• MÜSLİM BİN AKİL KÛFE’DE (2)

    Bu durum Kûfe'de yayıldı. Numan b. Beşir de bunu işitti. 362 O dönemde Kûfe Valisi Numan b. Beşir'di. Emevîlere yakınlığı ile bilinmesine rağmen Yezid'in halife olmasını istemiyordu. Bu sebepten olacak ki, Müslim bin Akil'in şehre gelmesine ve İmam Hüseyin (a.s.) adına biat almasına karışmadı. Hatta halkı toplayarak onları hakka davet eden bir konuşma yapmıştır: "... Ey Allah'ın kulları! Allah'tan korkun. Fitneye ve ayrılığa koşmayın. Çünkü fitne ve ayrılıklarda adamlar ölür, oluk oluk kanlar akar, mallar gasp edilir. Ben benimle savaşmayanlarla savaşmayacağım. Üzerime gelmeyenin üzerine gitmeyeceğim. Uyuyanınızı uyandırmayacak, sizinle uğraşmayacağım. Yalana, zanna göre hareket etmeyecek, haksız yere itham etmeyeceğim. Ama siz benden yüz çevirir, biatinizi bozar ve İmam'ınıza muhalefet ederseniz, kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki, kabzası elimde sağlam durduğu sürece kılıcımla sizi biçerim. Sizden kimse bana yardım etmese de... Umarım ki, sizden hakkı bilip tanıyan kimseler, bâtılın çukuruna yuvarlanan kimselerden daha fazla olur." 363 Numan b. Beşir, bu konuşmasını yetersiz bulan Abdullah b. Müslim b. Rebia el-Hadremî'ye, "Allah'a itaat etme hususunda zayıf olmayı, Allah'a isyan hususunda üstün olmaya tercih ederim" demiştir.364 Numan bin Beşir'in, İbn-i Akil'e davranışlarını onaylamayan Abdullah b. Müslim ile Umare b. Ukbe Yezid'in Kûfe'deki casusluğunu yapıyorlardı. Abdullah bin Müslim Yezid'e bir mektup yazarak durumu anlattı: 362 Tarih-i Taberî, c. 6, s. 198-199 363 el-Kâmil fi't-Tarih, c. 3, s. 267 364 el-İrşad, c. 2, s. 42
  • MÜSLİM BİN AKİL KÛFE’DE (3)

    "Müslim b. Akil Kûfe'ye geldi. Ehl-i Beyt taraftarı olan Kûfeliler'i Hüseyin b. Ali'ye biat ettirmeye başladı. Kûfeliler'in kalplerini bozdu. Eğer Kûfe sana lazım ve burada senin hükmün yürüyecekse, buraya emrini yerine getirecek, senin düşmanın hakkında işlediğin işi işleyecek güçlü bir adam acele gönder. Çünkü Numan zaif hatta iki kat zaif ve gevşek bir adamdır, bu işin hakkından gelemez, vesselam." 365 365 Dineverî, Kitabu'l Ahbar, s. 231
  • KÛFE’DE, UBEYDULLAH BİN ZİYAD DÖNEMİ

    İmam Hüseyin (a.s.) henüz Mekke'den yeni ayrılmış iken, Müslim bin Akil hakkında gelen haberlerle harekete geçen halifenin icraatlarını değerlendirelim. Halife Yezid gelen haberlerden rahatsız olmuştu. En büyük korkusu İmam Hüseyin (a.s.)'ın halkın biati ile halifeliği elinden alması idi. Ve bu yavaş yavaş gerçekleşiyordu. Makamını korumak için önce İmam (a.s.)'dan biat almaya çalışmış, bu olmayınca öldürmeye teşebbüs etmiştir. Ancak gelinen nokta korktuğu akıbetin yaklaşmasından başka bir şey olmamıştır. Üstelik Kûfe Valisi Numan bin Beşir, onu engelleme hususunda yetersiz kalmıştır. Tarih kitaplarında Numan b. Beşir, halim, selim, ibadete düşkün ve sulh taraftarı olarak anlatılmaktadır. 366 Kûfe konusunda ne yapacağı ile ilgili olarak Yezid, Sercun b. Mansur'la istişare etti. Ona, "Hüseyin Kûfe'ye doğru yönelmiş, 366 İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 22
  • KÛFE’DE, UBEYDULLAH BİN ZİYAD DÖNEMİ (2)

