HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN’İN PEYGAMBERİMİZİN OĞULLARI OLDUKLARINA DAİR DELİLLER (3)


sâlihlerdendi" 242 ayetinin İmam Hasan ile İmam Hüseyin'in Peygamberimizin oğulları olduğuna delalet ettiğini söyledikten sonra, "Denildiğine göre Ebu Câfer Muhammed Bâkır, bu ayeti Haccac b. Yusuf karşısında delil gösterdi" diyerek sözlerini bağlar. 243 Amr b. el As, İmam Ali'ye gönderdiği bir elçi aracılığıyla, birkaç mesele yüzünden onu ayıpladığını bildirdi. Bu meselelerden biri de Hz. Ali'nin Hasan ve Hüseyin'i Resulüllah'ın oğulları olarak adlandırması idi. Hz. Ali, Amr b. As'a şu cevabı gönderdi: "O rezil oğlu rezile de ki, eğer o ikisi Resulüllah'ın oğulları olmasa idi, babasının dediği gibi Resulüllah'ın soyu kurumuş olacaktı." 244 İmam Hasan da bazı vesileler ile bu konuda konuşmuştur. Nitekim İmam Hasan'ül Mücteba, babasının ölümünden sonra yaptığı bir konuşmada şunları söylüyor: "Ey insanlar! Beni tanıyan tanıyor. Tanımayanlara gelince ben Ali'nin oğlu Hasan'ım, ben Peygamberin oğluyum. Ben vasinin oğluyum." 245 Bir defasında Muaviye, Hz. Hasan'dan minbere çıkıp konuşma yapmasını istedi. O da minbere çıkıp konuşma yaptı. Konuşmasının bir yerinde şöyle dedi: "Eğer yeryüzünün iki yakası arasında Peygamberiniz için oğul ararsanız benden ve kardeşimden başkasını bulamazsınız." 246 İmam Cafer Sâdık, İmam Muhammed Bâkır'dan, o da Câbir'den şöyle rivayet etmiştir: "Ben ve Abbas Resulüllah'ın yanında oturuyorduk, o sırada Ali içeri girip, selam verdi. Peygamber selamının cevabını verdi. Ve kalkıp onu kucakladı, iki gözünün arasından öptü. Ve sağ tarafına oturttu. Abbas, "Ya Resulallah, onu seviyor musun" diye sordu. 242 En'am, 84, 85 243 Tefsir-i Razi, c. 13, s. 66; Fedailu'l Hamse Mine's-Sihahi's-Sitte (Razi'den naklen) c. 1, s. 257 244 Şerh-u Nehcü'l Belaga, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 20, s. 334 245 Hakim, el-Müstedrek, c. 3, s. 172; Zehairu'l Ukba, s. 138 Dulabi'den naklen 246 İbn-i Şehraşub, el-Menakıb, c. 4, s. 12; İkdu'l Ferid ve Medainî'den naklen