• CÖMERTLİĞİ (2)

    daha çok hak eden biri geldi" dedi ve parayı alıp dilenciye verdi. Ayrıca ondan özür dileyerek şu şiiri okudu: "Al şunu ki ben senden özür dilemekteyim Bil ki sana şefkatle bakmaktayım Eğer yarın önümüze çıkarsa bolluk Üzerine cömertliğimizi akıttığımızı görürsün Fakat zamanın şartları değişkendir Şu an elim dardadır." Bedevi teşekkür ederek sadakayı aldı, ona hayır duada bulundu ve onu övmek maksadıyla şu şiiri okudu: "Tertemiz kılınmışlar, yakaları temiz mi temizdir, Nerede anılırlarsa, onarla salavat gönderilir Sizler, sizler en üstünsünüz; sizin yanınızdadır Kitab'ın ilmi ve sûrelerin getirdiği Bir kimse nesebini söylerken Ali (a.s.) soyundan değilse, İnsanlar içinde övünecek bir şeyi yoktur" 72 İmam Hüseyin (a.s.), Usame b. Zeyd'in yanına gitti. Hasta olan Usame şöyle dedi: "Ah, şu üzüntü ve sıkıntımın elinden çektiğim nedir?" İmam Hüseyin (a.s.): "Sıkıntın nedir?" buyurdu. Usame: "Altmış bin dirheme ulaşan borcum." İmam (a.s.): "Senin borcunu ben öderim." Usame: "Ölmekten korkuyorum." Bunun üzerine İmam (a.s.), "Sen ölmeden ben senin borcunu öderim" dedi ve Usame'nin borcunu ödedi." 73 72 Tarih-u ibn-i Asakir, c. 4, s. 323 73 İbn-i Şehraşub, Menâkıb eserinden
  • HER ÂNINI İBADETLE GEÇİREN İMAM

    İmam Zeynelâbidin'e şöyle sordular: "Baban İmam Hüseyin (a.s.)'ın evladı neden azdır?" İmam cevaplarında şöyle buyurdu: "Ben nasıl doğduğuma şaşıyorum. Çünkü Babam İmam Hüseyin (a.s.), her bir gece ve gündüzde bin rekat namaz kılardı." 74 İmam Hüseyin (a.s.)'ın ibadet anlayışı özgür insanın ibadetidir: "Bazıları cennet beklentisi ile Allah'a ibadet ederler; bu tüccarların ibadetidir. Bazıları cehennem korkusu ile Allah'a ibadet ederler, bu kölelerin ibadetidir. Bazı kimseler de, nimetlere şükretmek maksadı ile Allah'a ibadet ederler, bu da özgür insanların ibadetidir. İbadetin en faziletlisi de budur." 75 "İnsanlar dünya kullarıdır; din ise onların dillerine bir yalaktır. Dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onun etrafını sararlar ama zorluklarla imtihan edildiklerinde, dindarlar azalır." 76 74 Sünnî İbn Abdirabbih, İkdu'l-Ferid eserinden 75 Tuhefu'l-Ukul, s. 483 76 Tuhefu'l-Ukul, s. 493
  • HER ÂNINI İBADETLE GEÇİREN İMAM (2)

    İmam (a.s.)'ın hac döneminde Arafat çadırında yaptığı bir duada Cenab-ı Hakka olan korkusu ve sevgisi ile kulluk gerçeğini şöyle dile getirmiştir: "Varlığını sana borçlu olan bir şey, senin varlığının kanıtı olarak kullanılabilir mi? Senden başkası için, senin olmayan bir zuhur var mı ki, o senin zuhur etmeni sağlasın? Sen ne zaman kayboldun ki, seni gösterecek bir delile ihtiyaç duyulsun? Ne zaman uzak oldun ki, izlerden hareketle sana ulaşılmaya çalışılsın? Senin kendisini gözetlediğini görmeyen göz kör olmuştur. Senin kendisi için sevginden bir pay ayırmadığın kulun alışverişi hüsrana uğramıştır... İlahi! İşte zelilliğim, senin önünde ortadadır. İşte durumum, Sana gizli değildir. Senden Sana kavuşmayı istiyorum. Seninle, Seni kanıtlıyorum. O hâlde, nurunla beni Kendine ilet. Samimi kullukla önünde durmamı sağla... Dostlarının kalplerini sen marifet nurlarıyla aydınlattın da Seni tanıdılar, birliğini ikrar ettiler. Sevenlerin kalplerinden yabancıları Sen söküp attın da, Senden başkasını sevmez, Senden başkasına sığınmaz oldular. Âlemler onları dehşete düşürürken, Sen onların munisi oldun... Seni yitiren ne bulmuş ki? Seni bulan, ne yitirmiş ki? Seni bırakıp başkasına sarılan kaybetmiştir. Senden yüz çevirip yoldan çıkan, büyük bir hüsrana uğramıştır. Ey sevdiklerine, yakınlığının halavetini tattırıp da bunun zevkinden kendini yitirmelerini sağlayan! Ey dostlarına heybetinin giysilerini giydirip de onları huzurunda bağışlanma dilemeye sevk eden!..." 77 77 el-Muntahabu'l-Hasani li'l-Ed'iye ve'z-Ziyarat, s. 924-925
  • HER ÂNINI İBADETLE GEÇİREN İMAM (3)

