• İMAMLARIN VASIFLARI (4)

    Buyurdu ki: "Burada kastedilenler imamlardır." 185 9- Muhammed Bâkır (a.s.) şöyle rivayet etmiştir: "Vasilerden başka hiç kimse, Kur'an'ın tüm zâhirî ve bâtınî anlamını bildiğini, bütün Kur'an ilimlerine sahip olduğunu iddia edemez." 186 10- Mufaddal b. Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Ebu'l Hasan'a (Ali b. Musa) dedim ki: "Bize Ebu Abdullah'ın (Cafer Sâdık) şöyle dediği rivayet ediliyor: "Bizim ilmimiz ya geçmişle ilgilidir, ya yazılıdır, ya kalben akıtılan ilhamlardır. Veya kulaklara yapılan telkinlerdir. Geçmiş önceki kuşaklara ilişkin bilgilerdir. Yazılı ise gelecekle ilgilidir. Kalplere akıtılan ise ilhamdır. Kulaklara yapılan telkin de meleğin yönelttiği emirdir." 187 185 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 377 186 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 401 187 Usul-ü Kafi, c. 1, s. 461
  • EHL-İ SÜNNET KAYNAKLARINDA HALİFENİN VASIFLARI

    Hadislerde de, halifenin vasıfları vardır. Hadisleri önemli Ehl-i Sünnet kaynağı Kütüb-i Sitte muhtasarından veriyoruz: 1- Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Hilafet ümmetimin arasında 30 yıl sürecektir. Bundan sonra saltanat gelecektir." 2- Said İbn-u Cumhan dedi ki: "Sonra ilave etti: "Hz. Ebubekir'in hilafetini, Hz. Ömer'in hilafetini, Hz. Osman'ın hilafetini, Hz. Ali'nin hilafetini (parmaklarınla say) bak!" dedi. Bunları (sayınca hakikaten) otuz yıl bulduk." 188 3- Hz. Câbir İbn Semure anlatıyor: "Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: Bu din hepsi Kureyş'ten gelecek olan on iki halifeye kadar aziz ve güçlü olacaktır." Resulüllah (s.a.v.)'e soruldu: "Sonra ne olacak?" "Sonra herc (kargaşa ve fitne) gelecek!" diye cevap verdi." 189 Emevîler dönemindeki idarecileri, imamların bu vasıflarını hatırlayarak değerlendirmek gerekir. 188 Kütüb-i Sitte, c. 6, s. 411; Tirmizî, Sünen, Fiten, s. 48 189 Kütüb-i Sitte, c. 6, s. 413; Buharî, Sahih, Ahkam, 51
  • ON İKİ HALİFEYE DAİR EHL-İ SÜNNET KAYNAKLARINDAKİ HADİSLER

    Emevîler dönemine ve Ümeyyeoğulları soyundan gelen halifelere geçmeden evvel 12 imamla ilgili Ehl-i Sünnet kaynaklarında yer alan hadisleri verelim: 1- Abdülmelik, Câbir bin Semure'den (r.a.) şöyle duyduğunu rivayet etmektedir: Câbir der ki: "Resulüllah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu duydum: "Emirler on iki kişidir." Sonra bir kelime dedi ama ben duymadım. Babam ise (bu hususta), şüphesiz Resulüllah (s.a.v.) orada şöyle buyurdu: "Hepsi de Kureyş'tendir" dedi." 190 2- Husayn, Câbir b. Semure'den naklediyor: "Dedi ki, babamla beraber Resulüllah (s.a.v.)'in huzuruna vardı190 Buharî, Sahih, Kitab'ul Ahkam, 93, Bab'ul İstihlaf, H. No: 7222, 7223
  • ON İKİ HALİFEYE DAİR EHL-İ SÜNNET KAYNAKLARINDAKİ HADİSLER (2)

    ğımızda şöyle buyurduğunu duydum: "İnsanların işi, velileri on iki kişiye tamamlanıncaya kadar böylece devam eder." Ardından benim anlayamadığım tonda bir ifade daha buyurdu. Babama Resulüllah (s.a.v.)'in buyurduğu bu kelam neydi, diye sorduğumda; babam, "Onları hepsi Kureyş'tendir" ifadesini nakletti." 191 3- Câbir b. Semure, Resulüllah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu işittiğini nakletti: "Halife on ikiye tamamlanıncaya kadar İslam güçlü kalır." 192 4- Câbir b. Semure dedi ki, "Babam ile beraber Resulüllah gittiğimizde, şöyle buyurduğunu iştim: Halife on ikiye tamamlanıncaya kadar da bu din güçlü ve yüce kalır." Resulüllah (s.a.v.) insanların tam anlayamadığı bir ifade daha kullandı. Bunun ne olduğunu babama sordum, "Onların hepsi Kureyş'tendir" ifadesini söyledi." 193 5- Amir b. Sa'd Ebi Vakkas, Câbir b. Semure'ye yazdığı bir mektubu hizmetçim Naf'i ile ulaştırarak Resulüllah (s.a.v.)'den duyduklarını sordu. Câbir bana şöyle yazdı diye nakletti: "Kıyamet kopana veya üzerinize on iki halife gelene dek bu din ayakta kalacaktır... kıyamete yakın yalancılar türeyecektir; aman ha onlardan sakının!" 194 6- Ahmed b. Hanbel'in, Câbir b. Semure'den naklettiğine göre Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bu ümmetin on iki halifesi olacaktır." 195 7- Ahmed b. Hanbel, Mesruk'dan şu rivayeti naklediyor: 191 Müslim, Sahih, Kitab'ul İmare 33, H.No: 5/1821 192 Müslim, Sahih, Kitab'ul İmare 33, H.No: 7/4685 193 Müslim, Sahih, Kitab'ul İmare 33, H.No: 9/4687 194 Müslim, Sahih, Kitab'ul İmare, 33, H.No: 10/1822-4688 195 Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/86-108
  • ON İKİ HALİFEYE DAİR EHL-İ SÜNNET KAYNAKLARINDAKİ HADİSLER (3)

