• HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (44)

    İnsanın görüşü, aklının ölçüsüdür. İtaat edilmeyen kimsenin görüşü yoktur (faydasızdır). GÖZ YUMMAK/GÖZ/GÖZETLEMEK Uzuvlar arasında gözden daha az şükreden yoktur. Öyleyse istediğini vermeyin, sonra sizi Allah'ı zikretmekten engeller. GURUR ALDATMA Zamana güvenmek kadar (kötü) gaflet yoktur. GURURLANMAK/ÖVÜNMEK Gururlanmak insanoğlunun neyine? Başlangıcı meniydi, sonu ise bir leş parçası olacak. Kendini rızıklandıramaz, ölümü de uzaklaştıramaz. Gururlanmaktan daha büyük ahmaklık yoktur. GÜÇLÜ Asıl güçlü, (dünyevî) lezzetlerini kontrol edendir. GÜLER YÜZLÜLÜK Güler yüzlülük iki misafirden biridir. Güler yüzlülük, iyiliği güzel bir şekilde, zahmetsizce kullanmaktadır. GÜLMEK Kişinin çok gülmesi onun vakarını ve ağırlığını yok eder. Gülmesi çok olanın heybeti azalır. GÜNAH/SUÇ Günahlar hastalık, devası istiğfar, şifası ise ona bir daha geri dönmemektir.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (45)

    Günahların en büyüğü onları pak ve temiz bilmektir. Şüphesiz Muhammed (s.a.v)'in düşmanı, onunla her ne kadar akrabalık bağı olsa da Allah'a karşı isyan eden kimsedir. (Günahtan) uzak olabileceğinize inanamıyorsanız (en azından) kalplerinizin günahlarından uzaklaşın. Yüce olan Allah, gücüne, kudretine rağmen nasıl da sabretmede! Oysa sen, zayıflığınla huzurunda eğilirken ona karşı günah işleyip durmadasın; o halde nedir seni günah işleme konusunda cüretli kılan? Eğer Allah haramları yasaklamasaydı, yine de akıl sahibine ondan kaçınmak farz olurdu. Küçük günahları sakın gözünde küçültmeyesin; zira onlar, helak edicidirler. Küçük günahlar kimi sarar, kuşatırsa onu helak eder. GÜZEL­UYGUN TARZ/GİDİŞ/SÜNNET Kötülüğünden dolayı teşekkür edilen kimse, alaya alınmıştır. HABER/HABER VERMEK Güvenmediğin kimseden bir şey hakkında asla haber verme, yoksa yalancı duruma düşersin. Eğer onun dışında bir şeyden haber verecek olursan bilmelisin ki yalancılık alçaklık ve zillettir. Haber, gözle görülmedikçe doğru olmaz. HAK Küçük veya büyük aşağılık veya değerli, sizin hakkınızı tanıyan kimseye karşı siz de onun hakkını tanıyın. HEVA VE HEVES/NEFSANÎ İSTEK Nefsanî isteklerinizin size galip gelmesine izin vermeyin. Çünkü onun başı fitne ve bela, sonu ise meşakkattir.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (46)

    Kim nefsanî isteğine uyarsa onu kör, sağır, aşağılık ve sapmış kılar. Din, nefsanî istekten daha büyük bir şeyle helak olmamıştır. Hevâ ve hevese uymak, şeytanın ne de iyi yardımcısıdır. HÂKİM/VALİ Hâkimin Müslümanların ganimetinden bağışta bulunması, zulüm ve hıyanettir. Hâkimin hakkı, kendi için istediği şeyi halkı için istemektir. HÂKİMLER Hâkimlerin afeti (belası) hırstır. Zâlimane hüküm veren hakimin gücü yok olur. HALK/İNSANLAR İnsanlar çalışma bakımından iki kısma ayrılırlar: Dünyada dünya için çalışan; gerçekte dünya onu ahiretinden alıkoymuştur. Geriye bıraktığı kimsenin fakirliği için korkuyor ama kendisinden emindir. Ömrünü başkalarını menfaati için harcar. Dünyada dünyasından sonrası için çalışan; onun için olan, amelsiz olarak ona gelir. Dünya ve ahiret kârını beraber toplar, dünya ve ahiret evinin ikisine birden sahip olur. İnsanların en üstünü, nefsi (kötülüklerden) temizlenen ve imkânı olduğu halde dünyaya düşkün olmayandır. İnsanların en iyisi; nimet verildiğinde şükreden, bela geldiğinde sabreden ve haksızlık edildiğinde affedendir. İnsanların en yücesi, makamının üstünlüğüne rağmen alçakgönüllü olan ve gücüne rağmen yumuşak davranandır.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (47)

