• YEZİD’İN İBN ABBAS’TAN BİAT İSTEMESİ (5)

    Kâfirlerin ev halklarını öldürür gibi onları vurup, öldürdünüz. Sanki böyle benim babamın oğullarını öldürmüşken, kılıcından kanlarım damlarken, benim için intikam alınacak bir kimse iken, doğrusu senin benden sevgi, dostluk, yardım istemen ve beklemen kadar şaşılacak bir şey yoktur! Allah dilerse senin üzerindeki kanımı uzatmaz. Benim öcümü almadan seni önüme geçirmez, yaşatmaz! Eğer dünyada yaşamakta beni ileri geçecek olursan, bu da peygamberlerin ve hanedanlarının şehit edilmeleri gibi bir kader olarak kabulümüzdür. Allah'ın vaadi, hükmü yerine gelir ve gelmiştir. Allah mazlumlara yardımcı ve zâlimlerden intikam alıcı olarak yeter! Senin bugün bize galebe çalman hoşuna gitmesin! Vallahi, bir gün gelir biz de sana galebe çalarız. Benim verdiğim sözde duracağımdan ve hakkımdan da bahsediyorsun! Evet, vallahi ben amcamın oğlunun da, bütün babalarımın oğullarının da bu halifelik işine senin babandan daha layık ve müstahak bulunduklarını bile bile senin babana bey'at etmişimdir. Fakat ne yapalım ki, siz Kureyş topluluğu üzerimize yürüdünüz ve bize galebe çaldınız. Bizi hakkımızdan men ettiniz. Bize karşı haksızlığa cüret edenler kahrolsunlar! Sefihler bize karşı yolsuzluk ettiler. İşi bizden başkası yürüttü. Onlar da Semud ve Lût kavminin, Medyen ashabının ve peygamberleri yalanlayanların kahroldukları gibi kahrolsunlar! Haberin olsun ki, en şaşılacak şeylerden en şaşılacak olanı yaşadığım çağda hiç görmediğim şaşılacak bir şey de üzerimizdeki hâkimiyetini ve bizi yok ettiğini halk görsün diye, Abdülmuttalib kızlarını ve onun oğullarının körpe kız çocuklarını Şam'a kadar esirler gibi yanına taşıtman, getirtmendir!
  • YEZİD’İN İBN ABBAS’TAN BİAT İSTEMESİ (6)

    Yemin ederim ki, sen emin olarak sabahlasan, akşamlasan da pek yakında yaralanacaksın! Alacağın yaranın büyük olmasını, başından kavgaların eksilmemesini, Resulüllah (s.a.v.)'in torunlarını ve amcasının oğullarını öldürdükten sonra Yüce Allah'ın sana pek az mühlet verip seni inim inim inletici bir yakalayışla yakalamasını, dünyadan en hakir, en günahkâr bir şekilde çıkarmasını dilimden düşürmeyerek, dileyip duracağım! Biraz daha yaşa bakalım! Vallahi Allah katında kazanmış olduğun şey seni helak ve mahvedecektir. Allah'a itaat edenlere selam olsun." 690 690 Yâkubî, Tarih, c. 2, s. 248-250
  • KERBELA SONRASINDA HALKIN PİŞMANLIK DUYMASI

    Yezid'i gerçek kimliği ile yeni yeni tanımaya başlayan halkın arasında İmam (a.s.)'ın öldürülmesinin ne kadar yanlış olduğu fikri konuşulmaya başladı. Yezid'in 683 yılında ölümünden sonra ise, bir yandan çok halifeli garip bir siyasî tablo ortaya çıkarken, diğer yandan da Kerbela katliamını yapanlardan öç almak için uygun bir fırsatın yakalandığı düşünülüyordu. Burada önemli olan nokta, İmam Hüseyin (a.s.)'ın intikamını almak isteyenlerin yaptığının, Emevî hanedanlığının yanlışlarına bir başkaldırı olması idi. İsyanlar tam mânâsı ile başarılı olmasa da, bu başkaldırıyı gerçekleştirmesi, halkın gözündeki perdenin kaldırılması açısından çok önemlidir. Biz burada büyük çaplı bir tepki olan Tevvabun hareketini ve Muhtar es-Sakafî ayaklanmasını işleyeceğiz. Bu ayaklanmaların yanında Mutrif b. Muğiyre, İbn'ul Eş'as, Zeyd b. Ali b. Hüseyin ve Ebu Seraya isyanları da çıkarılmıştır.
  • KERBELA SONRASINDA YEZİD KOLTUĞUNDA RAHAT OTURAMAMIŞTIR

