• HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (24)

    Dünya çocuklarının kenara çekilmesinde toplu hayır vardır. Halktan ayrı kalan dinini korumuştur. Yalnızlık, ibadet edenlerin rahatlığıdır. Yalnız kalan hüzünlerden güvende olur. BOŞA ÇIKMAK BAŞIBOŞLUK Cehalete ve heveslere eğilim boşluktan kaynaklanır. BOYUN EĞMEK/İTAAT ETMEK Bütün işlerinde Allah'a itaat et. Çünkü Allah'a itaat, her şeyden üstündür. Ve (sakın ola ki) dindarlıktan ayrılmayasın. Allah'a peygamberlerin size emrettiği gibi itaat edin. İyi şeyler, itaatle elde edilir. İtaatlerin en üstünü lezzetlerden uzak durmaktır. İtaate en layık kimse, seni takvaya çağıran ve ihtirastan alıkoyan kimsedir. Şüphesiz Allah itaatini, acizler tefrit ettiklerinde akıllı kimseler için ganimet kılmıştır. İtaat izzetlerin en kalıcısıdır. İtaat, imameti büyük saymaktır. Allah'a itaati vesile edin ki kurtuluşa eresin. İtaat edenin yeri cennettir. Allah'a itaat, her doğru sözün anahtarı ve her kargaşanın düzelticisidir. Öyle bir kimseye itaat et ki ona karşı cahil olmakla mazeret getiremeyesin.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (25)

    Allah'a itaat eden basiret kazanır. İtaatleri kazanmak, en üstün amellerdendir. İtaatte muvaffak olan, kurtuluşa eder. Rabbine itaat edip günahından korkan kimse hidayet olmuştur. Allah'a itaat edenin yardımı izzet bulur. BURHAN SAHİBİ Bazen burhan sahibinin de sırtı kuvvetli olur. BÜYÜKLÜK VE AZAMET Büyüklük, insanlara gerekli olan haklarını vermek, suçlarını bağışlamaktır. Ciddiyeti olmayan, büyüklük ve şerefe ulaşamaz. CAHİL Cahil, gittiği yoldan geri dönmez; nasihatlerden faydalanmaz. Cahil hatasını tanımaz ve ona nasihat edenin sözünü kabul etmez. Cahil, dirilerin arasındaki ölüdür. Allah katında insanların en kötüsü cahildir. Zira cahil, Allah'ın kullarına bağışladığı şeyden mahrum kalmıştır. O da akıldır. İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Cahil, olayların aldattığı kimsedir. Cahil ancak (dünyevî) olayların köle ettiği kimsedir. Cahil kendi nefsine kanmıştır; bugünü dününden daha kötüdür. Cahil için zenginlik yoktur. Cahile başkaldır ki esenlik bulasın.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (26)

    Cahillik ve cimrilik, kötülük ve zarardır. Faziletlere karşı cahil kalmak en çirkin ayıplardandır. En kötü hastalık cahilliktir. Cahillik ölümdür. Cahillik her işi bozar. Her türlü kötülük cehaletten doğar. Musibetlerin en kötüsü cahilliktir. Nice azizler vardır ki cahillikleri onları zelil eder. Seviyesizlik olarak cahillik yeter. CEFA Cefa etmekten kaçın, zira cefa, kardeşliği bozar, (seni) Allah'a ve insanlara düşman eder. CEHENNEM Azap için cehennem yeter. İmam Ali (a.s.) cehennem vasfında şöyle buyurdu: "Dibi coşkun, etrafı karanlık, kazanları kaynardır ve işleri ise korkutucudur." Kıyamet günü ateşin yakıtı, malını yoksullardan esirgeyen zengin ve dinini dünyasına satan âlimdir. CEHENNEM VE CENNET EHLİ Cennet en hayırlı dönüş yeri ve ateş en kötü yataktır. Cennet, itaat edenin mükâfatıdır. Sapıklığından vazgeçmedikçe ve günahlarından kaçınıp dönmedikçe cennete asla giremezsin.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (27)

    Cennetin pahası, dünyada zahit olmaktır. Cennet ehlinin efendileri muhlislerdir. Haramlardan çekinen cennete erişmiştir. Cennete girenler ebedi nimet içersindedirler. CESUR/CESARET Cesaret iki izzetten biridir. Cesaret, hazır bir izzet, korkaklık, açık bir zillettir. CİHAD Kendini Allah ve Resulü'nün itaatine adayan kimsenin nefsi kurtulmuş, sağlam kalmıştır; muamelesi ise karlı ve ganimetlidir. İmam Ali (a.s.) Nehcü'l-Belağa'nın 211. hutbesinden ashabını cihada teşvik ederken şöyle buyurdu: "Elbiselerinizin bağlarını bağlayın ve koltuk altına sarkan fazlalıkları savaş meydanında atılgan ve çabuk olmanız için dürün; aşırı yemek-içmekten sakının." Daha sonra da şöyle buyurdu: "Kesin karar ile davet yemeği bir arada olmaz." CİMRİ Malına karşı insanların en cimrisi şerefine karşı en cömert olanıdır. Cimri (herkesçe) kınanan, çekemez ise (daima) üzgün olan kimsedir. Cimrinin dostu olmaz. Fakirlikten kaçmak isteyip de ona yakalanan, zenginliği arzu edip de onu terk eden cimrinin vay haline! CİMRİLİK Eğer cimriliği bir insan şeklinde görseydiniz, kesinlikle çirkin bir insan kılığında görürdünüz. Cimrilik gibi yalnızlık yoktur.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (28)

