VEDÂ HUTBESİ (4)
ler. Olabilir ki burada bulunmayanlar içinde, bulunanlardan daha fazla bunları hatırlayacak olanlar bulunur. Tebliğ ettim mi?" Ashab-ı kiram, "Evet" dediler. Bunun üzerine Allah Resulü, "Şahit ol ya Rab!" dedi ve devesini sürüp yürüdü. Hutbenin ardından Resulûllah Efendimiz, öğle ve ikindi namazını kıldırdı. Akşama yakın, devesi Kusvâ'nın üzerindeyken şu âyet-i kerime nâzil oldu: "İşte bugün, sizin için dininizi kemâle erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyet'i seçip kabul ettim..." 127 Bu âyeti, Resulûllah Efendimiz okuyunca, sahabe-i kiram sevince boğuldular. Yalnız Hz. Ebubekir ağlıyordu. Zira, Resulûllah'ın risâletinin tamamlanıp yakında bu âlemden göçeceğini anlamıştı. Bu da, O'nun Resulûllah'a düşkünlük, incelik ve hassasiyetinin başka bir göstergesidir. Arafat'tan Müzdelife'ye, oradan da Mina'ya geldiler. Daha sonra kurban kesme mevkiine gelen Resulûllah, ömür sürdüğü her yıl için bir kurban olmak üzere 63 kurban kestiler. Saçlarını tıraş ettirip hatıra olarak sahabilerine dağıttılar. Bu tavrı da, yakında dârı ukbâya göçeceğine delâlet ediyordu. Bu sırada Halid b. Velid, "Bana alnınızın üzerinden bir tutam veriniz" isteğinde bulunmuş; Hz. Peygamber Efendimiz de, ömür boyu muzaffer olması için dua ederek isteğini yerine getirmişti. O saç ve duanın bereketiyle girdiği her savaştan galip çıkan Hz. Halid, "Ben, onu hangi tarafa yönelttimse, orası fetholundu" demiştir. Resulûllah, daha sonra diğer ziyaret ve vazifeleri tamamlayıp Medine'ye dönmüşlerdir. Bu, Efendimizin ilk ve son hacı olmuştur. 127 Mâide, 3
