• HZ. ALİ’YE BİAT EDİLMESİ

    Ebu Mahnef, `El-Cemel' kitabında şöyle yazıyor: "Osman'ın öldürülmesinden sonra Müslümanların oluşturdukları kalabalık bir topluluk mescidde toplandı.Bu topluluğun hedefi yeni halifeyi tayin etmekti. Muhacir ve Ensar'dan olan büyük şahsiyetler, örneğin; Ammar b. Yasir, Ebu'l-Heysem b Teyhan, Refaa b. Refii, Malik, Eclan, Ebu Eyyüb El-Ensari vs. Hz. Ali'ye biat edilmesini istediler. Ammar ayağa kalkarak şöyle dedi: "Sizler önceki halifeyi gördünüz. Eğer çabuk hareket etmezseniz, sonunuz tıpkı önceki gibi olur. Ali bu iş için en liyakati olan kimsedir. Ve hepimiz onun faziletlerini ve geçmişini biliyoruz." Bunun üzerine halk şöyle dedi: "Biz O'nun velayet ve hilafetine razıyız." Sonra oradaki herkes kalkıp Hz. Ali'nin evine hareket etti."1272 1272 Şerh-i Nehcü'l-Belağa, İbn-i Ebi'l Hadid c. 4, s. 8
  • HZ. ALİ’YE BİAT EDİLMESİ (2)

    Hz. Ali kalabalığın evine gelişini şöyle anlatıyor: "Ayaklarının bağı çözülmüş, çobanları tarafından başıboş bırakılmış susuz develerin su başında biriktikleri gibi biriktiler. Yanlarını birbirlerine sürterek (eve) saldırdılar. Öylesine ki Beni öldürecekler, yahut da bazısı bazısını gözümün önünde öldürecek sandım."1273 "... Derken halkın Benim etrafıma sırtlanın boynundaki kıllar gibi üşüşmesi kadar Beni ezen bir şey olmadı. Her yandan birbiri ardınca çevreme üşüştüler. Kalabalıktan neredeyse, Hasan'la Hüseyin ayaklar altında kalacaktı. Koyunların ağıla üşüşmesi gibi çevreme üşüştüler. Bu hengamede elbisem bile yırtıldı."1274 Hz. Ali hilafet için istekli değildi. Ancak mevcut durumun ne kadar karışık olduğunun da farkındaydı. Biat için kendisine gelen bu kalabalık gruba şöyle dedi: "Sizin liderliğinize ihtiyacım yok. Kimi seçiyorsanız seçin, Ben razı olurum. Benim vezir olmam, emir olmamdan daha hayırlıdır."1275 Ancak halk ısrar etti. O zaman İmam Ali (r.a.) şöyle dedi: "Eğer sizin isteğinizi kabul edersem sizi bildiğim gibi yönetirim. Eğer Beni bırakırsanız Ben de sizden biri gibiyim. Şunu bilin, idareyi kime verirseniz, onu en çok dinleyeniniz, en çok itaat edeniniz Ben olacağım."1276 Kalabalık ısrarını sürdürünce Hz. Ali hilafeti kabul etti. Ve bunun sebebini şöyle açıkladı: "Allah'a yemin ederim ki, Ben-i Ümeyye'den bir iri tekenin 1273 Nehcü'l-Belağa, 54. Hutbe 1274 Nehcü'l-Belağa, 3. Hutbe 1275 Tarih-i Taberi, c. 3, s. 450 1276 Tarih-i Taberi, c. 3, s. 450
  • HZ. ALİ’YE BİAT EDİLMESİ (3)

