• HZ. FÂTIMA’YI SEVMEK

    Hz. Resûlullah (s.a.v.) Selman'a şöyle buyurdu: "Ey Selman! Kim kızım Fâtıma'yı severse cennette Benimle birlikte olur. Kim de O'na düşman olursa ateşe atılır. Ey Selman! Fâtıma'ya sevgi beslemenin yüz yerde insana faydası dokunur; o yerlerin en kolayı şunlardır: Ölüm zamanı, kabre koyulurken, terazi kurulduğunda, mahşer günü, sırat köprüsünde, sorgu sual zamanı. Ey Selman! O'na ve kocası Ali'ye, O'nun torunları ve sevenlerine zulmedenlerin vay haline!" 134 Hz. Aişe'ye, "Resûlullah'ın (s.a.v.) yanında insanların en sevimlisi kimdir" diye sorulduğunda, "Fâtıma'dır" dediği, "Ya erkeklerden" sorusuna "Kocasıdır" cevabını verdiği rivayet edilmiştir. 135 Bureyre'den şöyle rivayet edilir: "Resûlullah'ın (s.a.v.) yanında kadınların en sevimlisi Fâtıma (a.s.) ve erkeklerden ise Ali (a.s.) idi." 136 Hz. Aişe den: "Fâtıma'dan daha faziletli olan ancak babasıydı." 137 134 Feraidu's-Simtayn, c. 2, s. 68 135 Tirmizi, Sünen, c. 5, s. 701, Hadis no. 3874 136 Tirmizi, Sünen, c. 5, s. 698, Hadis no. 3868 137 El-Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, s. 201
  • HZ. FÂTIMA’NIN ÇOCUKLARINI VE ÖZELLİKLE HASAN VE HÜSEYİN’İ EĞİTMESİ

    Hz. Fâtıma (a.s.) beş çocuk dünyaya getirmiştir: Hasan, Hüseyin, Zeyneb, Ümmü Gülsüm, Muhsin. Beşinci çocuğu olan Muhsin, biat günü yaşanan acı olaylarda karnında vefat etmiş, ölü doğmuştur. Hz. Fâtıma (a.s.) Cenab-ı Hakk'ın bir hikmeti gereği, annesini çok küçük yaşta kaybetmiştir. Böylece, O'nun terbiyesi işi ile bizzat Resûlullah (s.a.v.) ilgilenmiştir. O'nu, babası Hz. Peygamber (s.a.v.) terbiye etmiştir. Bu, hayata bakış açısına yansımış, attığı adımda, aldığı nefeste Cenab-ı Hakk'ı hatırlayan ve O'nun rızasını arayan bir kul olmuştur. Yetiştirdiği çocuklarına da bu hayat felsefesi ile bir terbiye kazandırmıştır. Yetiştirdiği evlatlar, İslam'ın yayılmasında ve muhafazasında örnek kahramanlar olmuştur. Bu neslin devamı, dini bu günlere kadar bozulmadan muhafaza eden imamlardır. İmam Hasan (a.s.), İmam Hüseyin (a.s.) İslam'ın yayılmasında canlarını esirgemeyen mü'minler olmuşlardır.
  • HZ. FÂTIMA’NIN ÇOCUKLARINI VE ÖZELLİKLE HASAN VE HÜSEYİN’İ EĞİTMESİ (2)

    Zeyneb ve Ümmü Gülsüm Kerbela olayından sonra yaptıkları hutbelerle Ben-i Ümeyye'nin zâlim tavrını dünyaya haykırabilmişlerdir. Çünkü onları yetiştiren Hz. Fâtıma'dır (a.s.). Kenzü'l-Ummal'de Fâtıma'nın (a.s.) evlatları ile ilgili olarak şu hadis yer almaktadır: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: Her babanın evlatları, baba tarafına intisap eder; Fâtıma'nın çocukları hariç. Çünkü onların velisi ve babası Benim; onlar Benim toprağım ile yoğrulmuşlardır. Vay olsun onların faziletlerini inkar edenlere. Kim onları severse, Allah onu sever ve kim onlara buğzederse (onlara düşman olursa) Allah da ona buğzeder." 138 İmam Hasan (a.s.) annesi Fâtıma'nın (a.s.) şöyle dediğini rivayet eder: "Resûlullah (s.a.v.) Bana dedi ki: Cimrilikten sakının. Çünkü cimrilik saygın ve onurlu bir kimsede bulunmaması gereken bir hastalıktır. Cimrilikten sakın. Çünkü cimrilik kökü cehennemde, dalları dünyada olan bir ağaçtır. Kim bu ağacın bir dalına asılırsa, onu cehenneme götürür. Cömert ol. Çünkü cömertlik, cennet ağaçlarından bir ağaçtır ve dalları yeryüzüne sarkmıştır. Kim bu ağacın bir dalından tutarsa, bu dal onu cennete götürür." 139 Zeyneb bint-i Ebu Rafi rivayet eder: "Resûlullah (s.a.v.) sonunda vefat ettiği hastalıktan dolayı yatağa düştüğü günlerde, Fâtıma (a.s.) Hasan (a.s.) ve Hüseyin'i (a.s.) alıp Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına getirdi ve şöyle dedi: `Ya Resûlallah, şu ikisine miras olarak bir şey bırakmıyor musun?' 138 Bihârü'l-Envâr, c. 6, s. 216 139 Tevfik Ebu İlm, Ehlü'l-Beyt, s. 130-131
  • HZ. FÂTIMA’NIN ÇOCUKLARINI VE ÖZELLİKLE HASAN VE HÜSEYİN’İ EĞİTMESİ (3)

