• SAKİFE’DE YAŞANANLAR KARŞISINDA İMAM ALİ’NİN SÜKÛNETİ (3)

    Hz. Ali (a.s.) onun bir oyun içinde olduğunu anlayarak kendisini reddetmiştir. Siretu'l-Eimmeti'l-İsna'da rivayete göre, Emirü'l-Mü'minîn (a.s.), Ebu Süfyan b. Harb'ı itti ve ona şu karşılığı verdi: "Allah'a yemin ederim ki, senin tek amacın fitne çıkarmaktır. Allah'a yemin ederim ki, sen, İslam için yeterince kötülük temin ettin. Senin yardımına ihtiyacımız yoktur." Tüm bunlara rağmen; yani halife olması ile ilgili Resûlullah (s.a.v.)'in hadislerine, hatta sahabenin bir kısmınca O'nun seçilmesi konusundaki haklı bekleyişine rağmen, Hz. Ali Sakife toplantısının ardından gelen gelişmelerde sessiz kalmıştır. Çünkü O, Resûlullah (s.a.v.)'in son anlarında Kendisine ve Ehli Beyt'ine buyurduğu hadisler ile Peygamberin (s.a.v.) rıhletinden sonraki dönemde başına geleceklerin farkındaydı.
  • RESÛLLULLAH, KENDİNDEN SONRA EHL-İ BEYT’İN YAŞAYACAKLARI HAKKINDA BİLGİLER VERMİŞTİR

    Hz. Ali (a.s.), Hz. Fâtıma (a.s.), oğlu Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) ile beraber, O'ndan başına gelecekler hakkında bilgi sahibi olmuştu. Ve bu kaderi âdeta bekliyordu. Bihârü'l-Envâr'dan: İmam Musa bin Câfer, babasından şöyle rivayet ediyor: "Hz. Peygamber (s.a.v.), vefat edeceği sabahın hemen öncesindeki gece, Ali'yi (a.s.), Hasan'ı (a.s.) ve Hüseyin'i (a.s.) çağırdı. Onlar gelince de kapıyı üzerlerine kapadı ve: `Ey Fâtıma!' dedi. Fâtıma (a.s.)'ı Kendisine yaklaştırdı. Gece boyunca gizli gizli bir şeyler konuştu. Konuşmaları uzun sürünce Ali (a.s.), Hasan (a.s.) ve Hüseyin'i (a.s.) alarak kapıda durdular. İnsanlar kapının önünde durmuşlardı. Peygamberin (s.a.v.) eşleri de Ali (a.s.) ve oğullarına bakıyorlardı. Hz. Aişe dedi ki: `Bu saatte Resûlullah (s.a.v.) ne tür bir iş için Seni dışarı çıkarıp, kızıyla baş başa kaldı?'
  • RESÛLLULLAH, KENDİNDEN SONRA EHL-İ BEYT’İN YAŞAYACAKLARI HAKKINDA BİLGİLER VERMİŞTİR (2)

    Hz. Ali (a.s.) ona dedi ki: `Onunla niçin baş başa kaldığını ve O'na neleri aktardığını biliyorsun. Bu, senin, babanın ve iki arkadaşının da içinde bulunduğu bir meseledir.' Hz. Aişe ne diyeceğini bilemez oldu, tek kelime etmedi." 364 Sünni eserlerden Müntehabu'l-Kenz'den: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: `Ey Ali! Benden sonra çok zorluk ve sıkıntı göreceksin.' Hz. Ali (a.s.) sordu: `Ya Resûlallah, din üzere selametimden dolayı mı zorluk ve sıkıntı göreceğim?' Resûlullah (s.a.v.), `Evet' dedi." 365 Sünni İbn Asakir'in eserinden: "Resûlullah (s.a.v.) Hz. Ali (a.s.) ile beraber gezinirken birden ağlamaya başladı. Hz. Ali (a.s.) sordu ki: `Ya Resûlallah, Seni ağlatan nedir?' Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: `Bazı adamların Sana karşı kalplerindeki kinden dolayı ağlıyorum. O kişiler, kinlerini Ben vefat ettikten sonra ancak Sana karşı göstereceklerdir.' Hz. Ali (a.s.) sordu ki: `Ya Resûlallah, bu durum Benim dinimin selametinden dolayı mı olacak?' Resûlullah (s.a.v.): `Evet, dininin selametinden dolayı olacaktır' buyurdu." 366 Sünni eserlerden Tarih-i Bağdadi c.11, sy. 216'dan: "Resûlullah (s.a.v.) Bana hayatında bildirdi ki: Ümmetim Ben364 Bihârü'l-Envâr, c. 22, s. 490 365 Bkz. Age., s. 34 366 İbn Asakir, Tarih-ü Medinet-i Dımaşk, c. 2, s. 325
  • RESÛLLULLAH, KENDİNDEN SONRA EHL-İ BEYT’İN YAŞAYACAKLARI HAKKINDA BİLGİLER VERMİŞTİR (3)

