• ANNESİ HZ. FATIMA’NIN (A.S.) ŞEHADETİNDE İMAM HÜSEYİN (A.S.) (3)

    Çocuklar, "Ey Allah Resulü (s.a.v.)'in ilim şehrinin kapısı ve ey "la-feta" sanatının arslanı! Anamıza veda etmeye geldik" dediler. Hz. Ali (a.s.) sordu: "Ey göz nurlarımız! Ananızın ölüm hâlinde olduğunu nereden bildiniz?" Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.), "Ey sevgili babamız! Senin emrin üzerine Resulü'nün mezarını ziyaret için yüz tuttuğumuzda, kulağımıza, "Fatıma'nın öksüzleri geldi" diye bir ses erişti. Ansızın mübarek merkadden bir nidâ gelerek dedi ki: "Ey göz nurları! Durmayıp, geri dönün ki, ananızın yüzünü görüp şereflenin ve kendisine veda edin. Çünkü o ahiret yolcusudur. Ve şimdi Halil İbrahim ve kurban ettiği İsmail, Musa-i Kelim ve Allah'ın Ruhu İsa ve öteki gönderilmiş peygamberler ve kutlu ruhlar, onun tertemiz ruhunu karşılamaya gelmişlerdir." Biz bu haberi duyunca ıstırap içinde Ravza-i Resul'den ayrıldık, geri döndük." Bu sözleri söyler söylemez, Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) hemen Fatıma (a.s.)'ın ayağına düşüp feryada başladılar. Ona şöyle yalvardılar: "Ey sevgili anamız! Bize şefkat gösteren gözünü aç. Bu garip gönül verenlerine bir bakışınla bak ve dile gel de bu bela çöllerinin felaketine uğrayanlarla konuş." Çocuklarının bu feryatları Fatıma (a.s.)'ın mübarek kulaklarına erişince acıyan gözlerini açtı. "Ey öksüz yavrularım" diyerek onları yanına çağırdı. "Ey öksüzler! Acaba benden sonra sizin hâliniz ne olacak?" dedi. Sonra bütün çocuklarını topladı, kızları erkeklere, erkekleri kızlara emanet edip, hepsini Hz. Ali (a.s.)'a bırakıp Allah'a ısmarladı." 18 18 a.g.e., s. 182-183
  • ANNESİ HZ. FATIMA’NIN (A.S.) ŞEHADETİNDE İMAM HÜSEYİN (A.S.) (4)

    Ölüm ânında annelerinin yanında olmayan Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) annelerinin vasiyeti gereği gece kılınan cenaze namazına katılmıştır. Resulüllah (s.a.v.)'in rıhletini gören çocuklar, bu olayı şokunu henüz atlatamamışken, kısa bir süre sonra da anneleri Hz. Fatıma (a.s.)'ı kaybetmişlerdir. Şimdi başlarını dayayacakları tek bir omuz kaldı. Babaları Hz. Ali (a.s.)'a emanetler...
  • HZ. FATIMA (A.S.) EVLATLARININ HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN EVLATLARI OLMASI MESELESİ

    Hazreti Peygamberin (s.a.v.) Fatıma'tüz-Zehra (a.s.), Ümmü Gülsüm, Rukiyye, Zeyneb, Kâsım, Abdullah isimli evlatları Hz. Hatice (a.s.) annemizden ve İbrahim isimli oğlu ise, cariye Mariye'den olmuştur. Ancak, Resulüllah (s.a.v.)'in soyunu devam ettirme şerefi sadece Hz. Fatıma (a.s.)'a nasip olmuştur. Yani Resulüllah (s.a.v.)'in soyu kızından devam etmiştir. Bu konu hadislerle sabittir ve Âl-i İmran Sûresi 61. ayet-i kerimesi de Hz. Hasan (a.s.) ve Hz. Hüseyin (a.s.)'ın Resulüllah (s.a.v.)'in oğlu olduğuna delil olarak gösterilmektedir. Önce bu konuda Resulüllah (s.a.v.)'in "bizzat oğullarım" olarak yer verdiği hadisleri ele alalım: "İbn-i Abbas'dan şöyle rivayet edilmiştir: Allah-u Teala her peygamberin soyunu, zürriyetini kendi sulbünden kılmıştır. Benim zürriyetimi de Ali b. Ebi Tâlib'in soyunda kılmıştır." (Hatib-i Harezmî, Menâkıb; aynı hadis, Muhammed b.
  • HZ. FATIMA (A.S.) EVLATLARININ HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN EVLATLARI OLMASI MESELESİ (2)

