Taberânî'den naklen Hz. Aişe'nin şöyle dediği rivayet edilir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Mirac'a götürüldüğümde Beni cennete dahil ettiler ve Ben cennet ağaçlarından birinin altında durdum; öyle bir ağaçtı ki, cennette onun gibi güzel, yaprakları beyaz ve meyvesi hoş olan bir ağaç görmemiştim; onun meyvesinden alıp yedim; bu benim sülbümde nutfeye dönüştü; yeryüzüne döndüğümde Hatice ile biraraya geldim ve O, Fâtıma'ya hamile kaldı. O zamandan beri ne zaman cennet kokusunu arzulasam Fâtıma'yı kokluyorum." 29 "Cebrail, cennetten bir elma getirdi, Ben onu yedim ve Hatice ile biraraya geldim. O Fâtıma'ya hamile oldu. Bir müddet sonra Hatice, `Benim hâlim çok hafiftir ve Sen yanımdan ayrıldığında karnımdaki bebek benimle konuşuyor' dedi." 30 "Mirac'a götürüldüğüm gece, Cebrail (a.s.) bir cennet ayvasını bana getirdi. Ben onu yedim ve Hatice Fâtıma'ya hamile oldu. Bu yüzden Ben cennet kokusuna iştiyak duyduğumda Fâtıma'nın boynunu koklardım." 31 Hatib-i Bağdadî, Hz. Aişe'den şöyle rivayet etmektedir: "Ben Resûlullah'a (s.a.v.), `Neden Fâtıma (a.s.) geldiğinde O'nu öpüyorsun' dedim. Resûlullah (s.a.v.): `Ey Aişe, Ben Mirac'a götürüldüğüm gece, Cebrail Beni cennete götürdü ve orada Bana bir elma verdi; Ben onu yedim; o Benim sülbümde nutfeye dönüştü. Yeryüzüne indiğimde Hatice ile biraraya geldim. İşte Fâtıma (a.s.) o nutfeden dünyaya geldi. O, insan şeklinde olan bir huri (cennet hanımı) dir. Cenneti arzu ettiğim vakit onu öpüyorum' dedi." 32 Biz bu hadislerle ilgili bir bilgiyi de aktarmak istiyoruz ki, Mirac 29 Suyûti, Ed-Durrü'l-Mensur 30 Taberî, Zehâirü'l-Ukba, s. 44 31 Hakim, Müstedrekü's-Sahihayn c. 3, s. 156, Sa'd ibn Mâlik 32 Tarih-i Bağdadî, c. 5, s. 87