• MÜSLİM BİN AKİL’İN OĞLU ABDULLAH’IN ŞEHADETİ

    "Ehl-i Beyt'ten Abdullah b. Müslim b. Akil ortaya çıkmak için izin istedi. "Ey risalet göz bebeğinin nuru! Mübarek izninle cennet bahçelerinde yol alıyorum. Selamını Müslim'e iletmek hazırlığındayım. Himmetini esirgeme" diye ricada bulundu. O da ona müsaade etti. Abdullah meydana indi. Karşı taraftan Sa'd oğlu Ömer askerinin başkanına, "Ey mubarizler! Ey döğüşçüler! Düşünerek hareket edin. Bu topluluk Hâşimoğulları'ndandır. Eğer atları açlık ve susuzluktan zaaf eseri göstermeseydi ve çocuklarının sızlanmalarından ıstıraba düşmeselerdi, onların her bir kişisi ile sizin gibi yüz kişi başa çıkamazdı." Bu sözlerden sonra Yezid'in askerlerinin ileri gelenlerinden Kırane oğlu Kuddame'ye döndü, "Ey Kuddame! Sen zamanımızın en yiğit kimsesisin. Bu Hâşimoğlu pehlivanının karşısına çık! Şerrini üstümüzden at" dedi.
  • MÜSLİM BİN AKİL’İN OĞLU ABDULLAH’IN ŞEHADETİ (2)

    Bahtsız Kuddame saadet sahibi Abdullah'a karşı çıktı. Abdullah susuzluktan yorgun düşünce ve bir köşeye çekilip mızrağı elinden bırakınca o haram yemiş adam Abdullah'a bir süngü savurdu. Abdullah hemen onun süngüsünü elinden aldı. Bir vuruşta onu öldürdü. Kendi atını koluna bağlayıp, yeniden savaş yerine döndü. İbn-i Sa'd'ın sancağı altındaki Sâlih bin Mısrî'yi öldürdü. Mufaddal bin Merahim denilen bir alçağın vuruşu ile şehit oldu." 586 Bundan sonra Akil oğlu Abdurrahman, Abdullah oğlu Muhammed, Avfoğlu Muhammed, Avfoğlu Avn da şehadet şerbetini içtiler. 586 Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 408
  • HZ. KÂSIM BİN HASAN’IN ŞEHADETİ

    Hz. Kâsım, İmam Hasan (a.s.)'ın henüz buluğa erişmemiş oğlu idi. Kerbela günü henüz 13 yaşlarında idi. Tasua gecesinde, İmam (a.s.) herkesten biat alıp, kendisini savunma noktasında emin olduğunda, "Biliniz ki, hepimiz öleceğiz" demişti. O esnada toplantıda bir çocukta bulunuyordu. Bu çocuk kendi kendisine kuşku içerisindeydi. Acaba bu ölüm haberi kendini de kapsıyor muydu? "Amcacığım acaba yarın öleceklerin içerisinde ben de var mıyım?" diye sordu. Yazdıklarına göre İmam Hüseyin burada biraz durakladı. İmam Hasan (a.s.)'ın oğlu olan bu çocuğa cevap vermedi. Ona şöyle buyurdu: "Ey kardeşimin oğlu, sen önce benim sorduğum soruya cevap ver, sonra ben senin soruna cevap vereyim. Önce söyle bakalım. Sana göre ölmek nasıl bir şeydir?" Şöyle cevap verdi: "Amcacığım, baldan daha tatlıdır. Eğer benim yarın şehit olacağım haberini verirsen, bu benim için bir müjde olur."
  • HZ. KÂSIM BİN HASAN’IN ŞEHADETİ (2)

