• UBEYDULLAH’IN KÛFE’DEKİ İCRAATLARI

    İbn-i Ziyad'ın Kûfe Valisi olarak ilk icraatı halka yaptığı konuşmadır. Basra'dan ayrılırken meydana gelebilecek bir başkaldırı için halkı uyaran Ubeydullah, Kûfeliler'e de aynı tarz konuşmuştur. Kûfe Mescidi'ndeki konuşması şöyledir: "Mü'minlerin emiri beni şehrinize vali ve haraç işlerinize memur tayin etti. Bana mazlum olanınıza iyilik etmeyi, yoksullarınızı doyurmayı, devlete itaat edene iyi muamele etmeyi, asi ve fitnecilere karşı sert davranmayı emretti. Ben burada onun emrini uygulayacak, isteklerini yerine getireceğim. İyiliklerinize karşı müşfik bir baba, itaat edenlerinize karşı bir kardeş gibi davranacağım. Kılıç ve kırbacım emrimi kabul etmeyen, bana karşı olanların üzerinde olacaktır. Artık herkes dilediğini yapabilir." 397 "Bana aranızda bulunan yabancıları, mü'minlerin emirinin ara397 Dineverî, s. 215; İsfahanî, Makatil, s. 96-97
  • UBEYDULLAH’IN KÛFE’DEKİ İCRAATLARI (2)

    dığı kimseleri, aranızda Haruriyye'ye mensup olanları, fitne ve ayrılıkçıları yazıp bildireceksiniz. Onların isimlerini yazıp verenler kurtulur. İsim yazıp, bildirmeyenler ise iradesinde bulunan hiç kimsenin bize karşı olmayacağı ve isyan etmeyeceği konusunda garanti vereceklerdir. Kim böyle yapmazsa onun üzerinden himaye kalkar, kanı ve malı bize helal olur. Herhangi birinizin yanında mü'minlerin emirinin aradığı bir kimse bulunur veya onu tanıdığı hâlde bize bildirmezse, o kimse evinin kapısında asılacak, atiyyesi kesilecek ve Uman ez-Zare'ye sürülecektir." 398 398 Taberî, c. 5, s. 359-360
  • HİKMETLER

    Ubeydullah'ın bu konuşmasında, aslında şimdiye kadar uygulanan Emevî siyasetinin bir özeti vardır. Halife Yezid'den aldığı emir İmam Hüseyin (a.s.) ve onun temsilcisi olan Müslim b. Akil'in öldürülmesi yönünde olduğu için ilk icraat olarak onlara sahip çıkanlara seslenmiştir. İbn Ziyad'ın halka hitabında, fitne ve ayrılıkçılar olarak bahsettiği kişiler İmam Hüseyin (a.s.) ve onun adına biat almak için şehirde bulunan Müslim b. Akil'dir. Bu kişiler müminlerin emirine isyan ederek fitne çıkaran ve bu sebeple aranan kişilerdir. Bunları saklamak ve yanlarında yer almak ise, onların suçlarına ortak olmaktır. Emevîler yönetime geçtikleri andan itibaren Ehl-i Beyt'e karşı hep aynı söylemi kullanmışlardır. Kendi konumlarını muhafaza için, hak olan Ehl-i Beyt imamları ve aileleri fitne çıkaran olarak gösterilmiştir. Bu psikolojik baskıya, bir de kan dökmekten çekinmeyen bir vali eklenince halkın sindirilmesi çok kolay olmuştur. Müslim b. Akil'in öldürülmesi bahsinde işleyeceğimiz gibi, halka yapılan bu sindirme politikası çok işe yarayacak ve İmam Hüseyin (a.s.)'ın temsilcisi ölüme giderken bir tek Kûfeli yanında kalmayacaktır.
  • İMAM HÜSEYİN’İN (A.S.) İLERLEYİŞİ HAKKINDA İBN-İ ZİYAD’A GÖNDERİLEN MEKTUP

    Mervan b. Hakem, Kûfe Valisi İbn-i Ziyad'a yazdığı mektubunda şöyle dedi: "İmdi, Hüseyin, sana doğru yönelmiş gelmektedir. Vallahi Allah bize Hüseyin (a.s.)'dan daha makbul bir kimseyi teslim etmemiş, elimize düşürmemiştir." Mekke Valisi Amr b. Said de İbn-i Ziyad'a şöyle yazdı: "İmdi, Hüseyin sana doğru yönelmiş gelmektedir. Onun benzerleri hakkındaki muamele; ele geçirilip azadlanmak veya esir olarak tutulmaktan ibarettir!" 399 Bu mektuptan sonra Kûfe'de ciddi tedbirler alan Ubeydullah, İmam Hüseyin (a.s.)'ın Mekke'den Kûfe'ye doğru hareket ettiğini haber alınca, Kûfeliler'den dört bin atlı ile Kadisiyye-Kutkatane arasını tutmasını, hac veya umre yapmak isteyenlere -Hz. Hüseyin (a.s.) ile taraftarlık ile damgalanmamış olanlar müstesna olmak üzereKûfe'den hicaza gitmek isteyen herkese mâni olmasını Kûfe emniyet amiri Husayn b. Nümeyr'e emretmişti. 400 399 Zehebî, Siyer-u A'lami'n-Nübela, c. 3, s. 204-205 400 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 243
  • MÜSLİM BİN AKİL İMAM HÜSEYİN’İ (A.S.) KÛFE’YE DAVET EDİYOR