    İmam Hüseyin (a.s.) yirmi beş kere yürüyerek hacca gitmiştir. 78 Yine, İmam Hüseyin (a.s.) abdest almaya başladığında, mübarek yüzünün rengi değişir, mafsalları titremeye başlardı. Bunun sebebini sorduklarında, "Yüce Allah'ın karşısında duran kimsenin rengi sararmalı ve mafsalları titremelidir" buyururdu. 79 Bir adam ona geldi ve dedi ki: "Ben günahkâr bir adamım. Günaha karşı direnemiyorum. Bana öğüt ver. Buyurdu ki: "Şu beş şeyi yapabiliyorsan, dilediğin günahı işle. Birincisi; Allah'ın rızkından yemeyebiliyorsan, istediğin günahı işle. İkincisi; Allah'ın egemenliğinin altından çıkabiliyorsan istediğin günahı işle. Üçüncüsü; Allah'ın seni göremeyeceği bir yer bulabiliyorsan, istediğin günahı işle. Dördüncüsü; ölüm meleği canını almak üzere geldiğinde, ona engel olabiliyorsan, istediğin günahı işle. Beşincisi; cehennem bekçisi Mâlik, seni cehenneme koyduğu zaman, cehenneme girmeyebiliyorsan, istediğin günahı işle." 80 Bir gün Hz. Hüseyin (a.s.) bir yerde oturuyordu. O sırada bir cenaze oradan götürülüyordu. Cenaze görülür görülmez insanlar ayağa kalktılar. Bunun üzerine İmam (a.s.) insanların, Peygamberimizin (s.a.v.) bir cenaze geçtiği sırada ayağa kalktığını duydukları için bunun bir sünnet olduğunu düşünerek sürdürdükleri bir yanlışı düzeltme gereği duydu ve şöyle dedi: "Bir yahudinin cenazesi geçiyordu ve Peygamberimiz (s.a.v.) de yolda oturmuştu. Peygamberimiz (s.a.v.) yahudinin cenazesinin, başının yukarısında olmasını istemedi, bu yüzden ayağa kalktı." 81 78 Yenabiu'l-Mevedde, s. 41 79 Camiu'l-Ahbar, 29. fasıl 80 Bihar'ul Envar, c. 78, s. 126 81 el-Kafi, c. 3, s. 192
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN ÜSTÜNLÜKLERİ

    Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Hüseyin Benden, Ben de Hüseyin'denim. Hüseyin'i seven Allah'ı sevmiştir. Hüseyin, ümmetlerden başlı başına bir ümmettir." 82 Selman-ı Farisî şöyle anlatıyor: "Allah Resulü'nün (s.a.v.), Hüseyin (a.s.)'ı dizlerinin üzerine oturttuğunu gördüm, onu öpüyor ve şöyle buyuruyordu: "Sen büyüksün, büyük birinin oğlusun ve büyük insanların babasısın. Sen imamsın ve bir imamın oğlu ve imamların babasısın. Sen Allah'ın hüccetisin ve Allah'ın hüccetinin oğlu ve Allah'ın hüccetlerinin babasısın ki, bunlar dokuz kişidir ve onların sonuncusu, onların Kaimi (İmam-ı Zaman) olacaktır." 83 "Hüseyin Bendendir, Ben de Hüseyin'denim." 84 82 Zehair el-Ukba, Taberî, s. 133 83 Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 146 84 Sünen-i Tirmizî, c. 5, s. 324
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN ÜSTÜNLÜKLERİ (2)

    "Bir gün Hz. Hüseyin (a.s.) mescide girmişti. Bunu gören Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle dediği duyuldu: "Cennet gençlerinin seyidine bakmak isteyen buna baksın." 85 "Ben Hazreti Resul (s.a.v.) yanındaydım. Fatıma (a.s.) ağlaya ağlaya yanımıza geldi, dedi ki: "Babacığım Hasan ve Hüseyin evden çıktılar, hâlâ geri dönmediler, gidişleri çok uzadı. Ali de burada değil ki, arasın. Çare nedir?" Hazreti Muhammed (s.a.v.), "Ey Fatıma! Gam çekme. Allah, onları korumakta bizden ileridir" dedi. Sonra yine buyurdu: "Ya Rabbi! O çocuklar eğer denizde iseler bile inayet kayığı ile kıyıya ulaştır. Ve eğer sahrada iseler, inayet ışığı ile yerlerine eriştir." O anda Cebrail gökten inip dedi ki: "Ya Resulallah! Onlar dünya halkının faziletlileri, cennet halkının ulularıdır ve anaları onlardan yücedir. Hiç elem çekme ki, o şehzadeler Neccaroğlu mezarlığındadır ve rahat rahat oturmaktadırlar. Allah, iki meleği onları korumak için vekil gönderdi. Kanatlarını onlara örttü ve yaygı yaptılar. Hizmetleri ile meşguldürler." Hazret-i Muhammed (s.a.v.) o mezarlığa varıp İmam Hasan (a.s.)'ı kucağına alıp, geri getirdi. Fakat Hüseyin (a.s.)'ı bir melek eve getirip gelirken Ebu Eyyub Ensarî meleği görmedi. Sandı ki, ikisi de Allah Resulü'nün (s.a.v.) kucağındadır. Acıyarak sordu: "Ya Resulallah! Bu iki şehzadenin birini bana ver ben götüreyim ki, siz ağırlıktan kurtulasınız." Hazreti Resul (s.a.v.) cevap verdi: "Ey Eba Eyyub! Bunlar dünyada sevgilidirler, ahirette de saygılı... Anaları da onlardan daha şerefli ve faziletlidir." Sonra sahabelerine dönerek sordu: "Ey kavm! Soruyorum size, 85 Zehebî, c. 3, s. 282-283
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN ÜSTÜNLÜKLERİ (3)

