• UBEYDULLAH BİN ZİYAD, MÜSLİM’İN YERİNİ ÖĞRENİYOR (3)

    Aralarında Müslim b. Akil'in teslimi konusunda tartışma çıkmış ve Hani, Müslim'i teslim etmeyeceğini söylemiştir. Hani, "Allah'a yemin olsun ki, ayağımın altında bile olsa ayağımı kaldırıp onu ortaya çıkarmam" diyerek kararlığını göstermiştir. 417 Ubeydullah, Hani'nin tavrı karşısında elindeki sopayı onun başında kırmıştır. 418 Hani'nin başına gelenleri öğrenen ve onun öldürüldüğü yolunda bir haber alan Mezhicliler, 4 bin süvariden oluşan bir birlikle, reisleri Amr b. Haccac öncülüğünde harekete geçtiler ve valilik konağını kuşattılar. Ancak Hani'nin öldürülmediği ve muhasarayı kaldırmadıkları taktirde kendileri ve Hani'nin öldürüleceğini duyunca dağıldılar. 419 Hani'nin akıbeti ile ilgili farklı rivayetler vardır. Birine göre Hani, Ubeydullah'ın emriyle çarşıya götürülmüş ve orada asılmıştır. 420 Bir diğer rivayete göre ise, Ubeydullah Hani'yi öldürdü, cansız bedenini, sarayın çatısından etrafta bulunan halkın üzerine attı. Halkı korku sardı. Herkes evine çekildi. 421 Hani'nin ölümünün Müslim bin Akil'den önce olduğunu söyleyen eserler olduğu gibi422, Müslim bin Akil'den sonra öldürüldüğünü yazanlar da mevcuttur. 423 417 İbn-i Kesir, c. 8, s. 154 418 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 67 419 Mesudî, Müruc, c. 3, s. 67 420 Mesudî, Müruc, c. 3, s. 69 421 İbn-i A'sem, el-Futuh, c. 5, s. 83 422 Siret'ul-Eimmeti'l-İisna, s. 63; İ'lamu'l-Vera, c. 1, s. 441 423 İbn-i Asem, el-Fütuh, c. 5, s. 83
  • MÜSLİM BİN AKİL AYAKLANMA BAŞLATIYOR

    Hani hapsedildiği zaman bir ayaklanma çıkmasından korkan Ubeydullah, mescide gelip halkı yatıştırmak için bir konuşma yaptı. Konuşmasını bitirir bitirmez, Müslim'in harekete geçtiği bildirildi. İbn-i Akil, H. 60 senesinin Zilhicce ayının sekizinde bir ayaklanma başlattı. Müslim, "Ya Mansur" parolasıyla Ubeydullah'a karşı bayrak açtı. Bunun üzerine etrafında pek çok kimse toplandı ve birlikte valilik konağına doğru harekete geçtiler. Ubeydullah bu haberi alınca valilik konağının kapılarını kapattırdı. 424 Taberî'ye göre 4000 425, İbn-i Hıbban'a göre 3000 426 atlıyla harekete geçen Müslim bin Akil, günün sonunda tek başına kalmıştır. 427 Ubeydullah, kendisine yardım için Şam'dan gelen bir ordunun yola çıktığı haberlerini halkın arasında yaydırdı.428 "Müslim b. Akil, köşkün çevresinde şiddetli çarpışma yaptı. 424 İbn'ül Esir, elKâmil, c. 4, s. 30 425 c. 5, s. 369 426 s. 556 427 Belazurî, Ensab, c. 3, s. 422-423 428 İbn-i Kesir, c. 8, s. 154, 155
  • MÜSLİM BİN AKİL AYAKLANMA BAŞLATIYOR (2)

