HZ. KÂSIM BİN HASAN’IN ŞEHADETİ (2)


İmam (a.s.) şöyle buyurdu: "Evet kardeşimin oğlu. Çok büyük bir acıya yakalandıktan ve bir belaya müptela olduktan sonra şehit olacaksın." Kâsım şöyle dedi: "Önüme böyle bir hadisenin çıkmasından dolayı Allah'a şükürler olsun." "... Ebu Abdullah meydana gitmesi için ona izin vermek istiyor, "gitmek istiyorsan git" demek istiyordu fakat ona söz ile izin vermedi. Sadece birden bire ellerini açtı ve "Kardeş oğlu seninle vedalaşmak istiyorum" dedi. Kâsım kollarını Ebu Abdullah'ın boynuna doladı..." Ömer b. Sa'd'ın ordusunda bulunan Birravi şöyle söylüyor: "Bir çocuğun ata bindiğini gördük. Miğfer yerine kafasına sarık koymuştu. Ayaklarında da savaş çizmesi yoktu, yalnızca ayakkabı vardı. Ayakkabısının birinin de bağı çözülmüştü. Bunun sol ayağı olduğunu hâlâ unutmuyorum. Şöyle tâbir ediliyor: Çocuk adeta ay parçası gibiydi." Ve yine aynı râvi şöyle diyor: "Kâsım meydana doğru geldiğinde, hâlâ gözünden yaşlar akıyordu." 587 İmam Hüseyin (a.s.) Kâsım'ın kanlar içindeki küçük bedeninin yanına geldiğinde şöyle buyurdu: "Seni öldüren kavim Allah'ın rahmetinden uzak olsun. Kıyamet gününde senin hakkında onların hasmı, ceddin Resulüllah (s.a.v.) ve baban Emirü'l-Mü'minin'dir. Allaha and olsun ki, amcanı çağırdığında sana cevap verememesi veya cevap verip de artık bunun bir faydasının olmaması ona çok çetindir. Allah'a and olsun ki, bu ses, öyle bir kimsenin sesidir ki, kavminden zulümle öldürülenleri çok, yardımcılarıysa azdır." 588 Kâsım son anlarını yaşarken, acısının fazlalığından dolayı ayaklarıyla yeri dövüyordu. 589 587 Mutahhari, İmam Hüseyin ve Kerbela, c. 1, s. 265-267 588 İbn'ül-Esir, el-Kâmil, c. 3, s. 293; Bihar'ul Envar, c. 45, s. 35 589 Bihar'ul Envar, c. 45, s. 35