• İDARİ MESELELER (7)

    halk verilen görevleri kabul eder, sorumluluktan kaçmaz. Unutulmamalıdır ki, bir yerin harap olması orada yaşayan halkın yoksul düşmesinden ileri gelir. Valilerin kendileri için mal biriktirmeleri, valilikte kalacaklarına şüphe ile bakmaları ve ayrıca halkla ilgili stokların az oluşu halkı fakir ve perişan eder."1709 · Fakirlerin ve Zayıfların Korunması: "Yönettiğin topraklarda, geliri olmayan miskinler, dilenmeyen yoksullar, kronik hastalar, elsiz-ayaksız durumda olan çaresizler vardır ki, Allah yoksulluk paylarını tahsis etmiştir. Allah buyurur ki: `Sadakalar (zekatlar) Allah'tan bir farz olarak ancak fakirlere, düşkünlere mahsustur.'1710 O halde çevrende yaşayan fakir ve yoksullara devlet hazinesinden bir pay ayırmalısın. Diğer beldelerdeki yoksullara da ticaret mallarından, ganimet gelirlerinden, Müslüman fakirler için ayrılan tahsisattan, yakın ve uzak farkı gözetmeden birer hisse vermen gerekir. Fakirlerin yakınlarına ne kadar yardım yaparsan, uzağına da onun kadar destek olmalısın. Zira Allah şöyle buyurur: `İyilik ve takva üzerinde yardımlaşınız. Günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayınız'1711 Buna göre yakın, uzak farkı gözetmeden fakirlerin hukukunu aynı ölçüde korumalısın. Nazari meşguliyetler seni fakirlerin işleriyle ilgilenmekten alıkoymasın. Zira zamanını çoğunu önemli saydığın işlere ayırmakla özrünü kabul ettiremezsin. Vefalı gayretlerini fakirlerden esirgeme. Merhamet duygularını ve samimi şefkatini onlardan uzak tutma. Allah buyurur ki: `İnsanlara yanağını bükme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah kendini beğenip övünenleri sevmez.'1712 Divan görevlilerinin hakaretine uğrayan veya eşraftan zarar gö1709 Ahdnâme: 33 1710 Tevbe, 60 1711 Nisa, 12 1712 Lokman, 18
  • İDARİ MESELELER (8)

    rüp, derdini sana anlatamayan biçareleri bulmak, hallerini sorup anlamak için, iyi niyetli, Allah'tan korkan, güvenilir ve sadık kişileri görevlendirmelisin.1713 Hesap gününde Allah'ın huzurunda özrünün kabul olmasını düşünerek fakirlere iyi davranman gerekir. Zira fakirler, halk arasında adalet ve insafa daha çok muhtaçtır. Bu yüzden fakirlerin hakkını verme konusunda çok hassas davranmalı, bilmeyerek haklarını vermediğin için Allah'a sığınmalısın. Dilencilik yolunu tercih etmedikleri için ihtiyaçlarını karşılamaktan aciz kalan yetimlere ve iş göremeyen yaşlılara yardım etmek ve taahhütte bulunmak gerekir. Aslına bakılırsa bu emir, valiler için ağır bir görevdir. Ne var ki Allah tarafından beyan edilen güzel şeylerin doğruluğuna güvenerek taleb-i akıbet ile bir hakkın edası yolunda ki güçlüğe sabreden topluluğa Allah kolaylık ihsan etse gerekir. Ey Mâlik! İhtiyaç sahiplerinin gönlünde yatan istek ve arzularını ortaya çıkarmak için onlara zaman ayırmalısın. Ara sıra ihtiyaç sahiplerini huzuruna alıp onlarla konuşmalısın. Mecliste mütevazı olup Allah'ın rızasını kazanacak alçak gönüllülük örneği vermelisin. Ben Hz. Peygamber'in, `Bir ümmetin zayıfı, kuvvetlisi ile eşit tutularak hakkını alamayınca, o ümmet hiçbir zaman kuvvetlenmez ve mukaddes olamaz' diye buyurduğunu pek çok yerde duydum. Bu bakımdan, ey Mâlik! Şunu aklından çıkarma, tayin ettiğin yardımcı, memur, asker ve polis tarafından fakir ve güçsüzlere uygulanan zulüm ve baskının önüne geçmelisin. Korku ve şiddeti ortadan kaldırıp, sertliği ve darlığı kendinden uzak tutmalısın ki, insanlar seninle yüz yüze korkmadan konuşabilsinler. Böyle yaparsan rahmeti yaygınlaştırır ve ibadet sevabının verilmesine sebep olabilirsin. Ey Mâlik! Şu da çok önemlidir. Yaptığın yardım ve iyiliği güzel sözlerle yapmalısın. Bir şey vermeyeceksen tatlı sözler söyleyerek ve özür dileyerek reddetmelisin. Bazı önemli işler vardır ki, onlarla bizzat ilgilenmen gerekir. Mesela, kâtiplerin yazmakta zorlandığı hassas konularla bizzat ilgilenmelisin. Yani gerekirse hesap ve ki1713 Ahdnâme: 39
  • İDARİ MESELELER (9)

