri bilmeyişimin bana bir zararı olmasın." Buyurdu ki: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun resulü olduğuna şahitlik etmek, Muhammed'in Allah katından getirdiği mesajı, malın zekatını vermenin gerekliliğini ve Allah'ın emrettiği velayeti yani âl-i Muhammedin velayetini ikrar etmek... Şüphesiz Resulüllah şöyle buyurmuştur: "Bir kimse imamını tanımadan ölürse cahiliye ölümüyle ölmüş olur." Allah şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Allah'a, Resulü'ne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin." 165 Ali imamdı. Ondan sonra Hasan imam oldu. Onun ardından Hüseyin imam oldu. Ondan sonra Ali b. Hüseyin, ondan sonra Muhammed b. Ali imam oldu. Ondan sonra bu şekilde devam edip geldi. Çünkü yeryüzü ancak imamla ıslah olur. İmamını tanımadan ölen kimse bir tür cahiliye ölümüyle ölmüş olur. Sizden birinin imamı tanımaya en çok ihtiyaç duyduğu zaman canının şuraya (eliyle göğsünü işaret ederek) gelip dayandığı zamandır. O zaman şöyle der: Demek ki güzel bir akide üzereymişim..." 166 "Budur benim doğru yolum, onu takip edin." 167 "Huda yolu göründükten sonra, her kim Resulüllah'a muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan saparsa onu cehennem ateşi ile yakarız." 168 165 Nisa, 59 166 Usul-ü Kafi, c. 2, s. 50 167 En'am, 153 168 Nisa, 115
  • MEVEDDET AYETİ (23)

    "Bizi nimetini kendilerinden esirgemediğin kişilerin doğru yoluna irşad et." 169 İmam Câfer-i Sâdık'tan: "Bizi sırat-ı müstakime hidayet et" 170 ayetindeki sırat-ı müstakimden maksat Ali b. Ebi Tâlib'dir." 171 "Allah'ın kendilerine nimetini lütfettiği peygamberlerle, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraber olan kimselerdir." 172 "O gün kıyamet günü Allah'ın size ihsan ettiği nimetten sorulacaksınız." 173 "İşte bugün dininizi kemale erdirdim, nimetimi üzerinize tamamladım ve size din olarak İslam'ı kabul ettim." 174 Ömer b. Uzeyne der ki: "Muhammed Bâkır şöyle dedi: "Farzlar birbirinin ardınca nâzil oluyorlardı, velayet farzların en sonuncusudur. Allah şu ayeti indirdi: "Bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım." 175 Allah bu ayette bize şunları söylüyor; bundan sonra üzerinize herhangi bir farz inmeyecektir. Artık sizin için farzları kemale erdirdim." 176 "Durdurun onları onlar sorgulanacaklardır." 177 "Allah onlara azap verecek değil ya." 178 169 Fatiha, 7 170 Fatiha, 6 171 Ayyaşî Tefsiri, c. 1, s. 24; Biharu'l-Envar, c. 92, s. 240 172 Nisa, 69 173 Tekasür, 8 174 Maide, 3 175 Maide, 3 176 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 517 177 Saffat, 24 178 Enfal, 33
  • MEVEDDET AYETİ (24)

    "Yoksa Allah'ın fazlına şayan olmuş insanları mı kıskanıyorlar?" 179 "Sabıklar (ileri geçenler, önde bulunanlar) dereceleri en yüksek olanlar." 180 "Araf (cennetle cehennem arasındaki engel) üzerinde bir kısım kimseler var ki bunlar, cennetlik cehennemliklerden her birini simasından tanırlar." 181 "Allah yüceltilmesine ve kendi isminin, içinde anılmasına izin verdiği evler vardır. Bu evlerde kendisini sabah akşam tesbih edip, namaz kılan kimseler vardır. Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten, ne ticaret ne de bir alışveriş onları alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin hâlden hâle dönüp kıvrandığı günden (kıyamet günüden) korkarlar." 182 "Bizim yarattığımız insanlardan bir ümmet vardır ki, rehberlik ederler ve hak ile hüküm verirler." 183 "Cehennemlik olanlarla cennetlik olanlar bir olamaz. Kurtulacak olanlar cennet ehlidir." 184 "Yoksa o günah kazananlar, kendilerine iman edip sâlih ameller işleyenler gibi sayacağımızı, hayat ve ölümlerini bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne de fena hüküm veriyorlar." 185 "İman edip sâlih amel işleyenler, işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar." 186 179 Nisa, 54 180 Vakıa, 10 181 Araf, 46 182 Nur, 36, 37 183 Araf, 181 184 Haşr, 20 185 Casiye, 21 186 Beyyine, 7
  • MEVEDDET AYETİ (25)