    ümmetin başına musallat olup Allah'ın Kitabı'yla oynamasından korktuğum için halifeliği kabul ettim."1277 Daha sonra Hz. Ali kalabalık grupla mescide yöneldi. Muhacir ve Ensar O'na orada biat etti. Hz. Ali'ye ilk biat edenler Talha ve Zübeyr'di. Ancak bazıları İmam'a biat etmek istemedi, ki bunlar parmakla sayılacak kadar azdı: Muhammed b. Mesleme, Abdullah b. Ömer, Usame b. Zeyd, Saad b. Ebi Vakkas, Kaab b. Malik, Abdullah b. Selam, Mesleme b. Muhalled, Numan b. Beşir, Mugiyre b. Şube, Süheyb b. Sinan, Ebu Süfyan, Rafi b. Hadic ve Ebu Said El-Hudri1278 Halkın İmam Ali'ye biatı Zilhicce ayının 25. günü gerçekleşti. Halife seçildiğinde irad ettiği ilk hutbe şudur: "Allah, hidayete sevk eden bir Kitap indirdi. Onda hayrı da, şerri de açıkladı. Hayrı alın şerri bırakın. Allah'ın size farz kılmış olduğu emirleri yerine getirin ki Allah sizi cennete iletsin. Allah, size meçhul olmayan bazı şeyleri haram kılmıştır. Müslümanların haklarını bütün bu haramların üstünde tutmuştur. Birbirine karşı samimi olmayı, ve bir bütün olmayı emretmiştir. Müslüman -hak bir sebep müstesnaMüslümanın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Müslümana eziyet etmek, hak etmediği sürece helal değildir. Umumun haklarına riayet edin. İnsanlar sizin önünüzde duruyorlar. Arkanızda da sizi tehdit eden bir kıyamet var. Yükünüzü hafif tutun ki öncekilere tez ulaşasınız. Zira insanlar kendilerinden sonrakileri bekliyorlar. Kulları ve beldeleri hakkında Allah'tan korkun. Arazi ve hayvana varıncaya kadar her şeyden sorulacaksınız. Allah'a itaat edin. O'na isyan etmeyin. Hayrı gördüğünüzde alın. Şerri gördüğünüzde bırakın. `Yeryüzünde az sayıda olduğunuzu ve zayıf sayıldığınızı hatırlayın.' (Enfal: 26)."1279 1277 Ensabu'l-Eşraf, c. 1, s. 157 1278 Tarih-i Taberi c. 5, s. 153 1279 Tarih-i Taberi, c. 5, s. 458-559; Nehcü'l-Belağa, İbn-i Ebi'l Hadid s. 4, s. 8-9
  • HZ. ALİ’YE BİAT EDİLMESİ (4)

    Hz. Ali'ye yapılan biat, halkın tamamının katılımı ve isteği üzerine olmuştur. Biat töreni sırasında çıkan izdihamı Hz. Ali şöyle anlatmaktadır: "Ayakkabıların bağı açıldı. Abalar omuzlardan düştü. Güçsüzler ayaklar altında kaldı. Halk bana biat etmek için o kadar istekli ve sevinçliydi ki, bu durumdan çocuklar bile hoşlanmış, güçsüz yaşlılar bile bana biat etmek için gelmişlerdi. Genç kızlar ise biat manzarasını görmek isteğiyle yüzlerindeki peçeleri açmışlardı."1280 Hz. Ali'nin halife seçilmesinden sonra Ümeyyeoğulları arasında bir telaş baş gösterdi. Bu endişenin nedeni hem siyasi hem de ekonomikti. Hz. Osman döneminde elde ettikleri iktisadi imkanların, valilik ve diğer mevkilerin ellerinden gideceğinin farkındaydılar. Zira Hz. Ali'nin yoksullardan yana, adalet ve eşitliğe dayanan bir yönetim izleyeceği muhakkaktı. Ümeyyeoğulları'ndan Velid b. Ukbe biat esnasında Hz. Ali'ye şöyle dedi: "Ey Ali! Sen hepimize zarar verdin. Bedir Savası'nda babamı kolları bağlı olduğu halde öldürdün. Said'in babasını da aynı savaşta öldürdün. Mervan'ın babasına ise hakaret ettin ve onu Medine'ye getiren Osman'ı da bu davranışından dolayı ayıpladın. Daha önce biriktirdiğimiz mallar ile şu anda elimizde bulunan servetimize dokunmayacağına ve Osman'ı öldüren kişileri cezalandıracağına söz verirsen sana biat ederiz." Hz. Ali bu sözlere çok sinirlendi ve şöyle dedi: "Size zarar verdiğimi söyledin, halbuki orada size yapılanlar Allah'ın emri gereği yapılmıştı. Ele geçirdiğiniz mallara dokunmamamı istediniz. Allah'ın hakkını size bırakmak benim yetkimi aşar. 1280 Nehcü'l-Belağa, 224. Hutbe
  • HZ. ALİ’YE BİAT EDİLMESİ (5)

