• DEFİN İŞLEMİNİN ERTESİ GÜNÜ YAŞANANLAR

    Bihârü'l-Envâr'dan: "Hz. Ömer, Hz. Ebu Bekir ve diğer Müslümanlar, sabahleyin uykudan uyanınca cenazeyi teşyi için Ali'nin (a.s.) evine doğru hareket ettiler. Fakat Mikdad, onlara: `Zehra'nın (a.s.) naaşı dün gece toprağa verildi' diye haber verdi. Hz. Ömer, Hz. Ebu Bekir'e: `Ben sana demedim mi onlar böyle yapacaklar?' dedi. Abbas: `Fâtıma'nın (a.s.) Kendisi geceleyin defnedilmesini vasiyet etmişti. Biz de O'nun vasiyetine göre amel ettik' dedi. Hz. Ömer: `Siz, Haşimoğulları'nın hased ve düşmanlığı bitmez. Ben, Fâtıma (a.s.)'ın kabrini açıp, cenazesine namaz kılmayı düşünüyorum' dedi. Ali b. Ebi Tâlib: `Ey Ömer! Allah'a yemin ederim ki, eğer öyle bir şey yapmak istersen, kılıçla kanını dökerim. Zehra'nın (a.s.) bedenini kabrinden çıkarmana asla müsaade etmem' buyurdu. Hz. Ömer, durumun tehlikeli olduğunu görünce kararından caydı." 607 607 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 199
  • HZ. FÂTIMA ŞEHİT GİTMİŞTİR

    İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyuruyor: "Hz. Fâtıma'nın (a.s.) şehadete erişmesinin sebebi şudur: İkinci halifenin yeğeni olan Kunfuz, onun emriyle elindeki kılıcın kınıyla Hz. Fâtıma'ya (a.s.) ağır bir darbe vurdu, bu darbenin sonucu oğlu Muhsin sıkt oldu (düşük yaptı) ve ağır bir şekilde hastalandı, hasta yatağına düştüğünde, O'na zulüm yapan kimselerin O'nu ziyaretine gelmesine izin vermedi." 608 608 Beytü'l-Ahzan, Abbas-i Kummî
  • VEFAT TARİHİ

    Hz. Fâtıma (a.s.)'ın doğumu gibi ölümü konusunda da bir kesinlik yoktur. Ancak ölümünün Hicret'in 11. yılında olduğu ile ilgili Ehl-i Beyt ve Sünni âlimler arasında bir ittifak vardır. Bir ittifak da Babasından sonra yaşadığı sürenin bir yıldan az olduğu noktasındadır. Kuleyni'nin naklettiğine göre, Hz. Fâtıma (a.s.) Babasından sonra 75 gün yaşamıştır. Seyyid Murtaza da "Uyunü'l-Mu'cizat" adlı eserinde bu tarihi kabul etmiştir. 75 gün ile ilgili bir rivayet de İmam Sâdık (a.s.)'a aittir: "Fâtıma (a.s.) Resûlullah'tan (s.a.v.) sonra yetmişbeş gün yaşadı." 609 İbn-i Şehrâşub'un naklettiğine göre 72 gündür. 609 Usul'ül-Kâfi
  • VEFAT TARİHİ (2)

    Ebu'l-Ferec'in naklettiğine göre 3 aydır. "Mekâtilü't-Tâlibin" adlı eserinde şöyle yazmaktadır: "Hz. Zehra'nın (a.s.) Resûlullah'tan (s.a.v.) sonra ne kadar yaşamış olduğunda ihtilaf vardır. Fakat sekiz aydan fazla, kırk günden az olmadığında şüphe yoktur. Ancak sahih olan kavil, Câfer b. Muhammed'den (a.s.), Hz. Zehra (a.s.)'ın Resûlullah (s.a.v.)'den sonra üç ay yaşadığına dair rivayet olan kavildir." Bihârü'l-Envâr'da, 2 ay ve 8 ay yaşadığına dair rivayetlere yer verilmiştir. İmam Bâkır'ın (a.s.) nakline göre 95 gün yaşamıştır. Yine Bihârü'l-Envâr'da, Hz. Fâtıma'nın (a.s.) cariyesi Fizze'den gelen bir rivayete göre, Resûlullah'tan (s.a.v.) sonra 40 gün yaşamıştır. İbn-i Şehrâşub, "Menâkıb" adlı eserinde, `4 ay yaşamıştır' demektedir. Keşfü'l-Gumme'de Hz. Fâtıma'nın (a.s.) Babasından sonra 6 ay yaşadığı yer almaktadır. Sünni İbnu'l Cevzî "Tezkiretü'l-Havadis" adlı eserinde, Câfer b. Muhammed'den (a.s.) rivayetle, "Fâtıma (a.s.) Babasından sonra 70 gün yaşamıştır" denilmektedir.
  • HZ. FÂTIMA NEREDE DEFNEDİLMİŞTİR?

