• ANNESİ HZ. HATİCE (2)

    peygamberlikten sonra da on yıl Resûlullah'a (s.a.v.) hanımlık yapmış ve tüm serveti ile Kendisini davasında desteklemiştir. Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) O'nu, vefatından sonra dahi hayırla anmıştır. Enes şöyle rivayet eder: "Hz. Peygambere bir hediye verildiği zaman şöyle derdi: Bu hediyeyi falan kadının evine götürün. O Hatice'nin arkadaşı idi. Hatice onu severdi." 2 Hz. Hatice soy olarak Kureyş'in en önde gelen ailelerinden birine mensuptur. Ailesi Kâbe'yi himâye etmeleri ile tanınırdı. "Yemen padişahı Tübba, Hacerü'l-Esved'i Mescidü'l-Haram'dan Yemen'e götürmek istediğinde Hz. Hatice'nin babası Huveylid buna tek başına karşı koymuştur. O'nun mücadelesi ile Tübba kararından vazgeçti ve artık o taşı yerinden çıkarmadı." 3 Hz. Hatice'nin dedesi, Esed İbn-i Abdü'l-Uzza, "Hilfu'l-Fudûl" ittifakının seçkin azalarından biri idi. "Cahiliye döneminde Ficar harbinden sonra yüzlerce aile perişan olmuş; yağmacılıkla beraber güçlü olan güçsüzün malına el koymaya başlamıştı. Çığ gibi büyüyen bu anarşi ortamına set çekmenin gereğini gören Haşim, Zühre ve Teym ailelerinin büyükleri, Abdullah b. Cud'an'ın evinde toplanarak aralarında bir misak yaptılar. Buna göre mazlum ve zayıflara yardım edilerek, zâlimlerin her türlü zulmüne mâni olacaklardı. Habibullah (s.a.v.) 20 yaşında olmalarına rağmen, Mekke'nin ileri gelenleri ile bu misaka katılmıştır." 4 Bu, O'nun peygamber 2 Sefinetü'l-Bihâr, 2/570 3 Er-Ravzü'l-Unûf, c. 1, s. 213 4 Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmeten-li'l-Âlemin, c. 1, s. 65.
  • ANNESİ HZ. HATİCE (3)

    olmadan önce dahi Arap toplumunda sahip olduğu değeri göstermektedir. Resûlullah (s.a.v.), bu meclis hakkında şöyle buyurmuştu: "Abdullah b. Cud'an'ın evinde bir ittifaka tanık oldum ki, bu ittifak Benim için kızıl develerden daha sevimlidir. Bugün İslam döneminde dahi böyle bir ittifaka çağrılsam kabul ederim." 5 Hz. Hatice'nin amcasının oğlu Varaka ibn-i Nevfel puta tapmayı sevmeyen bir kişiydi. Kendisi Hıristiyan ve Yahudi kitaplarını araştırır, bu kitaplarda hoşuna giden ibadetleri hayatına geçirirdi. Varaka puta tapmayı, onların heykellerine ibadet etmeyi reddediyordu. 6 "Varaka, Mescidü'l-Haram'da Peygamberle (s.a.v.) karşılaştı ve `Gördüğün ve duyduğun şeyi bana açıkla' diye arz etti. Resûlullah da meleğin nâzil olma hadisesini ona beyan etti. Varaka da: `Allah'a and olsun ki Sen Allah'ın Peygamberisin, Musa'ya nâzil olan melek Sana da nâzil olmuştur. Bil ki, Seni tekzip edeceklerdir, Sana eziyet edecek, Seni vatandan sürecek ve Sana karşı savaşacaklardır. Ben o zamana kadar hayatta kalırsam Allah'ın dinine yardım ederim' dedi. Daha sonra Resûlullah'ın başını öptü ve gitti." 7 Hz. Hatice'nin akrabaları Hz. İbrahim'in Hanif dini üzereydiler. Ve Arap Yarımadası'nda ortaya çıkacak hak dinin beklentisi içindeydiler. Hz. Peygamberle evlenmeden evvel, Ebu Hale bin Zürare Temimi, ondan sonra da Uteyyik bin Abid El-Mahzumî ile evlenmiştir. İlk kocasından olan Hind isimli erkek çocuğu da İslam ile şe5 Siret-i İbn-i Hişam, 1/134, Daru'l-Marife basımı, Beyrut 6 Siret-u Eimmeti'l-İsna Aşer, 1/42 7 Siret-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 253 ve 254
  • HZ. HATİCE’NİN HZ. MUHAMMED İLE EVLENMESİ

