• SAKİFE OLAYI

    Hz. Ebu Bekir'in Halife Seçilmesinin Yankıları Hz. Ali ve Ben-i Haşim'in ileri gelenleri Peygamberimizin defin işlemleri ile meşgul iken Ensar'dan bir grup Ben-i Saide'nin Sakifesinde toplanmışlardı. Maksatları bir durum değerlendirmesi yapmaktı. Ensar'ın Evs ve Hazrec kabileleri arasında önceden beri süregelen bir anlaşmazlık söz konusuydu. Resulüllah'ın vefatıyla boşalan liderlik makamını biri diğerine bırakmak istemiyordu. Ensar'ın Hazrec kabilesi Sa'd b. Ubade'nin halife olmasını istiyorlardı. Hazrec'in başkanı Sa'd b. Ubade ayağa kalktı ve şöyle dedi: "Ey Ensar topluluğu! Arap kabilelerinden dinde sizin gibi kıdeme ve İslam'da üstünlüğe sahip bir kabile yoktur! Muhammed (s.a.v.) kavminin içinde on küsur yıl kalıp onları Rahman'a ibadete, putlardan ayrılmaya davet etti. Kendisine kavminden pek az kimselerden başkası iman etmedi. İman edenlerse
  • SAKİFE OLAYI (2)

    ne Resulüllah'ı (s.a.v.), ne O'nun dininin şerefini, ne de kendilerini zulüm ve işkencelerden koruyabildiler! Allah sizi üstün kılmayı dileyince, size ikramda bulunup nimetini tahsis etti; kendisine ve Resulü'ne (s.a.v.) inanmayı, Resulüllah (s.a.v.) ile ashabını korumayı, Resulüllah (s.a.v.)'i ve dinini güçlendirmeyi, düşmanları ile savaşmayı size nasip etti! İnsanlar içinde O'nun düşmanlarına karşı sizden daha şiddetlisi, düşmanları üzerinde sizden daha ağır basanı yoktur! Araplar ister istemez Yüce Allah'ın emri ile düzeldiler, yola geldiler. En uzaktakiler bile İslamiyet'in hükmüne boyun eğdiler. Nihayet Yüce Allah, Resulü'nü (s.a.v.) yeryüzüne sizin sayenizde hâkim kıldı. Arapları, Resulü'ne (s.a.v.) sizin kılıcınızla yaklaştırdı. Allah, Resulü'nü (s.a.v.) sizden hoşnut ve gözünün içi güler bir halde vefat ettirdi. Öyleyse bu işe herkesten önce siz el atmalı, siz başlamalısınız. Çünkü bu iş herkesten önce size aittir."930 Bu arada Hz. Ömer'e, Ensar ve Muhacirler'den bir grubun Saideoğulları'nın avlusunda toplandığı haberi ulaştı. Olayın bundan sonraki seyri ilginçtir. Taberi Tarih kitabının 2. cildinin 456. sayfasında şöyle yazıyor: "Ömer, Resulüllah'ın evinin kapısına kadar geldi, içeri girmedi. Ebu Bekir'e kendisiyle bir işinin olduğunu ve hemen dışarı gelmesi gerektiği haberini gönderdi. Ancak Ebu Bekir cevaben, `Şu an vaktim yok, gelemeyeceğim' dedi. Ömer tekrar, `Mühim bir olay olmuş senin bulunman gereklidir' diye haber gönderdi. Nihayet Ebu Bekir dışarı çıktı, Ömer gizli bir şekilde Ensar'ın Sakife'de toplanma olayını ona bildirdi ve `Hemen oraya gitmemiz gerekir' dedi. İkisi oraya giderken yolda mezarcı Ebu Ubeyde'ye rastladılar. Ve üçü beraber Sakife'ye gittiler." Oraya vardıklarında, toplantı henüz dağılmamıştı. Sad bin Uba930 Tarih-i Taberi c. 2, s. 455-456
  • SAKİFE OLAYI (3)

