• HARİCİLER’İN DİNDEN ÇIKAN TAYFA OLDUĞU

    Resulüllah, dinden çıkan bir tayfayla savaşacağını Hz. Ali'ye haber vermiş ve onların liderlerinden birinin "Meme Sahibi" olduğunu söylemişti. 1401 Hz. Ali savaş sona erdikten sonra adamlarına hadiste belirtilen bu şahsı aramalarını söyledi. O şahıs bulununca Hz. Ali şöyle dedi: "Allahüekber! Ne yalan söyledim, ne de yalanlandım. Eğer tembellik edip, amel etmekten vazgeçecek olmasaydınız, yüce Allah'ın Peygamberi'nin dilinden, bilinçli olarak, bizim üzerinde bulunduğumuz hakkı tanıyarak onlarla savaşanlara neler vaat ettiğini size haber verirdim." Sonra Hz. Ali şükür secdesine kapandı. 1402 1401 Sahih-i Müslim, Hariciler ve Onların Sıfatları bölümü 1402 Taberi, Tarih, c. 4, s. 66; Şerh-i Nehcü'l-Belağa, c. 2, s. 266; El-Bidaye Ve'n-Nihaye, s. 297.
  • HZ. ALİ’NİN ŞEHADETİ

    Muaviye, Hz. Ali'nin otoritesini sarsmak maksadıyla Hz. Ali'nin vefatına kadar çeşitli askerî faaliyetlere girişti. H. 39'da Kûfe'ye, Medain'e, Enbar'a, Hicaz'a, Yemen'e ordular gönderdi. Ve Hz. Ali'nin taraftarlarına baskın düzenlemelerini, silahlı askerlerle karşılaşırlarsa saldırmalarını, ancak üzerlerine büyük bir ordu gönderilirse hemen kaçmalarını emretti.1403 Hz. Ali bunu duyunca minbere çıktı ve halkı savaşmaya teşvik etti. Ancak istediği, hareketliliği göremedi. Hz. Ali hayatının bu son dönemlerinde Ammar b. Yâsir, gibi en yakın dost ve yardımcılarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor ve şöyle diyordu: "Sıffin'de kanları dökülen kardeşlerimiz bugün yaşamadıkları, lokmalar yutmadıkları ve su içmedikleri için zararda değildirler. Allah'a yemin erim ki, onlar Allah'a kavuştular. Ve Allah onların mükâfatlarını eksiksiz vermiş, onları yaşadıkları korkulardan sonra 1403 İbn-i Ebi'l-Hadid, Şerh-i Nehcü'l-Belağa c. 2, s. 116
  • HZ. ALİ’NİN ŞEHADETİ (2)

    güvenlik yurduna koymuştur. Nerede yola dizilen ve hak üzere yürüyen kardeşlerim? Nerede Ammar? Nerede İbn Teyhan? Nerede Zü'ş-Şehadeteyn? Nerede onlar gibi samimi bir niyet üzere ahidleşen ve günahkârlara karşı başlarını ortaya koyan yiğitler?.." İmam sonra elini yüzüne koydu ve ağladı, "Âh! Kur'an okuyan, O'nu sağlam ve doğru şekilde anlayan, farzları araştırıp ikame eden, sünneti diriltip bid'ati öldüren, cihada davet edilip davete icabet eden, lidere güvenip itaat eden kardeşlerim?"1404 Hz. Ali H.40'da Muaviye ile bir antlaşma yapmak zorunda kaldı. Çünkü ordudaki birlik bir türlü sağlanamadığından Şam'a sefer düzenleyememişti. Yapılan antlaşmaya göre savaşa son verilecek, Irak Hz. Ali'ye, Şam Muaviye'ye ait olacaktı. Biri diğerine baskın düzenlemeyecek, savaş açmayacaktı. 1405 Ancak Muaviye, antlaşmaya uymadı. Hicaz ve Yemen'i talan etmek üzere bir ordu gönderdi. 1406Ancak halkın duyarsızlığı yüzünden Hz. Ali istediği şekilde bir ordu teçhiz edemedi, cihad çağrısı insanlardan gereği gibi cevap bulamadı. Bu arada İmam Ali son günlerini yaşamaktaydı. Ebu Sâlih şöyle anlatıyor: "Ali'yi gördüm, Mushafı başı üzerine sertçe ses çıkaracak şekilde koydu ve şöyle dedi, "Allah'ım, Ben onlardan bunun içindekileri yapmalarını istedim. Ancak onlar Bana mâni oldular. Allah'ım, Ben onlardan bıktım, onlar da Benden bıktılar. Ben onlara buğzettim. Onlar da Bana buğzettiler. Güzel ahlakımın aleyhine döndüler. Onlara Benden daha şerlisini, Bana da onlardan daha hayırlısını nasip et. Onların kalplerini tuzun suda eridiği gibi erit." 1407 1404 Şerh-i Nehcü'l-Belağa, İbn-i Ebi'l-Hadid, c. 10, s. 99 1405 Taberi, Tarih, c. 6, s. 56 1406 El-Garat, Sakafi, s. 476; Taberi, Tarih, c. 4, s. 106 1407 Siyer-i A'lamı Nübela, c. 3, s. 144
  • HZ. ALİ’NİN ŞEHADETİ (3)

