• HZ. HATİCE DÜĞÜN GECESİNDE DE ANILMIŞTI (2)

    İmam Ali (a.s.) ile Hz. Fâtıma'nın (a.s.) nikâhı Hicret'ten 4 ay kadar sonra kıyıldı. Zifaf ise Bedir Muharebesi dönüşü gerçekleştirildi. Esma bint-i Umeys ise o tarihlerde kocası Hz. Câfer ile birlikte, henüz Habeşistan'da hicrette bulunuyordu. Esma dahil bütün Habeşistan Muhacirleri ancak Hayber'in fethedildiği yıl Medine'ye geldiler. Yani zifaftan 5.5 yıl sonra! Dolayısıyla hadisin Esma binti Umeys'e dayandırılması ve zifaf esnasında onun da yer aldığına dair ifadeler hatalıdır. Doğrusu; bu hadis de İbn Abbas'a ya da Ümmü Eymen'e aittir. 216 216 el-Hasais Tercüme ve Şerhi, s. 389
  • RESÛLULLAH DÜĞÜN GECESİNİN SABAHINDA TEKRAR ZİYARETTE BULUNMUŞTUR

    "Evlendiklerinin ertesi günü Resûlullah onların evlerine gitmiş, selam verip izin aldıktan sonra içeri girmişti. Rivayetin devamında Resûlullah (s.a.v.)'in onlara şöyle dua ettiği yer alır: Allah'ım! Bu ikisinin dağınık işlerini bir araya getir, gönüllerine ülfet ver, onları ve soylarını Naim cennetinin varisleri kıl, onlara tertemiz ve mübarek bir soy bağışla, nesline bereket ver, onları, Senin emrinle insanları buyruklarına itaat etmeye hidayet eden ve Senin razı olduğuna emredenlerden karar kıl." 217 "... sonra Ali (a.s.)'a sordu: `Eşini nasıl buldun?' Ali (a.s.): `Allah'a itaat hususunda en güzel yardımcıdır' dedi. Aynı soruyu Fâtıma (a.s.)'a sordu. Fâtıma (a.s.) şu cevabı verdi: Hayırlı bir kocadır." 218 217 Allame Meclisi, Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 117 218 Bihârü'l-Envâr, c. 43/1
  • RESÛLULLAH DÜĞÜN GECESİNİN SABAHINDA TEKRAR ZİYARETTE BULUNMUŞTUR (2)

    Resûlullah'ın ziyareti ile ilgili şu rivayeti de nakledelim: Ali (a.s.) der ki: "Resûlullah (s.a.v.) bundan sonra üç gün boyunca bize hiç uğramadı. Dördüncü günün sabahı yanımıza geldi." Peygamberimiz (s.a.v.) o sabah eve girince, Ali (a.s.)'dan dışarı çıkmasını istedi. Fâtıma (a.s.) ile yalnız kaldı ve dedi ki: "Nasılsın kızım? Kocanı nasıl buldun?" Dedi ki: "Babacığım! O çok iyi bir kocadır. Ancak Kureyş'ten bazı kadınlar yanıma geldiler ve `Resûlullah (s.a.v.) Seni, malı olmayan fakir biriyle evlendirdi' dediler." Resûlullah (s.a.v.) O'na dedi ki: "Kızım! Ne baban, ne kocan fakirdir. Bana yeryüzünün hazineleri sunuldu ama Ben Rabbimin yanındaki nimetleri tercih ettim. Allah'a yemin ederim ki, ey kızım! O kadınlar Sana doğru öğüt vermemişler. Ben Seni herkesten önce Müslümanlığı kabul eden, en bilgili ve en ağır başlı biriyle evlendirdim. Kızım! Yüce Allah yeryüzüne nazar etti. Yeryüzü halkından iki adam seçti. Biri Baban, biri de Kocan. Kızım! Çok iyi adamdır kocan. O'nun emrine isyan etme. Sonra Resûlullah (s.a.v.) Hz. Ali (a.s.)'a seslendi: "Ey Ali!" "Buyur ya Resulallah!" dedi. Buyurdu ki: "Evine gir, karına karşı nazik ol. O'na yumuşak davran. Çünkü Fâtıma Benden bir parçadır. O'nu inciten şey Beni de incitir. O'nu sevindiren şey Beni de sevindirir. Sizi Allah'a emanet ediyorum. Sizi O'na bırakıyorum." 219 Abdullah bin Mesud'dan: "Düğün sabahı, Resûlullah'ın (s.a.v.)'in kızı Fâtıma (a.s.)'a kor219 Bihârü'l-Envâr, 43/132
  • RESÛLULLAH DÜĞÜN GECESİNİN SABAHINDA TEKRAR ZİYARETTE BULUNMUŞTUR (3)

    ku isabet etti. Resûlullah (a.s.) Fâtıma'ya (a.s.) buyurdu ki: Ey Fâtıma! Ben Seni dünyada seyyid ve ahirette sâlihlerden olan biriyle evlendirdim. Ey Fâtıma! Seni Ali'ye vermek istediğimde Allah, Cebrail'e emretti ve Cebrail dördüncü gökte melekleri sıra sıra dizip, onlara hitapta bulundu ve seni Ali ile evlendirdi. Sonra Cebrail cennet ağaçlarına emretti ki, ziynetlerini meleklerin üzerine serpsin. O ziynetlerden daha iyisini veya çoğunu eline geçiren öbür meleklere karşı kıyamet gününe dek iftihar edecektir." 220 220 Bağdadi, Tarih-i Bağdadi, c. 4, s.129
  • EVLİLİK TARİHİ