    de bir sergi üzerinde yastığa dayanmış olarak halka hitap ediyordu. Kaynakların ifadesine göre, Sa'd'ın amcasının oğlu Beşir, onun halifeliğe geçmesine ramak kaldığını görünce telaşa ve kıskançlığa kapılmıştı. Ebu Bekir usta bir konuşmacı olarak söze başladı: "Biz, Muhacirler insanlar içinde ilk önce Müslüman olmuş kimseleriz. En üstün soy bizimdir. Yurdumuz da tam ortadadır. İnsanlar içinde seçkin yüzlere sahip bizleriz. Akrabalık bakımından da Resulüllah (s.a.v.)'e en yakın olanlar da biziz. Siz İslam da bizim kardeşlerimizsiniz. Dinde bizim yardımcılarımızsınız. Yardım ettiniz. Ganimetlerde bizim ortağımızsınız. Allah sizi hayırla mükâfatlandırsın versin. Bizler emirleriz, sizler vezirlersiniz."931 Konuşmanın bu bölümünde Ebu Bekir, "Araplar, Kureyş'in bu oymağından başkasına boyun eğmez. Allah'ın verdiği lütuflar hususunda kardeşleriniz olan Muhacirler'le yarışmayın. Sizin için halife olarak şu iki adamdan birine razı oldum" dedi. Bunu söylerken Ömer b. Hattab ve Ebu Ubeyde b. Cerrah'ı işaret etti. Görüldüğü gibi Hz. Ebu Bekir bu konuşmasında iki esas üzerinde durdu: 1-Muhacirler'in bütün insanlar içinde ilk Müslüman olanlar olması. 2- Muhacirler'in akrabalık olarak Resulüllah'a en yakın kimseler olması. Dikkat edilirse, bu iki özellik en kâmil ve en hakiki mânâda Hz. Ali'de toplanmıştı. Ancak Sakife'de Hz. Ali'nin hiçbir şekilde adı geçmedi. Taberi'nin ifadesine göre Ensar'ın Evs ve Hazrec kabileleri arasında yıllardan beri var olan sürtüşmeyi iyi tahlil eden Hz. Ebu 931 Ikdu'l ferid, c. 4, s. 86
  • SAKİFE OLAYI (4)

    Bekir şöyle dedi: "İşte Ömer ve Ebu Ubeyde! Onlardan istediğinize biat edin."932 Ebu Bekir ve Sa'd b. Ubade Ensar ve Muhacirler'in üstünlüklerinden söz eden konuşmalar yaptılar. Ancak kalabalığın biat konusundaki kararında Ensar'dan Beşir İbn Sa'd'ın konuşması etkili oldu. Beşir İbn Sa'd, Sa'd b. Ubade'nin amcası oğludur. Onun halifelik makamına aday olduğunu duyunca kıskançlığa kapılmış ve yaptığı konuşma ile Ensar'dan hilafet konusundaki iddialarından vazgeçmelerini istemiştir. "Ey Ensar topluluğu! Vallahi şayet biz müşriklerle cihad konusunda ve dinde bunlardan öncelikli olma konusunda üstün olmamız ancak Rabbimizin rızasını ve Nebimizin taatını istememizden dolayıdır." Daha sora şöyle devam etti: "Dikkat edin! Hz. Resulüllah (s.a.v.) Kureyş'tendir. Ve Kureyş de bizden daha çok hak sahibidir ve önceliklidir. Allah'a kasem olsun ki benim onlarla hiçbir zaman çekişeceğimi ve tartışacağımı görmeyeceksiniz. Allah'tan korkun ve onlara karşı gelmekten sakının ve onlarla tartışmayın." Ardından ayağa kalkarak Ebu Bekir'e biat etti. Habbab ibn Münzir de bu biata şöyle karşılık vermekte ve ona hitaben şöyle demektedir: "Ey Beşir ibn Sa'd! Ey isyankâr asi. Yaptığın şeye seni hangi ihtiyaç götürdü. Amcan oğluna başkanlığı mı kıskandın?"933 Bu esnada Useyd b. Hudayr söze girdi: "Ey Evsoğulları! Allah yemin ederim ki, eğer bir kere Sa'd'ı başınıza emir olarak tayin ederseniz, kıyamete kadar Hazrecliler bundan dolayı sizden üstün olacaklardır. Bu hususta ebediyen size 932 El-İmâme Ve's-Siyase c. 1, s. 15/Tarih-i Taberi c. 2, s. 458/El-Kâmil Fi't-Tarih c. 2, s. 235 933 Tarihu't-Taberi, c. 2, s. 457-458
  • SAKİFE OLAYI (5)

