• HZ. FÂTIMA ANNESİNİN KARNINDA KONUŞURDU

    Hz. Hatice Peygamber Efendimizle evlendikleri zaman kırk yaşlarındaydı. Hz. Peygamber O'ndan, rivayetlere göre on beş yaş daha küçüktü. Bu evlilik Kureyş kadınları arasında hoş karşılanmadı. Öyle ki, Hz. Hatice'nin komşuları O'nunla olan tüm ilişkilerini kestiler. İmam-ı Sâdık şöyle rivayet eder: "Hatice, Resûlullah ile evlendiğinde Mekke'nin kadınları O'nunla ilişkiyi kestiler. Evine gitmiyorlar, O'na selam vermiyorlardı. Hiç kimsenin O'nun evine gitmesini istemiyorlardı. İleri gelen kadınlar Hatice'yi yalnız bıraktılar. O'nunla üns ve ülfetten imtina ettiler. İşte bu sebepten dolayı rahatsız ve gamlı idi. Artık yavaş yavaş yalnızlığa alışmıştı. Ama Fâtıma'ya hamile olduğunda yalnızlık gamından kurtulmuş oldu. Karnındaki çocukla konuşuyor ve onunla hoşnut oluyordu." Bi'set'ten önce dahi "emin" olarak çağrılan, ağırbaşlılığı ve olgunluğu ile Arap toplumu içinde saygın bir yeri olan Hz. Mu-
  • HZ. FÂTIMA ANNESİNİN KARNINDA KONUŞURDU (2)

    hammed (s.a.v.), Mekke kadınlarınca fazilet olarak Hz. Hatice'den aşağı görülmüş olamaz. Zira, Hz. Hatice Tahire ise, Hz. Muhammed de Muhammedü'l-Emin'dir. Bizim, bu tavır karşısında görebildiğimiz; herhalde kendinden on beş yaş küçük bir eşle evlenmesinden duyulan kıskançlık olsa gerek... Oysa yukarıda da değindiğimiz gibi, Hz. Hatice putlara tapılan bir dönemde dahi Hz. İbrahim'in dini üzere yaşamış ve büyük bir manevi arayış O'nun hayatını Hz. Muhammed ile birleştirmesine neden olmuştur. "Bir gün Resûlullah (s.a.v.) eve geldi ve Hz. Fâtıma'yla konuşan Hz. Hatice'nin sesini duydu. Dedi ki, `Kiminle konuşuyorsun ey Hatice?" Hz. Hatice, `Şu an benim rahmimde bulunan cenin, ben evde yalnız kaldığım zaman, rahmin karanlığından benimle konuşur, sohbet eder' dedi. Resûlullah gülümsedi ve şöyle dedi: Ey Hatice! Şu anda kardeşim Cebrail, seninle bu şekilde konuşanın Benim kızım olduğunu ve O'nun tertemiz kılınmış bir zürriyet olduğunu, Yüce Allah'ın O'nun adını Fâtıma diye koymamı emrettiğini ve Yüce Allah'ın O'nun soyundan, mü'minleri hidayete ulaştıracak imamlar ortaya çıkaracağını söylüyor." 33 Hz. Fâtıma'nın annesinin karnında iken konuşması ile ilgili bir rivayet de, Kureyş müşriklerinin Resûlullah'dan Ay'ın yarılması mucizesini istemeleri sırasında olmuştur. O sırada Fâtıma'ya hamile olan Hz. Hatice şöyle dedi: "Muhammed'i yalanlayanın ziyanı ne korkunçtur! O resullerin ve nebilerin en hayırlısıdır." O sırada karnından Fâtıma şöyle seslendi: "Anneciğim! Üzülme, korkma! Çünkü Allah, Babamla beraberdir." 34 Hz. Fâtıma doğmadan evvel Hz. Cebrail, Hz. Muhammed ve Hz. Hatice'ye müjde vermiş ve, "Ya Resulallah, Hatice'nin rah33 Tûsî, Es-Sâkıb fi-Menâkıb, s. 187 34 Er-Ravzü'l-Faik, 314; El-Cennetü'l-Asime, s. 190
  • HZ. FÂTIMA ANNESİNİN KARNINDA KONUŞURDU (3)

    minde olan çocuk Senin neslini devam ettirecek olan değerli bir kızdır. O, vahiy kesildikten sonra da bu dinin imam ve önderlerinin annesidir." 35 Hz. Hatice Resûlullah'a en güzel mânâda sahip çıkmış ve karşılığında, kıyamete kadar devam edecek nübüvvet soyunun O'nun doğuracağı evlattan devam edeceği müjdesine ermiştir.   35 Delâilü'l-İmamet, s. 8
  • HZ. FÂTIMA’NIN DÜNYAYI TEŞRİFİ

