• MÜSLİM, MEDİNE’DEN BİAT ALIYOR

    Komutan Müslim b. Ukbe, savaşın kazanılmasından ve Medine'de isyanın bastırılmasından sonra Medine halkından Yezid adına biat almıştır. Ancak bu biat diğer halifeler adına yapılan biatten farklı olması ile dikkat çekicidir. Allah'ın Kitabı ve Resulüllah (s.a.v.)'in Sünneti üzere biat etmek yerine; Yezid'in kulu, kölesi olarak, canları, malları ve ırzları konusunda onun dilediğini yapabileceğini şart koşmuşlardır. 719 719 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 346-348; Mesudî, Tenbih, s. 280
  • YEZİD, MEDİNE’DEN SONRA MEKKE’NİN DE KUTSALLIĞINI ÇİĞNEMİŞTİR

    Abdullah b. Zübeyr'in etrafında biat edenlerin artması üzerine Yezid, ona karşı ikinci bir ordu gönderme kararı almıştır. Hatırlanacağı gibi ilk seferde ordu komutanı olarak baba bir kardeşi Amr b. Zübeyr'i göndermiş ama başarı elde edememişti. Müslim komutasındaki Yezid ordusu, Medine'de isyanı yatıştırıp, Yezid adına biat aldıktan sonra Mekke'ye yöneldi. Abdullah b. Zübeyr'in üzerine... Harre Savaşı'nda 90 yaşını geçmiş bulunan Müslim, ölmek üzere iken şu duayı etmiştir: "Allah'ım! Sen biliyorsun ki, ben halifeye asla isyan etmedim. Cematten ayrılmadım. Gizli veya alenî olarak da imamı aldatmadım. Allah'a ve Peygamberine (s.a.v.) imandan sonra en çok sevdiğim ve ahirette sevabını umduğum şey, Medineliler'i Harre Savaşı'nda öldürmemdir. Beni bağışla! Yaptığım bu işleri kabul et!" 720 Bu düşüncelerdeki Müslim, Müşellel denilen yerde , ordu yoluna devam ederken öldü. 721 720 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 357; İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 123 721 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 357
  • KÂBE’NİN YAKILMASI OLAYI

    Müslim'in yolda ölmesinin ardından, ordunun başına Yezid'in isteği ile Husayn b. Numeyr geçmiştir. 683 yılında ve yine Muharrem ayına denk gelen günlerde Mekke'ye ulaştıklarında, Abdullah b. Zübeyr ve ordusu, kendilerini Mekke'nin içinde Kâbe'ye sığınmış bir hâlde karşıladılar. Haricîler ve Habeş Necaşisi 200 kişi kadar küçük bir birlikle İbn-i Zübeyr'e yardım etmiştir. 722 Bu kuşatma sırasında Kâbe yanmıştır. "Kâbe yanmaya başladı. İbn-i Zübeyr'in taraftarlarından bazıları, onu söndürelim dediler. İbn-i Zübeyr izin vermedi. Zira, o Kâbe'nin yanmasının, insanların Yezid'e kin beslemelerine ve onun ordusuna karşı koymalarına sebep olacağını düşünüyordu." 723 Yezid'in askerleri Kâbe'nin yandığını gördükleri hâlde onu kurtarmaya çalışmamış, savaşa devam etmişlerdir. Kâbe, kuşatma altında yaklaşık 2 ay kaldı. 722 İbn'ül Esir, el-Kâmil, c. 4, s. 124 723 Yâkubî, Tarih, c. 2, s. 166
  • HİKMETLER

    Yezid, 3 yıl gibi bir süre halifelik makamını işgal ettiği hâlde İslam tarihinde yer alan korkunç soykırımlara imza atmış ve kutsal yerlerin kutsallığını çiğnemiştir. Kavmiyet davasının güdülmesi, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın ve ailesinin katledilmesi, Medine halkının kılıçtan geçirilmesi ve Medine şehrinin talan edilmesi, Mekke'de Kâbe-i Muazzama'nın yakılmasıne sebep olması, Yezid'in icraatlarındandır.
  • YEZİD’DEN SONRA ORTAYA ÇIKAN ÇOK HALİFELİ DÖNEM VE UBEYDULLAH’IN HALİFELİK SEVDASI

    Yezid'in ölümünden sonra oğlu Muaviye halife oldu. Muaviye b. Yezid, Zehebî'ye göre 2 ay halife kalmıştır. 725 Ve bu kısa döneme 2. Muaviye dönemi de denilmiştir. Ancak Muaviye b. Yezid, halifelikten kendini azad ederek şöyle demiştir: "Ben Resulüllah (s.a.v.)'in Ehl-i Beyt'ine ve evlatlarına cefa edemem." 726 Bu niyetle halifelikten çekilmesinden kırk gün sonra da ölmüştür. 727 2. Muaviye dönemi, kısa olmasına rağmen aynı anda üç halifeye biat edildiği bir dönem olarak dikkat çekicidir. Suriyeliler 2. Muaviye'ye biat etmişler; buna karşı Hicazlılar da Abdullah b. Zübeyr'e biat etmişlerdir. Ubeydullah da Basra halkından biat istemeye başlamıştı. 725 Zehebî, Siyer, c. 3, s. 546 726 Taberî, Tarih, Gürtunca tercümesi, c. 4, s. 122 727 a.g.e.
  • UBEYDULLAH’IN HALİFELİK SEVDASI

