• İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (5)

    düşmanlarına karşı intikam şiddeti olan, intikamının şiddetine rağmen dostlarına karşı rahmeti geniş olandır. O, kendisine galip gelmeye kalkışanı kahreden, kendisine düşmanlık edeni yok eden, muhalefet edeni zelil kılan, düşmanlık yapanı yenen, kendisine dayanana yeten, kendisinden isteyene veren, O'na ödünç verene, borcunu ödeyen, kendisine şükredeni mükâfatlandırandır. Allah'ın kulları! Tartılmadan önce nefislerinizi tartın. Hesaba çekilmeden önce, siz onları hesaba çekin. Boğazınız sıkılmadan nefes alın, zorla sürüklenmeden -sizden istenenetâbi olun! Bilmiş olun ki, kişi kendine öğüt veren ve engelleyen oluncaya kadar, nefsine karşı yardım edilmeyen o kişiye kendinden başka engelleyen ve öğüt veren olmaz."2030 Dünyanın hâli hakkındaki bir konuşması: "Ey insanlar! Dünyaya zâhidlerin ve ondan kaçanların baktığı gibi bakın! Allah'a yemin olsun ki, yakın zamanda, orada ikamet edip yurt edinen kimseyi bitirecek, bolluk içinde yaşayan huzurlu kimseyi üzecek. Uzaklaşan geri dönmeyecek ki ondan yüz çevirsin, ondan gelecek olan bilinmez ki beklensin. Dünyanın mutluluğu hüzünle karışıktır. Onda erkeklerin dayanıklılığı, zayıflığa ve bitkinliğe dönüşecektir. Dünyada beğendiniz şeylerin çokluğu, onda size arkadaşlık eden şeylerin azlığı hususunda sizi kandırmasın. Allah düşünüp ibret alan, ibret alıp gören adama rahmet etsin! Sanki dünyadan var olan, kısa süre sonra yok olacak, ahiretten var olan kısa süre sonra devam edecek. Her sayılı olan geçer, her beklenilen gelir, her gelecek olan ise yakındır."2031 2030 Nehcü'l-Belağa s. 91 2031 Nehcü'l-Belağa s. 109
  • İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (6)

    İlim ve fitneler hakkında bir konuşma: "Âlim mertebesini bilendir. Mertebesini bilmemek insana cehalet olarak yeter. Allah'ın nefret ettiği kişilerden biri, Allah'ın nefsine vekil kıldığı ancak hedeflenen yoldan sapan ve delilsiz gidendir. Dünyayı ekmeğe çağrılırsa çalışır, çabalar, ahireti sürmeye çağrılırsa tembellik eder. Sanki çalıştığı şey ona vacipmiş, tembellik ettiği şeyden ise muafmış gibi. Bu zamanda ancak uyuyan (kötülüklerden sakınan mü'min insanları kastediliyor) bir mü'min kurtuluşa erer. Hazır bulunduğunda tanınmaz, kaybolduğunda yokluğu hissedilmez. Onlar hidayet kandilleri, karanlık gecelerdeki işaretlerdir. Fitne için dolaşan ve ağzında bakla ıslanmayan kovucular değillerdir. Allah onlara rahmetinin kapılarını açar, intikam sıkıntısını onlardan kaldırır. Ey insanlar! Kabın içindekiyle birlikte ters çevrilmesi gibi, yakında İslam'ın ters çevrildiği bir zaman gelecek. Ey insanlar! Allah sizi zulmetmekten korumuş (Allah insanlara zulmetmez, onları imtihan eder) ancak imtihan etmekten korumamıştır.2032 Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Şüphesiz bunda birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz deneriz."2033 Allah'ın sıfatları hakkında bir konuşma: "Her şey O'na itaat eder, her şey O'nunla kaimdir. Her fakirin zenginliği, her zelilin izzeti, her zayıfın kuvveti, her dertlinin sığınağıdır. Konuşanın konuştuğunu duyar, susanın sırrını bilir. Yaşayanın rızkı O'na aittir. Ölenin dönüşü O'nadır. Gözler Seni görmez ki, Senin hakkında bilgi versin, bilakis Sen mahlûkatından vasfe2032 Nehcü'l-Belağa s. 109-110 2033 Mü'minun, 30
  • İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (7)

