• HZ. HASAN’IN LAKAPLARI (2)

    şu cevabı verdi: "Hayırlı bir rüya gördün. Fatıma bir erkek çocuğu doğuracak ve bakımını Sen üstleneceksin." Nitekim Fatıma Hasan'ı doğurunca Peygamberimiz onu söz konusu rüyayı gören Ümmü Fazıl'a verdi. O da ona Kussem b. Abbas'ın sütünden emzirdi." 12 12 el-Avalim, s. 23; Biharu'l Envar'dan naklen c. 43, s. 242 ve 255; el-Adedu'l Kaviyye (el yazması) s. 5; Keşfu'l Gumme, c. 1, s. 523
  • HZ. HASAN’IN FİZİKÎ ÖZELLİKLERİ

    Hz. Hasan fizik olarak dedesi Hz. Peygamber'e çok benzerdi.13 Öyle ki, bir defasında Hz. Ebubekir ikindi namazından çıktıktan sonra, Hz. Ali ile beraber yürürken, çocuklarla oynayan Hz. Hasan'ı görürler. Hz. Ebubekir onu omzuna alır ve, "Nebi'ye benzeyen, Ali'ye benzemeyen, sana babam feda olsun" diye bir mısra söyler. 14 Cuhayfa diyor ki: "Ben Resulüllah'ı görenlerdenim. Hasan b. Ali O'na benziyordu." Sahabelerden Enes de şöyle demektedir: "Hasan b. Ali kadar Peygamberimize benzeyen birisi daha yoktur." 15 Umeyr b. İshak şöyle diyor: "Ebu Hureyre'yi Hasan b. Ali ile karşılaşmış gördüm. Şöyle diyordu: Gömleğini kaldır da Resulüllah'ın öptüğü yeri ben de öpeyim. 13 Tirmizî, Menâkıb, 31 14 Buhârî, Fadâilü'l-Ashâb, 22 15 Keşfu'l Gumme, c. 1, s. 522; el-Menakıb, c. 3, s. 165; Sahih-i Tirmizî'den naklen
  • HZ. HASAN’IN FİZİKÎ ÖZELLİKLERİ (2)

    İmam gömleğini kaldırdı. Ve Ebu Hureyre, Hazreti Hasan'ın bedenini öptü." 16 Hazreti Hasan'ın siması ve endamı şöyle tasvir edilmektedir: "Kırmızıya çalan beyaz tenli, iri siyah gözlü, geniş yanaklı, göğüs arası ince kıllı, gür sakallı bir vücuda sahipti. Saçları kulak memesinin hizasına kadardı. Boynu gümüş sürahi gibi parlaktı. Eklem başları iri idi. Omuz başları geniş aralıklı idi. Orta boylu idi. Ne uzun ne kısa idi. Yakışıklı, hoş ve en güzel yüzlü insanlardan biri idi. Saçını, sakalını siyaha boyardı. Saçları kıvırcıktı. Uzun ve sarkık değildi. Vücut yapısı güzeldi." 17 Görünüm, ahlak, vücut yapısı, davranış, cömertlik, bakımından onun kadar Allah Resulü'ne benzeyen biri daha yoktu. Onu şöyle tarif etmişlerdir: "Yüzü pembeyle karışık beyaz, gözleri siyah, yanakları düz, sakalı sık, saçı dalgalı, boynu beyaz, vücudunun organları birbiriyle uyumlu, geniş omuzlu, iri kemikli, ince belli, ayağı ne uzun ne kısaydı. Ne kısa ne de uzun boyluydu. Çehresi en güzel çehrelerden biriydi." Vâsıl b. Ata şöyle derdi: "Hasan b. Ali peygamberlerin simasına ve padişahların parlaklığına sahipti." 18 16 Müsned-i Ahmed, c. 2, s. 427 ve 448; el-Mücemü'l Kebir, c. 3, s. 19; Müstedrek-i Hakim, c. 3, s. 168; Siyer-u A'lam'un-Nübela, Zehebî, c.3 17 Keşfu'l Gumme, c. 1, s. 525; el-Avalim, s. 30 18 İmam Hasan'ın Barışı, Üstad Ali Yasin, s. 39
  • HADİS RÂVİSİ OLARAK HZ. HASAN

