GADR-İ HUM VE HUTBESİ (2)


cetimi tamamladıktan sonra alırım. Bu dinden de Senin üzerinde tebliğ etmen gereken iki fariza kalmıştır; hac farizası ve Senden sonrası için velayet ve hilâfet farizası. Ben yeryüzümü asla hüccetsiz bırakmadım ve asla bırakmayacağım." Cebrail (a.s) şöyle devam etti: "Allah (azze ve celle) Sana, haccı kavmine tebliğ etmeni emrediyor. Seninle birlikte Medine ve etrafından ve bedevilerden kimin gitme imkânı varsa, onlar da Seninle hac yapsınlar ki onlara da namazı, zekâtı ve orucu öğrettiğin gibi haccı da öğretesin..." Bunun üzerine Allah Resulü'nün münâdîsi insanlara şöyle seslendi: "Allah'ın Resulü, hac yapmak istiyor ve önceki şer'i hükümlerde olduğu gibi, haccın da hükümlerini size öğretmeyi amaçlıyor." Böylece Resulûllah (s.a.v.) yola çıktı ve O'nunla birlikte birçok insan da yola koyuldu ve Resulûllah'ın ne yapmak istediğini görmek için O'na kulak kesildiler. Bu seferde Medine ve etrafından ve bedevilerden Resulûllah (s.a.v.) ile hac yolculuğuna çıkanların sayısı, yetmiş bin kişi veya biraz üzerindeydi. Resulûllah (s. a.v.), hac farizasını bitirip Medine'ye doğru yola çıktı. Cuhfe'ye varmadan, Gadr-i Hum denen yere vardığında Cebrail (a.s.) nâzil olup, "Ey Muhammed" dedi, "Allah (azze ve celle) Sana selâm ediyor ve şöyle buyuruyor: Ey Resul, Sana indirileni tebliğ et (insanlara ulaştır); eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun. Ve Allah Seni insanlardan koruyacaktır." 129 Bir ucu Cuhfe'ye yaklaşan Müslümanların önde gidenlerinin geriye çağrılmalarını ve geride kalanlarının da orada toplanmalarını emretti. Ardından, Allah Resulü namaza toplanma emri verdi. Orada bulunan ağaçların altının temizlenmesi ve minber şeklinde taşların üst üste kurulmasını emretti ve insanları iyi görebilmesi için onların üzerine çıktı ve Allah'a hamd ü senâ ederek şöyle başladı sözlerine: 129 Mâide, 67