    dici olanlardan önce de vardın. Yaratılmışları yalnızlıktan dolayı yaratmadın, onları bir çıkar için çalıştırmadın. İstediğin kimse Senden kurtulamaz. Aldığın kimse Senden kaçamaz. Sana isyan eden, otoriteni eksiltemez. Sana itaat eden otoriteni artıramaz. Senin yaptığından hoşlanmayan emrini reddedemez, emrinden yüz çeviren Senden müstağni kalamaz. Her sır Senin yanında alenidir. Her gayb şahadettir. Sen ebedsin, sonun yoktur. Sen sonsun, Senden kaçış yoktur. Sen sözleşilensin, Senden ancak Sana sığınılarak güvende olunur. Her hayvanın perçemi Senin elindedir. Her canlı varlığın gidişi Sanadır. Seni tenzih ederim, şânın ne yücedir. Seni tenzih ederim, mahlûkatından gördüklerimiz ne kadar büyüktür! Senin kudretinin yanında onların büyüklüğü ne kadar küçüktür. Melekutundan gördüğümüz ne kadar korkunçtur! Otoritenden bize görünmeyen içinde bu ne kadar hakirdir! Dünyadaki nimetlerin ne kadar boldur! Ahiret nimetlerine göre bunlar ne kadar da küçüktür."2034 Cehennemin tarifi: "... Günahkârlara gelince, onları kötü yurda indirir, ellerini boyunlarına kelepçeler, perçemlerini alınlarına bağlar, onlara katrandan gömlekler2035 ve ateşten elbiseler giydirir. `İnkâr edenler için ateşten elbiseler biçilmiştir.'2036 Sıcaklığı artan bir azaptadırlar. Şiddeti, yüksek sesi alevi ve ürkütücü şiddette bir sesi olan ateşte ehlinin üzerine kapatılan bir kapıdadırlar. Orada ikamet eden ayrılamaz, esiri feda edilemez, prangaları kesilmez. O yurdun bir süresi yok ki son bulsun! Oradakilerin belirlenmiş bir zamanı yok ki bitmiş olsun!"2037 2034 Nehcü'l-Belağa s. 115-116 2035 İbrahim, 50 2036 Hac, 19 2037 Nehcü'l-Belaga s. 118
  • İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (8)

    Peygamber hakkında bir konuşma: "O dünyayı kötüleyip, küçümsemişti, onu hor ve basit görmüştü. Allah'ın dünyayı kendisinden -isteğiylealdığını ve başkasına küçümseyerek bolca verdiğini biliyordu. Kalbiyle ondan uzaklaştı, onu hatırlamayı kendi içinde öldürdü. Gösterişli kıyafetler almamak ya da bir makam temenni etmemek için dünyanın süslerinin gözünün önünden kaybolmasını istedi. Allah'tan delil göstermek suretiyle mazur olarak Rabbinden tebliğde bulundu, uyarıcı olarak ümmetine nasihat etti, müjdeleyici olarak cennete çağırdı ve sakındırıcı olarak cehennem ile korkuttu. Biz peygamberlik ağacı, elçiliğin durağı, meleklerin uğrak yeri, ilmin madenleri ve hikmetlerin kaynaklarıyız. Yardımcımız ve sevenimiz rahmet, düşmanımız ve nefret edenimiz ise saldırı bekler."2038 Ölüm meleğinden ve nefsin ölümünden bahsettiği bir konuşma: "Bir eve girdiği zaman onu hisseder misin? Yoksa birinin canını aldığı zaman onu görür müsün? Annesinin karnındayken ceninin canını nasıl alır? Onun yanına annesinin bazı uzuvlarından mı girer? Yoksa ruh, Rabb'inin izniyle mi ona uyar? Yoksa melek, annesinin içinde onunla beraber mi kalıyor? Kendisi gibi bir mahlûk olan (Ölüm meleğini) nitelemekten aciz olan kişi ilahını nasıl tasvir edebilsin?"2039 İlim ve gayb hakkındaki bir konuşma: Adamlarından biri "Ey Mü'minlerin Emiri! Sana gaybın bilgisi 2038 Nehcü'l-Belağa s. 117-118 2039 Nehcü'l-Belaga s. 122
  • İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (9)