    İmam Hüseyin (a.s.)'ın şehadetinden sonra Yezid'in halifeliği tehlikeye girmiş, Mekke'de Abdullah bin Zübeyr'in başkaldırmasının yanında, Medine'de de halk Abdullah b. Hanzala'ya biat etmiştir. Yezid'in 3 yıl gibi kısa bir zaman süren halifeliği tarihin en büyük katliamını yapmanın yanı sıra, bu mücadelelerle, bir mânâda taht kavgaları ile geçmiştir.
  • ABDULLAH İBN ZÜBEYR’İN HALİFELİK İDDİASI

    Hatırlanacağı gibi, Abdullah b. Zübeyr, İmam Hüseyin (a.s.) ile beraber, Yezid'e biate davet edilmiş ve davete biat etmeyerek o gece gizlice Mekke'ye kaçmıştı. Daha sonra, İmam (a.s.)'ın Mekke'ye gelmesinden de rahatsız olduğu bizzat İmam Hüseyin (a.s.)'ın ifadeleri ile bellidir. Bu konuları yukarıdaki bölümlerde işlemiştik. Yani Abdullah b. Zübeyr'in halife olma niyeti birden ortaya çıkmamıştır. İmam Hüseyin (a.s.)'ın öldüğünü duyunca mescidde bir konuşma yaparak onun öldürülmesinden dolayı Kûfeliler'i ve Iraklılar'ı ayıpladı. 691 Bu konuşmalardan sonra yandaşları, "Haydi, biat aldığını ilan et, seninle anlaşmazlık çıkartacak hiç kimse kalmadı" dediler. O zamana kadar İbn-i Zübeyr'in gizli biat aldığı bilinmektedir. 691 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 319
  • ABDULLAH İBN ZÜBEYR’İN HALİFELİK İDDİASI (2)

    O, yandaşlarına, "Hayır, acele etmeyiniz" diye yanıt vermiştir. 692 İbn-i Zübeyr, cuma namazı hutbelerinde Hz. Peygamberin (s.a.v.) ismini anmamıştır. Buna kılıf olarak, "Peygamberin (s.a.v.) Müslümanlar arasında sâlih olmayan aşiret ve kavimleri vardır, O'nun ismi söylendiğinde iftihar edip, övünüyorlar, ben de onların gururunu kırmak için Peygamberin (s.a.v.) ismini söylemekten çekiniyorum" demiştir. 693 692 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 319-320 693 Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 88
  • YEZİD ABDULLAH BİN ZÜBEYR’İN ÜZERİNE BİR ORDU GÖNDERİYOR

    Abdullah bin Zübeyr'in halifelik ile ilgili gerçek niyetini öğrenen Yezid, öncelikle Numan b. Beşir başkanlığında bir heyeti kendi adına biat alması için gönderdiyse de bunların bütün gayretlerine rağmen İbn-i Zübeyr, Yezid'e biat etmemiştir. 694 Daha sonra Abdullah b. Zübeyr ile savaşması için paralı askerlerden oluşan Amr b. Zübeyr komutasında bir ordu gönderdi. Amr bin Zübeyr, Abdullah b. Zübeyr'in baba bir kardeşidir. Ve Medine'de emniyet müdürü görevinde idi. Mekke'de, Zi-Tuva bölgesinde, Amr bin Zübeyr Abdullah b. Zübeyr'in gönderdiği ordu ile savaştı. Abdullah bin Zübeyr'in gönderdiği birlikler düzenli bir ordu olduğu için savaşı kazandılar. Amr b. Zübeyr hapse atıldı. Hapiste iken, emniyet müdürü iken uyguladığı cezaların kısasının yapılmasına karar verildi. Amr, kısas yapılırken o kadar çok dövüldü ki, buna dayanamayarak öldü. 695 Yezid, Abdullah bin Zübeyr'e karşı yenilmiş, bu olaydan sonra Hicaz bölgesinde İbn-i Zübeyr'in itibarı artmıştır. 694 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 323-324; İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 100 695 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 333; İsfahanî, Egani, c. 14, s. 232
  • ŞAM’A YAPILAN ZİYARET VE HARRE VAKASI