    den sonra Sana karşı vefasız olup sözünde durmayacaktır." Sünni İbn Esir-i Cezrî'nin eserinden: Munhef bin Selim'den rivayet edilmiştir: "Ebu Eyyub el-Ensarî'nin yanına varıp O'na şöyle dedik: `Resûlullah'ın (s.a.v.) hayatında kılıcınla müşriklere karşı savaşmıştın, şimdi ise kalkmış Müslümanlara karşı savaşıyorsun?' Ebu Eyyub Hazretleri şöyle buyurdu: `Resûlullah (s.a.v.) ahdi bozanlara (Zübeyr, Talha ve Hz. Aişe), adaletten sapıp zulmedenlere (Muaviye ve tarafına) ve dinden çıkan Haricilere karşı savaşmamı emretmişti.' Nitekim Resûlullah (s.a.v.) Ebu Eyyub Hazretleri'nin evinde kaldığı için bu hadisi O'nun huzurunda Hz. Ali'ye buyurmuştu." 367 Sünni eserlerden Zehâirü'l-Ukba'da şu rivayet vardır: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Biz Ehl-i Beyt'e, Allah ahireti dünyaya tercih etti. Ehl-i Beyt'im Benden sonra bencillik ve şiddet görecektir. Kendileri bir diyardan başka diyara kovulacaklardır." 368 Sünni, Ahmed Huvarezmî'nin eserinden: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ey Ali! Benden sonra Sana karşı göğüslerinde kin ve nefret saklayanları bildireyim. Onlar Allah'ın lanetini ve lanet edenlerin lanetini de kazananlardır. Cebrail Bana haber etti ki, onlar Senin hakkını (hilafeti) elinden alıp Sana zulmedeceklerdir. Onlar, Sana karşı savaşanlar ve Senden sonra evladını (imamları) öldürüp, onlara zulmedenlerdir." 369 367 Usdü'l-Gabe, c. 4, s.115 368 Bkz. s. 17 369 Menakıbü'l-Huvarezmî, s. 24
  • SAKİFE TOPLANTISININ ARDINDAN

    Sakife toplantısından sonra sahabe arasında farklı gruplaşmalar meydana gelmiştir. Hâşimoğulları, Ammar, Selman, Ebuzer ve Mikdad gibi Resûlullah (s.a.v.)'e ve Kur'an ayetlerine gönülden bağlı olan sahabeler, Hz. Ali (a.s.)'a göre hareket etmişlerdir. Yeni hilafet ile, devlet ile bir çatışmaya girmekten özellikle kaçınmışlardır. Bu kaçınma korkma veya başka bir nefsani sebeple değil, tamamen İslam dini ve yeni kurulan devletin fitnelere mâruz kalarak zarar görmesini önlemek içindir. Ensar; Sakife toplantısını düzenleyen taraf olmalarına rağmen kendi aralarında bir birlik sağlayamamışlardır. Halifenin Muhacirler'den seçilmesi Ensar'a karşı bir üstünlük sağlamıştır. Hz. Ebu Bekir ve yandaşları: Hz. Ebu Bekir halifeliği ele geçirerek, bundan sonra Hz. Ali'nin (a.s.) yanında yer almak isteyen Ensar'ı, biat ile kendine bağlamış oldu.
  • SAKİFE TOPLANTISININ ARDINDAN (2)

    Aynı zamanda Muhacir nazarında da yerini sağlamlaştırmıştır. Çünkü, yaptığı konuşmada Muhacir'in Ensar'a üstünlüğünü vurgulayarak, onu savunmuştur. Emeviler ve Ebu Süfyan cephesi: Hz. Ebu Bekir'in Medine'de halife seçilmesi, Mekke'de ilk anda duyulmadı. Bunda Mekke'nin komutanı Attab İbn-i Useyd ibnü'l-As'ın Ben-i Ümeyye reisi olan Ebu Süfyan'ın tavrını öğrenmek istemesi gösterilmektedir. Ebu Süfyan ise, başta Hz. Ebu Bekir'in halifeliğine karşı çıkmış, hatta, Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Abbas'a, "Ben Medine'yi süvari ve piyadelerle dolduracağım. Siz kalkıp kıyam edin ve idareyi ele geçirin" demiştir. Sünni yazarlardan Belazuri şunları yazmaktadır: "Hz. Ebu Bekir, Ebu Süfyan'ı yanına almak için yanında getirdiği malları ona bağışlamış ve Ebu Süfyan'ın oğlu Yezid'i Şam Valisi olarak atamıştır. O zamana kadar Hz. Ebu Bekir'i halife olarak istemeyen Ebu Süfyan bu valilik işinden sonra, `Hz. Ebu Bekir akraba bağlılığını sürdürdü' diyerek tavrını değiştirmiştir." 370 Aynı zamanda önemli bazı mevkilere Emeviler'den atayarak, iktidarda onlara pay vermiştir. Kendisi de bir Muhacir olan Hz. Ebu Bekir, Hazrecliler'in kendisine biatı için de bazı yardımlarda bulunması gereğini anlamıştı. Sünni İbn Ebi'l Hadid'in şerhinde Hz. Ebu Bekir'in tavrı ile ilgili olarak şunlar yazmaktadır: "Hz. Ebu Bekir, kadınlar konusunda da çeşitli hediyelerle biat almaya çalıştı. Zeyd ibn-i Sabit, Beni Adiyy kabilesinden olan bir hanıma Hz. Ebu Bekir'den bir bağış getirdiğini söyledi. Kadın bunun ne olduğunu sordu. Zeyd şöyle cevap verdi: `Bu halifenin kadınlar arasında taksim 370 Belazuri, Fütûh'ul-Buldan, 31-34; Mecme'ul-Beyan, c . 5, s. 260
  • SAKİFE TOPLANTISININ ARDINDAN (3)