    "Doğru ile gelen Peygamber ve O'nu tasdik edenler, işte onlar takva sahibi kimselerdir." 187 "Bir kısım insanlar da vardır ki Allah'ın rızası uğruna, canını satar (feda eder). Allah ise kullarına çok merhamet edicidir." 188 "Mallarını gece ve gündüz, gizli ve aşikar hayra harcayanlar vardır ki onların Rableri katında ecirleri mahfuzdur. Onlar için hiçbir korku yoktur. Ve onlar hiçbir zaman mahzun olmayacaklardır." 189 "Tuba (ne mutlu) onlara! Ahirette en güzel barınak da onlarındır." 190 "Sonra biz Kitab'ı (Kur'an) seçtiğimiz kimselere miras olarak bıraktık. Bunların kimi nefislerine zulüm edicidir. Kimi muktasid, kimileri de Allah'ın izniyle hayır yapmakta ileri geçendir. İşte bu çok büyük bir ihsandır." 191 "Sizin Allah'ın Resulü'nü üzmeniz asla caiz değildir!" 192 Muhammed b. Mervan imamlardan birinin bu ayetle ilgili olarak şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: "Ali'nin ve imamların velayeti hususunda O'nu üzmeniz asla caiz değildir." 193 Ali b. Abdullah şöyle rivayet etmiştir: Bir adam ona, "Kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz" 194 ayetinin anlamını sordu. Dedi ki: "İmamların velayetini kabul eden, onların emirlerine uyan ve onlara itaat etmenin dışına çıkmayan kimseler sapmaz ve bedbaht olmazlar." 195 187 Zümer, 33 188 Bakara, 207 189 Bakara, 274 190 Ra'd, 29 191 Fatır, 32 192 Ahzab, 53 193 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 758 194 Taha, 123 195 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 758
  • MEVEDDET AYETİ (26)

    "Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a, Resulü'ne ve O'nun yakınlarına aittir." 196 İmam Câfer-i Sâdık bu ayetin açıklamasını şu şekilde yapmaktadır: "Burada kastedilen Emirü'l-Mü'minin ve imamlardır." 197 "Yarattıklarımızdan daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet bulunur." 198 Abdullah b. Sinana şöyle rivayet ediyor: "İmam Câfer-i Sâdık'a bu ayeti sordum. Buyurdu ki: "Bunlar imamlardır." 199 "Sana Kitabı indiren O'dur. O'nun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar Kitabın esasıdır." İmam Câfer-i Sâdık, "Bunlar Emirü'l-Mü'minin ve imamlardır" diyor. "...diğerleri de müteşabihtir." İmam Câfer devamla, "Bunlar da falan falandır" diyor. "Kalplerinde eğrilik bulunanlar fitne çıkarmak, onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler..." 200 İmam Câfer, "İlimde yüksek payeye erişenler"den kasıt İmam Ali ve imamlardır demektedir. 201 Abdullah b. Aclan, Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet etmiştir: "Yoksa Allah sizden cihat edip Allah, Peygamber ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya 196 Enfal, 41 197 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 758 198 Araf, 181 199 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 758 200 Âl-i İmran, 7 201 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 749
  • MEVEDDET AYETİ (27)

    çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız?" 202 Burada mü'minler nitelemesiyle imamlar kastedilmiştir. Yani onlardan başkasını dost edinmeyin. 203 Halebî şöyle rivayet etmiştir: "Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş" 204 ayetinde geçen "es-selm" kelimesinin ne anlama geldiğini Ebu Abdullah'a (yani Câfer-i Sâdık'a) sordum. Buyurdu ki: "Bizim velayetimiz altına girmektir." 205 Abdullah b. Cündeb şöyle rivayet ediyor: İmam Ali b. Musa'ya, "And olsun ki, biz düşünüp öğüt alasınız diye sözü birbiri ardınca yetiştirmişizdir" 206 ayetinden sordum. Buyurdu ki: "Bu bir imamı diğerine yetiştirmişizdir demektir." 207 Muhammed b. Numan, Sellam'dan şöyle rivayet etmiştir: Muhammed Bâkır'a, "Biz Allah'a ve bize indirilene iman ettik..." 208 ayetiyle ilgili olarak şöyle buyurdu: "Burada kastedilenler Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'dir. Onlardan sonra da bu hüküm imamlar için geçerli olmuştur. Sonra Allah diğer insanlar için, "Eğer onlar da (yani diğer insanlar da) sizin (Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin ve diğer imamlara) inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar" 209 buyuruyor." 210 202 Tevbe, 16 203 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 760 204 Enfal, 6 205 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 760 206 Kasas, 51 207 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 760 208 Bakara, 136 209 Bakara 137 210 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 760
  • MEVEDDET AYETİ (28)