    gidiyormuş. Müslim b. Akil de Kûfe'de, Hüseyin için halkın biatini alıyormuş. Bana haber verildiğine göre, Kûfe Valisi Numan b. Beşir de, idarede zaaf gösteriyor, hatalı ve zararlı konuşmalar yapıyormuş. Senin bu husustaki görüşün nedir?" dedi. Kendisine Kûfe'den gelen yazıları okudu. Kûfe'ye kimin gönderilmesinin uygun olacağını da sordu. 367 Sercun, Ubeydullah'ı teklif ettiği zaman Yezid, "Ondan hayır yoktur" demiştir. 368 Muaviye, Yezid için Basra halkından biat alırken tarihler 679 yılını gösteriyordu. Muaviye bu yıl, Ubeydullah'a Kûfe valiliğini de verecekti. Ancak vefatı nedeniyle bu gerçekleşemedi. Bu durumu hatırlatan Sercun ona şöyle dedi: "Şayet baban Muaviye dirilseydi onun dediğini yapar mıydın?" 369 Yezid, "Evet" diyerek cevap verdi. 370 Bunun üzerine Sercun üzerinde Muaviye'nin mührünü taşıyan ve Ubeydullah'ın Kûfe'ye vali tayin edildiğini gösteren resmî belgeyi Yezid'e verdi. Bu arada Yezid'in Ubeydullah'a kızgın olduğunu bildiği için bu durumdan kendisini haberdar etmediğini de ifade etmekten geri kalmadı. 371 Yezid bu belgeye göre hareket etmiş ve Numan b. Beşir'i azlederek, yerine Ubeydullah bin Ziyad'ı Kûfe valiliğine getirmiştir. Yezid, Ubeydullah'ı da, babasını da kendisi için Basra halkından biat almaktan kaçındıkları için sevmiyordu. Ubeydullah, kendi ailesinin faziletlerini Ziyad bin Ebih'e saydı367 Tarih-i Taberî, c. 6, s. 199-200 368 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 407 369 Taberî, c. 5, s. 356 370 İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 23 371 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 407
  • KÛFE’DE, UBEYDULLAH BİN ZİYAD DÖNEMİ (3)

    ğı zaman şöyle diyordu: "Biz seni Sakif köleliğinden Kureyş'in izzetine yücelttik, Ubeyd'den Ebu Süfyan'a, kalemden (katiplikten) de kürsülere naklettik." 372 Ziyad ibn-i Ebih'in kimin oğlu olduğu belli değildi. Zaman içinde Muaviye onu Ebu Süfyan'ın oğlu olarak tanıttığı için toplumdaki saygınlığı artmıştı. Ubeydullah da annesi Mercane'ye atfen, Mercane'nin oğlu olarak anılmıştır. Mercane kötü ahlaklı bir kadındı. Ubeydullah bin Ziyad, Araplara eziyet eden ilk şahıs olarak anılmaktadır. 373 Yine kendisinin dışındaki insanların ayıp ve kusurlarını araştırarak, aleyhinde söz söyleyenlere mukabelede bulunmayı hedeflediği de yazmaktadır. 374 Ubeydullah, Haricîler'e karşı çok sert tedbirler almıştır. Babası Ziyad ve Ubeydullah, Muaviye döneminde, toplam 13 bin Haricî'yi öldürmüş, sadece Ubeydullah 4 bin Haricî'yi hapsetmiştir. 375 Basra Valisi iken, hukuk dışı ve nefsî icraatları ile dikkat çeken Ubeydullah, Urve b. Udeyye'yi el ve ayaklarını kestikten sonra idam ettirmiştir. 376 Yine Ebu Bilal Mirdas b. Udeyye'yi, namazın hemen bittiği bir sırada diğer arkadaşları ile beraber, silahsız bir hâlde iken saldırıda öldürdü. 377 Halid b. Abbad es-Sedusî'yi de çarşıda öldürtmüştür. 378 372 Züha'l-İslam, c. 1, s. 175 373 İbn-i Kuteybe, el-İmame ve's-Siyase, c. 2, s. 17 374 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 408 375 Taberî c. 5, s. 524 376 Taberî, c. 5, s. 312-313 377 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 192-193 378 Belazurî, Ensab, c. 5, s. 418
  • KÛFE’DE, UBEYDULLAH BİN ZİYAD DÖNEMİ (4)