    ettiği bir bağıştır.' Bu kadın kendisine verilen bu bağışın bir tür dinî rüşvet olduğunu fark edince Zeyd'e şöyle dedi: Dinimi satın almak için mi bana rüşvet veriyorsunuz? Allah'a and olsun ki, ben onlardan bir şey kabul etmiyorum." 371 Hz. Ebu Bekir, Emeviler'i ve Ensar kadınlarını maddi menfaatler ile kendine karşı pasif bir hâle getirdi. Ama Haşimiler, Hz. Ali (a.s.)'a karşı bu yolun işe yaramayacağını biliyorlardı. Seyyid Muhammed Musevi'nin Peşaver Geceleri eserinden: "Hz. Ali (a.s.)'ın halifeye karşı izlediği yolu işlemeden önce, Müslümanların ordu komutanı olan Usame b. Zeyd'in yeni hilafet makamına karşı tavrını ortaya koyalım. Hatırlanacağı gibi Usame Resûlullah (s.a.v.) zamanında ordu komutanı yapılmış ve hatta Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer de bu genç komutanın emrine verilmişti. Usame, fitnenin koptuğunu ve kendilerinin haberi olmadan, onlarla istişare edilmeden üç kişinin kendi istekleri doğrultusunda halife seçtiklerini duyduğunda, atına binip mescide gelerek şöyle feryat etti: `Ortalığı katıp karıştıran bu velvele ve kargaşa nedir? Sizler kimin izniyle halife tayin ettiniz? Siz birkaç kişi neciydiniz ki, Müslümanların ve sahabelerin büyüklerinin istişare ve icması olmaksızın halife tayin ettiniz?' Usame'nin bu feryatlarını tüm tarihçiler kaydetmektedir. Hz. Ömer, Usame'yi yanına çekmek için öne çıkarak şöyle dedi: `Ey Usame! İş bitti, biat gerçekleşti; tefrika çıkarma, sen de biat et.' Usame bu sözlerden rahatsız oldu ve şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.) Beni sizlere komutan etti, komutanlıktan da azledilmedim; Peygamberin (s.a.v.) sizlere amir kıldığı bir şahıs, nasıl olur da gelip emri altında olan memurlara biat eder?" 372 371 Şerh-i Nehcü'l-Belağa, İbn-i Ebi'l-Hadid, c. 1, s. 133 372 Peşaver Geceleri, 7. oturum, s. 324
  • SAKİFE TOPLANTISININ ARDINDAN (4)