    Ağır şekilde yaralandı. Arkadaşlarından bazıları da öldü. Köşkün içinde bulunanlar köşkün damına çıkarak halka kesek ve ok atarak halkın köşke yaklaşmalarına engel oldular. Akşama kadar böyle yapmaktan geri durmadılar. Eş'as, Ka'ka b. Şevr ve Şebes b. Rib'i, akşama kadar Müslim b. Akil ve arkadaşları ile çarpıştılar. Şebes b. Rib'i, "Geceye kadar bekleyiniz, bunların hepsi dağılır, giderler" dedi. Ka'ka ise, Şebes'e, "Sen halka şehri kapadın. Yollarını aç onlar dağılsınlar gitsinler" diyordu. İbn Ziyad, Kesir b. Şihab b. Husayn'ı çağırdı. Mezhic kabilesinden kendisine tâbi olanların yanına varıp harpten, sultanın cezasından korkutarak onları İbn-i Akil'den ayırmasını emretti. Muhammed b. Eş'as'a, Kinde ve Hadramevt'ten kendisine tâbi olanların yanına gitmesini, halktan yanına gelecek olanlara eman sancağının açılmasını emretti. Ka'ka b. Şevr, Şebes b. Rib'i, Haccar b. Ebcer ve Şimr b. Zilcevşen'e aynı şekilde hareket etmeleri için emir verdi. İbn Ziyad büsbütünyalnız ve az kimselerle kalmaktan çekinerek, diğer Kûfe eşrafını yanında tuttu. Kesir b. Şihab, Muhammed b. Eş'as ve Ka'ka b. Şevr, kavim ve kabilelerinden kendilerine tâbi olanlarla birlikte İbn-i Ziyad'ın yanında toplandıkları zaman; Kesir b. Şihab, İbn-i Ziyad'a, "Allah emire iyilikler versin. Köşkte seninle birlikte halkın ileri gelenlerinden, muhafızlarından, ev halkından ve azadlılarından bir çok kimseler var. Köşkün etrafını saranlarla çarpışmak üzere, istersen sen de bizimle gel" dedi. İbn Ziyad gelmekten kaçındı. Şebes b. Rib'i'ye bir sancak
  • MÜSLİM BİN AKİL AYAKLANMA BAŞLATIYOR (3)

    bağlayıp onu dışarı çıkardı. Bütün halk, Müslim b. Akil ile birlikte bulunuyor ve tekbir getiriyordu. İbn Ziyad yanında topladığı Kûfe eşrafına, "Halka görününüz. İtaatli olanların fazlası ile memnun edileceğini söyleyiniz. Asi olanları ise ümitlerinin boşa çıkarılacaklarını ve cezalandırılacaklarını söyleyerek korkutunuz. Şam'dan kendilerine karşı askerî birlikler gelmekte olduğunu bildiriniz" dedi. Halka ilk konuşan Kesir b. Şihab oldu: "Ey insanlar, buradan dağılıp ailelerinize kavuşunuz. Şerri ve zararı hızlandırmayınız, körüklemeyiniz. Kendinizi, öldürmek için ortaya atmayınız. İşte size, mü'minler emiri Yezid'in askerleri de geliyor. Eğer siz İbn-i Ziyad'la çarpışmaya devam edecek, yatsıya kadar dönüp gitmeyecek olursanız; o, zürriyetinize bile iyiliği haram kılmaya, Şamlılarla yapacağınız çarpışmada bozulup dağıldığınızda, hasta yerine sağlamı, çarpışmada bulunup bir tarafa savuşmuş olanın yerine çarpışmada bulunmayanı ortada yakalayıp cezalandırmaya ve içinizde ona karşı asi olanlardan bir kimse kalmayıncaya kadar bu şekilde hareket etmeye yemin etmiştir" dedi. Muhammed b. Eş'as, Ka'ka b. Şevr, Şebes b. Rib'i, Haccar b. Ebcer ve Şimr b. Zilcevşen de, "Ey Kûfeliler! Allah'tan korkunuz. Fitne ve fesat çıkarmakta acele etmeyiniz. Şu ümmetin asasını yarıp ikiye ayırmayınız. Üzerinize Şam süvarilerini getirmeyiniz. Onların tadını tatmış, Emevîler'in heybet ve azametlerini denemiş bulunuyorsunuz" diyerek halka seslendiler. Müslim b. Akil'in yanında bulunan adamlar, hemşehrilerinin sözlerini işitince gevşemeye başladılar. Dağılmaya yüz tuttular. Kesir b. Şihab, Kelb kabilesinden iki bin kişiyi İbn-i Akil'den ayırdı. Müslim b. Akil'in yanına gitmek isteyen Fityanoğulları gençlerinden birisini yakalayıp İbn-i Ziyad'a gönderdi. O da emretti, genç hapsedildi. Muhammed b. Eş'as, gidip Umareoğulları'nın mahallelerinde dikildi.Umare b. Salhabü'l Ezdi'nin silahlanarak Müslim b.
  • MÜSLİM BİN AKİL AYAKLANMA BAŞLATIYOR (4)

