• İMAM HÜSEYİN’İN MEDİNE’Yİ TERK EDERKEN VE MEKKE’YE GİRERKEN OKUDUĞU İKİ AYET HAKKINDA

    Hz. Hüseyin (a.s.), Medine'den ayrıldığında Hz. Musa'nın Mısır'dan ayrılırken okuduğu ayeti okumuştur: "Hz. Musa korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: Rabbim zâlimler topluluğundan beni kurtar, dedi." İmam, Mekke sınırlarına ulaştığı anda ise şu ayeti okudu: "Musa bin İmran, Firavun ve Tağut hükümetinin sultası altındaki yerlerden kaçıp Medyen'e doğru yöneldiğinde: Umarım Rabbim beni doğru bir yola yöneltip, iletir, dedi." İmam Hüseyin'in okuduğu iki ayetten çıkan mânâ, Hz. Musa'nın yaşadıkları ile kendi kaderi arasında bir bağ kurmasıdır. Hz. Musa haklı olduğu bir olay bahane edilerek öldürülmek istenmiş ve O canını kurtarmak için memleketinden bilmediği bir şehre göç etmek zorunda kalmıştır. Hz. Hüseyin (a.s.) da Yezid gibi bir halifeye baş kaldırarak hayatını tehlikeye atmıştır. Canını kurtarmak için Ceddinin yanından ayrılmak zorunda kalmıştır.
  • İMAM HÜSEYİN MEDİNE’DE İKEN KIYAMA KARAR VERMİŞTİR

    İmam Hüseyin'in hilafet makamını ele geçirmek gibi bir derdi hiçbir zaman olmamıştır. Basra halkına yazdığı mektupta ifade ettiği gibi, Müslümanların arasında fitne, ihtilaf ve ayrılık çıkmaması, düşmanların onlara musallat olmaması için bu duruma rıza gösterip -Ebubekir, Ömer, Osman ve Muaviye'nin halifelikleri dönemiMüslümanların rahatını kendi rahatlarına tercih etmişlerdir. Halifelik makamına olan bu yaklaşım İmam Ali (a.s.)'da, İmam Hasan (a.s.)'da ve İmam Hüseyin (a.s.)'da aynıdır. Fitnenin önlenmesi ve mevcut İslam birliğinin bozulmaması için kendilerini arka plana itmiş ve sessiz kalmayı tercih etmişlerdir. Ebubekir, Ömer, Osman zamanında İslamî hassasiyetlere riayet edilmiştir. Muaviye döneminde İslam'dan sapmalar olmasına rağmen, halifelik makamının emirleri Allah'ın kanunları olarak kabul ediliyordu. İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in Muaviye döneminde Kur'an'dan sapmaları görmelerine rağmen müdahale etmeyip sessiz kalmaları bu nedenledir. Çünkü halk mevcut halifeye başkal-
  • İMAM HÜSEYİN MEDİNE’DE İKEN KIYAMA KARAR VERMİŞTİR (2)

    dıran İmam'a sahip çıkmayacak, onun yanında yer almayacaktı. Böyle bir ortamda baş kaldırmak sadece fitneye sebep olacaktı. İmam Hüseyin, ağabeyi Hasan'ın ölümünden sonra halkın, "halife sen ol" şeklindeki taleplerini Muaviye'nin ölümüne kadar bu nedenle ertelemiştir. Yezid döneminde ise şarap içen, maymunlarla arkadaşlık eden, erkek ve kadınlarla zina yapan ve bu hâlini halktan gizlemeyen bir halife söz konusu idi. Bu dönemde Sünnet tamamen terk edilmiş ve Kur'an'dan sapmalar gözle görülür icraatlara dönüşmüştür. Gelinen noktada, halk, halifesiz kaldıklarını, Sünnet'in tamamen terk edildiğini aralarında konuşur olmuştur. Bu konuşmalar İmam Hüseyin (a.s.)'a yazılan mektuplarla resmiyet kazanmıştır. İmam'ın Mekke'de olduğunu haber alan Kûfeliler, kendilerinin halifesiz kaldıklarını binlerce mektupla İmam'a bildirmişlerdir. Artık bu makama geçmek halka karşı mesuliyetin bir göstergesi olacaktır.
  • İMAM HÜSEYİN’İN (A.S.) MEKKE’DE YAŞADIKLARI