    İmam (a.s.) şöyle buyurdu: "Evet kardeşimin oğlu. Çok büyük bir acıya yakalandıktan ve bir belaya müptela olduktan sonra şehit olacaksın." Kâsım şöyle dedi: "Önüme böyle bir hadisenin çıkmasından dolayı Allah'a şükürler olsun." "... Ebu Abdullah meydana gitmesi için ona izin vermek istiyor, "gitmek istiyorsan git" demek istiyordu fakat ona söz ile izin vermedi. Sadece birden bire ellerini açtı ve "Kardeş oğlu seninle vedalaşmak istiyorum" dedi. Kâsım kollarını Ebu Abdullah'ın boynuna doladı..." Ömer b. Sa'd'ın ordusunda bulunan Birravi şöyle söylüyor: "Bir çocuğun ata bindiğini gördük. Miğfer yerine kafasına sarık koymuştu. Ayaklarında da savaş çizmesi yoktu, yalnızca ayakkabı vardı. Ayakkabısının birinin de bağı çözülmüştü. Bunun sol ayağı olduğunu hâlâ unutmuyorum. Şöyle tâbir ediliyor: Çocuk adeta ay parçası gibiydi." Ve yine aynı râvi şöyle diyor: "Kâsım meydana doğru geldiğinde, hâlâ gözünden yaşlar akıyordu." 587 İmam Hüseyin (a.s.) Kâsım'ın kanlar içindeki küçük bedeninin yanına geldiğinde şöyle buyurdu: "Seni öldüren kavim Allah'ın rahmetinden uzak olsun. Kıyamet gününde senin hakkında onların hasmı, ceddin Resulüllah (s.a.v.) ve baban Emirü'l-Mü'minin'dir. Allaha and olsun ki, amcanı çağırdığında sana cevap verememesi veya cevap verip de artık bunun bir faydasının olmaması ona çok çetindir. Allah'a and olsun ki, bu ses, öyle bir kimsenin sesidir ki, kavminden zulümle öldürülenleri çok, yardımcılarıysa azdır." 588 Kâsım son anlarını yaşarken, acısının fazlalığından dolayı ayaklarıyla yeri dövüyordu. 589 587 Mutahhari, İmam Hüseyin ve Kerbela, c. 1, s. 265-267 588 İbn'ül-Esir, el-Kâmil, c. 3, s. 293; Bihar'ul Envar, c. 45, s. 35 589 Bihar'ul Envar, c. 45, s. 35
  • İMAM ALİ’NİN (A.S.) OĞLU OSMAN’IN ŞEHADETİ

    "Ondan sonra Hz. Ali'yyül Murtaza'nın oğlu Osman savaş alanına doğru yürüdü. Hz. Hüseyin (a.s.)'dan cenk için izin almıştı. "Faniliğin yurdunu bırakmışım geride Bekâ saadetinde mutluluk arayanım." O Haydar Ali'nin şecaatini miras alan Kevser sâkisinin varlığının Zühal damlası gibi cenkler etti... Sayısız düşmanı öldürdükten sonra Yezid Ebtahi oğlu Sinan tarafından şehit edildi." 591 591 Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 430
  • HZ. ABDULLAH B. HASAN’IN ŞEHADETİ

    İmam Hasan (a.s.)'ın oğullarından Kâsım gibi Abdullah da Kerbela'da amcası İmam Hüseyin (a.s.)'ın yanında idi. Abdullah, amcası himayesinde büyümüştü. Kerbela katligâhında da Hz. Zeyneb'in koruması altında idi. Henüz on yaşlarında bir çocuktu. Amcasının feryadlarına daha fazla dayanamayarak bir anda kendini çadırlardan dışarıya attı. "Çocuk şöyle diyordu: "Hayır, Allah'a and olsun ki, amcamdan ayrılmayacağım." O esnada düşman ordusundan Bahr bin Ka'b bin Teym adındaki bir şahıs yalın kılıcıyla Hüseyin b. Ali'ye saldırdı. Küçük çocuk bu durumu görünce ona şöyle seslendi: "Ey kötü kadının oğlu, benim amcamı mı öldürüyorsun?" Ardından da amcasını korumak için elini öne uzattı. Bahr bin Ka'b kılıcını savurarak çocuğun koluna öyle bir darbe indirdi ki, bu cesur çocuğun kolu ince bir deri vesilesi ile öylece pazı da asılı kaldı. Duyduğu acı ile İmam'a şöyle seslendi: "Ey amca! İmdadıma yetiş. Beni bu dert ve musibetten kurtar!"
  • HZ. ABDULLAH B. HASAN’IN ŞEHADETİ (2)