    Akil'in yanına gitmek istediğini anlayınca onu tuttu, İbn-i Ziyad'a gönderdi. O da onu hapsetti. Kûfeliler'den bir adam gelip, oğluna, kardeşine ve amcasının oğluna, "Geri dön, çünkü bu kadar halk yetiyor, sana hacet bırakmıyorlar" dedi. Bir kadın gelip oğlunu, kocasını ve kardeşini geri çevirinceye kadar onlarla ilgilendi. Başka bir adam gelip, oğluna veya kardeşine, "Yarın Şamlılar gelip karşıma çıkacak. Sen harbi ve şerri ne yapacaksın, geri dön" diyerek onları alıp götürdü. Orada toplanmış bulunanlar, akşama kadar bölündüler ve dağıldılar. Müslim b. Akil'in yanında beş yüz kişi kaldı. Sonra onlar da azala azala üç yüz ve en sonunda otuza kadar indi." 429 429 Bkz. Taberî, Tarih; İbn'ül Esir, el-Kâmil
  • MÜSLİM BİN AKİL KÛFE SOKAKLARINDA YALNIZ BIRAKILIYOR

    Ve en sonunda Müslim b. Akil Kûfe sokaklarında yalnız başına kalmıştı. Kinde kabilesine mensup bir kadının evine sığındı. 430 "Kindeler'den Cebeleoğulları'nın evine kadar gitti. Orada, Eş'as b. Kays'ın azadlılarından Tav'a isminde bir kadının kapısına vardı. Kadın Esidü'l Hadramî ile evlenmiş ondan Bilal isminde bir oğlu olmuştu. Bilal halkın yanında bulunuyor, Tav'a da onun gelmesini bekliyordu. Müslim b. Akil, Tav'a'ya selam verdi. O da selama mukabele etti. Müslim: "Ey Allah'ın kulu kadın, bana bir su içir" dedi. Tav'a içeriden su getirip verdi. Müslim suyu içtikten sonra, Tav'a kabı içeri aldı. Müslim orada oturdu, Tav'a dışarı çıktı. Müslim'e, "Ey Allah'ın kulu, suyu içmedin mi?" diye sordu. Müslim, "Evet içtim" dedi. 430 İbn-i Kuteybe, el-İmame, c. 2, s. 4
  • MÜSLİM BİN AKİL KÛFE SOKAKLARINDA YALNIZ BIRAKILIYOR (2)

    Tav'a, "Öyleyse, kalk ailenin yanına git" dedi. Müslim sustu, cevap vermedi. Tav'a, "Kalk, ailenin yanına git" diyerek sözünü tekrarladı. Müslim yine sustu, cevap vermedi. Tav'a, "Subhanallah! Ey Allah'ın kulu! Kalk ailenin yanına git! Allah seni affetsin. Benim yanımda oturmak ne sana iyilik getirir, ne de helal olur!" dedi. Müslim ayağa kalktı: "Ey Allah'ın kulu kadın! Benim bu şehirde ne bir konutum, ne de yanında barınacak bir kabilem var! Sen bugünden sonra sana yetebilecek sevaplı bir iyilikte bulunsan olmaz mı?" Tav'a, "Ey Allah'ın kulu nedir o iyilik?" diye sordu. Müslim, "Ben Müslim b. Akil'im. Şu kavim (Kûfeliler) bana yalan söylediler ve beni aldattılar" dedi. Tav'a, "Demek sen Müslimsin" dedi. Müslim, "Evet" dedi. Tav'a, "İçeri buyur" dedi ve onu evinin içerisindeki ayrı bir odaya indirdi, odayı döşedi. Müslim'e akşam yemeği hazırladı. Müslim yemedi. Biraz sonra Tav'a'nın oğlu Bilal geldi. Bilal anasının o odaya çok girip çıktığını görünce, anasına, "Vallahi, ben senin bu gece odaya çok girip çıkmandan şüpheleniyorum. Herhalde sende bir iş var!" dedi. Tav'a, "Yavrucuğum! Şuradan mı şüpheleniyorsun?" diye sordu. Bilal, "Oradan şüpheleniyorum. Vallahi sen bana ne varsa mutlaka haber vermelisin" dedi. Tav'a, "Git, sen kendi halinle uğraş. Benden bir şey sorma" dedi.
  • MÜSLİM BİN AKİL KÛFE SOKAKLARINDA YALNIZ BIRAKILIYOR (3)