    İmam Hüseyin (a.s.) Mekke'de kaldığı dört ay boyunca özellikle babası İmam Ali (a.s.)'ın sevenlerinden halifeliğini ilan etmesi için çokça mektuplar aldı. Denilebilir ki, Mekke İmam (a.s.)'ın kıyamında ona kucak açmıştır. Burada kaldığı süre içinde kendisine yardım edebilecek merkezlerle görüşmeler yapma imkanı bulmuştur. O sıralarda Kûfe halkının "halifemiz ol" şeklinde kendisine biat eden mektuplarının sayısı on beş bini aşmıştı. Bu mektuplar karşısında kayıtsız kalamayacak olan İmam Hüseyin (a.s.), şahsına yapılacak suikastı öğrenmesinin ardından gidilecek yer olarak Kûfe'yi seçmiştir. Mekke'de Kûfe'den gelen mektupları değerlendiren İmam (a.s.) aynı zamanda Basra eşrafına ve Ben-i Hâşim kabilesindeki akrabalarına mektuplar göndererek, bu haklı mücadelesinde yanında olmalarını istemiştir.
  • KÛFELİLER İMAM HÜSEYİN’E (A.S.) MEKTUP YAZIYOR

    İmam Hüseyin'in (r.a.) Mekke'de bulunduğu süre içinde Mekke Emiri Yahya b. Hekim ona karşı rahatsız edici bir harekette bulunmadı. Yezid, İmam'a iyi davrandığı gerekçesi ile, Yahya b. Hekim'i ve ondan biat alamayan Velid'i görevlerinden azletti. Özellikle Yahya b. Hekim'in İmam'a iyi davrandığı için vazifeden alındığını öğrenmeleri Kûfelileri harekete geçirmiştir. İmam (a.s.)'ın halifeliğini ilan etmesi hâlinde kendilerinin ona biat edeceklerinin garantisini vermişlerdi. Kûfeli Süleyman b. Sured el-Huzaî'nin evinde yapılan toplantıda, Süleyman söz alarak kalabalığa hitap etmiştir: "Muaviye helak oldu. Hüseyin (a.s.) da Emevîler'den biatini esirgedi. Medine'den ayrılıp Mekke'ye gitmiştir. Siz, hem onun, hem de babasının sevenlerisiniz. Eğer ona yardım edecekseniz, düşmanlarına karşı savaşacaksanız, ona bir mektup yazarak bu kararınızı ona bildirin. Şayet bozguna uğrayıp, zayıflık göstererek dağılacağınızı düşünüyorsanız, adamı kandırmayın."
  • KÛFELİLER İMAM HÜSEYİN’E (A.S.) MEKTUP YAZIYOR (2)