    tabını kendin yapmalı ve ona göre cevap vermelisin. Bir de halkın temel ihtiyaçlarını günü gününe karşılamalı ve bugünün işini yarına bırakmamalısın. Yapacağın yardımı ihtiyaç fazlası hibe gelirlerinden karşılayabilirsin. Yaptığın her işi günü gününe imza altına alman gerekir. Zira her şey o gün içinde olup biter."1714 · Düzeni Bozan Hainlere Karşı Yapılacak Muamele: "Ey Mâlik! Halkın valiye en ağır gelen sınıfı, yakın adamlarıdır ki, bunlar iyi gün dostudur. Zor günlerde yardımları az olduğu gibi, adalete de mani olurlar. İstediğini alma konusunda halktan daha çok baskı yaparlar. Verilenlere razı olmazlar ve daha az şükrederler. Yardım alamayınca özür kabul etmezler. Dünyevi bir felaket karşısında tahammülleri azdır. Yüce Allah şöyle buyurur: `Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hainlik edip günah işleyenleri sevmez.'1715 Unutma ki, İslâm toplumunu oluşturan, dini yaşayıp koruyan ve din düşmanları için hazırlık yapan halk tabakasıdır. Senin de meylin ve samimiyetin halktan yana olmalıdır."1716 · Kusur ve Hatalar: "Ey Mâlik! Halk arasında yanına yaklaştırmayacağın ve kendilerinden en çok nefret edeceğin adamlar, halkın kusurlarını en çok araştıran kimseler olmalıdır. Zira yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır: `Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın, biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul edendir. Çok esirgeyendir.'1717 Bilmelisin ki, insanların ayıpların örtme konusunda validen daha uygun biri olamaz. Bu nedenle senin görevin kusurları eşip 1714 Ahdnâme: 43 1715 Nisa, 107 1716 Ahdnâme: 10-11 1717 Hucurat, 12
  • İDARİ MESELELER (10)