    bir pay vermezler." Bundan sonrasını `Hidayet Önderleri' isimli eserden aktaralım: "Bu bölünmeyi sağlayan Beşir b. Sa'd'ın sözlerini fırsat bildi Ebu Bekir. Ardından Hz. Ömer Ebu Ubeyde'nin elinden tutarak şöyle seslendi: "Ey insanlar! Bu Ömer bu da Ebu Ubeyde bunlardan istediğinize biat edin." Habbab b. Münzir, önceden hazırlanmış bu üçlü planı fark ettikten sonra ayağa kalktı ve şöyle dedi: "Ey Ensar topluluğu! Elinize sahip çıkın ve bu adamın ve arkadaşlarının sözlerini dinlemeyin. Yoksa sizin bu işteki payınızı alıp götürüler." Taberi'nin beyanına göre, bu sözler karşısında Hz. Ömer büyük bir kızgınlıkla şunları söyledi: "Hz. Muhammed'in iktidarı ve emirleri hususunda bizimle çekişecek olan kimmiş? Biz O'nun yakınları ve aşiretiyiz. Allah'a yemin ederim ki, sapıklığa dalmış, günahla hemhal olmuş ya da felakete düşmek üzere olan birinden başkası böyle bir cüreti gösteremez." Habbab b. Münzir, Ömer'in bu meydan okuyuşunu ve sert üslubunu duyunca Ensar'a döndü ve şöyle dedi: "Eğer bunlar istediğinizi kabul etmezlerse, onları bu memleketten çıkarın. Çünkü Allah'a yemin ederim ki, siz bu işte onlardan daha çok hak sahibisiniz. Bu dini, kabul edenler, sizin kılıçlarınız sayesinde kabul ettiler." Bunları söyledikten sonra kılıcını çekti ve şöyle dedi: "Ben onun kaşınma kütüğüyüm ve sığınağıyım. Allah'a yemin
  • SAKİFE OLAYI (6)

    ederim ki eğer isterseniz, onu köksüz bir dala çeviririz." Bu noktada bir çatışma çıkma ihtimali an meselesi idi. Ebu Ubeyde b. Cerrah araya girdi. Gayet yumuşak ve sakin bir sesle şöyle dedi: "Ey Ensar topluluğu! İlk yardım eden ve koruyan sizsiniz, değiştiren ve dönüştürenlerin ilki olmayın." Tarih-i Taberi'de bu an hakkında şu rivayet yer alır: "Ebu Bekir, Ebu Ubeyde ve Ömer b. Hattab'dan birinin halifeliğe seçilmesini önerdiği zaman, bu ikisi Ebu Bekir lehine adaylıktan çekildiler. Buna Ensar'ın tepkisi şöyle oldu: Biz Ali b. Ebi Tâlib'den başkasına biat etmeyiz."934 Hz. Ömer bu diyalogların sonunda Ebu Bekir'e yöneldi ve dedi ki: "Uzat elini ey Ebu Bekir! Allah'ın seni oturttuğu bu makamdan hiç kimse seni uzak tutamaz." Onun ardından Ebu Ubeyde b. Cerrah ayağa kalktı ve ona dedi ki: "Sen Muhacirler'in en faziletlisisin, mağaradaki iki kişinin ikincisisin. Resulüllah (s.a.v.) olmadığı zaman O'nun yerine namaz kılan kimsesin." Bunun üzerine Ebu Bekir ellerini uzattı, onlar da biat ettiler. Onların ardından Beşir bin Sa'd ve Hazrec kabilesinden bazı kimseler kalkıp ona biat ettiler. Useyd b. Hudayr da Evs kabilesinden bazı kimselerle birlikte biat etti."935 Hatta bu biat anında Hz. Ömer, Ebu Bekir'e, "Sen yaşıyorken bu mu olacaktı? Resulüllah (s.a.v.)'in seni oturttuğu bu makamdan hiç kimse seni alıkoyamaz" demiştir.936 934 Tarih-i Taberi, c. 4, s. 21 935 Hidayet Önderleri, Ehl-i Beyt Kurultayı, s. 153-155 936 Tarih-i Taberi, c. 2, s. 443
  • SAKİFE OLAYI (7)