    Mesruk dedi ki: "İbn Mesud'un yanında oturmuştum. O bize Kur'an okuyordu. Bu arada dinleyenlerden biri kendisine, "Ey Abdurrahman, acaba Resulüllah (s.a.v.)'e bu ümmete kaç halifenin hüküm edeceğini hiç sordun mu?" diye sordu. Bunun üzerine Abdullah b. Mes'ud şöyle cevap verdi: "Irak'a geldiğim günden beri hiç kimse bana bu soruyu sormadı." Daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: "Evet bu soruyu Resulüllah (s.a.v.)'e sordum. O (s.a.v.) de bana şöyle cevap verdi: "İsrailoğulları'nın önderleri sayısınca on iki kişi bu ümmete hükmedecektir." 196 8- Büyük muhaddis Hakim ise Müstedrek'inde, Resulüllah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu naklediyor: "Bu ümmetin işleri on iki halife gelinceye kadar iyilik ile geçecektir." 197 196 Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/398-406 197 el-Hakim Nişaburî, el-Müstedrek Ala`s-Sahihayn, 3/317
  • EMEVÎLER

    Tarih kitaplarında Emevîlerin İslam'ı benimsememelerine rağmen, öyle göründükleri yazmaktadır. Mekke'nin fethine kadar Hz. Peygamberin (s.a.v.) en büyük düşmanı olan Ebu Süfyan, Mekke'nin fethi ile İslam ile şereflenmiştir. Ancak Hz. Peygamber (s.a.v.) her zaman Emevî soyuna karşı temkinli olmuş ve onların önemli devlet kademelerinde söz sahibi olmalarına izin vermemiştir. Halife Ömer'in, döneminde Ebu Süfyan'ın oğlu Yezid'i Şam'a vali olarak ataması önemlidir. Yezid'den sonra Ebu Süfyan'ın diğer oğlu Muaviye Şam valiliğine getirildi. Yirmi yıla yakın bir zaman Şam Valisi olarak kaldı. Hz. Osman da Emevî sülalesindendi. Ancak diğerleri gibi İslam'a uzak değildi. Ama zayıf karakterli olması ve yönetimdeki başarısızlıkları Emevî soyunun idareyi, ekonomiyi ele geçirmelerine neden oldu.
  • EMEVÎLER (2)

    Mervan b. Hakem, Resulüllah (s.a.v.)'in Medine'den kovduğu ve sürdüğü biriydi. Mervan, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer zamanında Medine'ye geri çağrılmadığı halde, Hz. Osman zamanında Medine'ye getirildi. Resulüllah (s.a.v.)'in kovduğu insan Hz. Osman tarafından, sadece akrabalık bağına hürmeten geri çağrılmıştır. Hz. Osman döneminde İslam çizgisinden çok uzak Ben-i Ümeyye soyunun devletin en kritik noktalarını ele geçirdiğini görüyoruz. Bunlardan biri de halife Hz. Osman tarafından Kûfe şehrine vali atanan Velid b. Utbe'dir. "Velid, Kûfe'de valiyken, bir gece sahaba kadar eğlendi, sabah ezanının sesi yükselince, sarhoş bir hâlde camiye gelerek mihraba geçip sabah namazını dört rekat kıldırdı ve daha sonra halka, "İsterseniz daha da arttırabilirim" dedi." 198 Halife Hz. Osman'ın, kendisine verilen yanlış ve yönlendirirci haberler sebebiyle, Resulüllah (s.a.v.)'in en değer verdiği sahabelerine maalesef büyük eziyetlerde bulunmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in vahiy katiplerinden olan İbn-i Mes'ud'un, Ammar b. Yâsir'in dövdürülmesi ve Resulüllah (s.a.v.)'in çok sevdiği Ebuzer Gifari'yi Rebeze'ye sürgün etmesi bunlardandır. Ebu Süfyan, Halife Hz. Osman'ın cenazesinde diğer Ümeyyeoğulları'na halifeliği elden bırakmamaları için şöyle nasihatte bulunmuştur: "Ey Ümeyyeoğulları! Hilafeti bir top gibi birbirinize atın. Ebu Süfyan'ın yemin ettiği şeye and olsun ki, sizin için hep bunu istiyordum. Bunu çocuklarınıza miras olarak bırakmalısınız!" 199 198 İbn'ül Esir, Usdü'l Gabe, c. 5, s. 91; Beyhakî, Sünen, c. 8, s. 318 199 Müruc'uz-Zeheb, c. 1, s. 440
  • EMEVÎLER (3)