    Hz. Hatice doğum sancıları sıklaştığı zaman komşularını ve Haşimoğulları'nın kadınlarını yardıma çağırdı. Ancak Hz. Muhammed ile olan evliliğini bahane ederek O'nu boykot eden kadınlar doğumuna da gelmeyeceklerini haber verdiler. Böyle bir anda Cenab-ı Hak O'nu yalnız bırakmadı. Allah'ın melekleri ve insanlık tarihinin dört büyük kadını O'na yardıma gönderildiler. "Ey Hatice! Üzülme, biz Rabbin tarafından Sana gönderilmiş elçileriz. Biz Senin kardeşleriniz. Ben Sâre, bu da Mezahim kızı Asiye'dir. O Senin cennetteki arkadaşındır. Bu da İmran kızı Meryem'dir. Bu ise, Musa b. İmran'ın (a.s.) kızkardeşi Gülsüm'dür. Senin doğum esnasında çekeceğin zorlukları hafifletmek için Allah bizi Sana gönderdi." Böylece Hz. Hatice'nin biri sağında, biri solunda, biri önünde, biri de arkasında oturdu. Derken temiz ve pak olarak cennet gülü Hz. Fâtıma doğdu.
  • HZ. FÂTIMA’NIN DÜNYAYI TEŞRİFİ (2)

    Hz. Fâtıma doğunca, O'nun pak bedeninden bir nur yükseldi. Bu nur bütün Mekke evlerine girdi. Önünde oturan kadın Hz. Fâtıma'yı aldı ve Kevser suyuyla yıkadı. İki beyaz hırka çıkardı. Birini bedenine sardı, birini de üzerine örttü. Sonra Hz. Fâtıma'yı konuşturmaya çalıştı. Hz. Fâtıma şehadet getirdi ve bu kadınlara selam verdi. Kadınların her birini isim vererek selamladı. Kadınlar O'na gülümsediler. Dediler ki: `Ey Hatice! Temiz, pak, arı ve uğurlu olarak al O'nu. O'na ve soyuna bereket verilmiştir.' Hz. Hatice sevinçle ve güler yüzle çocuğunu aldı. Göğsünü verdi. Derhal sütü kaynamaya başladı." 36 Siretü'l-Molla'dan rivayetle, Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğu nakledilmektedir: "Cebrail Bana cennetten bir elma getirdi; Ben onu yedim ve Hatice ile biraraya geldim. O, Fâtıma'ya hamile kaldı. Hatice, `Benim kolay bir hâlim var. Sen benim yanımdan ayrıldığında (ve Ben yalnız kaldığımda) karnımdaki çocuk Benimle konuşuyor' diyordu. Hatice, doğum vakti geldiğinde Kureyş hanımlarına haber gönderdi. Ama onlar kabul etmeyip, `Muhammed (s.a.v.)'in hanımı olduğun için Senin yanına gelmeyiz' dediler. Bu esnada aniden, güzellik ve nurları vasfedilemeyecek dört hanım Hatice'nin huzuruna geldi; onlardan biri, `Ben Senin annen Havva'yım', diğeri, `Ben Mezahim kızı Asiye'yim', öbürü ise, `Ben Musa'nın bacısı Gülsüm'üm', dördüncüsü de, `Ben İmran'ın kızı ve İsa'nın annesi Meryem'im' dediler ve sözlerine şunu eklediler: `Kadınların yapması gereken işi üstlenmek ve Sana yardım etmek için geldik'. Hatice diyor ki: Böylece Fâtıma dünyaya geldi ve secde halinde yere düştü ama parmağını göğe doğru kaldırmıştı." 37   36 Delâilü'l-İmamet, s. 8-9; Bihârü'l-Envâr, c. 16, s. 80-81 37 Zehâirü'l-Ukba, s. 44, Bâb-ı Fezail-u Fâtıma (a.s.)
  • HZ. FÂTIMA’NIN SÜTANNEYE VERİLMESİ KONUSU