    Şu anda elinizdeki servetlerin durumuna gelince bilin ki Allah'a ve Müslümanlara ait olan mallar konusunda adalet yerini bulacaktır. Osman'ın katillerini cezalandırmamı şart koştunuz. Oysa bugün onları cezalandırırsam yarın onlarla savaşmak zorunda kalırım Fakat sizleri Allah'ın kitabı ve Peygamberi'nin sünneti ışığında idare edeceğime söz verebilirim. Kimi hak rahatsız ederse onu bâtıl daha da rahatsız eder. Buna rağmen hepiniz serbestsiniz. İstediğiniz yere gidebilirsiniz."1281 Daha sonra Hz. Ali, Osman'ın evinde bulunan tüm silahlara el koydu ve daha önce zekat malı olarak toplanan hayvan sürülerini de ellerinden aldı.1282 Ayrıca Mesudi'nin Müruc'da beyan ettiği üzere Hz. Osman'ın akrabalarına dağıttığı bazı toprakları da onlardan aldı.1283 1281 El-Yâkubi, Tarih, c. 2, s. 154-155 1282 Ez-Zübeyri, Kitab'un-Neseb-i Kureyş s. 139-140; el-Müberred, el-Kâmil, c. 2, s. 240 1283 Müruc, c. 2, s. 362
  • HZ. OSMAN’IN KATİLLERİNİN CEZALANDIRILMASI MESELESİ

    Hz. Osman'ın katillerinin yakalanması meselesi hem Emeviler'in, hem de Talha ve Zübeyr'in devamlı surette gündemde tuttukları bir meseleydi. Hz. Ali halife olur olmaz bu konuyla ilgilenmiş ve bir soruşturma başlatmıştı. Ancak ortada tam bir kargaşa söz konusuydu. Öldürüldüğü sırada halifenin yanında olan ve parmakları kesilen eşi Naile bile, katilin kimliğini tespit edememişti.1284 Hz. Ebu Bekir'in oğlu Muhmmed b. Ebu Bekir, Osman'ı öldürmekle suçlananlar arasındaydı. Ancak Hz. Ali tarafından yapılan sorgulamada onun katil oluğunu gösteren kesin bir delile rastlanmamıştı.1285 Öte yandan sayıları on bini bulan bir grup Hz. Osman'ın kendileri tarafından öldürüldüğünü iddia ediyorlardı.1286 1284 İbn-i Kuteybe, el-İmame, c. 1, s. 47 1285 İbn-i Kuteybe, el-İmame, c. 1, s. 47; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 560 1286 Ed-Dineveri, el-Ahbar, s. 165
  • HZ. OSMAN’IN KATİLLERİNİN CEZALANDIRILMASI MESELESİ (2)

    Durum bu noktada iken Talha ve Zübeyr, devamlı surette katillerin bulunması için Hz. Ali'ye baskı yapmaktaydılar. Ancak siyasi ortam buna müsait değildi. Hz. Ali onlara şöyle dedi: "İfade ettiğiniz bu konu bilgim dışında değildir. Ancak bize hükmetme durumunda olan ve bizim şu anda kendilerine hükmetme gücüne sahip olmadığımız bu toplulukla nasıl başa çıkarım?"1287 1287 El-Taberi, Tarih c. 4, s. 437
  • TALHA VE ZÜBEYR’İN DURUMU

    Talha b. Ubeydullah ve Zübeyr b. Avvam kendi rızalarıyla Hz. Ali'ye biat etmişlerdi. Ancak ileride anlatacağımız bir takım sebeplerden ötürü "baskı altında biat ettiklerini" söyleyerek Hz. Ali'nin karşısına geçtiler. Hz. Ali bu konuda şunu söylüyor: "Sanıyor ki, eliyle biat etti. Gönlüyle etmedi. Oysa ki biat ettiğini ikrar etmekte kalbiyle etmediğini söyleyip yaptığını inkar eylemekte. Peki öyleyse ya buna dair bir hüccet göstersin, tanık getirsin, yahut da çıktığı, bozduğu biate geri dönsün."1288 Nehcü'l-Belağa'da ifade edildiğine göre: Pek çok kimse gibi Talha ve Zübeyr'in de Hz. Ali'den bir takım maddi beklentileri vardı. Beytü'l-Mal'dan herkese eşit miktarda ödenek dağıtılması uygulamasına en fazla karşı çıkanların başında geliyorlardı.1289 1288 Nehcü'l-Belağa 8. Hutbe 1289 Şerifu'r-Radıy, Nehcü'l-Belağa s. 322
  • TALHA VE ZÜBEYR’İN DURUMU (2)