    Hz. Hasan, Hz. Peygamber'in âhirete göçtüğü sıralarda sekiz yaşlarında idi. Henüz çok küçük olduğu için, Hz. Peygamber'den doğrudan doğruya rivayet ettiği hadislerin sayısı oldukça azdır. Bunlardan biri Ebu'l Havrâ'nın rivayet ettiği şu hadistir: "Hz. Hasan'a, Hz. Peygamber'den duyduğun hangi hadisi hatırlıyorsun?" diye sordum. O da şunu anlattı: "Şu hadisi hatırlıyorum: Zekat hurmalarından bir hurma alıp, ağzıma atmıştım. Hz. Peygamber o hurmayı ağzımdan tükrüklerimle çıkardı. Oradakiler, "Ya Resulallah, bu çocuğun ağzına attığı tek bir hurmayı, niçin geri çıkardın?" dediler. O da, "Biz Âl-i Muhammed'e sadaka (zekat) helal değildir" buyurdu. Hatırladığım diğer bir hadis de, "Seni ilgilendirmeyen şeyleri bırak, ilgilendiren şeylere bak" hadisidir. Yine Dedem Hz. Peygamber bana şu duayı da öğretmişti: "Ey Allah'ım! Beni hidayete erdirdiğin kimselerden eyle, âfiyet verdiğin kişilerden eyle, dost edindiğin kullarının arasına kat! Verdiğin
  • HADİS RÂVİSİ OLARAK HZ. HASAN (2)

    şeyleri benim hakkımda mübarek kıl ve hüküm verdiğin (takdir ettiğin) şeylerin şerrinden de koru. Senin dost edindiğin bir kişi asla zelil olmaz." 19 İmam-ı Hasan'dan şöyle nakledilmiştir: Resulüllah, "Bana Arapların efendisini çağırın" dedi. Maksadı Ali b. Ebi Tâlib idi. Aişe, "Arapların efendisi Sen değil misin?" deyince şöyle buyurdu: "Ben Ademoğulları'nın efendisiyim. Ali ise Arapların efendisidir." Hz. Ali geldiğinde Ensar'ın peşine gönderdi. Yanına geldiklerinde onlara hitaben şöyle buyurdu: "Ey Ensar topluluğu, size Benden sonra sarıldığınız taktirde asla dalalete düşmeyeceğiniz şeyi göstereyim mi?" "Evet ya Resulallah" dediklerinde şöyle devam etti: "Bu Ali'dir. Onu Benim sevgim için sevin. Ona Ben değer verdiğim için değer verin. Saygı gösterin. Bunu bana Cebrail böyle emretti. Bunu ben, Allah tarafından size söyledim." 20 Hz. Hasan'ın bu hadislerin dışında başta babası Hz. Ali olmak üzere birçok sahabiden rivayet ettiği hadisleri vardır. Kendisinden de Hz. Aişe, kardeşinin oğlu Ali b. Hüseyin, onun iki oğlu Abdullah ve el-Bâkır ile İkrime, İbn Sirin, Cübeyr b. Nefir, Ebu'l Havrâ, Rebia b. Şeybân, Ebu Miclez, Hübeyre b. Berîm, Şeybân b. el-Leyl, Şa'bî, Şakîk b. Seleme, el-Müsebbib b. Nuhbe, İshak b. Beşşâr ve diğer râviler (radiyallahü anhüm) hadis rivayet ettiler. 21 19 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. I, 200; Ebu Dâvûd, Sünen, Salat, 340; Tirmizî, Sünen, Ebvâbu's-Salât, 341; Neseî, Sünen, Kıyamü'l-Leyl, 50; İbnü'l-Esir, Usdü'l-Gâbe, II, 1 20 1001 Hadis Işığında İmam Ali, A. R. Sabiri; Hilyetü'l-Evliya, c. 1, s. 102 21 İbn Hacer el-Askalânî, el-İsâbe fi Temyîzi's-Sahâbe, I, 327-330; İbnü'l-Esir Usdü'l-Gâbe, II, 10; Tehzîbü't-Tehzîb, II, 295-296
  • HZ. HASAN HAKKINDAKİ HADİSLER