    Bilal ısrar edince Tav'a, "Yavrucuğum, sana haber vereceğim şeyi halktan hiç kimseye söylemeyeceğine yemin edersen, söyleyeyim" dedi. Ona yemin ettirdikte sonra, Müslim b. Akil'in kendilerine sığındığını haber verdi. Bilal de sustu ve yattı. 431 Öte yandan, Ubeydullah ise, kalabalığın dağılması ile mescide geçerek halka, Müslim'i saklayanın öldürüleceğini, ihbar edenin de ödüllendirileceğini duyurdu. 432 "Müslimin saklandığı evin oğlu, bu durumu Muhammed b. Eş'as'ın oğlu Abdurrahman'a haber verdi. Abdurrahman da babasına haber verdi. Muhammed b. Eş'as bu durumu Ubeydullah'a bildirince; Ubeydullah, Muhammed'den Müslim'i getirmesini istedi. Onunla beraber emniyet müdürü olan Amr b. Hureys'i ve 70 kişiyi birlikte gönderdi. Müslim bu birliğe karşı koyamayarak teslim oldu." 433 Müslim'i yakalamak için gönderilen kişilerin yüz kişi olduğu da rivayet edilir. 434 İbn Akil, "Bütün bu halk, Müslim bin Akil'i öldürmek için mi toplandılar? Öyleyse ey nefs? Kaçınılmaz olan ölüme karşı çık!" dedi. 435 Sokağa fırlayan Müslim, çarpışmaya başladı. Ancak, Muhammed b. Eş'as'ın eman vermesi ile teslim oldu. Kılıcını ve silahını Muhammed b. Eş'as eliyle soymuştur. 436 Burada, Müslim b. Akil'in Ubeydullah'ın adamı olan Muham431 Taberî Tarih, c. 5; İbn'ül Esir, Kâmil 432 İbn-i Kesir, c. 8, s. 155 433 Taberî, c. 5, s. 373, 375 434 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 240 435 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 68 436 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb c. 3, s. 68
  • MÜSLİM BİN AKİL KÛFE SOKAKLARINDA YALNIZ BIRAKILIYOR (4)

    med b. Eş'as'tan son bir arzusu olmuştur. Kendisini yakalamaya gelen bu şahıstan, Kûfe'de meydana gelen olayları Hz. Hüseyin (a.s.)'a yazmasını, buraya gelmemesini tavsiye etmesini istemiştir. İbn Eş'as, bunu yapacağına dair söz vermişse de, yerine getirmemiştir. 437 437 A'yanu'ş-Şia, c. 1, s. 592; İ'lamu'l Vera, c. 1, s. 442
  • MÜSLİM, İBN ZİYAD’IN YANINA GETİRİLİYOR

    Müslim bin Akil artık ölümden kurtuluşun olmadığını anlamıştı. İbn Ziyad'ın yanına getirildiğinde, İbn-i Ziyad, "Sen sağ bırakılacağını mı sanıyor ve umuyorsun?" dedi.438 Müslim bin Akil burada da İmam Hüseyin (a.s.) için bir haber ulaştırılmasını istedi. Vasiyet bırakacağını söylediğinde İbn Ziyad, "İstediğini vasiyet et" dedi. 439 "Bunun üzerine Müslim bin Akil, Ömer b. Sa'd ile bir köşeye çekildi. Müslim b. Akil, Ömer b. Sa'd'a, "Yapacağım vasiyetimi yerine getirmeyi kabul ediyor musun?" diye sordu. Ömer b. Sa'd, "Evet" dedi. Müslim b. Akil, "Kûfe'ye geldiğimden beri Kûfeliler'e bin dirhem borçlandım. Sen onu benim tarafımdan öde. Ben öldürüldü438 Dineverî, Kitab'ul Ahbar, s. 241 439 Bkz. Dineverî, a.g.e.