    Yusuf-i Genc-i Şafiî, Kifayet'üt-Tâlib kitabında yer almaktadır) "Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: Bu iki oğlum (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin) dünyadan iki reyhandırlar. Yine bu iki oğlum ister (imamet işi için) kıyam hâlinde olsunlar, isterse otursun (sussun)lar imamdırlar." (Ahmed bin Hanbel, Müsned'inde ve eş-Şafiî Meveddet'ül Kurba'da bu hadise yer vermiştir.) "Her haseb ve neseb, Benim haseb ve nesebim hariç kesilecektir. Her kızın evlatlarının asabesi Fatıma'nın evlatları hariç baba tarafındandır. Çünkü Ben onların (Fatıma'nın evlatlarının) babası ve asabesiyim." 19 Hz. Ebubekir şöyle rivayet etmiştir: "Şüphesiz benim bu oğlum (Hz. Hasan) Seyyid'dir. Allah Teala'nın onun sebebiyle Müslümanlardan iki büyük cemaatin arasını bulması umulur." 20 Bizzat Hz. Peygamberin (s.a.v.) hadislerinde de Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) Resulüllah'ın "oğlu" olarak dile getirilmiştir: Hakim, Câbir kanalıyla Resulüllah (s.a.v.)'den şöyle naklediyor: "Her annenin çocukları, çocukların babasına nispet edilir; ancak Fatıma'nın iki oğlu hariç. Çünkü Ben onların velisi ve nisbet edilmeleri gereken babasıyım." 21 Resulüllah (s.a.v.), Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.)'a işaret ederek şöyle buyurdu: "Bunlar, benim ve kızımın çocuklarıdır. Ey Allah'ım! Ben bunları seviyorum, Sen de sev, onları sevenleri de sev." 22 19 Suyutî, İhya'ul-Meyyit bi-Fezail-i Ehl-i Beyt 20 Buharî, Sahih, Sulh 9, H. No: 2557, c. 2, s. 962; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 7, s. 308 21 Müstedrekü'sSahihayn, Marifetu's-Sahabe, Menakıbu'l-Hasan ve'l Hüseyin, c. 3, s. 164 22 Zehair'ul-Ukba, et-Taberî, s. 121
  • HZ. FATIMA (A.S.) EVLATLARININ HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’İN EVLATLARI OLMASI MESELESİ (3)

    Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) Benim çocuklarımdır. Onları seven Beni sevmiştir." 23 Bu konuda tarihte geçmiş bir hadiseyi de burada nakledelim: "Haccac, Yahya ibn Ya'mer'e birini gönderip şöyle demiş: "Bana ulaştığına göre sen Hasan ve Hüseyin'in Hz. Peygamberin (s.a.v.) zürriyetinden olduğunu iddia ediyormuşsun. Bunu Allah'ın Kitabı'nda mı buluyorsun? Ben onu başından sonuna kadar okudum bulamadım." O da şöyle cevap vermiş: "En'am Sûresi'ni okumadın mı: O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ı... hidayete erdirdik... Yahya'yı ve İsa'yı da..." Haccac, "Evet, okudum" deyince, "Babası olmadığı hâlde İsa, İbrahim'in zürriyetinden değil midir?" diye sormuş ve Haccac da, "Doğru söyledin" demiş." 24 Bu konuya delil olan ayet olarak Âl-i İmran 61. Ayet gösterilmektedir: "Artık Sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ın lanetini yalan söylemekte olanların üstüne kılalım." Bu ayet üzerine Resulüllah (s.a.v.) Necran hıristiyanları ile lanetleşmeye gitmek için evden çıktığında yanında sadece oğulları olarak Hz. Hasan (a.s.) ve Hz. Hüseyin (a.s.), kadın olarak Hz. Fatıma (a.s.) ve kendimiz olarak Hz. Ali (a.s.) vardı. Âl-i İmran Sûresi'nin 61. ayetinde yer alan "ebnaena" (oğullarımız) cümlesi ile Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin bizzat Cenab-ı Hak tarafından Resulüllah (s.a.v.)'in oğlu olarak işaret edilmiştir. 23 a.g.e., s. 124 24 İbn-i Kesir, Hadislerle Kur'an-ı Kerim Tefsiri, c. 6, s. 2727
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN AİLESİ

