• SEFERİN SEBEBİ

    Hıristiyan Araplar, Tebük ve civarında hüküm sürmekte olan Heraklius'u Müslümanlara karşı kışkırttılar. Heraklius, 40 bin kişilik bir orduyu yola çıkardı. Bunu haber alan Peygamberimiz, ashabına savaş için hazırlanmalarını emretti. Bu sırada geçim sıkıntısı çeken halk, sıcaktan ve kıtlıktan kıvranıyordu. Peygamberimiz, hali-vakti iyi olan Müslümanları, orduya yardımda bulunmaya...
  • VE BİR YARIŞ Kİ!

    Hz. Ömer, sadaka vermede ve hayır işlerinde kendisini her zaman geçen Hz. Ebubekir'i kastederek, "Ben de, bugün onu geçerim" demiş ve servetinin yarısını Peygamberimize getirmişti. Resulûllah, "Ev halkına ne bıraktın?" diye sorduğunda, "Bunun yarısını" cevabını verdi. Bağışladığı, 4 bin dirhem gümüştü. Hz. Ebubekir ise servetinin tamamını getirdi. Onun da...
  • VE BİR YARIŞ Kİ! (2)

    lallah! İki sa' hurmaya karşılık bütün gece sırtımla su çektim. Bir sa'ını ev halkıma bıraktım. Bir sa'ını da Allah'ın rızasını kazanmak için Sana getirdim" diyerek hurmaları Hz. Peygambere verdi. Resulûllah, "Allah, getirdiğini de, ev halkına ayırdığını da bereketlendirsin" buyurdu. Münafıklar, "Allah ve Resulü'nün bu kadarcık şeye ne ihtiyacı...
  • KİMİ KEZ BİR SÖZ SADAKADIR

    Fakir Müslümanlardan Utbe b. Zeyd, Peygamberimize gelerek, "Ya Resulallah! Elimde sadaka verecek bir şeyim yok. Onun için; beni üzen, bana kötü söyleyen, benimle eğlenen herkese hakkımı helal ediyorum" dedi. Peygamberimiz, "Allah sadakanı kabul etsin" buyurdu. Ertesi gün Resulûllah, "Dün gece tasaddukta bulunan kişi ayağa kalksın" buyurdu. Kalkan olmadı. Peygamberimiz...
  • KİMİ KEZ BİR SÖZ SADAKADIR (2)

    Öte yandan münafıklar, gazveye katılmamak için gelip Resulûllah'tan izin istiyorlardı. Hz. Peygamber, 80'den fazla münafığa hiçbir özürleri olmadığı halde izin verdi. Resulûllah, Medine'den ayrıldıktan sonra ilk olarak Zu Huşub'ta konakladı. İkinci konak yeri Feyfâ olup, burada Feyfâ Mescidi kurulmuştur. Üçüncü olarak Zülmerve'de konaklamıştır ki; burada Zülmerve Mescidi bulunmaktadır....
  • TEBÜK’TE VERİLEN HUTBELER

    Peygamberimiz, Tebük'e vardığında, arkasını bir hurma ağacına dayayarak şöyle buyurdu: "Size insanların iyisini ve kötüsünü haber vereyim mi? İnsanların hayırlısı; atının sırtında veya iki ayağı üzerinde, ölünceye kadar Allah yolunda çalışandır. İnsanların kötüsü de; Kur'an'ı okuyup O'ndan hiç yararlanmayan azgın ve atılgan kişilerdir." Peygamberimiz, Tebük'te yine halkı topladı ve...
  • SEFERE ÇIKILDIĞI ZAMAN ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ

    "Ya Resulallah! Savaşa çıkıldığı zaman oruç tutmaya ne buyuruyorsun?" diye soruldu. Resulûllah; "Allah yolunda savaşa çıkıldığı zaman bir gün oruç tutan kimseden cehennem, su gibi akışla yüz yılda gidilecek yere kadar uzaklaşır" buyurdu. Resulûllah, Tebük'te herhangi bir orduyla karşılaşmadı. Eyle halkı, Arap kabilelerinin teker teker Müslümanlığı kabul etmelerinden...
  • TEBÜK BİR SAVAŞ DEĞİL, İMTİHANDI

    Tebük Seferi, Peygamberimizin hazır bulunduğu son ve en uzun sefer olması ve hâsıl olan müsbet neticeler bakımından büyük önem taşımaktadır. Tebük Seferi bir müdafaa harbi olarak İslam harp mantığındaki önemli yerini almıştır. Seferin sebebi, Bizans İmparatoru'nun, Hıristiyan Gassani Arapları vasıtası ile Arabistan'ı işgal edip İslam'ın yayılmasını durdurma fikri idi....
  • TEBÜK BİR SAVAŞ DEĞİL, İMTİHANDI (2)

    mıştır. Hatta ehl-i küfrü bazı toplantılarında suçüstü yakalatmıştır. Günümüzde istihbaratın önemi daha da artmıştır. "Muhaberesiz muharebe olmaz" sözü bu gerçeğin ifadesidir. Günümüzde istihbarat örgütleri, dünyayı bir ağ gibi örmüştür. Ve bu örgütler genellikle Müslümanları kontrol altına alabilmek için seferber edilmektedir. İşte mü'min buna göre tedbirini almalı, `istihbarata karşı koyma'...