HZ. ALİ’NİN ŞEHADETİ (2)


güvenlik yurduna koymuştur. Nerede yola dizilen ve hak üzere yürüyen kardeşlerim? Nerede Ammar? Nerede İbn Teyhan? Nerede Zü'ş-Şehadeteyn? Nerede onlar gibi samimi bir niyet üzere ahidleşen ve günahkârlara karşı başlarını ortaya koyan yiğitler?.." İmam sonra elini yüzüne koydu ve ağladı, "Âh! Kur'an okuyan, O'nu sağlam ve doğru şekilde anlayan, farzları araştırıp ikame eden, sünneti diriltip bid'ati öldüren, cihada davet edilip davete icabet eden, lidere güvenip itaat eden kardeşlerim?"1404 Hz. Ali H.40'da Muaviye ile bir antlaşma yapmak zorunda kaldı. Çünkü ordudaki birlik bir türlü sağlanamadığından Şam'a sefer düzenleyememişti. Yapılan antlaşmaya göre savaşa son verilecek, Irak Hz. Ali'ye, Şam Muaviye'ye ait olacaktı. Biri diğerine baskın düzenlemeyecek, savaş açmayacaktı. 1405 Ancak Muaviye, antlaşmaya uymadı. Hicaz ve Yemen'i talan etmek üzere bir ordu gönderdi. 1406Ancak halkın duyarsızlığı yüzünden Hz. Ali istediği şekilde bir ordu teçhiz edemedi, cihad çağrısı insanlardan gereği gibi cevap bulamadı. Bu arada İmam Ali son günlerini yaşamaktaydı. Ebu Sâlih şöyle anlatıyor: "Ali'yi gördüm, Mushafı başı üzerine sertçe ses çıkaracak şekilde koydu ve şöyle dedi, "Allah'ım, Ben onlardan bunun içindekileri yapmalarını istedim. Ancak onlar Bana mâni oldular. Allah'ım, Ben onlardan bıktım, onlar da Benden bıktılar. Ben onlara buğzettim. Onlar da Bana buğzettiler. Güzel ahlakımın aleyhine döndüler. Onlara Benden daha şerlisini, Bana da onlardan daha hayırlısını nasip et. Onların kalplerini tuzun suda eridiği gibi erit." 1407 1404 Şerh-i Nehcü'l-Belağa, İbn-i Ebi'l-Hadid, c. 10, s. 99 1405 Taberi, Tarih, c. 6, s. 56 1406 El-Garat, Sakafi, s. 476; Taberi, Tarih, c. 4, s. 106 1407 Siyer-i A'lamı Nübela, c. 3, s. 144
Scroll to top