    Başka bir rivayete göre bu duayı yaptıktan üç gün sonra şehit edildi. Hz. Ali son günlerinde hep şu duaya devam ediyordu: "Allah'ım Ben onlardan bıktım, onlar da Benden bıktı. Ben onlardan usandım, onlar da Benden usandı. Beni onlardan kurtar, onları da Benden kurtar." Sonra elini sakalına götürdü, "Sizin en şakinizi bunları kana boyamaktan alıkoyan nedir?" dedi. 1408 Hz. Hasan şöyle anlatıyor: "Hz. Ali bana dedi ki, `Resulüllah bu gece rüyama girdi. O'na, `Ya Resulallah, ümmetinden gördüğüm bu sıkıntı ve düşmanlık da nedir?' diye sordum. Bana, `Onlara beddua et' buyurdu. Ben de, `Allah'ın Bana onlardan daha hayırlısını, onlara da Benden daha şerlisini nasip et' dedim." Hz. Hasan anlatmaya devam ediyor: "Dışarı çıktı ve az sonra vuruldu." 1409 Rivayete göre, Hz. Ali Abdurrahman ibn Mülcem'i görünce, "Beni öldürecek olan budur" demişti. "Ona karşı seni durduran şey nedir?" diye sorduklarında, "O, henüz Beni öldürmedi" buyurmuştur. 1410 Halbuki İbn-i Mülcem zahirde Hz. Ali'ye büyük bir sevgi gösteriyordu. Hatta İbn Esir, Usd'ül-Gabe adlı eserin 4. cildinin 25. sayfasında İbn-i Mülcem'in Hz. Ali'yi öven uzun bir şiir okuduğunu söylemektedir. İbni Hacer ise Savaik'de, Hz. Ali'nin ona şöyle cevap verdiğini yazmaktadır: "Ben onun hayatını istiyorum, o ise Benim ölmemi istiyor 1408 Musannef, İbn Abdurrezzak, c. 10, s. 154; Tabakat, c. 3, s. 4 1409 Tarihu'l-İslam, s. 649 1410 El-İstiab c. 3, s. 127
  • HZ. ALİ’YE KOMPLO DÜZENLENİYOR