    Dediler ki: "Bilakis, onun düşmanlarına karşı savaşacağız ve onun uğruna ölüme atılacağız." Süleyman dedi ki: "O zaman ona (a.s.) mektup yazın." Onlar da şu mektubu yazdılar: "Bismillahirrahmanirrahim. Hüseyin b. Ali (a.s.)'a... Süleyman b. Sured, Müseyyeb b. Necebe, Rifaa b. Şeddad el-Becelî, Habib b.Mezahir, Kûfe mü'minleri ve Müslümanları içindeki sevenlerinden selam üzerine olsun. Senden dolayı kendisinden başka ilah olmayan Allah'a hamd ediyoruz. Zorba ve inatçı düşmanını helak eden Allah'a hamd olsun. O ki, bu ümmetin liderliğine konmuş ve yönetimini zorla ele geçirmişti. Ganimetlerini gasp etmiş, ümmetin rızası olmadan onların başına emir kesilmişti. Ümmetin iyilerini öldürmüş, kötülerini ise geri de bırakmıştı. Allah'ın malının ümmetin zorbalarının ve zenginlerinin arasında dolaşan bir servet olmasını sağlamıştı. Rahmetten uzak olsun, Semud'un rahmetten uzak olması gibi... Hiç şüphesi bizim başımızda senden başka bir İmam yoktur. Buraya gel, belki Allah senin sayende bizi hak üzerinde birleştirir. Emirlik sarayında şu anda Numan b. Beşir duruyor. Biz, cuma namazını onunla birlikte kılmıyor, onunla birlikte bayram namazına gitmiyoruz. Eğer, senin bize doğru geldiğini duyarsak, inşallah onu buradan kovar, Şam a göndeririz." Bu mektubu Abdullah b. Misma el-Hemdanî ve Abdullah b. Val'e vererek İmam Hüseyin (a.s.)'a ulaştırdılar. 309 "Kûfe halkının ilk mektubu, Ramazan ayının onunda İmam'ın eline geçti. Yani takriben Mekke'ye girmesinden bir ay sonra..." 310 309 el-İrşad, c. 2, s. 38 310 İrşad-ı Müfid, s. 182
  • KÛFELİLER İMAM HÜSEYİN’E (A.S.) MEKTUP YAZIYOR (3)

    Kûfeliler ilk mektuptan sonra, İmam (a.s.)'ı davete devam ettiler. Başka bir mektupta da, "Senin yanında yüz bin kişi bulunacaktır" dediler. 311 Kays b. Musahher es-Saydavî, Şeddad el-Erhebî'nin oğulları Abdullah ve Abdurrahman ile Umare b. Abdullah es-Selul yanlarında yüz elli kadar davet mektubuyla İmam Hüseyin (a.s.)'ın yanına ulaştılar. Bu ziyaretten iki gün sonra da Hani b. Hani es-Sebiî ve Said b. Abdullah el-Hanefî Kûfeliler adına İmam'ın huzuruna geldiler. Getirdikleri mektup şöyle idi: "Bismillahirrahmanirrahim. Mü'minler ve Müslümanlar içindeki sevenlerinden Hüseyin b. Ali (a.s.)'a... ... İnsanlar seni bekliyor. Senden başkası için bir görüşleri yoktur. Ne kadar acele etsen o kadar iyidir. Acele et, bir an önce gel. Vesselam." Sonra yine Kûfe halkından Şebes b. Rib'i, Haccar b. Ebcer, Yezid b. Hâris b. Ruveym, Urve b. Kays, Amr b. Haccac ez-Zübeydî ve Muhammed b. Umeyr et-Temimî şu mektubu yazdılar: "... Her taraf yeşillendi, meyvelerin devşirilme zamanı geldi. Eğer istersen, senin için tam teçhizatlı bir ordunun başına geç. Vesselam." 312 "Daha sonraki günlerde de hayvanların azıklarını yükleyip Hz. Hüseyin (a.s.)'a mektup getiren elçiler birbirini takip etti." 313 Bu mektuplarda Kûfeliler, "Biz senin beyatına kendimizi bağladık. Biz, senin yanında ölümü göze aldık! Senin yüzünden cumada cemaatte bulunmamaktayız. Hemen yanımıza gel!" demekte idiler. 314 311 Taberî, c. 6, s. 221 312 Tarihu't-Taberî, c. 4, s. 262 313 Dineverî, Kitabü'l Ahbar, s. 228, 229 314 Mesudî, Müruc'uz-Zeheb, c. 3, s. 64
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN KÛFE HALKINA CEVABÎ MEKTUBU