    Hz. Hüseyin (a.s.)'n dört hanımı olmuştur. Rebab bint-i İmriü'lKays, Himyer kabilesindendir. Leyla Amine bint-i Ebu Mürre, Mudar kabilesine mensuptur. Beliyy, Mudar kabilesine mensuptur. Ümmü İshak bint-i Talha, Mürreoğulları'ndandır. İmam Hüseyin'in Leyla isimli hanımından Ali Ekber isimli bir oğlu doğdu. Ali Ekber (a.s.) Kerbela'da İmam Hüseyin ile beraber şehit olmuştur. 25 Rebab adlı hanımından Abdullah isimli oğlu dünyaya gelmiş ve o da Kerbela'da şehit olmuştur. 26 Cariyeden olan oğlu Amr Kerbela'da öldürülmemiştir. 27 Bu çocuğun adı Dineverî'nin eserinde Ömer olarak verilmiştir. Zeynelâbidin olarak anılan oğlu Ali b. Hüseyin, hasta olduğu için Kerbela'dan sağ kurtulmuştur. 25 İbn'ül Esir, el-Kâmil, c. 4, s. 92; Taberî, Tarih, c. 3, s. 243 26 İbn'ül Esir, el-Kâmil, c. 4, s. 92 27 İbn'ül Esir, Kâmil, c. 4, s. 93
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.) EHL-İ BEYT’TENDİR

    "İmam Ali" ve "Hz. Fatıma" isimli eserlerimizde Ehl-i Beyt'in kimler olduğu ile ilgili detaylı bilgi verilmiştik. Ehl-i Beyt, kelime mânâsı olarak ev halkı anlamına gelse de, Ehl-i Beyt, sadece Resulüllah (s.a.v.), Hz. Ali (a.s.), Hz. Fatıma (a.s.), Hz. Hasan (a.s.) ve Hz. Hüseyin (a.s.)'dır. Aba altındaki beş kişidir. Konu Kur'an ayetlerine göre ele alındığında; Mübahale ayeti olan Âl-i İmran 61, Ebrar ayetleri olan İnsan 11-12, Tathir ayeti olan Ahzab 33 ve Meveddet ayeti olan Şûra 23, Ehl-i Beyt'in Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali, Hz. Fatıma (a.s.), Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (a.s.) olduğunu göstermektedir. Biz burada Ahzab 33'ü hatırlatarak konuyu ele alacağız: "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, fenalığı gidermek ve sizi tertemiz bir hâle getirmek diler." 29 Bu ayet Resulüllah (s.a.v.)'in hanımı Ümmü Seleme validemizin evinde nâzil olmuştur. 29 Ahzab, 33
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.) EHL-İ BEYT’TENDİR (2)

    Bu olayı Sünnî Beyhakî ve İbn'ül-Münir'in Sünen kitaplarında yer aldığı gibi; Sünnî Ahmed b. Hanbel, Müsned'inde 30 Ümmü Seleme'den şu nakli yapmaktadır: "Peygamber (s.a.v.) Fatıma ya, "Eşin Ali ve çocukların Hasan ve Hüseyin'i yanıma getir" diye buyurdu. Fatıma (a.s.) da onları alıp Peygamberin (s.a.v.) huzuruna getirdi. Sonra da hepsinin üzerine Fedekî cübbesini örttü. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) mübarek ellerini onların üzerine koyarak şöyle buyurdu: "Allah'ım! Bunlar Muhammed'in Ehl-i Beyt'idir. Rahmet ve bereketin Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine olsun. Şüphesiz Sen Hamid ve Mecid'sin." Ümmü Seleme diyor ki, "Ben cübbeyi elimle kenara iterek altına girmek istedim. Ama peygamber elimi iterek, "Sen hayır üzeresin" buyurdu. Bu ayetten sonra Resulüllah (s.a.v.) altı ay boyunca devamlı olarak Fatıma (a.s.)'ın kapısına sabah namazı vaktinde gelip bu ayeti okumuştur. Bir de hadis nakledelim: "Bize ibn el-Müsenna Ebu Said'den nakletti ki, Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister" ayeti beş kişi hakkında nâzil olmuştur: Ben, Ali, Hasan, Hüseyin ve Fatıma." 31 Biz burada diğer iki eserimizde yer vermediğimiz başka bir konudan bahsedeceğiz... 30 6. cüz, s. 323 31 İbn-i Kesir, c. 12, s. 6524