• İKİ MEKTEBİN HİCRET’İN BİRİNCİ ASRINDA RESULÜLLAH’IN HADİSLERİNİN YAZILMASI KONUSUNDAKİ TUTUMU (3)

    Kureyş Muhacirleri Abdullah b. Amr b. As'la aralarında geçen konuşmada, bu tutumlarının nedenini dile getirmişlerdir. Aslında onlar Abdullah'ın bir veya birkaç kişi hakkında Resulüllah'ın hoşnutluğunu veya öfke ve nefretini açıklayan bir hadisi rivayet etmesinden endişeleniyorlardı.   162, 792, 207, 215; Müstedrekü's-Sahihayn , c. 1, s. 105, 106
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / HZ. EBUBEKİR VE HZ. ÖMER DÖNEMİ

    Zehebi bu konuda şöyle rivayet eder: "Sizler Resulüllah'tan üzerinde ihtilaf etmekte olduğunuz hadisleri rivayet ediyorsunuz. Bu durumda sizden sonra gelecek olan insanlar onlar hakkında sizden daha çok ihtilaf edeceklerdir. O halde hiçbir şekilde Resulüllah'tan bir şey anlatmayın, kim de size soracak olursa deyin ki: Bizimle sizin aranızda Allah'ın Kitabı vardır. O Kitabın helallerini helal, haramlarını haram bilin!" 642 Tabakat-ı İbn-i Sa'd'da şöyle geçer: "Ömer b. Hattab'ın hilafeti döneminde, Resulüllah'ın hadisleri çoğaldı. İşte bu nedenle Ömer, herkesin Resulüllah'tan yazıp yanlarında bulundurdukları hadisleri getirmelerini istedi. Halk itaat ederek onları Ömer'in yanına götürdüklerinde tümünün yakılmasını emretti!" 643 642 Tezkiretu'l Huffaz, Zehebi, c. 1, s. 2, 3 643 Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c. 5, s. 140
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / HZ. EBUBEKİR VE HZ. ÖMER DÖNEMİ (2)

    Yani Hilafet Mektebi hadis yazımının yanı sıra hadis rivayetini de yasakladı. Karaza b. Kays'tan şöyle rivayet edilmiştir: "Ömer bizi Irak'a gönderince şehrin dışına kadar bize eşlik etti. Sonra, `Neden size eşlik ettiğimi biliyor musunuz?' diye sordu. `Bizi yolcu etmek ve onurlandırmak için' dedik. Ömer, `Bunun dışında bir sebebi daha var. Sizler öyle bir bölgenin insanlarına gidiyorsunuz ki, Kur'an okuyuşları arı kovanının vızıltısı gibidir. Sakın Resulüllah'tan hadis naklederek onları bu işlerinden alıkoymayınız. Şunu iyi bilin ki bu konuda ben sizi sıkı bir şeklide gözetlemekteyim' dedi. Ben bu açık emirden sonra Resulüllah'tan hiçbir hadis anlatmadım!" Bir başka rivayette şöyle geçer: "Karaza b. Ka'b ve beraberindekiler Kûfe'ye girince, `Bize Resulüllah'ın hadislerini anlat' dediler. Ama o, `Ömer bizi bundan alıkoydu' dedi."644 Bu şekilde Resulüllah'ın sünnetini yaymaktan sakınan sahabeler vardı. Ve yine sahabe arasında halifelerin sünnetine muhalefet edip Resulüllah'ın sünnetini rivayet eden ve bu yolda tehdit, eziyet ve işkence edilen kişiler de vardı. Onlardan bazıları şöyledir: Abdurrahman b. Avf'tan şöyle rivayet edilir: "Ömer ölmeden önce Abdullah b. Huzeyfe, Ebu Derda, Ebuzer ve Ukbe b. Amir gibi Resulüllah'ın bazı ashabını dört bir yandan çağırarak onlara, `Resulüllah'tan her tarafa yaydığınız bu hadisler de nedir?' diye sordu. 644 İbn-i Abdulbirr, Camiu'l Beyani'l İlim, "Zikri men zemme iksare bine'l hadis dune tafehhumi lehu" bâbı, c. 2, s.147, üç senetle tahriç etmiştir.
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / HZ. EBUBEKİR VE HZ. ÖMER DÖNEMİ (3)