    Amcasının oğlu Varaka'dan da, Arap kabilesinden yeni bir peygamberin zuhuru hakkında bilgi alan Hz. Hatice, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Ahirzaman Peygamberi olduğunu duymuştu. Kendisi de buna inanıyordu. İkinci kocasının vefatından sonra gelen evlenme tekliflerini geri çeviren Hz. Hatice kırk yaşına kadar yalnız yaşadı. Elinde büyük bir servet vardı. Hz. Hatice, o dönemde yaygın olan faize yönelmemiş, ticarete yönelerek zamanının en önemli tacirlerinden biri olmuştu. Son derece zeki bir kadındı. Ticaret sayesinde servetini daha da arttırmıştı. Şam'a göndereceği büyük bir ticaret kervanının başına Hz. Muhammed (s.a.v.)'i seçti. Kölesi Meysere'yi de Hz. Peygamberi gözlemlemesi için vazifelendirdi. Bazı rivayetlerde Hz. Peygamberin, Hz. Hatice'nin ticaret kervanının başına geçmesinin amcası Ebu Tâlib'in vasıtasıyla olduğu anlatılır:
  • HZ. HATİCE’NİN HZ. MUHAMMED İLE EVLENMESİ (2)

    "Ebu Tâlib, bir gün yeğeninin mâli durumunun kötüleşmesinden ve geçim sıkıntısından bahsetti ve dedi ki: `Akrabalarının ticaret kafilesi yakında Şam'a doğru yola çıkacak ve Huveylid'in kızı Hatice de kafilenin başına bazı kişileri tayin edecek. Eğer Sen de bu işe talip olursan, büyük bir şevkle Seni tercih edecektir.' Bu konuşmadan sonra Ebu Tâlib, Hatice'nin yanına gidip ticaret işlerinde Hz. Muhammed'i görevlendirmesini istedi. Hz. Hatice bu teklifi sevinçle karşıladı ve, `Siz uzaktaki beğenmediğim birisini bile teklif etseydiniz memnuniyetle kabul ederdim. Kaldı ki siz yakın bir dostunuz ve değerli olan biri için bu teklifte bulunuyorsunuz' diye cevap verdi." 8 Başka bir rivayete göre, Hz. Hatice Resûlullah'a ticaret kervanının başına geçmesini teklif etti ve O'na diğerlerine vereceği ücretin iki katını vereceğini söyledi. Hz. Hatice'nin kölesi Meysere'nin de refakatiyle katıldığı bu seferden Hz. Peygamber büyük kârlarla döndü. "Kudüs yakınlarındaki Busra denilen yere gönderilmişlerdi. Hz. Muhammed'in burada Nestura denilen keşişle karşılaştığı tarihçiler tarafından anlatılır. Her an başının üstünde dolaşan bulut dikkatini çekmiş ve Kendisiyle tanışmak istemiştir. Evvelce tanımış olduğu Meysere'yi yanına çağırarak bazı sorular sordu, aldığı cevaplar karşısında irkilen keşiş, `O peygamberdir, hem de peygamberlerin sonuncusudur' demekten kendini alamamıştır." 9 Hz. Hatice yolculuk sırasında Hz. Muhammed'in başından geçenleri ve özellikle keşişin O'nun hakkındaki tespitlerini kölesi Meysere'den dinlediğinde O'na olan saygısı ve sevgisi bir kat daha artmıştı. 8 Tevfik Ebu İlm, age., s. 15 9 Rahmeten-li'l-Âlemin, Prof. Dr. Haydar Baş, s. 70
  • EVLENME İSTEĞİ HZ. HATİCE’DEN GELMİŞTİR

    Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile evlenmek istiyordu; ancak bu konuyu kendisi dile getiremedi. Evliliğin gerçekleşmesine aracılık eden kişilerle ilgili farklı rivayetler vardır. Bir gün Hz. Hatice, dostu Nufeyse bint-i Münye'ye, evlenme isteğinden bahsederek aracı olmasını istedi. İbn Sa'd'ın Tabakât isimli eserinden rivayet edildiğine göre Nufeyse şunları söylemiştir: "Huveylid'in kızı Hatice, Allah vergisi kişisel hususiyetler ve faziletlerin yanı sıra, bilgili ve akıllı bir kadındı. Soyu Kureyşliler'in en seçkini, namuslu, iffetli ve saygın bir kadın olan Hatice ile evlenmek isteyenler çoktu ve Hatice'nin bunu kabul etmesi halinde dünya kadar servetlerini ayaklarının altına sermeye hazırdılar. Muhammedü'l-Emin'in ticaret kafilesi Şam'dan döndüğünde, Hatice beni çağırdı ve `Seni önemli bir iş için seçtim' dedi. `Herkes
  • EVLENME İSTEĞİ HZ. HATİCE’DEN GELMİŞTİR (2)

    ve her şeyden çok senin emrindeyim' dediğimde, `O halde Muhammed'in yanına git ve Benden bahset' dedi. Muhammed bin Abdullah'ın yanına gittim ve, `Neden evlenmiyorsun?' diye sordum. Muhammed gelirinin azlığından ve gereken servete sahip olmamasından yakındı. Dedim ki, `Eğer Sana güzel, zengin ve şerefli bir kadın önerirsem, ne dersin?' `Kimden bahsediyorsun' dedi. `Hatice' dedim. Muhammed, `Hatice'den maksadın Tahire mi? Ne güzel bir eş! Git de ki çok yakında onu isteyeceğim' dedi." Tarih-i Yâkubî'de Ammar bin Yâsir'in şöyle dediği rivayet edilir: "Hatice bint-i Huveylid'in Resûlullah (s.a.v.) ile evlenmesinin nasıl gerçekleştiğini en iyi bilen kişi benim. Ben, Hz. Peygamberin samimi bir arkadaşı idim. Bir gün Safâ ile Merve arasında yürüyorduk. Birden Hatice ile kızkardeşi Hale ile karşılaştık. Hatice Resûlullah'ı görünce kızkardeşi Hale geldi ve şöyle dedi: `Ey Ammar, arkadaşın, Hatice ile evlenmek istemez mi?' O'na dedim ki, `Allah'a yemin ediyorum ki bilmiyorum.' Oradan döndüm ve bu konuşmayı Resûlullah'a (s.a.v.) aktardım. Bana, `Git O'nunla konuş ve Kendisini istemeye geleceğimiz günü belirle' dedi." "Meysere, Hz. Hatice'ye Hz. Muhammed'de gördüğü ilginç hadiseler ve müşahadelerini anlatınca da, o şerif, reşid ve olgun kadın artık aradığı ve yitirdiği şahsı bulmuş oldu. Bunun üzerine Hz. Hatice Hz. Muhammed'i (s.a.v.) ihzar edip, `Ya Muhammed, ben Seni şerif, emin, hoş ahlaklı ve doğru konuşan birisi bulduğum için Seninle evlenmek istiyorum' dedi." 10 10 Bihârü'l-Envâr, c. 16, s. 9
  • EVLENME İSTEĞİ HZ. HATİCE’DEN GELMİŞTİR (3)

    Zuhrî'den rivayet edilmiştir: "Peygamber (s.a.v.) Hatice'nin malları ile ticaret yapan ortağıyla birlikte Hatice'nin yanına gidip işler hakkında O'nunla konuştular. Hatice onları ağırladı; her birine hediyeler verdi. Hatice'nin yanından ayrıldıklarında kahin bir kadın Muhammed'e (s.a.v.), `Hatice'yi istemeye mi gitmiştin' dedi. Hz. Muhammed (s.a.v.), `Hayır' deyince, kadın, `Allah'a yemin olsun ki, Kureyş'in bütün kızları ve hatta Hatice, Seni eş olarak çok uygun ve lâyık görmektedirler' dedi." Evlilik niyetinin açıklanmasının Hz. Hatice (a.s.) tarafından geldiği konusunda tereddüt yoktur. Hz. Peygamber, başlarında Ebu Tâlib olmak üzere amcalarından oluşan bir grupla beraber Hz. Hatice'nin evine geldi. "Sözü önce Ebu Tâlib aldı ve dedi ki: `Bizi İbrahim'in soyu ve İsmail'in zürriyeti kılan, bizi güvenilir Harem'e yerleştiren, bizi insanlara hakim kılan ve şu anda içinde bulunduğumuz bu beldemizde bize bereketler veren şu Kâbe'nin Rabbine hamd olsun. Şu benim yeğenim Muhammed, Kureyş'ten kiminle mukayese edilirse edilsin, mutlaka ağır basar. Kiminle karşılaştırılırsa karşılaştırılsın, kesinlikle O'nun daha büyük olduğu ortaya çıkar. İnsanlar içerisinde O'nun bir dengi yoktur. Gerçi malı azdır. Ama mal-mülk geçici bir nasip ve az sonra kaybolacak bir gölgedir. O Hatice'yi istiyor. Hatice'nin rızası ve isteği doğrultusunda onu Muhammed'le (s.a.v.) evlendirmek için sana geldik. İstediğiniz mihri ise peşin veya veresiye ben vereceğim. Şu Kâbe'nin Rabbine yemin ederim ki, O'nun büyük bir nasibi, yaygın bir dini ve kusursuz bir görüşü vardır.' Daha sonra sözü Hz. Hatice'nin amcası aldı ise de Hz. Hatice kendisi söz alarak Hz. Muhammed'le kendini evlendirdi." 11 11 Bihârü'l-Envâr, 16/14
  • EVLENME İSTEĞİ HZ. HATİCE’DEN GELMİŞTİR (4)