    Bu konuda da ihtilaf vardır. Çünkü, gizlice defnedilmesini vasiyet ettiği için defin yerini bilen sahabe sayısı çok sınırlı idi ve bu konuda bir bilgi vermediler. Hz. Ali (a.s.) da defin yerinin anlaşılmasını önlemek için kırk ayrı yerde kabir yapmıştır. Meclisi, İbn-i Babeveyh'den şöyle nakletmiştir: "Bana göre sahih olan, Fâtıma (a.s.)'ın kendi evinde defnedildiğidir" demektedir. Bir rivayete göre de Hz Fâtıma (a.s.)'ın kabri, Hz. Peygamberin (s.a.v.) odasının kuzey ucundadır. 610 Keşfü'l-Gumme'de şu rivayet vardır: "Fâtıma'nın (a.s.) Bâki'de defnedildiği meşhurdur." Vakidî diyor ki: "Ben, Abdurrahman b. Ebi'l-Mevalî'ye: "Herkes Fâtıma (a.s.)'ın kabri Bâki'dedir" diyor diye sordum. 610 Mir'at-ı Medine, c. 2, s. 996-997
  • HZ. FÂTIMA NEREDE DEFNEDİLMİŞTİR? (2)

    O: "Hayır, Fâtıma-i Zehra (a.s.) Akil'in evinin köşesine defnedilmiştir. Ve Fâtıma-i Zehra'nın (a.s.) kabri ile yolun arası 7 arşın kadardır" demiştir. 611 Meclisi'nin bir nakli de, Muhammed b. Hemma'dan şöyledir: "Ali (a.s.) Fâtıma'yı (a.s.) Peygamberin (s.a.v.) Ravza'sında defnetti fakat kabrinden hiçbir eser bırakmadı." Aynı konuda Hz. Fâtıma'nın (a.s.) cariyesi Fizze'den bir nakil vardır: "Resûlullah'ın (s.a.v.) Ravza'sında Hz. Fâtıma'nın (a.s.) cenaze namazını kıldıklarını ve orada defnedildiğini" rivayet etmiştir. 611 Zürkanî, c. 3, s. 207
  • HZ. FÂTIMA’NIN ÖLÜMÜNDE HZ. ALİ

    Hz. Ali defin işlemlerinden sonra Resûlullah'a (s.a.v.) hitaben şöyle demiştir: "Ümmetinin kızına yaptığı zulüm hakkında O Sana haber verecek. Israrla sorarak durumu O'ndan öğren. Bütün olanlar Senden ayrılalı fazla olmadan, sirkin unutulmadan oluverdi. İkinizi de incinip, darılmamış, veda eden kişinin selamıyla selamlarım." 612 Bihârü'l-Envâr'da Hz. Ali'nin (a.s.) Hz. Fâtıma'yı (a.s.) defnettikten sonra söyledikleri ile ilgili şu rivayet yer alır: Hz. Ali (a.s.) yüzünü Resûlullah'ın (s.a.v.) kabrine çevirerek şunları söylemiştir: "Benden Sana selam olsun ya Resûlallah! Kızından, sevgilinden, gözünün aydınlığından, ziyaretçinden, hemen yanı başındaki yerde yatıp bizden ayrılan, Allah'ın çok çabuk bizden koparıp Sana kavuşturduğu ciğerpârenden Sana selam olsun. Ya Resûlallah! Seçkin kızından dolayı sabrım azaldı, âlemin kadınlarının efendisinin ayrılığı karşısında tahammülüm kalmadı. Fakat Senin ayrılığında (zorluklara karşı sabretmedeki Senin) sünnetine uymamdır Beni teselli eden. Son nefesini göğsümde verirken Ben kendi ellerimle kapattım ve Seni kabrine Ben yerleştirdim ve bütün işlerini Ben üstlendim. 612 Nehcü'l-Belağa, 202. hutbe
  • HZ. FÂTIMA’NIN ÖLÜMÜNDE HZ. ALİ (2)