    İbn-i Ziyad yaptığı işlerde hukuk tanımayan bir idareci idi. Ancak Ubeydullah Emevî hanedanının devamı için önemli bir isimdir. Mervan b. Hakem'in halife olmasındaki katkıları ile Emevîlerin devamını sağlamıştır. Irak bölgesinin en sert valilerinden biri olarak anılmıştır. Ubeydullah'ın bu sert politikaları onu Kûfe'ye vali yapmıştır. Çünkü az bir zaman sonra Kûfe'de de aynı tedbirleri alacaktır. "Ubeydullah, Kerbela katliamını gerçekleştirdiğinde henüz 28 yaşında idi." 379 379 İbn-i Kesir, c. 8, s. 283
  • YEZİD, UBEYDULLAH’TAN HANGİ VAZİFEYİ YERİNE GETİRMESİNİ İSTEDİ?

    Yezid, Ubeydullah'ın Kûfe'ye vali olarak atanma kararını, elçisi Müslim b. Amr el-Bahilî aracılığıyla bildirdi. 380 Yezid Ubeydullah'tan, Müslim'i etkisiz hâle getirip öldürmesini istemiştir. 381 Ayrıca, Yezid, Ubeydullah'tan Hz. Hüseyin (a.s.)'ı öldürmesini de istemiştir. Hatta eğer bu emri yerine getirmezse, onu, babası Ziyad'ın nesebine döndürülmekle tehdit etmiştir. 382 Bu mektupla ilgili farklı eserlerde de Yezid'in Müslim'i öldürtmesi emrini verdiği yazmaktadır: "... Kûfe halkından taraftarlarım, bana haber verdiler ki, Müslim b. Akil oradadır. Müslümanların birliğini bozmak amacı ile insanları toplamaktadır. Bu mektubumu okuduğun zaman derhal Kûfe'ye git. Mücevher arayan bir kimsenin titizliği ile İbn-i Akil'in peşine düş. Yakaladığın zaman sıkıca bağla. İster öldür, ister sürgün et. Vesselam..." 383 380 Dineverî, s. 214; Taberî, c. 5, s. 358 381 İbn-i Kesir, c. 8, s. 152 382 Yâkubî, c. 2, s. 242 383 el-İrşad, c. 2, s. 42-43
  • YEZİD, UBEYDULLAH’TAN HANGİ VAZİFEYİ YERİNE GETİRMESİNİ İSTEDİ? (2)