    Meclisî (r.a.) şöyle yazıyor: "Fâtıma (a.s.) ve Ali'nin (a.s.) nikâh akdi Ramazan ayında okundu ve Zilhicce'nin birinde veya altısında da evlenme merasimi düzenlendi." 221 Ehl-i Beyt kaynaklarının ittifakı ile, Hz. Fâtıma'nın (a.s.) Hz. Ali (a.s.) ile evlenmesi Müslümanların Bedir Savaşı'ndan zaferle dönmelerinin hemen sonrası olarak ifade edilir. "Hicret'in 2. yılında Safer ayında Cuma günü Fâtıma-i Zehra ile Hz. Ali'nin (a.s.) nikâhları Allah'ın emri ile kıyılmıştır. Hz. Fâtıma-i Zehra (a.s.) o zaman 15.5 yaşında, Hz. Ali (a.s.) ise tam 21 yaşında idi. Yine aynı yılda düğünleri yapılmıştır." 222 "Hz. Ali (a.s.)'ın Fâtıma-i Zehra (a.s.) ile evlenmesi ve Ebu Tûrab künyesini alması, kıblenin Mescid-i Aksa'dan Kâbe'ye çevrilmesi, oruç ve zekatın farz, sadaka-i fıtr ve kurbanın vacib olması 221 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 136 222 İbn Esir, El-Bidaye ve'n-Nihaye, c. 6, s. 332
  • EVLİLİK TARİHİ (2)

    hep Hicret'in 2. yılında olmuştur." 223 İmam Câfer Sâdık'tan (a.s.) şöyle rivayet edilmiştir: "Ali (a.s.) Fâtıma (a.s.)'ı Ramazan ayında nikahladı ve aynı senenin Zilhicce ayında Bedir Savaşı'ndan hemen sonra zifafa girdi." 224 "Hz. Peygamberin (s.a.v.), hicretin ikinci senesinin Zilhicce ayının başında Fâtıma'yı (a.s.) Ali (a.s.) ile evlendirdiği de rivayet edilmiştir." 225 223 Siretü'l-Halebiyye, s. 82 224 Keşfü'l-Gumme, 1/364 225 Tûsi, Misbahu'l-Müteheccid, s. 321
  • HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ

    Hz. Fâtıma, Resûlullah'ın (s.a.v.) pek çok hadisiyle sabittir ki, dünya kadınlarının en üstünü olma şerefine mazhar olmuştur. İlahi bir emirle evlendiği eşi Hz. Ali (a.s.) da insanlık âlemi içinde O'na denk olan tek erkektir. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: "Ali olmasaydı, Fâtıma'ya layık bir eş bulunmazdı." 226 Abdullah bin Abbas (r.a.) buyuruyorlar ki: "Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali (a.s.) ile Fâtıma-i Zehra (a.s.)'ın yanlarına geldikleri zaman onlar birbirleri ile konuşup gülüşüyorlardı. Peygamberimizi (s.a.v.) görünce konuşmayı ve gülmeyi bıraktılar. Hz. Peygamber (s.a.v.) sordu: `Niçin gülüyordunuz ve Beni gö226 Keşfü'l-Gumme, c. 2, s. 98
  • HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ (2)

    rünce neden sustunuz?' Hz. Fâtıma-i Zehra derhal: `Babacığım! Ali diyor ki: Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanında Ben Senden daha sevgiliyim. Ben de O'na karşı hayır, Ben Senden daha sevgiliyim, diyordum' diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gülerek: `Ya Fâtıma! Canım benim! Sen babanın çocuklarına olan tabii sevgi ve fıtrî şefkati icabı Bana Ali'den daha çok sevgilisin ama Ali de nazarımda Senden daha çok izzet ve keramet sahibidir' buyurdular." 227 Sünni Taberî'nin eserinde şu rivayet vardır: İmam Ali (a.s.) minberin üstünde şöyle buyurdu: "En büyük sâdık Benim, Hz. Ebu Bekir iman etmeden önce iman ettim ve Hz. Ebu Bekir İslam olmadan önce İslam oldum." 228 Sünni Ahmed İbn Hanbel'in Müsned'inden: İmam-ı Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Ey Allah'ım! İtiraf ederim ki, ümmetten ancak Peygamber (s.a.v.) Benden önce Sana kulluk etti. Ben ise halktan yedi yıl önce namaz kıldım." 229 Sünni Hanbel'in Müsned'inden, Selman-ı Farisî şöyle bildirmiştir: "Bu ümmetten ilk İslam olan ve Peygambere (s.a.v.) Kevser havuzunun başına ilk yetişecek olan Ali bin ebi Tâlib'dir." 230 Sünni Hanbel'in Müsned'inden: 227 İmam Teberani Evsat'ında sahih senetle rivayet etmektedir. El-Heytemi, Mecmau'l-Zevaid ve Menbau'l-Fevâid, c. 2, s. 202 228 Taberî, Zehâirü'l-Ukba, s. 58 229 Ahmed bin Hanbel, Müsned, s. 99 230 age. aynı sayfa
  • HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ (3)