    Bu dönemde Ubeydullah b. Ziyad da boş durmamış ve o da Basra'da halifelik iddiasında bulunmuştur. Şam'dan gelen ölüm haberi ile halkı mescidde toplayan Ubeydullah şöyle bir konuşma yapmıştır: "Ey Basralılar! Biz size hicret ettik. Sizin aranızda yaşadık ve ben de sizin aranızda dünyaya geldim. Valiniz olduğum zaman divana kayıtlı sadece 70 bin muharibiniz vardı. Ancak bugün sayıları 100 bindir. Âmillerinizin divanı 90 bin iken, bugün 140 bini bulmuştur. Size zarar vermesinden endişe duyduğum herkesi hapishanenize koymuş bulunmaktayım. Yezid öldü ve insanlar Şam'da fikir ayrılığına düştüler. Bugün sizler sayı olarak herkesten çok, toprak bakımından da en genişine sahipsiniz. İnsanların en zengini ve toprakları en geniş olanı da sizlersiniz.
  • UBEYDULLAH’IN HALİFELİK SEVDASI (2)

    Bu sebeple dininiz ve toplumunuz için râzı olacağınız bir kimseyi seçiniz. Razı olduğunuz kimseyi ilk kabul eden ben olacağım. Şayet, Şam ehli de sizin dininiz ve toplumunuz için razı olacağınız birisini seçerlerse, siz de müslümanların Bunu beğenmeyip, kabul etmeyecek olursanız, istediğiniz verilinceye kadar mücadelenize devam edersiniz. Sizin hiçbir bölge halkına ihtiyacınız yoktur ve hiç kimse sizden müstağni kalamaz, herkes size muhtaçtır." 728 Ubeydullah'ın Basra halkına, kendisini emir seçerlerse, feylerini toplayıp düşmanları ile savaşacağını da söylediği yazmaktadır. 729 Yapılan konuşmalar işe yaramış ve güya halkın isteği ile Ubeydullah'a biat edilmiştir. Ubeydullah'ın yanından ayrıldıktan sonra, halk ellerini valilik konağının kapı ve duvarlarına sürerek, "Bu İbn-i Mercane'nin biatidir" demişlerdir. 730 Bir mânâda onunla alay etmişlerdir. Basra'da halkın biatini aldığını zanneden Ubeydullah, Kûfe'de de biat çalışmalarına girişmiştir. O dönemde kendi vekili olarak Kûfe'de vali olan Amr b. Hureys'i görevlendirmişti. Vali, halkı toplayarak Ubeydullah'ın isteğini bildirdi ve onlardan biat etmelerini istediği zaman Yezid b. Hâris eş-Şeybanî, bunun mümkün olmadığını söyledi. Bu sözü duyan halk da dağılmıştır. 731 Daha sonra, Seleme b. Züeyb, Basra'ya gelerek halktan Abdullah b. Zübeyr adına biat de almıştır. 732 Basra'daki hâkimiyetini tamamen yitiren Ubeydullah, bir gece kılık değiştirmek sureti ile Basra'nın merkezinden ayrılmayı başardı. 733 728 İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 131-132 729 İbn-i Kuteybe, İmame, c. 2, s. 16 730 Zehebî, Tarih'ul İslam, 61-80 731 Belazurî, Ensab, c. 6, s. 7; Mesudî, Müruc, c. 3, s. 93 732 İbn-i Cevzî, c. 6, s. 25 733 İbn-i Kuteybe, İmame, c. 2, s. 17
  • MERVAN BİN HAKEM’E BİAT ALINMASI VE BUNDA UBEYDULLAH’IN ROLÜ

    Hicaz'dan biat alan Abdullah b. Zübeyr'e Şam halkı, "Gel seninle biatleşelim" diye haber gönderdiler. O, bunu kabul etmeyip, "Benim biatim kime gerekse buraya gelsin" dedi. Hem de Abdurrahman b. Hacer'i Mısır'a gönderdi. Ubade b. Raşid'i Yemen'e yolladı. Şam halkı iki bölük olmuştu. "Biz Halid bin Yezid b. Muaviye'yi isteriz. Biz ona biat edeceğiz" dediler. Yezid'in öldüğü zaman Şam'da, ulu kişilerden beş kişi vardı. Birisi, Hums Beyi Numan b. Bişr'il Ensarî'ydi. İkincisi Dahhak bin Kays'il Fehrî idi. Üçüncüsü Kayser'in emiri Züfer bin Haris'il Kilabî idi. Dördüncüsü Filistin Emiri Babil b. Kays idi. Beşincisi, Ürdün Beyi Hassan bin Mâlik'ti. Ve bütün emirler Abdullah bin Zübeyr'i dinlerlerdi ama Hassan bin Mâlik, Halid bin Zeyd'i dinlemekte idi. Halid onun katındaydı ve Husayn bin Numeyr, askerleri ile