    Cömertlik muhabbet kazandırır ve ahlakı süsler. Cömertlik, istenmeden vermektir; istedikten sonra bağışta bulunmak ise utançtır. En saygın ahlak cömertlik ve faydası en geniş olanı ise adalettir. Cömertlik bir güzel karakter ve şerefli bir fazilettir. Cömertlik ayıpların örtüsüdür. Cömertliği ve hayâsı olmayan bir kimse için ölüm yaşamdan daha iyidir. Cömertlik istekte bulunanı sevmek ve bağış vermektir. CÖMERTLİK, BAĞIŞ Allah yolunda cömertlik etmek, (O'nun dergâhına) yakın olanların ibadetidir. Cömertliğin afeti israftır. Elinizde olanları bağışlayın, vaatlerinizi yerine getirin ve ahdinize karşı vefalı olun. Cömertlik inayet olunmuş bir bağış, önü alınmış bir eziyettir. ÇABA/CİDDİYET En hayırlı çaba, başarıya yakın olandır. Ciddiyet gösteren saadete erer. ÇOCUKLAR Çocuklarınıza namazı öğretin. Buluğa erdikten sonra onları namazdan dolayı sorgulayın/cezalandırın.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (29)

    Kim insanlara hile yaparsa Allah da hilesini kendisine çevirir. ÇOK KONUŞMAK Çok konuşan saçmalar. Çok konuşan hata eder. ÇOKLUKLA ÖVÜNME Sana kalmayacak ve senin de ona kalmayacağın şeylerin çokluğuyla övünmen en büyük cehalettendir. DEDİKODU/SÖZ DOLAŞTIRMA Dedikodudan uzak dur. Çünkü bu iş, kin tohumu eker; insanı Allah'tan ve halktan uzaklaştırır. Dedikodu dinden çıkanın mizacıdır. DEĞER/HADDİ BİLMEK Değerini bilip haddini aşmayan kimseye Allah rahmet etsin. DEĞERLER Değerli işlerde öne geçin, (halkın) borçlarını üstlenmek için yarışın, uykuda olan birinin (uyanmadan) ihtiyacını gidermeye çalışın ki dünya ve ahirette mükâfatınız güzel olsun ve Allah'ın büyük ödülüne nail olasınız. Değerli sıfatları kazanmaya ve kişilere iyilik etmeye gayret et; bu insanı büyük zorluklara düşmekten alıkoyar ve yüceltir. DERT Dert, mutluluk kadardır.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (30)

    Nice dermanlar, beraberinde derdi getirir. DEVLET Devletler, yaptıkları hileleri ile tanınır. Dört şey devletin talihsizliğidir: Esasları zâyi etmek, hileye başvurmak, rezil kimselere öncelik tanımak ve erdemli kimseleri geriye itmek. DİL Dil bir terazidir, akıl onu ağırlaştırır, cehalet ise hafifletir. Dil kalbin tercümanıdır. Dil insanın terazisidir. Nice diller vardır ki döner dolaşır insanın aleyhine çatar. Dilin sürçmesi en büyük helaktir. Dilini düzelt sağlam kalasın. Tatlı dilli olanın kardeşi çoğalır. Dilini koruyan pişmanlığından güvende olur. DİLEK HALKA EL AÇMAK Halktan bir şeyler istemek, konuşanın dilini zayıflatır; şecaatli kahramanın kalbini kırar, özgür ve saygın kimseyi aşağılık köle yerine koyar, insanın onurunu yok eder ve rızkını azaltır. Halktan bir şeyler dilemek, fakirliğin anahtarıdır. Sözünün yerine gelmesini istiyorsan, yapılabilecek olanı iste. Sizler verdiğiniz şeyin karşılığına (mükâfatına) sizden bir şey isteyenin (fakirin, dilencinin) sizden aldığı şeye muhtaç oluşundan daha muhtaçsınız.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (31)