    O dönemin âdetlerinden olarak çocuklar sütanneye verildiği halde, Hz. Hatice Fâtıma'yı sadece Kendisi emzirmiştir. 38 Ancak bazı kaynaklarda Hz. Fâtıma'nın (a.s.) doğumundan yedi gün sonra süt anneye verildiği de kaydedilmiştir. Resûlullah'ın (s.a.v.) halası Safiye b. Abdulmuttalib'in cariyesi Selma isimli kadına verildiği yazılmaktadır. 39   38 Avâlimu'l-Ulûm, 11/46 39 Abdu'l-Mün'im, Hatice Ümmü'l-Mü'minin, 71
  • HZ. FÂTIMA’NIN DOĞUM TARİHİNE DAİR GÖRÜŞLER

    Hz. Fâtıma'nın doğum tarihi ile ilgili olarak Ehl-i Beyt ve Sünni âlimler arasında farklı görüşler vardır. Sünni âlimlere göre Hz. Fâtıma, Bi'set'ten beş yıl önce doğmuştur. Taberî "Zehâirü'l-Ukba" adlı eserde şöyle rivayet ediyor: "Fâtıma, Kureyş'in, Kâbe evini yapmakla meşgul oldukları yılda dünyaya geldi ve o vakit Resûlullah (s.a.v.) 35 yaşındaydı." 40 Abdurrahman İbn-i Cevzi "Tezkiretü'l-Havas" isimli eserinde şunları yazıyor: "Tarih yazarları Fâtımatü'z-Zehra'nın, Kureyş'in Mescidü'lHaram'ı yapmakla meşgul oldukları yılda yani Bi'set'ten beş yıl önce doğduğunu kaydetmişlerdir." 41 Meclisi "Bihârü'l-Envâr" adlı kitabında doğum tarihi ile ilgili olarak şöyle diyor: 40 Taberî, age., s. 53 41 Bkz. Abdurrahman İbn-i Cevzî, Tezkiretü'l-Havas, s. 306
  • HZ. FÂTIMA’NIN DOĞUM TARİHİNE DAİR GÖRÜŞLER (2)

    "Bir gün Abdullah ibn-i Hasan, Hişam ibn-i Abdulmelik'in yanına vardı. Kelbi de o mecliste hazır bulunuyordu. Hişam, Abdullah'a `Fâtıma kaç yıl yaşadı?' diye sordu. Abdullah da cevabında, `30 yıl' dedi. Daha sonra aynı soruyu Kelbi'ye sordu. O da cevabında, `30 yıl' dedi. Hişam, Abdullah'a dönüp, "Kelbi'nin sözünü duydun mu? Kelbi'nin nesebler hakkında bilgisi iyidir' dedi. Abdullah da, "Ya emire'l-mü'minin! Annemin durumu benden, Kelbi'nin annesinin durumu da ondan sorulmalıdır' dedi." 42 Mekatilü't-Tâlibin'de yaş konusunda şöyle yazar: "Fâtıma, Bi'set'ten önce, Kâbe'nin bina edildiği yılda dünyaya geldi." 43 Ehl-i Beyt kaynakları ise, imamlardan nakledilen hadisleri delil göstererek Hz. Fâtıma'nın Bi'set'ten beş yıl sonra doğduğunu savunurlar. "Ebu Bâsir, İmam Sâdık (a.s.) şöyle naklediyor: "Cumade'l-âhira'nın yirmisinde, Resûlullah 45 yaşında iken O (Fâtıma) dünyaya geldi. Sekiz yıl Mekke'de, 10 yıl da Medine'de babasıyla birlikte yaşadı. Değerli babasından sonra yetmiş beş gün hayatta kaldı. Cumade'l-âhira'nın üçüncü günü Hicret'in 11. yılında vefat etti. 44 Kefamî "Misbah" isimli eserde doğum yılı ile ilgili şöyle yazıyor: "Fâtıma, Bi'set'ten iki yıl önce, Cumade'l-âhira'nın 20'sinde Cuma günü dünyaya geldi." 45 Habib-i Secistanî şöyle yazıyor: "Hz. Ebu Câfer'den (a.s.) şöy42 Meclisi, Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 213 43 Ebu'l-Ferec, Mekatil'üt-Tâlibin, s. 30 44 Delâilü'l-İmamet, Taberî, s.10 45 Bihâr, c. 43, s. 9