İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN ÜSTÜNLÜKLERİ (2)
"Bir gün Hz. Hüseyin (a.s.) mescide girmişti. Bunu gören Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle dediği duyuldu: "Cennet gençlerinin seyidine bakmak isteyen buna baksın." 85 "Ben Hazreti Resul (s.a.v.) yanındaydım. Fatıma (a.s.) ağlaya ağlaya yanımıza geldi, dedi ki: "Babacığım Hasan ve Hüseyin evden çıktılar, hâlâ geri dönmediler, gidişleri çok uzadı. Ali de burada değil ki, arasın. Çare nedir?" Hazreti Muhammed (s.a.v.), "Ey Fatıma! Gam çekme. Allah, onları korumakta bizden ileridir" dedi. Sonra yine buyurdu: "Ya Rabbi! O çocuklar eğer denizde iseler bile inayet kayığı ile kıyıya ulaştır. Ve eğer sahrada iseler, inayet ışığı ile yerlerine eriştir." O anda Cebrail gökten inip dedi ki: "Ya Resulallah! Onlar dünya halkının faziletlileri, cennet halkının ulularıdır ve anaları onlardan yücedir. Hiç elem çekme ki, o şehzadeler Neccaroğlu mezarlığındadır ve rahat rahat oturmaktadırlar. Allah, iki meleği onları korumak için vekil gönderdi. Kanatlarını onlara örttü ve yaygı yaptılar. Hizmetleri ile meşguldürler." Hazret-i Muhammed (s.a.v.) o mezarlığa varıp İmam Hasan (a.s.)'ı kucağına alıp, geri getirdi. Fakat Hüseyin (a.s.)'ı bir melek eve getirip gelirken Ebu Eyyub Ensarî meleği görmedi. Sandı ki, ikisi de Allah Resulü'nün (s.a.v.) kucağındadır. Acıyarak sordu: "Ya Resulallah! Bu iki şehzadenin birini bana ver ben götüreyim ki, siz ağırlıktan kurtulasınız." Hazreti Resul (s.a.v.) cevap verdi: "Ey Eba Eyyub! Bunlar dünyada sevgilidirler, ahirette de saygılı... Anaları da onlardan daha şerefli ve faziletlidir." Sonra sahabelerine dönerek sordu: "Ey kavm! Soruyorum size, 85 Zehebî, c. 3, s. 282-283