    Hz. Ali ile Talha ve Zübeyr'i kopma noktasına getiren hususu ise kendilerine herhangi bir yerde valilik verilmemiş olmasıdır. Halbuki bizzat halifenin kendisinden valilik talep etmişlerdi. Ancak Hz. Ali bu isteği geri çevirmiş ve şunu söylemişti: "Siz ikiniz, otorite ve istikamet konusunda ortağım, zor ve sıkıntılı anlarımda yardımcılarım olmalısınız."1290 İbn Kuteybe, `Hulefa' adlı eserinde şunları naklediyor: "Onlar (Talha ve Zübeyr) Hz. Ali'ye dönerek şöyle dediler: `Bizim Sana ne şartlarla biat etiğimizi biliyor musun?' İmam Ali, `Evet biliyorum, siz Bana itaat etme şartı ile biat etmiştiniz. Tıpkı bu şartla Ebu Bekir ve Ömer'e biat ettiğiniz gibi.' Zübeyr, Hz. Ali'nin kendisini Irak Valisi yapacağını tasavvur ederken, Talha da Yemen Valisi olacağını sanıyordu. Ancak bu arzularından mahrum oldular. Bunun üzerine Medine'den kaçıp İmam aleyhine propaganda yapma kararı aldılar."1291 Medine'den ayrılmadan önce Kureyşliler'in olduğu bir toplulukta şöyle seslendi. "Bize yakışan bu mudur? Ali evinde otururken biz Osman aleyhine kıyam ettik ve onun öldürülmesini sağladık. O (Ali) ise iş başına geçince bizi bırakıp diğerlerini memur olarak atadı."1292 Talha ve Zübeyr, Medine'den ayrıldıktan sonra kimi görseler Hz. Ali'ye biat etmediklerini söylüyorlardı.1293 İbn-i Kuteybe'nin ifadesine göre, Hz. Ali, Talha ve Zübeyr umre bahanesiyle Medine'den ayrılmak için kendisinden izin isteyince şöyle buyurdu: "Bence siz biat, bozma kastındasınız." 1290 El-Yâkubi Tarih, c. 2, s. 155-156 1291 Tarih-i Hulefa, c. 1, s. 49 1292 Tarih-i Hulefa, c. 1, s. 49 1293 Tarih-i Taberi, c. 3, s. 163; el-İmamet ve's-Siyaset, c. 1, s.49; Şerh-i Nehcü'l-Belağa, İbn-i Ebi'l Hadid, c. 1, s. 231-232
  • TALHA VE ZÜBEYR’İN DURUMU (3)

    Onlar Allah'ı şahit tutarak bunu inkâr ettiler. İmam Ali, onlar çıkınca, yanında bulunanlara şöyle dedi: "Onların (Talha ve Zübeyr'in) fitne içinde öleceklerini görüyorum." Oradakiler, "Öyleyse Medine'yi terk etmelerini engelle" deyince, Hz. Ali şöyle dedi: "Allah'ın hükmü ve takdiri tahakkuk etmelidir." Neticede Allah'ın hükmü tahakkuk etti. Medine'den ayrılan Talha ve Zübeyr Mekke'de Hz. Aişe'yle birlik olup Cemel olayını başlattılar. Taberi, Tarih'in 3. cildinin 167. sayfasında bu konuyla alakalı şunları yazıyor: "Talha Basra Valiliğini, Zübeyr ise Kûfe Valiliğini istiyordu. Hz. Ali ise, `Ben size güvenerek bu işi kabullendim. Siz Benim müşavirlerimsiniz. Siz de giderseniz Ben kiminle meşveret ederim?' diyerek onların isteklerini kabul etmedi. Onlar da istediklerini alamayınca Hz. Ali `yi terk edip, Hz. Aişe'ye katılmak üzere Mekke'ye geçtiler." Taberi'nin ifadesine göre; "Kardeşi Akil bile Hz. Ali'den istediğini alamayacağını anlayıp, O'ndan ayrılarak Şam'a Muaviye'nin yanına gitmişti."1294 1294 Taberi, c. 6, s. 9