    "İnsanların İbrahim'e en yakın olanı ona uyanlar ve şu Peygamber ve iman edenlerdir" 211 ayetiyle ilgili olarak İmam Câfer-i Sâdık şöyle demektedir: "Burada kastedilenler imamlar ve onlara uyanlardır." 212 Mâlik b. Cühenî şöyle rivayet ediyor: "İmam Câfer-i Sâdık'a, "Bu Kur'an Bana kendisiyle sizi ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu" 213 ayetinin ne anlama geldiğini sordum. Şöyle buyurdu: "Yani, Muhammed ve Ehl-i Beyt'inden imamlık derecesine ulaşan kimse Resulüllah'ın yaptığı gibi insanları Kur'an ile uyarır." 214 Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır." 215 Burada biz Ehl-i Beyt'e tâbi olunması gerektiği beyan ediliyor.216 Ebu Bâsir, İmam Câfer-i Sâdık'tan, "Hidayetle bizi bu nimete kavuşturan Allah'a hamdolsun! Eğer Allah sizi doğru yola iletmeseydi, kendiliğimizden ona kavuşamazdık" 217 ayetiyle ilgili olarak şu açıklamayı rivayet etmiştir: "Kıyamet günü Nebi ve Emirü'lMü'minin ve onun soyundan gelen imamlar çağırılır. İnsanların görebilecekleri bir yerde durdurulurlar. Onları sevenler kendilerini gördükleri zaman, "Hidayetle bizi bu nimete kavuşturan Allah'a hamd olsun! Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi, kendiliğimizden ona kavuşmazdık dediler." Yani, bizi Emirü'l-Mü'minin'in ve onun soyundan gelen imamların velayetine ileten Allah'a hamd olsun." 218 211 Âl-i İmran, 68 212 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 761 213 En'am, 19 214 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 761 215 Bakara, 208 216 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 763 217 Araf, 43 218 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 763
  • MEVEDDET AYETİ (29)

    Muhammed Bâkır, "Sen, yüzünü hanif olarak dine çevir" 219 ayeti hakkında şu açıklamayı yapmaktadır: "Burada velayet kastedilmiştir." 220 "Biz kıyamet günü adalet terazileri kurarız" 221 ayeti hakkında Câfer-i Sâdık şu açıklamayı yapıyor: "Bundan maksat nebiler ve vasilerdir." 222 "Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? Dediler ki: Biz musallin (namaz kılanlardan) değildik" 223 ayetinin tefsirini İmam Câfer-i Sâdık şu şekilde yapmaktadır: "Diyorlar ki biz imamlara tâbi olanlardan değildik. Çünkü Allah imamlar hakkında, "Önde olanlar öndedirler. İşte bunlar en yakın olanlardır" 224 buyurmuştur. Bilmez misin ki, insanlar at yarışlarında birinci gelen ata "es-Sabık", atın hemen arkasında ikinci gelen ata "musalli" derler. İşte cehennemlikler, "Biz musallinden değildik" derken önde gidenlerin hemen arkasından onları izleyenlerden değildik, demek istiyorlar." 225 Zeyd b. Şehham şöyle rivayet ediyor: "Bir Cuma gecesi İmam Câfer'le birlikte yürüyorduk. Bana dedi ki, "Bugün cuma gecesidir. Bize Kur'an oku." Ben de şu ayetleri okudum: "Şüphesiz hüküm günü hepsinin bir arada buluşacağı gündür. O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez. Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir." 226 219 Rum, 30 220 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 765 221 Enbiya, 47 222 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 765 223 Müddesir, 42, 43 224 Vakıa, 10, 11 225 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 766 226 Duhan, 40, 41
  • MEVEDDET AYETİ (30)

    İmam Câfer buyurdu ki: "Allah'a yemin ederim ki, Allah'ın merhamet ettiği kimseler bizleriz ve biz, Allah'a yemin ederim ki, Allah'ın istisna ettikleriyiz. Fakat biz onlara muhtaç değiliz." 227 Ebu Hamza, Muhammed Bâkır'dan şöyle rivayet etmiştir: "Aşağıdaki ayet Hz. Muhammed (s.a.v.)'e şu şekilde inmiştir: "Fakat (Muhammed'in Ehl-i Beyt'ine) zulmedenler kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz (Muhammed'in Ehl-i Beyt'ine zulmedenlere) yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle gökten acı bir azap indirdik." 228 Ebu Ubeyde şöyle rivayet ediyor: Muhammed Bâkır'dan, "Eğer doğru iseniz bundan önce bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı getirin" 229 ayetinin anlamını sordum. Buyurdu ki: "Kitaptan maksat Tevrat ve İncil'dir. Bilgi kalıntısından maksat da vasilerin ve nebilerin bilgisidir." 230 Ammar es-Sabatî rivayet etmiştir ki: "İmam Câfer-i Sâdık buyuruyor ki: "Allah'ın hoşnutluğunu gözetenle Allah'ın hışmına uğrayan bir olur mu hiç? Berikisinin yeri cehennemdir. Cehennem ise ne kötü bir varış noktasıdır. Onlar Allah katında derece derecedirler." 231 Allah'ın rızasını gözetenler imamlardır. Ve onlar Allah'a yemin ederim ki ey Ammar, mü'minler için derecelerdir. Mü'minlerin bizi veli edinmeleri ve tanımaları ile Allah amellerini kat be kat arttırır ve onları yüksek derecelere ulaştırır." 232 227 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 776 228 Bakara, 59 229 Ahkaf, 4 230 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 780 231 Âl-i İmran, 162, 163 232 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 786