    dede ve nine yönünden dünyada en şerefli kimlerdir?" Ashab da sordu: "Kimlerdir ya Resulallah?" Hazreti Muhammed (s.a.v.), "Hasan ve Hüseyin'dir. Çünkü dedeleri Resulüllah, nineleri Arap kabilelerinin en şereflilerinden Hüveylid kızı Hatice'dir" buyurdu. Yine onlara sordu: "Ya, ana baba yönünden en şerefli kimlerdir?" Ashab: "Kimdir, ya Resulallah?" Hazreti Muhammed (s.a.v.) cevap verdi: "Hasan ve Hüseyin'dir ki, babaları Ebu Tâlib oğlu Ali ve anaları Allah'ın Resulü'nün kızı Fatıma'dır." Yine sordu: "Ya dayı ve hala yönünden en şerefli kimdir?" Sahabe: "Kimdir, ya Resulallah?" Hazreti Muhammed (s.a.v.), "Hasan ve Hüseyin'dir. Dayıları Allah'ın Resulü'nün oğlu Kâsım ve halaları Allah'ın Resulü'nün kızı Zeyneb'dir." Hazret-i Muhammed (s.a.v.) yine sordu: "Ya, amca ve teyze yönünden en şerefli olan kimlerdir?" Sahabe: "Kimdir ya Resulallah?" Hazreti Muhammed (s.a.v.) cevap verdi ki: "Hasan ve Hüseyin'dir ki, amcaları Ebu Tâlib oğlu Câfer Tayyar ve teyzeleri Ebu Tâlib kızı Ümmühani'dir."
  • HZ. HÜSEYİN (A.S.)’IN İÇTİĞİ SUYUN BEREKETLENMESİ

    Ebu Avn'den: "Hüseyin b. Ali (a.s.) Mekke'ye gitmek üzere Medine'den yola çıkarken İbn-i Muti adındaki adamın yanından geçti. İbn-i Muti o sırada kuyusunu temizliyordu. Hz. Hüseyin (a.s.)'a, "Kuyumu genişletiyorum fakat ne yapıyorsam yine ondan doğru dürüst bir su alamıyorum" dedi. Hüseyin (a.s.), "Bana suyundan biraz getir" dedi. İbn-i Muti suyu getirince Hüseyin (a.s.) önce içti, ondan sonra ağzında çalkaladı ve kuyuya püskürttü. Bundan sonra kuyunun suyu hem tatlılaştı, hem de çoğaldı." 86 86 Tabakat, İbn Sa'd, c. 5, s. 144
  • HASAN (A.S.) VE HÜSEYİN (A.S.) İÇİN KARANLIKLARIN AYDINLANMASI

    Ebu Hureyre naklediyor: "Resulüllah (s.a.v.) ile birlikte yatsı namazını kılıyorduk. Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) da sırtının üstüne atlıyorlardı. Resulüllah (s.a.v.) başını secdeden kaldırınca onları yavaşça sırtından indiriyordu. Secdeye bir daha varınca, Hasan ve Hüseyin yine sırtına biniyorlardı. Nihayet namazı bitirince onları dizleri üzerine aldı. Ben de kalkıp, "Ya Resulallah! Onları annelerine götüreyim mi?" dedim. O sırada bir şimşek çaktı ve ortalık aydınlandı. Resulüllah (s.a.v.) torunlarına, "Haydi annenize gidin" dedi. Ebu Hureyre diyor ki: "Çocuklar annelerinin yanına varıncaya kadar şimşeğin aydınlığı devam etti." 87 87 Heysemî, Mecma'uz Zevaid, c. 9, s. 181
  • İMAM HÜSEYİN’E (A.S.) BEDDUA EDEN ADAMIN KÖR OLMASI

    Ebu Reca el-Utaridi'den: "Sakın ne Ali'ye ve ne de Ehl-i Beyt'ten birine küfür etmeyin. Zira bizim Belheceym halkından bir komşumuz vardı. Bir gün Hüseyin (a.s.) hakkında, "Şu fâsık olan Ali oğlu Hüseyin'i görüyor musunuz? Allah onun canını alsın" dedi. Allah da onun her iki gözünün akını dökerek kör etti." 88 88 Heysemî, c. 9, s. 196