    ortaya çıkarmak değildir. Bildiklerini düzeltmek, bilemediğin ayıplar hakkında hükmü Allah'a bırakman gerekir. Sen halkın kusurlarını, gücün ölçüsünde ört ki, Allah da senin halktan gizli kalmasını istediğin şeyleri örtsün.'1718 İnsanlara bağlı olarak ortaya çıkan kin düğümlerini çözmen ve bunu bütün topluma mal etmen gerekir. Kin duygularını kendinden uzak tutmalı ve sana ters düşen işlere anlayış göstermemelisin." Bu konuda Allah şöyle buyurur: `Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağzından öfke taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür.'1719 O bakımdan fitne üretenlerin sözlerini onaylamakta acele etmemelisin. Zira gammaz, hakkı örter. Her ne kadar nasihat edenlere benzese de."1720 · Yüze Karşı Övgü: "Ben övülmeyi seven biri değilim. Övgüden hoşlananlara söylenen sözleri Bana söylemeyin. Yaltaklanarak ve dille rüşvet vererek benden uzaklaşmayın. Bana doğru söz ağır gelmez. Zira kendisine doğru söz ağır gelen kimse adaletle hüküm icra edemez. Ey Mâlik! Allah'tan korkan, yukarıda sayılan özellikleri taşıyan ve eşraf arasında müstesna yeri olan kimselere inanıp güvenmelisin. Yüzüne karşı seni övmelerine, yapmadığın bir takım işleri sana mal edip nefsini okşamalarına izin vermemelisin. Yüce Allah buyurur ki: `Onlar sizi bozmaktan geri durmazlar.'1721 Sen de bu ikazımı göz ardı etmemelisin. Bilesin ki, fazla övgü, insanı kibre götürür ve gaflete düşürür. İyilik edenle kötülük edeni eşit tutmaman gerekir. Çünkü bu eşitlik, iyileri iyilikten vazge1718 Ahdnâme: 12 1719 Âl-i İmran, 118 1720 Ahdnâme: 11-12 1721 Âl-i İmran, 118
  • İDARİ MESELELER (11)

    çirir, kötüleri de kötülüğe alıştırır. Allah buyurur ki: `İstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar).'1722 Bu bakımdan iyilik yapanlar ile olursun."1723 · Bağış ve Hizmet: "Bir valinin, halka ihsanda bulunmasından ve işlerini kolaylaştırmasından başka halkın hüsnü zannını celbedecek daha güzel bir şey olamaz. Allah buyurur ki: `Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et.'1724 Vali olarak halkın ileri gelenlerini özel işlerinde serbest bırakmalısın. Çünkü toplumun güvenini kazanmak işleri kolaylaştırmaktan ve onlara hoşgörüyle yaklaşmaktan geçer. Allah buyurur ki: `Şimdi sen güzel bir hoşgörü ile hareket et.'1725 Böylece yaptığın bağışlar ve gösterdiğin âlicenaplık, yüreklerde uyanan nefreti emniyet ve sevgiye dönüştürür. Vergi yönünden halkı zorlamaman ve yeni vergi ihdas etmemen gerekir. Onlara öylesine davran ki, senin hakkında iyi şeyler düşünsünler. Zira hakkında iyi düşünenler uygulamalarından hoşnut olanlardır. Kötü fikir taşıyanlar ise yönetiminden memnun kalmayanlardır. Üç halife döneminde uygulanan ve insanlar tarafından benimsenerek halkın kurtuluşuna vesile olan "sünnete" (âdet ve geleneklere) müdahale etmemelisin. Bu şekilde dine uygun düşen ve geçmişte uygulanan bir âdeti bozmaya ve yeni yollar denemeye kalkarsan sevap, güzel âdeti koyana gider, vebal ise bu âdeti kaldırdığın için senin üzerinde kalır. Hükmettiğin topraklarda ilahî ahkâmı yerleştirmek ve senden önceki zevatın başvurduğu kanunları hâkim kılmak için daima bilginlerle görüş alışverişinde bulunmalısın."1726 1722 Kalem, 9 1723 Ahdname: 15 1724 Kasas, 77 1725 Hicr, 85 1726 Ahdnâme: 16-17
  • İDARİ MESELELER (12)

