HER ÂNINI İBADETLE GEÇİREN İMAM (2)


İmam (a.s.)'ın hac döneminde Arafat çadırında yaptığı bir duada Cenab-ı Hakka olan korkusu ve sevgisi ile kulluk gerçeğini şöyle dile getirmiştir: "Varlığını sana borçlu olan bir şey, senin varlığının kanıtı olarak kullanılabilir mi? Senden başkası için, senin olmayan bir zuhur var mı ki, o senin zuhur etmeni sağlasın? Sen ne zaman kayboldun ki, seni gösterecek bir delile ihtiyaç duyulsun? Ne zaman uzak oldun ki, izlerden hareketle sana ulaşılmaya çalışılsın? Senin kendisini gözetlediğini görmeyen göz kör olmuştur. Senin kendisi için sevginden bir pay ayırmadığın kulun alışverişi hüsrana uğramıştır... İlahi! İşte zelilliğim, senin önünde ortadadır. İşte durumum, Sana gizli değildir. Senden Sana kavuşmayı istiyorum. Seninle, Seni kanıtlıyorum. O hâlde, nurunla beni Kendine ilet. Samimi kullukla önünde durmamı sağla... Dostlarının kalplerini sen marifet nurlarıyla aydınlattın da Seni tanıdılar, birliğini ikrar ettiler. Sevenlerin kalplerinden yabancıları Sen söküp attın da, Senden başkasını sevmez, Senden başkasına sığınmaz oldular. Âlemler onları dehşete düşürürken, Sen onların munisi oldun... Seni yitiren ne bulmuş ki? Seni bulan, ne yitirmiş ki? Seni bırakıp başkasına sarılan kaybetmiştir. Senden yüz çevirip yoldan çıkan, büyük bir hüsrana uğramıştır. Ey sevdiklerine, yakınlığının halavetini tattırıp da bunun zevkinden kendini yitirmelerini sağlayan! Ey dostlarına heybetinin giysilerini giydirip de onları huzurunda bağışlanma dilemeye sevk eden!..." 77 77 el-Muntahabu'l-Hasani li'l-Ed'iye ve'z-Ziyarat, s. 924-925