    Müslüman orduların komutanı Usame'nin halife seçimiyle ilgili tavrı da böyledir. Hz. Ali (a.s.) şu üç tavırdan birini sergileyecekti: Hz. Ebu Bekir'e biat edecekti, Etrafına topladığı kişilerle beraber, Hz. Ebu Bekir'in halifeliğine karşı silahlı taarruza geçecekti, Yeni gelişen İslam devletini ve itikadını korumak için sessizce bir muhalefet sürdürecekti. O, eşi ve yanındaki sahabeler ile beraber sessiz bir muhalefete girişti. Bu sessiz muhalefetini halife seçimi için olduğu kadar Fedek hurmalığı meselesinde de sürdürdü. Haşimoğulları Sakife toplantısına çağrılmamıştı. Ve bundan sonra yaptıkları muhalefette, Hz. Ebu Bekir'in konuşmasında halkı etkilemek için kullandığı "kabilecilik" üstünlüğünü bu sefer Hz. Ebu Bekir'e karşı ileri sürdüler. Sünni İbn Ebi'l-Hadid şunları yazıyor: "Hz. Abbas Hz. Ebu Bekir'le yaptığı konuşmada bunu açıkça söylemiştir: `Sen diyorsun ki biz Resûlullah (s.a.v.)'in şeceresiyiz (ağacıyız). Siz O'nun komşularısınız ama biz O'nun yapraklarıyız." 373 Sünni eserlerden Muhammed Havend Şah'ın, Ravzatu's-Sefa'sında ve İbn Abddulbirr'in İstiab adlı eserinde Hz. Ali (a.s.) ile beraber, biat etmeyen sahabeler hakkında şöyle demektedirler: "Sa'd b.Ubade, Hazrec kabilesi, Kureyş'ten bir taife ve sahabenin büyüklerinden 18 kişi Hz. Ebu Bekir'e biat etmeyerek Rafızi oldular; onlar Ali b. Ebi Tâlib'in sevenlerindendir. O 18 kişinin ismi şunlardan ibarettir: 1- Selman-ı Farisî, 2- Ebu373 İbn Ebi'l-Hadid, Şerh-i Nehcü'l-Belağa, c. 6, s. 5
  • SAKİFE TOPLANTISININ ARDINDAN (5)

    zer-i Gıfarî, 3- Mikdad b. Esved-i Kendî, 4- Ammar b. Yâsir, 5- Halid b. Said b. As, 6- Bureyde Eslemî, 7- Ubey b. Ka'b, 8- Huzeyme b. Sabit, 9- Ebu Heysem b. Teyhan, 10- Sehl b. Huneyf, 11- Osman b. Huneyf, 12-Ebu Eyyubi Ensarî, 13- Câbir b. Abdullah Ensarî, 14- Huzeyfe b. Yeman, 15- Sa'd b. Ubade, 16- Kay's b. Sa'd, 17- Abdullah b. Abbas, 18- Zeyd b. Erkam. Hz. Ali de Nehcü'l-Belağa'da, kendisini hiçe sayan halife ve diğerleri için şunu demişti: "Ağacı kanıt olarak gösterdiler ama meyvesini görmezlikten geldiler." Hz. Ali ve Hâşimoğulları'nın bu muhalefeti, sahabeleri en can alıcı noktadan vurmakta idi. Haklıydılar ve haklarını savunuyorlardı. Ayrıca Hz. Ali (a.s.)'ın elinde Cenab-ı Hakk'ın Ehl-i Beyt'e sunduğu humus gelirleri, Resûlullah (s.a.v.)'in hayatta iken Hz. Fâtıma (a.s.)'a bağışladığı Fedek hurmalığının gelirleri vardı. Bu gelirlerle Hz. Ebu Bekir'e maddi menfaatler karşılığında destek veren Emevileri ve Ensar'ın büyük kısmını tekrar Kendi yanına alabilirdi. Muhammed Bâkır Sadr'ın eseri Fedek fi't-Tarih'de şunları yazmaktadır: "Hâşimoğulları'nın Kureyş'in en hatırı sayılır kabilesi idi ve dağıtacağı gelirler, Hz. Ali'yi halifeliğe taşıyabilirdi. Hz. Ebu Bekir ve taraftarları, başlarına gelecek akıbeti önlemek için, Hz. Ali'nin (a.s.) ve Haşimoğulları'nın üstünlük iddialarını -doğru olduğu haldereddetmiş ve halifeye biat edildikten sonra muhalefet etmenin, İslam'da haram olan fitne çıkarmadan başka bir anlama gelmediğini söylemeye başlamışlardır." 374 374 Şehid Muhammed Bâkır Es-Sadr, Fedek fi't-Tarih, s. 91
  • BİAT GÜNÜ HZ. FÂTIMA VE HZ. ALİ

    Ehl-i Beyt kaynaklarından Ensabu'l-Eşraf'da şu rivayet yer almaktadır: Cabir El-Bağdadi aktarıyor: "İnsanlar Hz. Ebu Bekir'e biat ettiklerinde Ali ve Zübeyr özür belirttiler. (Devamla şöyle der): Hz. Ebu Bekir, Ali (a.s.)'a, biat etmesi için elçi gönderir. Ali (a.s.) bu biat teklifini reddeder. Bunun üzerine Ali beraberinde Hz. Ömer ile birlikte gelir. Onları kapıda Fâtıma (a.s.) karşılar. Fâtıma (a.s.): `Ey ibn Hattab! Beni evimin içinde yakmaya mı geldin' dedi. Hz. Ömer: `Evet! Senin Babanın getirdiği şey konusundan daha kuvvetlidir' dedi." 375 Ömer Rıza Kehhale, Alamu'n-Nisa adlı eserinde, Hz. Fâtıma'nın (a.s.) bu sırada söyledikleri ile ilgili olarak şunlar yazmaktadır: 375 Ensabu'l-Eşraf, c. 1, s. 568