    Bu noktada şunu hatırlatmakta fayda vardır ki, Hz. Ömer Gadr-i Hum günü, yani Resulüllah Hz. Ali'yi halife ilan ettiği gün O'nu ilk tebrik eden sahabelerin başında geliyordu. Sakife toplantısının ardından olaylar şöyle devam etti: Sahih-i Buhari'de nakledildiğine göre, "Ömer, halkı Ebu Bekir'e biate teşvik ediyor ve şöyle diyordu: `Ebu Bekir Resulüllah'ın mağara arkadaşıdır. O, Müslümanların işlerini yürütmeye daha layıktır. Haydi, ona biat edin.' Enes b. Mâlik diyor ki: O gün gördüm ki Ömer Ebu Bekir'e, kalk minbere çık diyordu. Ve bu konuda o kadar ısrar etti ki, sonunda Ebu Bekir minbere çıktı ve halk ona biat etti."937 Daha sonra Ebu Bekir ve etrafındaki grup mescide yöneldi. Ömer ile yanındakiler, Ebu Bekir'in yanından ayrılmıyordu. Kimin yanına gitseler Ebu Bekir'i öne çıkarıyor ve ona biat ettiriyorlardı.938 Seçimin ardından, Abdurrahman b. Avf yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şunları söyledi: "Ey Ensar topluluğu! Gerçi siz erdemli, yardım eden ve önceliği bulunan kimselersiniz ama aranızda Ebu Bekir, Ömer, Ali ve Ebu Ubeyde gibi birisi yoktur." Bunun üzerine Zeyd b. Erkam şunları söyledi: "Ey Abdurrahman! Biz senin adını zikrettiğin kimselerin faziletini inkar etmiyoruz. Ama bizden de Ensar'ın efendisi Sa'd b. Ubade vardır. Allah Resulü'ne (s.a.v.) O'nun selamını iletmesini, kendisinden Kur'an öğrenilmesini emrettiği Ubey b. Ka'b, kıyamet günü âlimlerin başında gelecek olan Muaz b. Cebel, Resulüllah (s.a.v.)'in onun şahitliğini iki adamın şahitliğine denk saydığı Huzeyme b. Sabit gibi isimler vardır. 937 Sahih-i Buhari c. 9, s. 100-101 938 Şerh-ü Nehcü'l-Belağa, İbn Ebi'l-Hadid c. 1, s. 129
  • SAKİFE OLAYI (8)

    Yine biliyoruz ki, Kureyş'te ismini zikrettiğin kimseler arasında öyle bir kimse vardır ki, şayet halifeliğe talip olsa hiç kimse buna itiraz etmeyecektir. O da Ali b. Ebi Tâlib'dir."939 Eğer Hz. Ali (a.s.) o toplantıdan haberdar edilip orada bulunsa idi, aday olacaktı ve Ensar onun halifeliğine yukarıda yaşanan kargaşada olduğu gibi itiraz etmeyecekti. Bu olaylar olurken, Hz. Peygamberin mübarek naaşı henüz yerinde duruyordu. Tarih-i Taberi'nin 2. cildinin 457. sayfasında beyan edildiğine göre, "Müslümanlar Sakife'de hilafet meselesini müzakere etmek için toplanmamışlardı. İki ayrı kabile, Evs ve Hazrec kendilerine birer emir tayin etmek için toplanmışlardı." Bu esnada Ebu Bekir ve Ömer meclise gelip olayın boyutlarını bir anda değiştirdiler ve tartışmanın seyrini kendi lehlerine çevirmeyi başardılar. Yani; 1- Ensar Sakife'de hilafet meselesini müzakere etmek için toplanmış değildi. Hz. Peygamberden sonra ortaya çıkması muhtemel durumları değerlendirip müzakere etmek için toplanmışlardı. 2- Ancak Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer, olaya müdahale ederek meselenin seyrini bir anda değiştirdiler. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi Sakife'de birçok farklı fikir gündem edilmişti. Bazıları önce Sa'd bin Ubade'ye hak vermiş ancak daha sonra caymış ve şöyle demeye başlamışlardır: "Ya muhacirler bunu kabul etmez ve biz Hz. Peygamber'in yakınları ve aşiretiyiz derlerse?" Bunun üzerine bir grup çıkıp şöyle diyordu: "O zaman biz de deriz ki bir emir bizden, bir emir de sizden olsun." Sa'd bu durumla ilgili şu değerlendirmeyi yapmıştı: "Bu gevşemenin ilk belirtisidir."940   939 Hidayet Önderleri, s. 160 940 Tarih-i Taberi c. 2, s. 444
  • HZ. ALİ BİAT İÇİN ZORLANDI MI?