    Sana bir şey istemeye gelen kimseye, daha o istekte bulunmadan ihsanda bulun. Çünkü sen onu senden bir şey dilemeye muhtaç koyarsan, ona vereceğin şeyden daha üstün olan yüzünün suyunu almış olacaksın. DİN/ŞERİAT Bilesiniz ki dinin buyrukları bir, yolları kısadır. O halde kim o yolu izlerse hedefine ulaşır, kazançlı çıkar ve kim izlemez de yerinde kalırsa sapar ve pişman olur. Allah dünyayı hem sevene, hem sevmeyene verir, ama dini, sadece sevene verir. Şüphesiz din, ağaca benzer; kökü Allah'a yakın etmek, meyvesi ise Allah için sevmek ve Allah için düşman olmaktır. Din insanı haramlardan alıkoyar. Dinini dünyaya uydurursan hem dinini, hem de dünyanı helake atar, ahirette ziyan edenlerden olursun. Altı şey dinin kurallarındandır: Yakini ihlâslı kılmak, Müslümanlara öğüt vermek (ilahi emirlere çağırmak, kötülüğe karşı uyarmak), namaz kılmak, zekât vermek, Allah'ın evini haccetmek ve dünyaya karşı zahit olmak. Dini, dünyayla koru ki kurtuluşa eresin, sakın dünyayı dinle koruma, yoksa seni helak eder. Dini, hükümlere amel eden, peygamberlerin izinden giden kimseye ne mutlu! Dinin fesadı dünyadır. Dini güçlenen, hesap gününe daha çok yakîn eder; kendisine takdir görülen şeye razı olur. Farzları zayi etmek ve Allah'ın dinini ayakta tutmamak gibi dini daha zelil kılan bir şey yoktur. Dininizi Allah'tan yardım dileyerek koruyunuz.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (32)

    Dinleyenin kötü anlaması olmazsa ilmin başına bir şey gelmez. Kulaklarını güzel bir şekilde dinlemeye alıştır; dinlediğinde çıkarını çoğalmayacak şeylere kulak verme zira bu, kalpleri karartır ve azarlanmaya neden olur. DİRİ/HAYATTA OLAN/HAYAT Uzun ömrün meyvesi hastalık ve ihtiyarlıktır. Ölüyü diriden ayırıp uzaklaştıran şey nedir? DOĞRULUK Doğruluk iman direklerinin en sağlamıdır. Doğruluğu ganimet bil ki kazançlı çıkasın, kötülük ve yalandan uzak dur ki sağlam kalasın. En büyük şey doğruluktur. En faziletli doğruluk, ahitlere vefa etmektir. Doğruluk Hakkın elbisesidir. Doğruluk ilahi kılınan (kanun) ile sözün birbirine tutmasıdır. Kurtuluş, doğruluk ile olur. Kişinin doğruluğu, yiğitliği miktarıncadır. Doğruluk için rahatlık vardır. Doğru konuşmak, insanın kendisini övmediği kimseye bıraktığı mirastan daha iyidir. İnsan kendi nefsine karşı ne dürüsttür. Hangi şahit işi gibi olabilir, insan ameli gibi bir şey ile (daha iyi) tanınamaz. Nasıl ki yeni/ tanınmayan ağaç meyve verdiği zaman ancak bilinir, öyleyse meyveleri (ağacın) köküne yönlendirir/tanıtır ve her fazilet sahibinin
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (33)

    fazileti tanınır, aynı şekilde değerli insan konuşması ile yücelir ve aşağılık insan rezilliğinden dolayı rezil olur. DOĞRU YOL/RÜŞD Doğrusu eğlence düşkünü, aklı-başı yerinde kimse de doğru yolu bulmada hata yapar ve çalışıp çabalayan, ciddiyet sahibi biri (gün gelir) ona çatar. Yolların en üstünü doğru yoldur. DOĞU VE BATI Hz. Ali (a.s.) doğu ile batı arasındaki mesafe sorulduğunda şöyle buyurdu: "Güneşin bir günlük seyir süresi kadardır." DOSTLUK/ARKADAŞLIK/İÇLİ DIŞLI OLMA Dostunun olmadığı (yerde) onun seni nasıl anmasını istersen sen de onu öyle an. Sevmediği şeyi yapma, onun senin için bırakmasını (söylemesini) istemediğin şeyi, sen de onun hakkında bırakma (söyleme). Başkası için kötü bildiğin şeyi kendi nefsin için de kötü bil. Kendin için razı olduğun şeyi halk için de iste. Hayır ehline ve dindarlara yapış, methinde mübalağa etmeyecekleri kadar onları razı et; zira çok mübalağa, insanı inanmaya yakınlaştırır, aldatır; böyle bir işe razı olmak Allah'ın düşmanlığına sebep olur. Halkın ayıplarını arayanlarla dostluk kurma; zira onların yanında olan onlardan salim kalmaz. Rabbini öfkelendiren ve halkı senden uzaklaştıran şeyden kaçın! Zira kim Rabbini öfkelendirirse kendisini ölümle karşı karşıya bırakmış ve halkı kendinden uzaklaştıran ise özgürlükten ayrılmıştır. Dostluk iyi geçinmekle daimileşir.