• TASAVVUF (2)

    kötü hallerden kurtulmak, nefsi ıslah etmek için gerekli bilgileri öğrenmek ve gereğini yapmak şarttır. Genelde birçok insanın ibadet yapmasına rağmen nefsinin kötü hallerini düzeltme çaresi aramadığından dolayıdır ki, şirkten, riyadan, kibirden kurtulamamaktadırlar. Yaptıkları ibadetin ve kul olmanın zevkini tadamamaktadırlar. Kulun istiğfar, tesbih, zikir ve dua gibi ibadetlerini...
  • VEDÂ HACCI VE HUTBESİ

    İslamiyet'in, şirki temizlemek hususundaki kat'î kararı karşısında, bütün Arap kabileleri Müslüman oldular. İslamiyet'in nuru her tarafa yayıldı. Din, kemâle erdi. Artık İslam talimatının esaslarını, İslam ahlakının temellerini, umumi bir kongre huzurunda büyük bir cemaate, İslam ülkelerinin her tarafından gelen murahhaslara ilan ederek cihanı tenvir etmek gerekiyordu....
  • VEDÂ HACCI VE HUTBESİ (2)

    kafile ile Mekke yolunu tutmuştu. Bütün zevcelerini ve hayatta kalan tek kızı Fatıma'yı da beraberinde hacca götürüyordu. Harem-i Şerif hududuna gelince, "Lebbeyk" sedâları yükselmeye başladı. Her taraftan yollara dökülen hacılar, etrafı doldurmuştu. Peygamberimiz "Lebbeyk" dedikçe, her taraftan bu ses yükseliyor, dağlar taşlar bu sedâ ile çınlıyordu. Hz. Peygamber,...
  • VEDÂ HUTBESİ

    "Allah'a hamd ü senâ ederiz. O'na döneriz. Nefislerimizin fenalıklarından ve kötü emellerinden O'na sığınırız. Allah'ın hidayet ettiğini kimse yoldan çıkaramaz. Allah'ın şaşırttığını kimse yola koyamaz. Şehadet ederim ki; Allah'tan başka tanrı yoktur. Birdir, eşi ve ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki; Muhammed, O'nun kulu ve Resulüdür. Ey Allah'ın kulları!...
  • VEDÂ HUTBESİ (2)

    Müslümanın kardeşidir. Bütün mü'minler kardeştir. Bir kimseye kardeşinin malı helal olmaz; meğer ki gönül rızasıyla vermiş ola. Kendinize zulmetmeyin. Kölelere gelince; onlara kendi yediklerinizden yedirin ve giydiklerinizden giydirin. Affedemeyeceğiniz bir hatayı işlerlerse, onlardan ayrılın. Onlar da, Allah'ın kullarıdır ve kötü muameleye layık değildirler. Cahiliyet âdetlerini ayağımın altına alıp çiğniyorum....
  • VEDÂ HUTBESİ (3)

    Ey insanlar! Size öyle iki emanet bırakıyorum ki; onlara sımsıkı sarıldıkça asla yanlış yola sapmazsınız. Onlardan biri, Allah'ın Kitabı'dır. Diğeri ise ıtretim, yani Ehl-i Beytim'dir. Bu ikisi mahşerde Havz-ı Kevser'imin başında toplanıncaya kadar birbirinden ayrılmazlar. Allah, her hak sahibinin hakkını vermiştir. Bu sebeple, vârisler için vasiyet yapmağa lüzum...
  • VEDÂ HUTBESİ (4)

    ler. Olabilir ki burada bulunmayanlar içinde, bulunanlardan daha fazla bunları hatırlayacak olanlar bulunur. Tebliğ ettim mi?" Ashab-ı kiram, "Evet" dediler. Bunun üzerine Allah Resulü, "Şahit ol ya Rab!" dedi ve devesini sürüp yürüdü. Hutbenin ardından Resulûllah Efendimiz, öğle ve ikindi namazını kıldırdı. Akşama yakın, devesi Kusvâ'nın üzerindeyken şu...
  • GADR-İ HUM VE HUTBESİ

    Allah Resulü hac farizasını yerine getirip Medine'ye dönerlerken, Gadr-i Hum mevkiinde Cebrail nâzil oldu. Ve Maide Sûresi'nin 67. ayeti Kendisine vahyolundu. Hz. Cebrail, "Ey Muhammed!" dedi. "Allah şöyle buyuruyor: "Ey Resul! Sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazan peygamberliğini tebliğ etmemiş olursun." 128 Bunun üzerine Hz. Peygamber bir ucu...
  • GADR-İ HUM VE HUTBESİ (2)

    cetimi tamamladıktan sonra alırım. Bu dinden de Senin üzerinde tebliğ etmen gereken iki fariza kalmıştır; hac farizası ve Senden sonrası için velayet ve hilâfet farizası. Ben yeryüzümü asla hüccetsiz bırakmadım ve asla bırakmayacağım." Cebrail (a.s) şöyle devam etti: "Allah (azze ve celle) Sana, haccı kavmine tebliğ etmeni emrediyor....
  • GADR-İ HUM VE HUTBESİ (3)

    "Hamd ve senâ; birliğinde yüce, tekliğinde yakın, sultasında celaletli ve erkânında azim olan Allah'a mahsustur. Allah'ın ilmi, yerlerinde kaldıkları hâlde her şeyi kuşatmıştır. O, bütün yaratıkları kudret ve burhanıyla hâkimiyeti altına almıştır. Allah, sürekli olarak şükredilmiştir ve sürekli de övülecektir. O, yok olmayan bir azametin sahibidir. Yaratan O'dur. Yeniden diril-...