HZ. FÂTIMA’NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ (4)


İmam Sâdık'tan (a.s.) nakledilen bir hadiste şöyle geçer: "Allah-u Teala Resulüne şöyle vahyetti: Fâtıma'ya de ki: Ali'ye itaatsizlik etme çünkü O gazaplanırsa, Ben de O'nun gazabı için gazaplanırım." 233 Amr b. Sa'd b. Ebi Vakkas'dan nakletmektedir: Muaviye Sa'd'a şöyle dedi: "Niçin sen Ali'ye sövmüyorsun?" Sa'd şöyle cevap verdi: "Ben Peygamberin (s.a.v.) Ali (a.s.) hakkında buyurduğu üç sözünü unutamadığım sürece Ali (a.s.)'a sövmeyeceğim. Bu sözlerden birinin dahi Benim hakkımda söylenmiş olmasını, dünyanın en iyi nimetlerine sahip olmaktan daha çok isterdim." Ali'ye (a.s.) Kendisiyle birlikte savaşa götürmediği ve de "Ya Resûlallah! Beni kadın ve çocuklarla mı bırakıyorsun?" dediği bir zamanda Peygamberin (s.a.v.) O'na şöyle buyurduğunu duydum: "Sen Harun'un Musa'ya olan konumuna sahip olmak istemez misin? Sadece Benden sonra Peygamber gelmeyecektir." Sünni hadisçi İmam Müslim'in Sahih adlı eserinden: "Hayber gününde de Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim: `Yarın sancağı Allah ve Resulü'nü (s.a.v.) seven, Allah ve Resulü'nün de Kendisini sevdiği birine vereceğim.' Sonra da Peygamberin (s.a.v.) yanına vardık. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: `Ali'yi yanıma çağırın.' O'nu gözü ağrıdığı bir halde Peygamberin (s.a.v.) huzuruna getirdiler. Peygamber (s.a.v.) mübarek tükürüğünü O'nun gözüne sürdü ve sancağı da O'na teslim etti. Allah da O'nun eliyle zafer nasip etti." 233 Bihârü'l-Envâr, 43/106