    Halkı ıslah etmeye karar verdiğinde önce kendinden başla; zira başkasını ıslah etmeye çalıştığında kendinin ıslah olmamış olması en büyük ayıptır. HASED Hasedden uzak dur! Zira haset huyların en kötüsü, kişiliklerin en çirkini ve şeytanın huyudur. Hasedçi, kaderine de gazap eder. Mutlu hasedçi bulunmaz. Hasedçi, hased ettiği kimsenin nimetinin yitmesini kendine dönen nimet olarak görür. HASTALIK İki şeyden utanç duyulmamalıdır: Hastalık ve fakir akraba. HAYIR İYİLİK Elinizden geldiği kadar iyilik yapın, (zira) iyilikten daha iyi olanı, onu yapan kimsedir. Sonrası ateş olan bir hayır, hayır değildir. HIRS/OBURLUK/AÇGÖZLÜLÜK Oburluk ve açgözlülükten kaçın! Çünkü o her kötülüğün başı, zilletin tarlasıdır. Nefsi alçaltır, insan bedenini rahatsız olmasına neden olur. Hırs gibi nefsi zelil eden, cimrilik gibi onuru zedeleyen olmaz. HIRSLI Senin için garantisi verilmemiş şeyde hırslı isen, (en azından)
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (48)

    sana vacip olan şeyi yerine getirmede de hırlı ol. HİDAYET Hidayet nuruyla nurlanan, nefsanî isteklerine karşı gelen, imanı kendisinin dönüş günü için hazırlayan ve takvayı azık edinen kurtulmuştur. HİKMET/İLİM Allah'ın hikmetinden mahrum olduğun zaman kudretinin yanında dur. Çünkü onun hikmetinden sana şifa verecek şeyi kaybedersen, kudretinden aşan yeterli olacak şeyi asla kaybetmezsin. Nerede olursa olsun alın hikmeti; çünkü hikmet, müminlerin kayıp malıdır. Senden yukarıda olanla kavga etmemen; aşağıda olanı zelil etmemen, gücün yetmediği şeyin sorumluluğunu almaman, dilinin kalbinle, sözünün amelinle ters olmaması; bilmediğin şey hakkında konuşmaman; ikbalin açıldığında işini terk etmemen ve sırt döndüğünde onu istememen hikmettendir. HÜKÜMET Rezil insanlar hâkim olduklarında faziletli insanlar helak olur. Devlerin yok oluşu, alçakların iş başı yapmasıyla gerçekleşir. ISRARLA İSTEMEK Bir şeyi isterken çok ısrar eden ondan mahrum olur. İBADET İbadetin sürekliliği saadete ulaşmanın delilidir. Az ama yerine getirilmesi kolay olan, çok ama kaldırılması güç olan şeyden daha hayırlıdır. İBRET ALMAK
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (49)

    Nerede biriktirip yığanlar, mal üstüne mal yığıp sonra da çoğaltanlar? Nerede yapıp sağlamlaştıranlar, süslenip ziynetlenenler? Nerede malı toplayıp da çoğaltan, biriktirip artıran (bunları yaparken) çocuğunun akıbetini düşünen? Nerede sizden daha uzun ömürlü ve daha büyük eser sahipleri? Nerede sayıları (insanları) çoğaltan ve kendisi için büyük ordular kuran ve büyük yapıtlar yapan? Ağzımdan çıkan sözün sorumlusu ve kefiliyim, gerçekten de gelecekteki kötü âkıbetleri ibretler açıklar ve takva da şüpheye düşmesini engeller. Eğer ömrünün geçen kısmından ibret alsaydın gerçekten de kalan ömrünü iyi korurdun. İHLÂS Ecelini, karşılayana ve amelini hâlis kılana ne mutlu! İHLÂSLI OLMAK VE NASİHAT Şüphesiz nasihat edildiniz, öyleyse nasihate uyun; gözünüzü açtılar, öyleyse görün; kılavuzluk edildiniz, öyleyse yolu doğru gidin. Nasihatin acılığı, hile ve dolandırıcılığın tatlılığından faydalıdır. İHSAN/İYİLİK Elindeki malı bağışlamak, onu biriktirmektir, saklamak ise fitnelere sunmaktır. İkramın bütün insanları kuşatmaz; öyleyse en değerli insanları seç. İnsan, ihsanın kölesidir. İhsan, hazinedir; öyleyse onu kime emanet ettiğine bak! Şüphesiz, siz mal toplamaktan daha çok insanlara iyilik etmeye muhtaçsınız.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (50)