    Peygamberimiz, iki torununa da çok değer verirdi. Hasan ve Hüseyin'in Allah Resulü'nün yanındaki konumları çok üstündü. Hz. Hasan, Hz. Peygamber'in terbiyesinde yetişti. Sahih hadis kitapları başta olmak üzere birçok İslamî literatürde, Hz. Peygamber'in torunları ile ne kadar ilgilendiğini ve onları ne kadar çok sevdiğini ifade eden rivayetler bu gerçeği göstermektedir. O'nun (s.a.v.), Hz. Hasan ile her an ilgilendiğini, hemen hemen yanından hiç ayırmadığını; bilhassa namazlarda bile torununun gelip üzerine çıktığından dolayı, Hz. Peygamber'in sırf onu incitmemek için secdesini uzattığını ifade eden hadisler, ilahî vahye mazhar dede ile, O'nun "reyhanesi" arasındaki sevgiyi anlatmaktadırlar. 22 Hatta Hz. Peygamber rükûda iken torunu gelir, ayaklarını açar bir yönden girer, öbür taraftan sıvışır23 ve Hz. Peygamber ses çıkarmazdı. Bazen secde ederken üzerine bindiğinde, onu yavaşça sırtından indirirdi. 22 Ahmed b. Hanbel, III, 493, 494; Nesâî, Talbîk, 82 23 el-Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, IX, 175; Tehzîbü't-Tehzîb, II, 296
  • HZ. HASAN HAKKINDAKİ HADİSLER (2)

    Nitekim bir defasında Hz. Peygamber, hutbe okurken Hz. Hasan ile kardeşi Hz. Hüseyin üzerlerindeki uzun ve kırmızı elbiseleri ile düşe kalka yürüdüklerini görür. Bunun üzerine Hz. Peygamber, hutbesine ara verip, minberden inerek, torunlarını kucağına aldığı ve önüne oturttuğu, daha sonra da, "Allah Teâlâ, `Mallarınız ve evlatlarınız sizin için birer imtihan vesilesidir' 24 derken doğru söylemiştir. Şu ikisini bu şekilde görünce sabredemedim" diyerek hutbesine devam ettiği, kaynak hadis kitaplarında anlatılmaktadır.25 Hz. Peygamberin, zaman zaman her iki torununu da sırtına alıp namaza geldiğine,26 Hz. Hasan'ı omzuna alarak dışarılarda gezdirdiğine dair27 birçok hadis şunu gösteriyor ki; Hz. Peygamber her iki torunuyla devamlı ilgilenmişler, her türlü ihtiyaçlarını gidermeye çalışmışlardır. Kızı Hz. Fatıma'yı ziyarete gittiklerinde, torunu Hasan uyku arasında su istediği zaman bizzat kendileri kalkıp su getirerek, hem ona, hem de kardeşine içirmeleri 28 vb. hareketleri dede şefkati ve merhametinin fiili işaretleridir. Yine Hz. Peygamber'in bu iki torununu çok sevdiğini ifade buyurmaları ve "Allah'ım, Ben bu ikisini seviyorum, Sen de sev" diye dua etmeleri,29 gönüldeki bu yüce sevginin ve ilginin dil ile ifadesi olması bakımından manidardır. 30 Hz. Câbir'den nakledildiğine göre, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: 24 Teğâbün, 15 25 Ahmed b. Hanbel, V, 254; Ebu Davud, Salât, 233; Tirmizî, Menâkıb, 31; İbn Mace, Libas, 20; Nesaî, Salatu'l-İdeyn, 27; Zehebî, a.g.e., III, 256 26 Ahmed b. Hanbel, III, 493 27 Tirmizî, Menâkıb, 31 28 Ahmed b. Hanbel, I, 101; Tayalisî, II,129-130 29 Tirmizî, Menâkıb, 31 30 Buhârî, Edeb, 18; Müslim, Fedailit's-Sahabe, 56-60
  • HZ. HASAN HAKKINDAKİ HADİSLER (3)