    Bu mektuplar onbinlere ulaşınca İmam artık bu duruma sessiz kalamayacağını anlamıştı. Yani halkın ona yönelmesi ve kurtuluş için ondan yardım istemesi, İmam Hüseyin (a.s.)'ı, Yezid'in halifeliğine karşı halka sahip çıkmak zorunda bırakmıştır. İmam Hüseyin Kûfelilerin onbeş bine yakın sayıdaki mektuplarına karşılık onlara şöyle cevap vermiştir: "Bismillahirrahmanirrahim. Hüseyin b. Ali'den Kûfe şehrinin ileri gelen Mü'min ve Müslümanlarına... Allah'a hamd, Peygamber (s.a.v.)'e salat ve selamdan sonra, siz Kûfe ehlinin en son mektubu (Hani ve Said vesilesiyle) bana ulaştı. Mektuplarınızda zikir ve izah ettiğiniz şeyleri anladım çoğunuzun sözü şundan ibaretti: "Bizim İmam ve önderimiz yoktur; bize, şehrimiz Kûfe'ye gel ki, Allah-u Teala senin vesilenle bizi hakka ve doğru yola hidayet etsin."
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN KÛFE HALKINA CEVABÎ MEKTUBU (2)

    Şimdi ben, ailem arasında herkesten daha fazla itimat ettiğim kardeşim amcam oğlu Müslim bin Akil'i size doğru gönderiyorum. Ona hâlinizi, düşüncelerinizi, görüşlerinizi yakından öğrenip neticeyi bana bildirmesini emrettim. Eğer Kûfe halkının ekseriyetinin isteği ve aranızdaki akıl ve fazilet sahibi kimselerin görüşü de, elçilerinizin huzuren anlattıkları ve mektuplarınızda okuduğum ve zikrettiğiniz gibi olursa, ben de inşallah pek yakın bir zamanda size doğru hareket edeceğim. Allah'a yemin ederim ki, gerçek İmam, Allah'ın Kitabı'yla amel eden, adalete sarılan, Hakka boyun eğen ve kendisini sadece Allah'a adayan bir kimsedir. Vesselam."315 Müslim b. Akil ile gönderilen bu mektup için başka bir metin de şöyledir: "Bismillahirrahmanirrahim. Hüseyin b. Ali'den, Mü'minlerin ve Müslümanların ileri gelenlerine... Hani ve Said sizin mektuplarınızı bana ulaştırdı. Sizin bana gelen elçilerinizin sonuncusuydular. Anlattığınız, sözünü ettiğiniz her şeyi anladım. Tümünüzün ortak görüşü şudur: "Başımızda bir İmam yoktur. Gel, belki Allah senin aracılığınla bizi hak ve hidayet üzere birleştirir." Size kardeşim, amcam oğlu, ailemin güvenilir mensubu Müslim b. Akil'i gönderiyorum. Eğer, elçilerinizin bana anlattığı ve benim de sizin mektuplarınızda okuduğum gibi ileri gelenlerinizin, görüş sahiplerinizin ve faziletlilerinizin görüşünün aynı noktada birleştiğini bana yazarsa, inşallah derhal yanınıza gelmek üzere yola çıkarım. 315 Kâmil-i İbn-i Esir, c. 3, s. 267
  • İMAM HÜSEYİN (A.S.)’IN KÛFE HALKINA CEVABÎ MEKTUBU (3)

    Ömrüm hakkı için, Allah'ın Kitabı'na göre hükmeden, adaleti egemen kılan, dine boyun eğen, kendini Allah'a adayan kimseden başkası İmam olamaz. Vesselam ." 316 İmam (a.s.), Müslim b. Akil'den zaman içinde gelen olumlu cevaplar karşısında Kûfe halkının yanına gitmeye karar verecektir. Müslim bin Akil Kûfeliler'den on sekiz bin kişinin kendisine biat ettiğini yazdığı mektubunu şehadetinden yirmi yedi gece önce yazıp Hz. Hüseyin (a.s.)'a göndermişti. 317 Hatta yolda Müslim bin Akil'in öldürüldüğünü ve Kûfeliler'in kendisine yazdığının tam tersine tavır içinde olduklarını öğrenecektir. Buna rağmen sonuna kadar ceddi Resulüllah (s.a.v.)'in verdiği emri yerine getirecektir. 316 Maktelu'l-Hüseyn, Harezmî, c. 1, s. 195 317 Taberî, Tarih, c. 6, s. 224