    İmam (a.s.) elini onun boynuna atarak şöyle buyurdu: "Ey yeğenim sabret! Allah-u Teala seni pâk ve sâlih ceddin Resulüllah (s.a.v.)'e, Ali (a.s.)'a, Hamza (a.s.)'a, Câfer (a.s.)'a ve Hasan (a.s.)'a mülhak edecektir." Bu esnada İmam (a.s.) Kûfe ordusuna şöyle beddua etti: "Allah'ım! Bu zâlim insanları rahmet yağmurundan ve yeryüzünün bereketlerinden mahrum kıl. Eğer kendilerine az bir ömür verecek olursan da, onları tefrika ve ihtilaf belasına düçâr eyle. Hükümdarlarını onlardan razı etme, onlarla hükümdarları arasında düşmanlık ve anlaşmazlık çıkar. Çünkü onlar bizi yardım vaadi ile davet edip, daha sonra da bize karşı savaşa kalkıştılar." 592 592 Kâmil, c. 3, s. 292
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN KUNDAKTAKİ EVLADININ ŞEHADETİ

    "İmam Hüseyin'in (a.s.) çadırın içerisinde bulunan çoluk çocuğu ve İmam Seccad hariç, bütün yaranları düşman tarafından öldürüldükten sonra; İmam Hüseyin (a.s.), şöyle yardım çağrısında bulundu: "Acaba Peygamber (s.a.v.)'in Ehl-i Beyt'ini savunacak bir kimse, hakkımızda Allah'tan korkacak bir muvahhid ve bize yardımda bulunacak bir yardımcı yok mudur?" İmam Hüseyin'in (a.s.) yardım dileme sesini çadırın içerisinde bulunan çoluk çocuk, duyar duymaz onların ağlama sesleri göklere yükseldi. İmam (a.s.) çadırlara doğru dönüp şöyle buyurdu: "Yavrum Ali Eser'i de getirin, onunla da vedalaşayım." Küçük bebek babasının kucağındayken, Harmele onu hedef alıp şehadete ulaştırdı. İmam (a.s.) bebeğin boğazından akan kanı göğe serpip şöyle dedi: "Allah'ım! Onları azabına düçâr eyle, onlardan hiçbir kimseyi geride sağ bırakma ve onları ebedî olarak affetme!" 593 593 Harezmî, c. 2, s. 32
  • HZ. ABBAS’IN ŞEHADETİ

    Hz. Ali (a.s.)'ın Ümmü'l Benin'den dört oğlu olduğunu daha evvel belirtmiştik. Ebu'l Fazl, bunlardan en güçlüsü ve uzunu idi. Hz. Ali (a.s.) ile beraber Sıffin Savaşı'na da katılmıştı. Hz. Ali (a.s.)'ın oğullarından, Ebu'l Fazl'ın ana bir kardeşleri, Abbas'tan başka, Abdullah b. Ali (a.s.), Osman bin Ali (a.s.) Câfer b. Ali (a.s.) da şehit olmuştur. Ayrıca annesi Mes'ud b. Hâlid'in kızı Leyla olan Muhammed b. Ali (a.s.) da bu katliamda şehit düşmüştür. Hz. Abbas (a.s.)'ın Kerbela'da gösterdiği kahramanlıklar ile ilgili olarak şöyle yazmaktadır: "Allah katında Abbas'ın öyle yüce bir makamı vardır ki, bütün şehitler ona orada gıpta ederler." 594 Onun şehadetine annesi Ümmü'l Benin o kadar üzülmüştü ki, arkasından şöyle ağıtlar yakmıştır: "Ey Abbas'ı gören kişi, gözünü Nakd Ehline çevir bakalım. Onun arkasında her biri yeleli arslan olan Haydar'ın çocukları vardır. Bana haber verdiler ki, oğlumun başı yaralanmış Kolu kesik olarak 594 Bihar'ul Envar, c. 44, s. 298