    Sana bir iyilik ulaştığında onu yay. Ehli olmayan kimseye ihsanda bulunan ihsana zulmetmiştir. Nice insanlar vardır ki, ihsan onları kul-köle etmiştir. İhsana engel olanın kudreti elden gider. İhsana ondan daha üstün bir şeyle karşılık veren, onun mükâfatını vermiştir. Kim güzel bir şekilde anılmayı istiyorsa, malını bağışlasın. İHTİYAÇLAR Hâcetini kimden istersen iste, esir olursun. İHTİYARLIK Saçının siyahlığı ağardığında hayatının en güzel yanı da (onunla birlikte) ölür, gider. Yaşlılık faniliğin son vaatleridir. İKİYÜZLÜLÜK/MÜNAFIKLIK İkiyüzlülükten çekin! Zira iki yüzü olanın Allah katında yüzü olmaz. NAKİSÎN2047, KÂSİTİN2048 VE MÂRİKİN2049 Bilesiniz ki Allah Bana, ahitlerini bozanlar, zalimler ve yeryüzünde fesat çıkanlarla savaşmayı emretti. Gerçekten de ahitlerini 2047 Nakisîn, Cemel Savaşı sırasında Hz. Ali ile biatlerini bozup O'na karşı savaş açanlara denirdi. Talha ve Zübeyr, Hz. Ali'ye biat ettikten kısa bir süre sonra biatlerini bozmuşlar, Hz. Aişe'nin yanında yer almışlar, Hz. Aişe ile birlikte bir grubu yanlarına alarak Hz. Ali'ye karşı savaş ilan etmişlerdi. Hz. Aişe, deve üzerinde savaşa katıldığı için Cemel Savaşı olarak adlandırılan bu savaş sonrası, Talha ve Zübeyr öldürülmüşlerdi. 2048 Kasitîn, Muaviye'ye uyarak İmam Ali ile savaşan isyancılara denirdi. Bu kimseler, Muaviye yönetiminde Fırat Nehri kenarında Sıffın Savaşı'na yol açan kimselerdir. 2049 Marikîn, Sıffın Savaşı sonrası İmam Ali'nin ordusundan ayrılarak halk arasında bozgunculuk çıkaran, fitne ve kargaşaya neden olan isyancılardır. Hz. Ali'nin ordusuyla yapılan savaş sonrası, bu kimselerden geriye sadece dokuz kişi kalmıştı.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (51)