    Nitekim Ebu Süfyan'ın bu vasiyeti Muaviye'nin, oğlu Yezid'i yerine halife bırakmasında etkili olmuştur. İlk dört halife arasında yalnızca Hz. Ali (a.s.) döneminde Emevîlere karşı Resulüllah (s.a.v.) zamanındaki şekilde muamele edilmiştir. Ümeyyeoğulları ile ilgili olarak, Hz. Ali'nin ikazları vardır: "Bilin ki, bana göre sizin için fitnelerin en korkuncu, Ümeyyeoğulları'nın fitnesidir. O fitne kör ve karanlık bir fitnedir. Bu fitneye karşı tedbir yolu görünmez, belası herkesi kaplar." 200 Bir başka hutbesinde ise şöyle buyurmuştur: "Allah'a yemin olsun ki, Ümeyyeoğulları Allah'ın haram kıldıklarından helal etmedikleri bir şey, çözmedikleri bir akit, zulümlerinin girmediği, himayelerinin uğrayıp ayrılmadığı köylerde inşa edilmiş bir ev ve çöllerde bir çadır bırakmayıncaya kadar devam edeceklerdir." 201 Ümeyyeoğulları'ndan Velid b. Utbe, Hakem b. As, Ukbe b. Ebu Muayt, Said b. As dönemlerinde İslam devletine büyük darbeler indirmişlerdir." 202 200 Nehcü'l Belaga, 92. Hutbe, s. 273 201 Hz. Ali (a.s.), Nehcü'l Belaga, s. 106 202 Tarih'ul Yâkubî, c. 2 ,s. 41
  • EMEVÎLER DÖNEMİNDE GENEL SİYASET ANLAYIŞI

    Emevîler'de, devlet düzeninin işleyişi Resulüllah (s.a.v.) zamanında var olan, İslam'ın yücelmesi ve Müslümanların korunması fikrinden uzaklaşmıştır. Halifelik makamı Kur'an çizgisinden ve Sünnet'ten ayrılmış, kabilecilik anlayışına dönmüştür. Cahiliye adetleri, şöhret ve nam peşinde koşma, halkın arasında üstünlük sağlama devlet adamlarının en dikkat ettikleri konular hâline gelmiştir. "Emevîler döneminde uzun süreden beri Havşeb ve İkrime isimli iki kabile arasında, kimin evinde daha çok yemek yapılıyor, yeniliyor ve daha çok misafir geliyor diye yarış vardı. Bu varış çizgisinde çok kere Havşeb'in kefesi daha ağır basıyordu. Bir süre sonra İkrime rakibini yenmek için şöyle bir hileye başvurdu: Yüzlerce çuval un alarak, yoğurup hamur yapsınlar diye kabilesinin adamlarına dağıttı. Bu yoğrulmuş hamuru büyük bir çukura doldurttu, üzerini de otlarla örttürdü.
  • EMEVÎLER DÖNEMİNDE GENEL SİYASET ANLAYIŞI (2)

    Havşeb'in atının bu çukura düşmesi için her tedbiri aldı, plan kurdu. Nitekim öyle de oldu. At gelip, çukurda gizlenmiş hamur içine düştü. Tamamen hamurun içine gömülen Havşeb ve atının her tarafı hamur oldu. Bunun arkasından bir kıyamet koptu. İkrime de içine at düşecek kadar un ve hamur varmış diye bir vaveyla ve şayia her tarafa yayıldı. Halk manzarayı seyretmek için toplanınca gördüler ki, atın kası ve boynu dışarıda kalmış, vücudu hamurun içine gömülmüştür. İplerle ve halatlarla zorlukla dışarı çıkardılar. Bu olay her tarafa yayıldı. Şairler şiirler yazdı. Böylece de İkrime rakibini yenmiş, üstünlüğünü kabul ettirmiş oldu."203 Emevî döneminde pek çok konuda helal terk edilmişti. Beytülmal'de toplanan paralar halk için değil, halifelik makamının ihtiyaçlarına ve halifenin gözüne giren kişilere aktarılıyordu. Toplumda değer yargılarının değiştiği bir dönemdir Emevîler devri. Şairler, şarkıcılar, kahinler, ahlakı bozuk insanlar halkın arasında hatırı sayılır makamlara ulaşmıştır. Yezid'in en yakın arkadaşı ve şair olan sarhoş Ahtal veya şarkıcı Hanin bu payda hak sahibi idiler. 203 Ezrennat' es-Salis, c. 1, s. 139-140