    · Vali-Yakın Dost İlişkisi: "Valilerin sorumsuzca hareket eden öyle özel dostları vardır ki, bunlar halka-zulmeder, düşmanca davranır ve onları insafsızca ezmeye çalışırlar. Yapılan bu zulüm ve haksızlığı önlemek için, etrafta dolaşan özel dostlarına ve yakınlarına toprak vermemelisin. Zira halkın bazısına, küçükte olsa farklı muamele yapmak, tüm halkın tepkisine yol açabilir. `Eşrafı olduğum yörenin halkı ile ortak su kullanır ve ortak iş tutarım. Bana başvuran insanların problemlerini, yakınlarım aracılığı ile çözerim. Onlardan aldığım destek ve bağlılık ile yöreyi idare ederim' diyen valilerin taleplerine kulak asmamalısın. Önemli merkezlerin reisliğini isteyen valilerin ve anlaşma yaptığın kimselerin kabul edilemez isteklerine ve sınırsız iş taleplerine müsaade etmemelisin. Zira bu husus, onlara geçim kaynağı olur, ama sana (devlet hazinesine) bir getirisi olmaz. Ayrıca dünya ve ahirette bunun yükü senin üzerinde kalır. Bu yüzden uzak yakın ayırımı yapmadan herkesi hakkı kabule zorlaman, her neye mal olursa olsun özel ve yakın dostlarına da aynı hassasiyeti göstermen gerekir. Allah buyurur ki: `Allah, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size böylece ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, işiten, görendir'1727 Bu nedenle reayanın hakkını hukukunu gözet, umulur ki işin sonu hayırla biter. Eğer halk senin zalim olduğunu düşünüyorsa özür dileyerek reayanın sû-i zannını ortadan kaldırman gerekir. Eğer bu şekilde özür dileyecek olursan reayanın hakkını vermiş, işleri yoluna koymuş ve devamına kavuşmuş olursun."1728 · Gurur ve Kibir: "Ey Mâlik! Halkı affettiğin için pişmanlık duymamalısın. Reayaya yaptığın işkence ve zulümden dolayı sevinmemelisin. Yumuşak davranmak ve merhametli olmak varken insanlara öfkelenmek 1727 Nisa, 58 1728 Ahdnâme: 46-48
  • İDARİ MESELELER (13)

    doğru bir davranış olamaz. Bir de sakın, `Ben güçlüyüm, emrederim, halk bana itaat eder' deyip halkın üstüne gitmemelisin. Çünkü bu tarz düşünce ve fikirler kalbi bozar inanç zafiyetine yol açar ve dinin bozulmasına sebep olur. Saltanat hevesinden dolayı övünmemen gerekir. Bir gün bolluk ve hayal olan şeyler ortaya çıktığı zaman, seni ve bütün kâinatı yaratan Allah'ın büyüklüğüne bakarak mekândan münezzeh olan yaratıcının kudretini düşünmelisin. O'na güvenerek kendini gurur bataklığından kurtarmalısın. Zira bu yöndeki yaklaşım, hem aşırı hırsını bastırır, hem seni nefsin öfkesinden uzaklaştırır hem de kaybolan düşünce yeteneğini geri döndürerek eski haline kavuşturur. Cenab-ı Allah'ın büyüklüğüne ve kudretine benzemekten korkmalı ve o düşünceden uzak durmalısın. Zira Hak Sübhanehu ve Teala Hazretleri bütün zorbalara gereken dersi verir ve bütün kibirlenenleri ve büyüklük taslayanları perişan eder."1729 · Sakıncalar ve Tedbirler: "Ey Mâlik! Kendini beğenmekten uzak durmalısın. Yüce Allah şöyle buyurur: `Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez.'1730 Bu uyarıları dikkate alarak duygularının güzel göstermeye çalıştığı şeylere aldanmamalısın ve yapılan övgüye şüphe ile bakmalısın. Yüzüne karşı methedilmeye izin vermemelisin. Zira bu tür hareketler şeytanın kolladığı fırsatlara yol açar ve iyilikleri yok eder. Oysa övgü, bağış sahibinin yaptığı bağışın karşılığını vermek için yapılır. Yönettiğin insanlara iyilik yapınca onları töhmet altında bırakmamalı, iyiliğini başlarına kakmamalısın. Yaptığını çok görmekten de çekinmelisin. Vermeyi kararlaştırdığın şeylerden vazgeçmemeli, vaadini yerine getirmelisin. Zira başa kakmak, ihsanı iptal eder, hakkın nurunu ortadan kaldırır. Mübalağa ise gerçeği söndürür. Allah buyurur ki: `Ey inananlar, insanlara gösteriş için malını verip Allah'a ve ahiret gününe inanmayan adam gibi, başa kakmak ve eziyet etmekle sa1729 Adhnâme: 7-8 1730 Lokman, 18
  • İDARİ MESELELER (14)