    "Yüce Allah Beni ve Ali'yi Arş'ın önünde iki nur olarak yarattı. Adem'in yaratılışından iki bin yıl önce Allah'ı tesbih ediyor, noksanlıktan tenzih ediyorduk. Yüce Allah Adem'i yaratınca bizi onun sulbüne yerleştirdi. Sonra bizi temiz bir sulbden ve arı bir soydan naklederek İbrahim'in sulbüne yerleştirdi. Sonra bizi İbrahim'in sulbünden temiz bir sulbe ve arı bir soya nakletti. Ve sonunda bizi Abdulmuttalib'in sulbüne yerleştirdi. Sonra Abdulmuttalib'in sulbündeki nur bölündü. Üçte ikisi Abdullah'a, üçte biri de Ebu Tâlib'e geçti. Sonra Benden ve Ali'den aktarılan nur Fatıma'da birleşti. Buna göre Hasan ve Hüseyin, âlemlerin Rabbinden kaynaklanan iki nurdur..." 31 Hz. Peygamber torunlarını öper 32 ve her iki torununun cennet ehli gençlerin efendileri olduğunu da söylerdi. 33 Hatta, onları sevenleri Allah'ın sevmesini dilediği duaları da rivayetler arasında yer almıştır. 34 "O ikisi (İmam Hasan ve İmam Hüseyin), Peygamberimizin (s.a.v.) dünyadaki ve bu ümmet içindeki hoş kokulu reyhan çiçekleridir." 35 "O ikisi (Hasan ve Hüseyin) yeryüzü halkının en hayırlı kişileridir."36 "O ikisi (Hasan ve Hüseyin) ayakta olsalar da, (kıyam etseler de), otursalar da imamdırlar." 37 "O ikisi (Hasan ve Hüseyin) kıyamet gününe kadar Kur'an'dan 31 Nüzhetu'l Mecalis, c. 2, s. 206 32 Ahmed b. Hanbel, IV, 93; Tabaranî, hadis no: 2658 33 Tirmizî, Menâkıb, 31; Ahmed b. Hanbel, III, 3; el-Hatîb el-Bağdadî, Târih-u Bağdad, I, 140 34 Ahmed b. Hanbel, II, 249, 331; Tehzîbü't-Tehzîb, II, 297 vd. 35 Sahih-i Buharî, Sahih, c. 2, s. 188; Tirmizî, Sünen, 539 36 Uyun-u Ahbar'ir-Rıza, c. 1, s. 67 37 el-Menakıb, İbn-i Şehraşub, c. 3, s. 163; Müsned-i Ahmed; Cami-i Tirmizî, Sünen-i İbn-i Mace gibi eserlerden naklen
  • HZ. HASAN HAKKINDAKİ HADİSLER (4)