    Evet, Allah'ın Kitabı'nda Benim için bu zorlukları kabullenmenin en güzel ifadesi vardır: `Biz Allah'tan geldik ve yine O'na döneceğiz.' Artık emanet iade edildi ve rehine (bedenin tutsağı olan ruh) geri alındı. Zehra (a.s.)'ı kaptırdım. O'nun ayrılığından sonra yer ve gök ne çirkindir (nasıl da toz duman gibi görünür) ya Resulallah! Hüznüme gelince, sonsuzdur; gecelerimi ise uykusuz geçirmekteyim. Allah Senin şu anda bulunduğun yurda Beni de almadıkça, bu hüzün yüreğimi terk edecek değildir. Derin bir yara gibi yakıcı bir hüzündür bu. Daima diri ve kavurucu bir kederdir. Allah ne çabuk bizi birbirimizden ayırdı! Şikayetim Allah'adır! Ümmetinin nasıl üzerime çullanacağını Kızın Sana anlatacaktır. Nasıl O'nun haklarını çiğnediklerini de. O'na sor, durumu O'ndan öğren. Göğsünde ne birikmiş öfkeler var ki, bunları dışarı atacak bir yol bulamıyordu. O söyleyecek ve hüküm verenlerin en hayırlısı olan Allah da hükmedecektir. Selam ikinize olsun ya Resûlallah! Bu bir veda edenin selamıdır, bıkkınlık ve sorumluluktan kaçanın selamı değil. Eğer sönüp gidiyorsam bunun sebebi usanmışlığım değildir. Şayet burada bekliyorsam, bunun sebebi de Allah'ın sabredenlere vaat ettiği ödülden ümidimi kesmem değildir. Sabır daha güvenli ve daha güzeldir çünkü. İstilâcıların bize baskın çıkmaları olmasaydı, kabrinin başını mesken edinir, oradan ayrılmazdım. Orada yalnızlığa çekilir ve beklerdim. Oğlunu yitirmiş bir anne gibi, musibetin büyüklüğüne oturur ağlardım. Allah'ın yardımı ve gözetimi altında kızın gizlice defnedildi. Zorbalıkla hakları çiğnendi O'nun. Herkesin gözü önünde, O'na kalan mirasa el konuldu. Senin hatırını dinleyen olmadı. Kimse Seni aklına bile getirmedi. Allah'adır şikayetimiz -Ya Resûlallah!Sendedir tesellilerin en güzeli -Ya Resûlallah!Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi O'nun (Hz. Fâtıma) ve Senin üzerine olsun!" 613 613 Bihârü'l-Envâr, c. 43, s. 193
  • HZ. FÂTIMA’DAN NAKLEDİLEN HADİSLER

    Bir çok Sünni âlime göre Hz. Fâtıma'dan (a.s.) nakledilen hadislerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. Aynı kaynaklar mesela Hz. Aişe'den iki binin üzerinde hadis rivayet edildiğinden bahsetmektedir. Doğumundan itibaren Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanında bulunan ve son derece zeki bir kadın olan Hz. Fâtıma'dan (a.s.) bu kadar az sayıda hadisin rivayet edilmiş olmasına imkan yoktur. İmam Suyûti Cemü'l-Cevamî'de, Müsned-ü Seyyid-i Fâtımati'z-Zehra kısmında 284 hadis vermektedir. 614 Kendisinden hadis rivayet edenler arasında Hz. Ali (a.s.), Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.), Enes b. Mâlik, Hz. Aişe ve Ümmü Seleme yer almaktadır. 615 Hz. Hüseyin'in (a.s.) kızı Fâtıma da mürsel olarak rivayet etmiştir. 614 Ahmed Sahyih El-Hüseynî, El-Edva fi Menâkıb-i ez-Zehra, s. 101 615 Zehebî, Siyer-ü Alami'n-Nübela, 4467.şahıs