    Hariciler'den Abdurrahman b. Mülcem, Bürek b. Abdullah, Amr b. Bükeyr Mekke'de bir toplantı düzenlediler. Ve Nehrevan Savaşı'nda öldürülen arkadaşlarının intikamını almak için Hz. Ali'nin, Amr b. As'ın ve Muaviye'nin öldürülmesine karar verirler. Hz. Ali'nin İbn Mülcem, Muaviye'nin Burek b.Abdullah, Amr. b. As'ın Amr. b. Bukey tarafından öldürülmesi konusunda antlaşmaya vardılar. Kılıçlarını zehirleyerek H.40 yılının Ramazan ayında planlarını gerçekleştirmek üzere ayrılırlar. 1412 İbn-i Mülcem ve yanındaki birkaç arkadaşı Ramazan'ın 19. gecesi geldiğinde kılıçlarını gizleyip maksatlarını gerçekleştirmek üzere Kûfe Mescidi'ne gittiler. 1413 Hz. Ali her gün sabah ve akşam vakitlerinde bu camiye gelir ve cemaate namaz kıldırırdı. Rivayete göre İmam mescidin girişinde yatanları namaza kaldırmaktadır. Bunların arasında İbn-i Mülcem de vardır. İbn-i Mülcem arkadaşlarıyla birlikte o geceyi bekleyerek geçirmiştir. Kimsenin bulunmadığı, henüz kandillerin 1412 İbn Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 213; Taberi, Tarih, c. 5, s. 143-144; İsfahani, Mekâtil, s. 29 1413 Şeyh Müfid, El-İrşad, s. 9
  • HZ. ALİ’YE KOMPLO DÜZENLENİYOR (2)

    bile yanmadığı o gece Hz. Ali ezan okuduktan sonra tesbih ve tehlil okuyarak mescidin avlusunda ve içinde uyuyanları uyandırır. Bu sırada yüzüstü uykuya dalmış olan İbn-i Mülcem'i görür, "Uyan, namaz vaktidir. Böyle yüzüstü uyuma. Bu şeytanın uyuma tarzıdır. Mü'minler gibi sağ yanına doğru yat. Ya da peygamberler gibi sırt üstü uyu" der. 1414 Hz. Ali'nin oğlu Muhammed b. Hanefiyye o talihsiz geceyi şöyle anlatıyor: "Hz. Ali'nin öldürüldüğü gece namaz kılmak için büyük mescide gitmiştim. Orada şehir halkından pek çok insan vardı. Kimi rükûda, kimi secdedeydi. Ali sabah namazı için dışarıya çıktı. `Ey insanlar! Namaz, namaz' diye seslendi. Birden bir parıltı gördüm. `Hüküm ancak Allah'ındır Senin değil ey Ali!' diye bir ses işittim sonra bir kılıç gördüm. Sonra ikincisini gördüm. Hz. Ali'nin sesini duydum. `Adamı kaçırmayın' diyordu. İnsanlar onun etrafını sardılar ve çok geçmeden yakaladılar. Ve Ali'nin huzuruna getirdiler. Ali, `Cana karşı can. Eğer ölürsem Beni öldürdüğü gibi onu da öldürün, eğer yaşarsam ne yapacağıma Ben karar veririm' buyurdu." 1415 İbn-i Mülcem, Hz. Ali'nin namaza durduğu sütunun arkasına gizlenmiş, Hz. Ali ilk secdesinden kalkarken zehirli kılıcı başına indirmiştir. Kılıç Hendek Savaşı'nda Amir'in vurduğu yere isabet etti ve İmam'ın alnı yarıldı. Kılıç darbesi başına indiği anda Hz. Ali şu sözleri söyledi: "Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum." 1416 Hz. Ali eve getirilip, yatağına yatırıldı, doktorlar çağrıldı. İçlerinde en uzman olanlarından biri yaptığı muayene sonucu darbenin beyne kadar ulaştığını anladı ve şöyle dedi: "Ey Mü'minlerin Emiri, vasiyetini yap zira öleceksin." 1417 1414 Meclisi, Celâi'l Uyûn, s. 341 1415 Taberi, Tarih, c. 6, s. 62 1416 Kuleyni, c. 1, s. 298; Meclisi, Celâi'l-Uyûn, s. 341-342 1417 El-İstiab, c. 3, s. 1128
  • HZ. ALİ’NİN VASİYETİ