    ayrılmayacak olan ıtretin, yani Ehl-i Beyt'in mensuplarıdır. O ikisine bağlılığını sürdüren ümmet doğru yoldan sapmaz." 38 "O ikisi gemilerine binenlerin boğulmaktan kurtulmalarını garanti eden Ehl-i Beyt mensuplarıdır." 39 "O ikisi dedelerinin yani Peygamberimizin haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: Yıldızlar yeryüzü halkını denizde boğulmaktan koruyan güvenceler oldukları gibi, Benim Ehl-i Beyt'im de yeryüzü halkını ihtilafa düşmekten koruyan güvencelerdir." 40 Çok sayıda sahabe, Peygamberimizin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında şöyle buyurduğunu işittiklerini söylemişlerdir: "Allah'ım! Biliyorsun ki Ben bu ikisini seviyorum, onları Sen de sev ve onları sevenleri de sev." 41 Selman-ı Farisi'den nakledildiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Hasan ile Hüseyin Benim oğullarımdır. Kim onları severse Beni sever. Kim Beni severse Allah onu sever. Allah kimi severse onu cennete koyar. Kim o ikisinden nefret ederse Benden nefret etmiş olur. Kim Benden nefret ederse Allah ondan nefret eder. Allah kimden nefret ederse onu cehennemine koyar." 42 Hz. Enes'ten nakledildiğine göre, Peygamberimize, "Ehl-i Beyt'inden en çok kimleri seviyorsun?" diye soruldu. Peygamberimiz bu soruya, "Hasan ile Hüseyin'i" diye cevap verdi. Peygamberimiz Hz. Fatıma'ya, "Oğullarını yanıma çağır" der ve onlar yanına geldiklerinde onları koklar ve bağrına basardı." 43 38 Cami-i Tirmizî, 541; el-Müstedrek, Hakim, c. 3, s. 109 39 Hilyetu'l Evliya, c. 4, s. 306 40 Hakim, el-Müstedrek, c. 3, s. 149 41 Nesaî, el-Hasais, s. 26; Tirmizî, Sünen, s. 539 42 Hakim, elMüstedrek, c. 3, s. 166 43 Sünen-i Tirmizî, s. 540
  • HZ. HASAN HAKKINDAKİ HADİSLER (5)

    Hz. Peygamberin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında birçok müjdeleri ve ümmet-i Muhammed'e ikazları vardır: "Hasan'ı ve Hüseyin'i seven beni sevmiştir. Onlara düşmanlık eden bana düşmanlık etmiştir." 44 "Kıyam etseler de, otursalar da şu iki yavrum imamdır." 45 Allah Resulü Hz. Hasan'ı çok sever omuzlarına alıp, "Allah'ım! Ben onu çok seviyorum, Sen de onu sev" derdi. 46 "Hasan'la Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir." 47 Enes'ten nakledildiğine göre, Peygamberimize, "Ehl-i Beyt'inden en çok kimleri seviyorsun?" diye sorduklarında, "Hasan ile Hüseyin'i" buyurdu. Peygamberimiz kızı Fatıma'ya, "Oğullarımı yanıma çağır" der ve yanına geldiklerinde onları koklar ve bağrına basardı." 48 Rasulüllah buyurdu ki: "Eğer akıl, insan şekline girmek isteseydi muhakkak Hasan'ın şeklinde görünürdü." 49 İmam Hasan Hz. Ali'nin şehadetinden sonra minberde konuşurken Azd kabilesine mensup bir kişi bağırarak şunları söyledi: "Resulüllah'ın Hasan b. Ali'yi yanına oturtup şöyle buyurduğunu duydum: `Beni seven herkes Hasan'ı da sevmelidir.' Bunu duyanlar duymayanlara iletsinler. Eğer Resulüllah'ın emri olmasaydı bunu kimseye söylemezdim." 50 44 Biharu'l Envar, s. 43, s. 264 45 el-İrşad, Şeyh Müfid, s. 181; Biharu'l Envar, c. 43; s. 278 46 Tarihu'l Hulefa, s. 188 47 Tarihu'l Hulefa, s. 188 48 Hakim, el-Müstedrek, c. 3, s. 166 49 Feraidü's-Simtayn, c. 2, s. 68 50 et-Tarihu'l Kebir, Buhari, c. 3, s. 428; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 5, s. 366; Müstedrek-i Hakim, c. 3, s. 173; Ayrc. Bkz. Tabakat-ı İbn-i Sa'd