    verilmiştir" deyince gülerek Kelb kabilesinden olan adama şöyle dedi: "Ey Kelb'in kardeşi! Bu gayb bilgisi değil, ilim sahibinden öğrenmektir. Gayb bilgisi, kıyamet vakti ve Allah'ın `Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır'2040 ayetinde saydıklarıdır. Münezzeh olan Allah, rahimde olanın erkek mi, dişi mi, güzel mi çirkin mi, cömert mi, cimri mi, mutsuz mu, mutlu mu olduğunu, cehennemde odun ya da cennette peygamberlerle arkadaş olanı bilir. Bu Allah'tan başkasının bilemeyeceği gayb bilgisidir. Bunun dışında kalan Allah'ın peygamberine, O'nun da Bana öğrettiği, göğsümün ezberine alması ve kaburgalarımın kaplaması için dua ettiği bilgidir."2041 Dünyanın hâli: "Dünya, körün görüşünün son noktasıdır. Onun ötesinde bir şey göremez. Gerçeği görenin görüşü ise onu delip geçer ve kalıcı yurdun onun ötesinde olduğunu bilir. Gören ondan gidicidir, kör olan ise ona gidici... Gören azığını ondan hazırlar. Kör ise azığı onun için hazırlar..."2042 İnsanların gıybetini yapmayı yasakladığı bir konuşma: "Ey Allah'ın kulu! Bir kimseyi günahından dolayı ayıplamakta acele etme! Belki de onun bu günahı bağışlanmıştır. Küçük günah nedeniyle kendinden emin olma! Belki de bu küçük günah için azap göreceksin! İçinizden bir başkasının ayıbını öğrenen kimse -kendi ayıbını bilmekten dolayıonu söylemekten kaçınsın. Ter2040 Lokman, 34 2041 Nehcü'l-Belağa s. 137 2042 Nehcü'l-Belağa s. 141
  • İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (10)

    sine, başkalarının imtihan edildiği şeylerden muaf tutulduğu için kendisini şükür ile meşgul etsin."2043 Fitne ile ilgili bir hadis: Bir adam ayağa kalkarak ona "Ey Mü'minlerin Emiri! Bizi fitneden ve fitneyi Hz. Peygamber'e sorup sormadığından haber ver!" dedi. Bunun üzerine Mü'minlerin Emiri şöyle buyurdu: "Münezzeh olan Allah, `İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece -iman ettikdemekle bırakıverileceklerini mi sandılar?'2044 sözünü indirince anladım ki, Resulüllah aramızda iken imtihan edilmeyeceğiz. `Ey Allah'ın Resulü Yüce Allah sana haber verdiği bu imtihan nedir?' diye sordum. `Ey Ali! Ümmetim Benden sonra imtihan edilecek' dedi. `Ey Allah'ın Resulü! Uhud Savaşı'nda Müslümanlardan şehit olanlar şehit olduğunda, şahadet Benden uzaklaştırılınca ve bu Bana ağır gelince, `Gözün aydın, şahadet arkandadır, demedin mi?' diye sordum. Bana, `Bu, böyle olacak, o durumda nasıl sabredeceksin?' dedi. O'na, `Ey Allah'ın Resulü, bu sabrın değil, müjde ve şükrün zamanıdır' dedim. `Ey Ali! Topluluk mallarıyla sınanacaklar, dinleri ile Rab'lerine minnet edecekler, O'nun rahmetini umacaklar, O'nun gücünden emin olacaklar. O'nun haram kıldığını, yalancı şüphelerle ve gaflete düşürücü arzularıyla helal kılacaklar' dedi. `Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda onları hangi konumda değerlendireceğim. İrtidat konumunda mı yoksa fitne konumunda mı?' diye sordum. `Fitne konumunda' dedi."2045 Her söze kulak vermek hakkında bir konuşma: "Ey insanlar! Kim kardeşinin dininde sağlam ve yolunda isabetli 2043 Nehcü'l-Belağa s. 145-146 2044 Ankebut, 2 2045 Nehcü'l-Belağa s. 161
  • İTİKADÎ MESELELERDE BAZI KONUŞMALAR (11)

    olduğunu bilirse, insanların onun hakkında söylediklerini duymasın! Bilmiş olun ki, atıcı atar, ok isabet etmez. Söz, haktan sapar bâtılı yok olur. Allah işiten ve şahit olandır. Bilmiş olun ki, hak ile batıl arasında sadece dört parmak vardır." Kendisine bu sözünün anlamı soruldu. Parmaklarını birleştirerek gözü ile kulağının arasına koyup, şöyle dedi: "Bâtıl, `duydum' demen, hak ise `gördüm' demendir."2046 2046 Nehcü'l-Belağa s. 146
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER

    Akıl gibi zenginlik, cehalet gibi fakirlik, edep gibi miras, danışma gibi yardımcı yoktur. Zenginlik gurbette vatan, fakirlik ise vatanda gurbettir. Dil yırtıcı bir hayvandır. Serbest bırakırsan yaralar. Aracı olan isteyenin kanadıdır. Akıl tamam olduğunda söz azalır. Az olanı vermekten utanma. Zira mahrum etmek ondan daha azdır. İnsanın nefesi aslında eceline doğru attığı adımlarıdır. Her sayılı olan geçecek, her beklenen gelecektir. Kendisini yüzüne karsı aşırı bir şekilde öven ancak gerçekte kendisini itham eden birisine karşı söylediği söz, "ben söylediğinin aşağısında, ama kalbindekinin üstündeyim." Tevbesi beraberinde olduğu halde ümitsizliği kapılan kişiye şaşarım.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (2)

    Takva ile birlikte olan amel azalmaz. Kabul edilen şey nasıl azalır? İhtiyaçların karşılanması üç şekilde mümkün olur. Büyümesi için küçük görülmesi, ortaya çıkması için gizlenmesi ve faydalı olması için acele yapılması. Bir adamın, "Biz Allah a aidiz ve O'na döneceğiz" dediğini duyduğunda şöyle buyurdu: "Biz Allah'a aidiz" sözümüz, nefislerimize malik olduğunu ikrardır. "O'na döneceğiz" sözümüz ise nefislerimizin helakini ikrardır." Üzüntü yaşlılığın yarısıdır. Kim sırrını gizlerse seçme hakkı elinde olur. Yaratıcıya isyanda yaratılana itaat yoktur. Hırs, ebedi bir köleliktir. Biri dalalet olmadan iki dava ihtilaf etmez. Bir çöplükte bir dışkı gördüğü zaman söylediği bir söz: "Bu, cimrilerin onun için cimrilik yaptıkları şeydir." Akılların ölümünün çoğu, hırs yıldırımları altındadır. Kıskançların bedenlerinin sağlığını umursamamalarına hayret! Öfke deliliğin çeşitlerindendir. Çünkü öfkelenen pişman olur. Pişman olmazsa deliliği güçlenmiştir. Vücudun sıhhati, hasedin azlığındandır. Kendisine doğu ile batı arasındaki mesafe soruldu. Şöyle cevap verdi: "Güneşin bir günlük yolculuğu." İbretler ne çok, ibret alan ne azdır. Övülmeyi bırak, kibirlenmeyi terk et, mezarını hatırla. Lezzetlerin biteceğini sorumlulukların ise kalacağını hatırlayın. Asil olanın aç olduğunda, alçak olanın ise tok olduğunda saldırısından sakının.
  • HZ. ALİ’NİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN SEÇMELER (3)

    Kim amelinin dizginiyle koşarsa, eceliyle tökezler. Rıza güzel bir dosttur. İlim asil bir mirastır. Terbiye yeni bir elbisedir. Düşünce saf bir aynadır. Sen kaçıyorsan, ölümde geliyorsa karşılaşma ne kadarda çabuk olur. AÇGÖZLÜLÜK VE TAMAH Zillet, alçaklık ve bedbahtlık, hırsta ve açgözlülüktedir. Aç gözlülük getirendir, götürmez; kefildir, vefa etmez. En helak edici şey açgözlülüktür. En kötü şey tamahtır. Açgözlülüğü kuşanan kendini lekeler. Tamah insana zarar verir. Tamah zelil eder, dindarlık ise yüceltir. Tamah şerrin başıdır. Tamahın meyvesi talihsizliktir. Dindarlığın başı tamahı terk etmektir Tamah yakîni yok eder Tamah dindarlığı, yalan (veya günah) takvayı mahveder. ADALET \ADİL Adil ol ki hükmedesin. En yüce bağış adalettir. Halkın en adili kendine zulmedene karşılık insaflı olanıdır. Gerçekten de adalet, Allah tarafından halk arasında bırakılmış bir ölçüdür. Allah onu, hakkı ikame etmekle görevlendirmiştir. Öyleyse ölçüsünde O'na muhalefet etme ve padişahlığının karşısında durma.