    "Beraet Sûresi'nin on ayeti indiğinde Resûlullah (s.a.v.) Hz. Ebu Bekir'i ayetleri Mekke halkına okuması için gönderir. Sonra Hz. Ali'yi (a.s.) arkasından gönderip ayetleri O'ndan almasını emretti. Hz. Ali (a.s.) Hz. Ebu Bekir'e yetişip, ayetleri ondan alınca Hz. Ebu Bekir, Medine'ye geri dönüp, Resûlullah (s.a.v.)'e dedi ki: `Ya Resulallah! Benim hakkımda bir şey mi indi?' Resûlullah (s.a.v.): `Hayır, fakat Cebrail Bana gelip dedi ki; ayetleri ancak Sen veya Senden olan biri eda edebilir' buyurdu" 231 Bir rivayette Resûlullah (s.a.v.)'in Fâtıma'ya şöyle buyurduğu yer almaktadır: "Ey Fâtıma! Allah -Azze ve CelleAli'yi Benimle yedi haslette bir kıldı: 1- O, kabri açılıp Benimle birlikte çıkan ilk kimsedir. 2- O, Benimle Sırat başında duran ve cehennem ateşine `bunu al ve bunu bırak' diyen ilk kimsedir. 3- O, Benden sonra (ululuk ve şeref elbisesi) giydirilen ilk kimsedir. 4- O, Arş'ın sağında Benimle birlikte duran ilk kimsedir. 5- O, cennet kapısını Benimle birlikte çalan ilk kimsedir. 6- O, cennetin en yüce makamına ve İlliyyin'e yerleştirilecek ilk kimsedir. 7- O, Benimle birlikte mühürlenmiş şarap içen ilk kimsedir ki: Onun soyu misktir. Artık rağbet edenler bunun için birbiri ile yarışsınlar." 232 Ehl-i Beyt takipçilerinin önemli kaynağı Bihârü'l-Envâr'dan: 231 Ahmed bin Hanbel, Müsned, s. 151 232 Mutaffifin, 25-26
  • HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ (4)

    İmam Sâdık'tan (a.s.) nakledilen bir hadiste şöyle geçer: "Allah-u Teala Resulüne şöyle vahyetti: Fâtıma'ya de ki: Ali'ye itaatsizlik etme çünkü O gazaplanırsa, Ben de O'nun gazabı için gazaplanırım." 233 Amr b. Sa'd b. Ebi Vakkas'dan nakletmektedir: Muaviye Sa'd'a şöyle dedi: "Niçin sen Ali'ye sövmüyorsun?" Sa'd şöyle cevap verdi: "Ben Peygamberin (s.a.v.) Ali (a.s.) hakkında buyurduğu üç sözünü unutamadığım sürece Ali (a.s.)'a sövmeyeceğim. Bu sözlerden birinin dahi Benim hakkımda söylenmiş olmasını, dünyanın en iyi nimetlerine sahip olmaktan daha çok isterdim." Ali'ye (a.s.) Kendisiyle birlikte savaşa götürmediği ve de "Ya Resûlallah! Beni kadın ve çocuklarla mı bırakıyorsun?" dediği bir zamanda Peygamberin (s.a.v.) O'na şöyle buyurduğunu duydum: "Sen Harun'un Musa'ya olan konumuna sahip olmak istemez misin? Sadece Benden sonra Peygamber gelmeyecektir." Sünni hadisçi İmam Müslim'in Sahih adlı eserinden: "Hayber gününde de Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim: `Yarın sancağı Allah ve Resulü'nü (s.a.v.) seven, Allah ve Resulü'nün de Kendisini sevdiği birine vereceğim.' Sonra da Peygamberin (s.a.v.) yanına vardık. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: `Ali'yi yanıma çağırın.' O'nu gözü ağrıdığı bir halde Peygamberin (s.a.v.) huzuruna getirdiler. Peygamber (s.a.v.) mübarek tükürüğünü O'nun gözüne sürdü ve sancağı da O'na teslim etti. Allah da O'nun eliyle zafer nasip etti." 233 Bihârü'l-Envâr, 43/106