    Müslim'in, Hz. Hüseyin (a.s.)'ı daveti, şehadetinden yirmi yedi gece önce yapmıştır. Gönderdiği mektubunda şöyle yazmıştır: "İmdi, hiç şüphesiz, konak yeri tutmak için gönderilen kişi, kendi adamlarına yalan söylemez. Kûfeliler'den on sekiz bin kişi bana bey'at etmiş durumdadır. Mektubum sana ulaşınca gelmekte acele et. Çünkü bütün halk seninledir. Ebu Süfyan hanedanına onların hiç meyilleri ve reyleri yoktur! Vesselam!" 401 Yezid'in adamı Ubeydullah'ın konuşmasından haberdar olan Müslim, o sırada Muhtar b. Ebu Ubeyde 402 veya Müslim b. Avsece'nin evinde kalıyordu. 403 401 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 243 402 el-İrşad, c. 2, s. 41 403 Tehzibu't-Tehzib, c. 2, s. 349
  • MÜSLİM BİN AKİL İMAM HÜSEYİN’İ (A.S.) KÛFE’YE DAVET EDİYOR (2)

    Ancak can emniyeti için Hani b. Urve el-Muradî'nin evine yerleşerek burada faaliyetlerine devam etmiştir. 404 Yukarıdaki mektubu Urve'nin evindeki faaliyetlerinden sonra yollamıştır. Hani b. Urve'nin evinde iken, İmam Hüseyin (a.s.)'a Ebi Şebibü'ş-Şakirî ile bir mektup gönderdi. Mektupta şunlar yazılı idi: "İmdi, hiç şüphesiz konak yeri tutmak için gönderilen kişi kendi adamlarına yalan söylemez. Kûfeliler'den on sekiz bin kişi bana biat etmiş bulunmaktadır. Mektubum sana erişince, gelmekte acele et. Çünkü bütün halk seninledir. Ebu Süfyan hanedanına onların hiç meyilleri ve reyleri yoktur! Vesselam!" 405 404 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 67 405 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 243
  • UBEYDULLAH’A SUİKAST GİRİŞİMLERİ

    Ubeydullah Kûfe sokaklarında Müslim'i arayadursun, Müslim b. Akil de boş durmuyordu. Evinde kaldığı Hani b. Urve'yi, Hani'nin dostu olan Şerik ile beraber ayaklanmaya iknaya çalışıyordu. 406 Ubeydullah'ı öldürmesi için iki sefer fırsat geçmesine rağmen ikisinde de öldürmeye cesaret edememiştir. Bunlardan birisi Hani bin Urve'nin hastalandığı sırada Ubeydullah'ın yaptığı ziyarettir. "Hani b. Urve hastalandı. Bu sırada Müslim de onun evinde gizlenmekte idi. Bu münasebetle Hani'nin gerçekte hasta olmadığı hâlde hastalanmış gözüktüğü ifade edilmektedir. Zira kırmızı bir çamur içmiş ve onu kusmaya başlamıştır. Onun kan kustuğu şeklinde bir haber alan Ubeydullah da Hani'yi ziyaret etmek ister. Zira Hani Kûfe'de Ubeydullah'ın değer verdiği kimselerdendi. Bunun üzerine Hani, kendisini ziyarete gelecek olan Ubeydullah'ı öldürmesini istemiştir." 407 406 Dineverî, s. 96 407 İbn-i Ebi Rabbih, c. 4, s. 378
  • UBEYDULLAH’A SUİKAST GİRİŞİMLERİ (2)