    Ubeydullah, İmam Hüseyin (a.s.)'ın Basra'ya ulaşan mektubundan haberdar olduğu için, Kûfe'ye doğru yola çıkmadan, halkın gözünü korkutacak bir konuşma yapmıştır: "Allah'a yemin ederim ki, benim için zorluk söz konusu olamaz. Bana dağılmış ve parçalanmışların gürültüsü tesir edemez. Bana düşmanlık edenden intikam alırım. Benimle savaşana karşı bir zehir olurum ve sizin hakkınızdan gelirim. Ey Basralılar! Mü'minlerin emiri beni Kûfe'ye tayin etmiş bulunuyor. Sabah erkenden yola gidiyorum. Yerime kardeşim Osman b. Ziyad b. Ebi Süfyan'ı vekil bırakıyorum. Karışıklık çıkarmaktan sakının. Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin olsun ki, sizden herhangi birinizin karışıklık çıkardığı haberini alırsam, onu da onu tanıyanı da, onun dostunu da öldüreceğim. En yakını en uzaktakinden sorumlu tutacağım ki, bana kulak veresiniz ve aranızda hiçbir muhalif ve ayrılıkçı kalmasın." 384 Ubeydullah Basra'dan yola çıkarken yanına ailesi dışında Basra'nın önde gelenlerinin de bulunduğu beş yüz kişilik bir kafile aldı. 385 Bu kafilede yer alan İmam Hüseyin (a.s.) taraftarı olan Şerik b. Aver ve Abdullah b. Hâris, henüz Kadisiyye'ye gelmeden gruptan ayrıldılar. Bunların ayrılış nedeni, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın Ubeydullah'tan önce Kûfe'ye ulaşması idi. Ancak Ubeydullah bunların ayrılmasını dikkate almayarak yola devam etmiştir. 384 Taberî, c. 5, s. 358; İbn-i Kesir, c. 8, s. 158 385 Taberî, c. 5, s. 359; Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 66
  • KÛFELİLER UBEYDULLAH’I İMAM HÜSEYİN ZANNETTİLER

    Kûfe yolculuğu sonunda bazı kaynaklara göre on küsur, 386 bazılarına göre ise on yedi kişi 387 ile şehre girmiştir. Ubeydullah şehre yüzünü örtmüş bir hâlde ve başında siyah bir sarık ile girdi. 388 Kûfeliler tarafından büyük bir coşku ile karşılandı. Ancak bunun sebebi onu Hz. Hüseyin zannetmeleriydi. Zira, Kûfe halkı onun şehirlerine doğru geldiğini haber almış ve bu sebeple de gelişini beklemekteydiler. 389 Ubeydullah, insanların önünden geçerken onlarla hiç konuşmuyordu. 390 Buna mukabil, insanlar "Hoş geldin ey Allah'ın Resulü'nün torunu!" demekteydiler. Hatta, "Seni bize gönderen Allah'a hamd 386 Taberî, c. 5, s. 358 387 İbn-i Kesir, c. 8, s. 153 388 Taberî, c. 5, s. 358 389 Dineverî, s. 215; Taberî c. 5, s. 358 390 İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 24
  • KÛFELİLER UBEYDULLAH’I İMAM HÜSEYİN ZANNETTİLER (2)

    olsun" diyerek onun el ve ayaklarını da öptükleri de rivayet edilmektedir. 391 Ubeydullah'a eşlik eden Müslim b. Amr, geri çekilmelerini, zira gelenin vali Ubeydullah b. Ziyad olduğunu söyledi. Bunun üzerine Kûfeliler büyük bir üzüntü içinde etrafından dağıldılar.392 Tıpkı Kûfeliler gibi gelenin İmam Hüseyin (a.s.) olduğunu zanneden Numan b. Beşir konağın kapılarını kapattırarak girmesini engellemek istemiştir. İbn Ziyad, Numan b. Beşir'e, "Uykun uzasın ey kör adam!" diyerek ağız ve burnunu örttüğü tülbendi açınca, Numan b. Beşir onu tanıdı. 393 Gelenin yeni vali Ubeydullah olduğunu anladığında onu içeri aldırtmıştır. 394 Halk da "Mercane'nin oğluymuş" diye bağrıştılar ve onu çakıl taşları ile taşladılar. 395 "Numan b. Beşir, kapıyı açıp İbn-i Ziyad içeri girince, kapıyı halkın yüzüne kapadılar." 396 391 Zehebî, Siyer, c. 3, s. 299 392 Taberî, c. 5, s. 358; İbn-i Kesir, c. 8, s. 153 393 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 66 394 İbn-i Kesir c. 8, s. 154; Taberî, c. 5, s. 359-360 395 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 66 396 Taberî, Tarih, c. 6, s. 202