    "... Bu gelişmelerden sonra Muhammed (s.a.v.) amcası ile birlikte Hatice'yi (a.s.) istemeye gittiler. Hamza, Hatice'nin amcası Amr bin Esed'e şunları söyledi: `Muhammed (s.a.v.) şeref, temiz ahlak, fazilet ve akıl açısından Kureyş'in bütün gençlerinden üstün ve yücedir. Eğer mal ve mülkü yoksa bir korku yok. Çünkü servet geçici bir gölge gibidir. Muhammed (s.a.v.) Hatice ile evlenmek istiyor ve Hatice de O'na eş olmaya isteklidir.' Amr ise, `O hiçbir şekilde reddedilmeyecek bir gençtir' diyerek kabul ettiğini açıkladı." 12 "Ey Muhammed, kendimi Sana nikah ettim, mihrimi de kendi malımdan karar kıldım. Amcana söyle ki düğün ziyafeti için bir deve bağlasın." 13 Evlilik merasimine aracı olması için Hz. Hatice'nin Varaka'yı araya koyduğu rivayet edilmektedir. Varaka, `Hz. Muhammed'i evliliğe razı ettim' diye müjde verdiğinde Hz. Hatice'nin bu büyük hizmetin kadri olarak beş yüz eşrefi (altın) değerinde bir hal'et (hediye) verdiği yazılmaktadır." 14 Varaka, müjdeli haberle Hz. Hatice'nin yanına geldiğinde, `Evet, ey Hatice! Tebrik ederim. Sen, senin adına karar verme yetkisini bana vermiştin ve ben senin vekilinim. Yarın, inşallah seni Muhammed'le evlendireceğim." 15   12 İslam tarihçisi Zuhrî'nin eserinden 13 Tezkiretü'l-Havas, s. 302 14 Bihârü'l-Envâr, c. 16, s. 65 15 Bihârü'l-Envâr, 16/65
  • NİKAH AKDİNİ EBU TÂLİB GERÇEKLEŞTİRDİ

    Hz. Muhammed (s.a.v.), Ebu Tâlib ile beraber kalkmak istediğinde Hz. Hatice, `Evine gelebilirsin. Benim evim Senin evindir ve Ben de Senin cariyenim" dedi. 16 Hz. Peygamber bundan sonra Hz. Hatice'nin evine taşınmıştır. Bu ev, İslam'ın temellerinin atıldığı ilk İslamî merkez olacaktır. İlk tevhid evi olan bu yuvada Hz. Hatice Hz. Peygamberin hem eşi, hem dava arkadaşı olmuştur. Kadınlardan, O'nun davetini kabul eden ilk kişidir. Kendisine servet denilecek miktarda mehirle evlilik teklif edenleri reddeden Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) için tüm malını seferber etmiştir. Son derece anlayışlı olmasının yanı sıra, Resûlullah'ın (s.a.v.) yüklendiği vazife için âdeta özel olarak seçilmiş bir yardımcı idi. O'na herkesten önce iman etmiş ve ilk anda Hz. Peygamberin (s.a.v.) bile ürktüğü vahiy anında O'nu sakinleştirmişti. 16 Bihârü'l-Envâr, 16/4