    Ancak ziyaret gerçekleştiği halde Müslim onu öldürmekte tereddüt etmiştir. 408 Bu ziyarette gelişen olaylarla ilgili bir diğer rivayette ise hastalanan Şerik b. Aver'dir : "Hani b. Urve'nin evine konuk olduktan sonra ağır bir hastalığa yakalandı. Ubeydullah b. Ziyad bunu duyunca onu ziyarete gitti. Bunun üzerine Şerik, Müslim'e İbn-i Ziyad'a suikast düzenlemesini önerdi ve dedi ki: "Senin ve taraftarlarının amacı bu tağutun yok olmasıdır. İşte Allah sana bu fırsatı veriyor. Beni ziyaret etmek için buraya geliyor. Kalk evin mahzenine gir. O benim yanımda oturunca çık ve onu öldür. Sonra emirlik sarayına girip, valilik makamına otur. Hiç kimse sana karşı çıkmayacaktır." 409 "Şerik, Müslim'e, "Ben `bana bir su içiriniz' diye seslenirim. Sen de o zaman gelir, kılıçla onun işini bitirirsin" dedi. Müslim, "Olur" dedi." 410 "Müslim, Hani'nin Ubeydullah'ın evinde öldürülmesinden hoşlanmadığını sezdi. Bu yüzden Şerik'in önerisini dinlemedi. Ubeydullah evden çıkınca Şerik hasret ve acı içinde, "Niçin onu öldürmedin?" dedi. Müslim şu karşılığı verdi: "Beni bundan iki şey alıkoydu. Biri, Hani'nin, onun kendi evinde öldürülmesini istememesi, diğeri de, Resulüllah (s.a.v.) Efendimizin şu sözü: İman, birini haince öldürmeye, suikast düzenlemeye engeldir. Mü'min kimseyi haince öldürmez." 411 Bir diğer rivayette ise, Hani'nin hastalığından bir hafta sonra meydana gelmiştir. Ancak burada da Ubeydullah'ı öldürmesi istenen Müslim, bunu gerçekleştirememiştir. 412 408 İbn-i Kuteybe, İmame, c. 2, s. 4 409 İlam'ul-Vera, c. 1, s. 428 410 Taberî, c. 6, s. 202 411 İ'lamu'l Vera, c. 1, s. 428 412 Taberî, c. 5, s. 363
  • UBEYDULLAH BİN ZİYAD, MÜSLİM’İN YERİNİ ÖĞRENİYOR

    İmam Hüseyin (a.s.)'ın adamının Kûfe'de saklandığını bilen Ubeydullah, sinsi bir plan hazırlayarak yerini öğrenmiştir. Adamlarından Ma'kil'i görevlendirmiş ve ona 3 bin dirhem vermiştir. Ondan kendisini Hıms'dan Hz. Hüseyin (a.s.) adına biat etmek için gelmiş bir kimse olarak tanıtmasını istedi. Bu arada Makil bu parayı yardım amacıyla Müslim'e vereceğini ifade edecek ve bu şekilde onun yerini tespite çalışacaktı. 413 Ma'kil, Müslim b. Avsece kanalıyla İbn-i Akil'in yerini öğrenmeyi başardı. Ubeydullah'dan aldığı parayı teslim ettiği gibi, Müslim'in istediği biati de gerçekleştirdi. Bundan sonra da Müslim ve taraftarları hakkındaki haberleri Ubeydullah'a getirmeye başladı. 414 Ubeydullah, Müslim'in Hani'nin evinde gizlendiğini öğrendiğinden, Hani'yi -bu sebebi söylemeksizinhuzuruna çağırtmıştır. 413 İsfahanî, Makatil, s. 97; Taberî, c. 5, s. 348 414 Dineverî, s. 217-218; Taberî, c. 5, s. 362-364
  • UBEYDULLAH BİN ZİYAD, MÜSLİM’İN YERİNİ ÖĞRENİYOR (2)

    "Kûfe eşrafından Muhammed b. Eş'as ile Esma b. Harice selam vererek İbn-i Ziyad'ın yanına girdikleri zaman, İbn-i Ziyad onlara, "Hani b. Urve ne yapıyor, nasıldır?" diye sordu. İbn Eş'as'la İbn-i Harice, "Ey emir, o günlerden beri hastadır" dediler. İbn Ziyad, "Nasıl olur? Benim işittiğime göre o bütün gün evinin kapısının önünce oturmakta imiş. Bizim yanımıza uğramaktan kendini alıkoyan nedir? Bize gelip selam vermesi kendisine düşen hak ve vecibelerden değil midir?" dedi. İbn Eş'as ile İbn-i Harice, "Biz bunu ona bildirecek, yanına uğramakta gecikmemesini söyleyeceğiz" dediler. 415 Muhammed b. Eş'as'la, Esma b. Harice, İbn-i Ziyad'ın yanından ayrılarak Hani bin Urve'nin yanına geldiler. İbn-i Ziyad'ın söylediklerini, kendilerinin ona verdikleri cevabı ve sözü anlattıktan sonra, "Biz sana yemin veriyoruz, İbn-i Ziyad'ın kalbinde sana karşı uyanan kinin, düşmanlığın silinmesi için, şimdi bizimle birlikte kalkıp onun yanına gideceksin" diyerek direndiler. Bunun üzerine Hani katırını getirtti. Ona bindi. Muhammed b. Eş'as ve Esma b. Harice ile birlikte gittiler. Vali köşküne yaklaşınca, Hani'nin kalbine bir korku düştü. Arkadaşlarına, "Kalbime bu adamdan bir korku düştü" dedi. Arkadaşları, "Ne için kalbine korku düşüyor? Sen temiz, yaşlı, döğüşmekten uzak bir kişisin" dediler. Hani, onlarla birlikte İbn-i Ziyad'ın yanına girdi. Kadı Şureyh de orada idi. İbn Ziyad Hani'yi görünce, "Ben onun yaşamasını ve iyiliğini istiyorum oysa o benim ölümümü istiyor" diye başlayan bir beyit okudu. 416 415 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 235-237 416 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 237