    Abdullah bin Zübeyr'e karşı başarısız olunmasından sonra Medine valiliğine Velid bin Utbe tayin edilmiş; onun azlinden sonra da Medine Valisi Osman b. Muhammed b. Ebi Süfyan olmuştur. Osman b. Muhammed, Medine Valisi olduğunda Medineli bir grubu Şam'a Yezid'i ziyarete gönderdi. Bu heyette Münzir b. Zübeyr b. el-Avvam, Abdullah b. Ebi Amr b. Hafs b. el-Muğire elMahzumî, Abdullah b. Hanzala el-gasil b. Ebi Amir el-Ensarî gibi önemli kişiler vardı. 696 Yezid, Medine'den gelen bu kişilere büyük hediyeler verdi. Abdullah b. Hanzala'ya 100 bin dirhem, oğullarından her birine 10 bin dirhem, grupla gelenlere 50 bin dirhem verdi. O grubun başında bulunan Abdullah b. Hanzala, Medine'ye döndüğünde, karşılaştığı halife hakkında şunları anlatmıştır: "Allah'a yemin ederim ki, gökten üzerimize taş yağmasından 696 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 341, İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 111-112
  • ŞAM’A YAPILAN ZİYARET VE HARRE VAKASI (2)

    korktuğumuz için Yezid'e başkaldırdık. Çünkü o anneleri, kızları ve kız kardeşleriyle evlenen bir adamdı. Şarap içer ve sonra da namazı terk eder. Allah'a yemin ederim ki, benimle birlikte insanlardan kimse olmasaydı, Allah için Yezid'e karşı kıyamla güzel bir sınav verirdim." 697 Medine Mescidi'nde konuşanlar, Yezid'in hâl ve hareketlerini tasvir etmek için, başlarından sarıkları, ayakkabılarını çıkarmaya başladılar. Mescid bir anda bunlarla doldu. 698 697 Tarih-u İbn-i Asakir, c. 7, s. 372 698 İsfahanî, el-Egani, c. 1, s. 28
  • MEDİNELİLER İSYAN EDİYOR

    Bu konuşmalardan sonra artık Yezid'e biat etmeyeceklerini söyleyenler isyan etmeye başladılar. Medine Mescidi'nde başlarına Abdullah b. Hanzala el-Gasil el-Ensarî'yi geçirdiler. Ona biat ettiler. Ve o gün Ümeyyeoğulları'nı Medine'den çıkarma kararı aldılar. 699 Bu isyana Ali b. Hüseyin (a.s.) (Zeynelâbidin) ve Muhammed b. Hanefiyye katılmadılar. Ancak Kerbela katliamından sonra halkın çok tepkisini alan Yezid, Hare vakasında Ehl-i Beyt ailesine özellikle dokunulmamasını istemiştir. Bunda halkın üzerinde yeniden kötü bir iz bırakmamak istemesi etkilidir. "Ali b. Hüseyin (a.s.) der ki: Yezid, "Kavminin başına işler gelecektir. Sen onların arasına girme!" demişti. Harre günü olunca Yezid'in dediği oldu. Benim emanım hakkında Müslim b. Ukbe ile yazı gönderdi. Katliamdan boşalınca Müslim b. Ukbe bana haber gönderdi. Yanına vardım. 699 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 340; İbn'ül Esir, el-Kâmil, c. 4, s. 103