    (biatlerini) bozanlar ve zalimlerle (haktan ayrılanlarla) savaştım. Ama dinden çıkıp yeryüzünde fesat çıkaranlara gelince, onlarla da savaştım. Redhe'nin2050 şeytanına bir feryatla yettim. Bu feryattan dolayı onun kalbindeki ıstırabı duydum. İLİM Şüphesiz ateşten bir şey alınmasıyla ondan bir şey eksilmez. Ama odun bulamazsan söner. İlim de böyledir. Almak onu fani yapmaz, ama taşıyanların cimriliği yok olmasına neden olur. İlimi duyduğunuz zaman onu örtün (ehli olmayana karşı gizleyin), onu oyunla karıştırmayın; böyle olursa kalpler onu kabul etmez. Dışarı atar. İlmin meyvesi ona amel etmektir. İlmin zekâtı onu hak edene vermektir, nefsi zahmete atmak ise ilme amel etmektir. Mutlaka öğrenmen gereken ve cehalet mazeretinin kabul edilmeyeceği şeyi sor. Aklın onaylamadığı her ilim sapıklıktır. Kim ilimden doğru yolu göstermesini isterse, ilim ona doğru yolu gösterir. İMAN İman, dille söylemek, uzuvlarla amel etmektir. İman ile amel, ayrılmaz iki dost ve kardeştirler; Allah, biri olmadan diğerini kabul etmez. 2050 Redhe, içinde su olan bir çukura denir. Burada kasıt, Hariciler'in lideridir. Bazı muhaddisler bu kimsenin Muaviye olabileceği görüşünü ileri sürmüşlerdir. Çünkü ordusu savaştan kaçtığında inananları kandırmak için Kur'an nüshalarını mızrakların ucuna geçirip halkı göstermelik olarak Kur'an'ın hükmüne davet etmişti. Bu konuda başka ihtimaller de verilmiştir. Örneğin Redhe, iblisin takipçilerinden olan, asi şeytanlardan biridir. Hz. Ali onu öldürmüştür. Veya Redhe'nin Şeytanı, cinlerden olup Hz. Peygamber Cuhfe'ye gelince Hz. Ali onunla savaşıp öldürmüştür. Ama anlaşıldığı kadarıyla Redhe Şeytanı, gökten gelen güçlü bir sesle ölmüştür. Bu nedenle onun şeytan ya da cin cinsinden olma ihtimali daha büyüktür.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (52)

    Üç şeye sahip olan kimse, gerçekten de imanını kâmil etmiştir: Gazapta ve hoşgörülükte âdil olmak, fakirlikte ve zenginlikte eşit olmak, korku ve ümitte dengeli olmak. Üç özellik imanın hazinelerindendir: Musibeti, sadakayı ve hastalığı gizlemek. Dünyadan yana kendisini boş hayallere kaptıran ve günün boş eğlencelerle geçiren kişinin iman iddiası yalandır. İmanın aşısı Kur'an okumaktır. Allah yolunda bağışta bulunan, Allah için engelleyen, Allah için seven ve Allah için buğzeden, imanını tekmil etmiştir. İman et, güvende ol. İNFAK /HARCAMA/BİRİKTİRME/SAKLAMAK (Malı) Saklamaktan çekin! Çünkü bir günlük ihtiyacından fazla sakladığın şey başkasının hazinesi olacaktır. İnsana dünyasından sadece ahreti için harcadığı kalır. İNSAF Üç grup, üç gruptan asla intikam almaz: Akıllı, ahmaktan; iyi, kötüden; saygın, alçaktan. İnsafın son derecesi insanın kendine karşı insaflı olmasıdır. İNSAN HAKLARI Allah, kullarının haklarını kendi haklarına öncü kılmıştır. Kullar haklarını yerine getirmeyi çalışan kimse, Allah'ın haklarının yerine getirmeye çalışan kimse demektir. İSLAM İslam, teslim olmak; teslim, yakîn etmek; yakîn, tasdik etmek; tasdik, ikrar etmek, ikrar, edâ etmek, edâ etmekte amel etmek demektir.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (53)

    Mutedil olmakla israf bırak, bugünden yarını hatırla, malından ihtiyacın miktarınca sakla, artan kısmını ihtiyacın olacağın gün için gönder gitsin (yani, kıyametin için bahşişte bulun). İsraf edene vay olsun! Hangi şey onun nefsinin ıslah etmekten ve işini derk edip anlamaktan alıkoyup uzaklaştırdı? İSTEK/HIRS/MEYİL Allah katındakileri isteyenin secde ve rükûları çoğalır. İŞLER Öyle bir iş yap ki özür yolun onunla açık kalsın ve delilini onunla ispat edebilesin. İYİLİĞE ÇAĞIRMAK VE KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK Doğrusu iyiliğe çağırmak ve kötülükten sakındırmak eceli yakınlaştırmaz, rızkı eksiltmez, ancak sevabı arttırır, mükafatı yüceltir. Bunlardan daha üstünü ise zalim yöneticinin karşısında hakkı söylemektir. İçinizden biri kötü bir amel görür, bunu eli ve dili ile sakındırmaz da kalbiyle reddeder de Allah, onun bu amelinde samimiyet görürse bu kişi sakındırmış sayılır. İhsan edenlerin en kötüsü ihsanıyla (başkalarını) minnet altında bırakandır.