    İbn Ebi'l-Hadid, Nehcü'l-Belağa Şerhi'nde (c. 2, s. 19) Şa'bi'ye istinaden şunları yazıyor: "Ebu Bekir, Haşimiler'in Ali'nin evinde toplandıklarını öğrenince Ömer'e, `Halid nerededir?' diye sordu. Ömer de `Buradadır' deyince, `Öyleyse gidin, Ali ve Zübeyr'i biat etmeleri için dışarı çıkarın' dedi. Ömer ve Halid, Fâtımâ'nın evine gittiler. Ömer içeri girdi. Halid kapıda bekliyordu. Ömer, Zübeyr'in elindeki kılıcı görünce, `Bu nedir?' diye sordu. Zübeyr cevaben, `Bunu Ali'ye biat etmek için hazırlamışım' dedi. Ömer, Zübeyr'in kılıcını aldı ve oradaki bir taşa vurup kırdı. Evde Ben-i Haşim'den birçok kişi vardı. Ali'ye, `Kalk gidelim, Ebu Bekir'e biat et' dedi. Ali gitmek istemedi. Ömer, Hz. Ali'nin elinden tutup çekmeye başladı. Nihayet O'nu Halid'e teslim etti. Sokakta Halid'le beraber pek çok kişi vardı. Ebu Bekir onları Ömer'e yardım etmeleri için göndermişti. Ömer ve Halid, Ali'yi çekerek zorla götürüyorlardı. Halk da so-
  • HZ. ALİ BİAT İÇİN ZORLANDI MI? (2)

    kaklara çıkmış seyrediyordu. Hz. Fâtımâ Ömer'in hareketlerini görünce, başsağlığına gelen kadınlarla beraber evden çıktı. Ömer'in yaptıklarını görünce feryat edip, ağlamaya başladılar. Ebu Bekir'in yanına vardıklarında Fâtımâ Ebu Bekir'e hitaben: `Resulüllah'tan sonra O'nun evine iyi baskın yaptınız. Allah'a and olsun ki, Allah'a kavuşuncaya kadar Ömer'le konuşmayacağım.' Buhari ve Müslim şöyle yazmaktadır: Fâtımâ, Ebu Bekir'e öfkelendi. Vefat edene kadar onunla konuşmadı."941 Ehl-i Sünnet'in tanınmış âlimlerinden Taberi konuyla alakalı şunları yazmaktadır: "Ömer bir grup ile Hz. Zehra'nın evinin önüne geldi ve şöyle dedi: Eğer içindekiler biat etmek için dışarı çıkmazlarsa, yemin ederim ki bu evi ateşe veririm."942 Bu noktada, Taberi`de birbirini tutmayan farklı rivayetlere de rastlamaktayız. Şöyle ki; Taberi Tarih'in 3. Cilt, 207. sayfasında şunlar yazılmaktadır: "Habib b. Sabit şöyle naklediyor: Ali b. Ebi Tâlib evindeydi. O'na bir adam geldi ve `Ebu Bekir biat alıyor' dedi. Bunun üzerine Ali gömleği ile mescide gitti. Üzerinde rida ve izar yoktu, biat hususunda geç kalmamak için acele ediyordu. Biat etti ve bir tarafa oturdu. Daha sonra ridasını getirmesi için eve birini gönderdi. Ridası geldiğinde de onu gömleğinin üzerine giydi." Taberi bu olayın kaynağını zikrederken şöyle diyor: "Bu haber mürseldir. İsnadında Seyf b. Ömer var ki o metruktur." Yine Taberi'ye ait olan Tarih adlı eserin 3. cilt, 207. sayfasında şöyle yazmaktadır: 941 Sahih-i Buhari c. 5 ve 7 942 Tarih-i Taberi c. 3, s. 202/İbn-i Ebi'l-Hadid, Nehcü'l-Belağa Şerhi c. 2, s. 56