    dakalarınızı boşa çıkarmayın.'1731 Şunu da bilmen gerekir ki verilen sözden dönmek, yapamayacağın şeyi söylemek Allah'ın gazabına sebep olur.1732 Bu konuda Allah şöyle buyurur: `Ey insanlar niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz. Yapmayacağınız şeyleri söylemek, Allah katında en sevilmeyen şeydir.'1733 Bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber, `İnsanlara hayrı öğretip de kendileri yapmayanlar, kendisi yanıp başkalarını aydınlatan kandile benzer' buyurmaktadır. Ey Mâlik! Yapman gereken işlere vaktinden önce başlamamalı ve zamanı gelince de gevşeklik gösterip fırsatı kaçırmamalısın. Önü arkası belli olmayan işlerde ısrarlı olmaman ve yanıltıcı sözler söylememen gerekir. Açıklık ve kesinlik kazanan işlerde de geç kalmamalı, acizlik göstermemelisin. Her işi yerli yerinde yapman, herkesi layık olduğu yerde değerlendirmen gerekir.1734 Herkesin üzerinde ittifak ettiği noktalarda kendini öne çıkarmamalısın. Zira sen başkalarına model olacaksın, bu bakımdan çoğunluğun birleştiği noktalarda gaflete düşmemelisin. Yönetimin altındaki insanların hatalarını görmezlikten gelirsen başkasının yerine sen ceza görürsün. Kısa bir süre sonra işlerin üzerindeki perdeler açılır ve mazlumun hakkı senden alınır. Öfkene, gazabına, eline, diline ve hâkim olmalı, hiç kimsenin hatırını kırmamalısın. Bütün bu sayılanlardan masum kalabilmek için olaylardan uzak durman, şiddetini ertelemen gerekir. Böylece öfken azalır ve duygularına hâkim olursun.1735 Arzularını öne çıkararak, yukarıda belirtilen kötü işlere itibar etmemelisin. Zira Allah'a döneceğin günden endişe duymadıkça, iç 1731 Bakara, 264 1732 Ahdnâme: 54 1733 Saf, 2-3 1734 Ahdnâme: 54 1735 Ahdnâme: 55
  • İDARİ MESELELER (15)

    huzurunu ve kendine hâkim olma imkânını hiç bir zaman bulamazsın. Şimdi, adaletli hükümetten, faziletli sünnetten, Hz. Peygamber (s.a.v.)'den ve Kur'an-ı Kerim'de zikredilen hükümlerden olarak selef-i eşrafın ortaya koyduğu birikimi düşünüp hatırlamak sana vacip olmuştur. Bu gibi meselelerde bizden gördüğün güzel hasletlere uygun hareket etmen gerekir. Eğer nefsin arzularına tabi olursan ceza kaçınılmaz olur. Bu emirnamemde bildirdiğim hükümlere uygun hareket etme yolunda kendini zorlaman gerekir."1736 1736 Ahdnâme: 56
  • İKTİSADİ HAYAT

    · Piyasaların Denetimi ve Ölçü-Tartı Aletleri: "Piyasalarda alım ve satım doğru tartılarla yaptırılmalıdır ki, alan da satan da zarar görmesin. Narh koyarak alış verişin adil yapılmasını sağlaman gerekir. Allah şöyle buyurur: `Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline. Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman, ölçüyü tam yaparlar. Kendileri onlara bir şey ölçtükleri zaman veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.'1737 Koyduğun yasaktan ve yaptığın uyarıdan sonra, (ihtikâr) stok ve karaborsacılık yapan esnafı, aşırı gitmeden ve örnek teşkil edecek bir ceza ile derhal cezalandırman gerekir."1738 · Karaborsa ve Vurgunculuk: "İnsanların çoğunda aşırı hırs ve bencillik vardır. Önemli mal ve emtiayı stok edip, zamanı gelince değerinin üstünde bir fiyatla sata1737 Mutaffıfîn, 1-3 1738 Ahdnâme: 38