    Buyurdu ki: Hasan'a heybetimi ve liderliğimi, Hüseyin'e de cesaretimi ve Hz. Fâtıma'ya cömertliğimi bırakıyorum." 140 Bize Yezid b. Sinan anlattı, ona Hasan b. Ali El-Vasitî anlatmış, o da Beşir b. Meymun El-Vasiti'den duymuş, ona Abdullah b. Hasan b. Hasan b. Ali b. Ebu Tâlib'in şöyle dediğini anlatmış: "Bana annem Fâtıma bint-i Hüseyin, Fâtımatü'l-Kübra bint-i Muhammed'den (s.a.v.) şöyle rivayet etmiştir: Resûlullah (s.a.v.) Allah'tan Hasan (a.s.) ve Hüseyin'i (a.s.) korumasını diler, onlara Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi (Allah'tan koruma dilemekle ilgili) o kelimeleri öğretirdi ve şöyle derdi: Bütün şeytanların ve kötülüklerin ve bütün kınayıcı gözlerin şerrinden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım." 141 Emire'l-Mü'minîn Ali'nin (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmektedir: "Bir gün yatmış idim ki aniden Resûlullah (s.a.v.) odama girdi. Bu esnada oğlum Hüseyin susadığını söylüyor ve su istiyordu. Resûlullah (s.a.v.) çoktan beri sütü azalan (veya kurumuş) bir koyunu sağdı. Diğer oğlum Hasan Resûlullah (a.s.)'in yanına gitti. Ama Resûlullah tutup O'nu bir köşeye oturttu. Fâtıma (a.s.) bu durumu görünce, `Babacığım sen Hüseyin'i daha çok mu seviyorsun? Ona süt verdin ama Hasan'a vermedin' diye sordu. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap verdi: `Hüseyin daha önce susadığını söyledi ve Ben de önce O'nun susuzluğunu giderdim.' Daha sonra şöyle buyurdu: Ben, Sen, bu çocuklar ve orada yatan (Ali) kıyamette bir yerde olacağız." 142 140 Usdü'l-Gabe, c. 5, s. 467 141 İbn Hammad El-Ensarî Ed-Dulabi, ez-Zürriyyetü't-Tahire, s. 149 142 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 1, s. 101
  • HZ. FÂTIMA’NIN ÇOCUKLARINI VE ÖZELLİKLE HASAN VE HÜSEYİN’İ EĞİTMESİ (4)

    Peygamberin (s.a.v.) hanımı Hz. Aişe'den şöyle rivayet ediliyor: "Fâtıma'nın evlatları dışında hiç kimsenin, Fâtıma gibi sarih bir lehçe ile konuştuğunu görmedim." 143 Ebu Cevza Hz. Hasan'a (a.s.): "Allah Resulü (s.a.v.) ile aranızda geçen unutamadığınız bir ânınız var mı?" diye sorar. Hz. Hasan (a.s.) şöyle der: "Bir gün zekat mallarından bir hurma alarak ağzıma koydum. Allah Resulü (s.a.v.) bu yaptığımı görünce hemen yanıma geldi. Ağzımdan hurmayı çıkarttı. Onun yerine bana başka bir hurma verdi. Peygamberin (s.a.v.) yaptıklarını gören sahabeler, `Ya Resûlallah, çocuğun ağzından o hurmayı neden çıkarttın?' diye sorduklarında, Peygamber Efendimiz (s.a.v.): `Biz Ehl-i Beyt'e sadaka helal değildir' buyurdular." 144   143 İbn Abdilberr, El-İstiab. 144 İbn Manzur, Muhtasar'u Tarih-i Dımaşk, c. 7, s. 6
  • HZ. FÂTIMA, ALLAH’IN, GAZABI İLE GAZAPLANDIĞI, RIZASI İLE DE RÂZI OLDUĞU BÜYÜK BİR MÜ’MİNEDİR

    Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Resûlullah (s.a.v.), Fâtıma'ya şöyle buyurdu: "Gerçekten Allah Senin gazabın (hoşnutsuzluğun) için gazap eder ve Senin hoşnutluğun için de hoşnut olur." 145 Zehâirü'l-Ukba, s. 39'da şu rivayet yer alır: "Hz. Ali (a.s.)'dan Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilir: Ey Fâtıma! Allah Senin gazabın için gazaplanır ve Senin hoşnutluğunla da hoşnut olur." Ahmed bin Hanbel, Ebu Hureyre'den şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber-i Ekrem (s.a.v.) Ali (a.s.), Hasan (a.s.), Hüseyin (a.s.) ve Fâtıma (a.s.)'a bakarak şöyle buyurmuştur: "Ben sizinle savaşan kimselerle savaşır ve sizinle barışan kimselerle de barışırım." 146 145 Kenzü'l-Ummal, c. 7, s. 111; Tehzibü't-Tehzib, c. 12, s. 441 146 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 2, s. 442