    Hz. Ali, oğullarına şu vasiyeti yazdırdı: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Bu, Ali b. Ebi Tâlib'ın vasiyetidir ki, o, Allah'tan başka ilah olmadığına, O'nun ortaksız olduğuna, Hz. Muhammed'in de O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet eder. Müşrikler hoşlanmasa da dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere Peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah'tır. Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Ey Hasan, ey bütün oğullarım ve ailem, takva sahibi olmanızı, ancak Müslüman olarak ölmenizi size vasiyet ediyorum. Hepiniz topluca Allah'ın ipine sarılın, dağılmayın. Çünkü ben, Ebu'l Kasım (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu işittim: `İnsanların arasını bulmak, onları barıştırmak, namazdan da oruçtan da daha faziletlidir.' Akrabalarınıza bakın. Namazınızı kılın ki, Allah hesabınızı kolaylaştırsın. Yetimlere haksızlık etmekten sakının. Onları dinleme-
  • HZ. ALİ’NİN VASİYETİ (2)

    mezlik etmeyin. Huzurunuzda onlara haksızlık edilmesin. Komşularınıza haksızlık etmeyin. Çünkü onlar Peygamberinizin size emanetidir. Onlar hakkında o kadar vasiyette bulundu ki, biz onları bize mirasçı kılacağını sanmıştık. Kur'an'ın emirleri dışına çıkmayın. Sizden başkaları sizden önce Kur'an'la amel etmesin. Önce siz amel edin. Namazınıza dikkat edin. Çünkü o, dininizin direğidir. Rabbinizin Beyt'inden uzak durmayın. Issız kalmasın. Hayatta bulunduğunuz sürece onu ziyaret edin. Eğer onu metruk bırakırsanız, size rahmet nazarıyla bakılmaz. Ramazan ayına dikkat edin. Çünkü o ayda tutulan oruç Cehennem ateşine karşı bir kalkandır. Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihad etmeye bakın. Zekat ödememezlik yapmayın. Çünkü zekat, Rabbin öfkesini söndürür. Peygamberinizin ashabını da kollayın. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) onlara iyilik yapılmasını vasiyet etmiştir. Yoksullara ve düşkünlere yardımcı olun, onları geçiminize ortak edin. Köle ve cariyelerinize haksızlık etmeyin. Namaza dikkat edin. Allah yolunda kınayıcının kınamasından korkmayın. Allah, size kötülük yapmak ve size haksızlık yapmak isteyenlere karşı sizin için yeterlidir. İnsanlara Allah'ın emrettiği şekilde güzel sözler söyleyin. İyiliği emretmeyi ve kötülükten men etmeyi terk etmeyin. Aksi takdirde kötüleriniz işin başına geçerler. Sonra siz dua edersiniz, duanıza icabet edilmez. Mü'min kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın. Birbirinize iyilikte bulunun, birbirinize sırt çevirmekten aranızdaki ilişkileri koparıp tefrikalara düşmekten sakının. İyilik ve takva üzere yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah azabı şiddetli olandır. Allah, sizi Ehl-i Beyt'in şikayetinden muhafaza etsin. Peygamberiniz, onları sizin üzerinize bekçi kılmıştır. Sizi Allah'a emanet ediyor, size selam söylüyorum. Allah'ın selamı üzerinize olsun." 1418 Bundan sonra Hz. Ali, "Lailahe illallah" kelimesi dışında bir şey söylemedi. Hicret'in kırkıncı yılında Ramazan ayının 21'inde, 63 yaşında şehadet mertebesine erişti. 1418 İslam Tarihi, c. 6, s. 705-706, Prof. Ali Muhammed Sallâbi
  • HZ. ALİ’NİN VASİYETİ (3)

    Ölmeden önce Hz. Hasan'a şu tavsiyede bulundu: "Ey Abdulmuttaliboğulları! Mü'minlerin Emiri öldürüldü diyerek insanların kanını akıtmaktan öç almaya kalkışmaktan sakının. Sakın Benim için katilimden başkasını öldürmeyin. Öldürdükten sonra cesedine eziyet etmeyin. Ben Resulüllah'ın şöyle dediğini duydum: Öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa cesedini ibret verici bir şekle sokmaktan sakının." 1419 Hz. Ali'yi Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Abdullah b. Câfer beraber yıkadılar. Namazını Hz. Hasan kıldırdı. 1420 Hz. Ali Kûfe yakınlarındaki Necef'e defnedildi. Bütün defin işlemleri gece yapıldı. 1421 1419 Taberi, Tarih, c. 5, s. 148 1420 Tabakat, c. 3, s. 337-338 1421 Biharü'l Envar, c. 42, s. 290