    Onlar, `Yoksa bizi bundan engelliyor musun?' dediler. Ömer, `Hayır' dedi. `Yanımda kalın, yaşadığım sürece benden ayrılmayın. Biz sizden daha bilgiliyiz. Sizden alır cevap veririz.' Onlar da Ömer ölünceye kadar yanından ayrılmadılar. 645 Zehebi, Ömer'in şu üç kişiyi hapsettiğini söyler: İbn-i Mesud, Ebu Derda ve Ebu Mesud el-Ensari . Ömer onlara dedi ki: "Resulüllah'tan hadis rivayet etmekte çok ileri gittiniz." 646 Hz. Ömer sahabelere diyordu ki, "Resulüllah'tan hadis rivayet etmeyi azaltınız. Yalnız kendisiyle amel edilenleri söyleyin." 647 Bu rivayet Meğazi'de geçen Kureyş'in Abdullah b. Amr b. As'ı Resulüllah'tan duyduğu her şeyi yazmasını engelleyen rivayeti ile uyum içindedir.   645 Kenzü'l Ummal, c. 5, s. 239 646 Tezkiretu'l Huffaz, c. 1, s. 7, Hz. Ömer'in biyografisinde 647 Tarih-i İbn-i Kesir, c. 8, s. 107
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / OSMAN’IN HİLAFETİ DÖNEMİNDE

    Osman bu konuda daha da ileri giderek minberde şöyle diyordu: "Hiç kimsenin Ebu Bekir ve Ömer döneminde duyulmayan bir hadisi rivayet etmesi caiz değildir." 648 Böylece Daremi ve diğerlerinin getirdikleri şu rivayetin o döneme ait olduğu anlaşılmaktadır: "Ebuzer bir toplulukta oturuyordu. İnsanlar etrafını sararak ondan soru soruyorlardı. Bir adam gelip başında dikilerek, `Sen fetva vermekten men edilmemiş miydin?' diye sordu. Ebuzer başını kaldırıp adama baktı ve dedi ki, `Yoksa sen casusluk mu yapıyorsun?' Ardından, eliyle boynunu işaret ederek, `Eğer buraya kılıcınızı koysanız ve benim, sizin beni infaz etmenizden evvel Resulüllah'tan duyduğum bir hadisi nakledecek kadar vaktim olsa yine de bunu yapacağım' dedi." 649 648 Muntahabu'l Kenz bi Hamiş-i Müsned-i Ahmed, c. 4, s. 64 649 Sünen-i Daremi, c. 1, s. 132; Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c. 2, s. 354, Ebuzer'in biyografisi
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / OSMAN’IN HİLAFETİ DÖNEMİNDE (2)

    Bir başka rivayet de şöyledir: "Bu olay Osman dönemindedir. Zira sahabelerden hiçbiri Ömer döneminde otoritenin emirlerine karşı böyle açıkça muhalefet etmeye cesaret edemezdi." 650 Ahnef b. Kays da benzeri bir rivayette şöyle diyor: "Şam'a gittiğimde, Cuma namazı kılmak için mescide gittim. Orada bir adam gördüm. O hangi topluluğun yanına varacak olsa oradakiler yerlerini değiştiriyorlardı. Namazını çabukça kılıyordu. Yanına oturarak ona, `Sen kimsin?' diye sordum. `Ben Ebuzer'im' diye cevap verdi. Sonra da bana, `Sen kimsin?' diye sordu. Ben de Ahnef b. Kays olduğumu söyledim. Bunun üzerine, `Yanımdan kalk, benden sana şer bulaşmasın' dedi. `Bana senden nasıl şer bulaşır ki?" diye sorunca, şöyle dedi: Şu adam (yani Muaviye) habercisiyle hiç kimsenin benimle oturmamasını haber saldı." 651 Ebuzer egemen güçlere muhalefet etmesinden dolayı bir beldeden bir beldeye sürülmüş, sonunda H. 31'de Rebeze'de ölünceye kadar yalnız ve sürgün olarak yaşamıştır. Bir önceki olay Osman'ın hilafetinin ilk yarısına aittir. Ancak Osman'ın güç ve ihtişamı kırılıp Aişe, Talha, Zübeyr, Amr b. As gibi önde gelen sahabeler ve tabiinin ileri gelenleri onun karşısında durup açıkça muhalefet edince, artık Resulüllah'ın sünnetini rivayet etmek isteyenlerin karşısında bir engel kalmamıştı. İşte bu nedenle bu dönemde Resulüllah'ın hadislerinden bir kısmı rivayet edildi. Ancak yine de rivayet edilen bu kısım hadisler İmam Ali'nin döneminde de yazılmadı. Sahabeler Hz. Ali'nin döneminde geçmişte ifşa etmeye cür'et edemedikleri ve daha fazla önceleri yasaklanan hadisleri rivayet ettiler. Bunun üzerine ashab tarafından Resulüllah'tan rivayet edilen sünnetlerle ilk üç halifenin içtihatları arasında apaçık bir ihtilaf ortaya çıktı. 650 Buhari, Sahih, el-İlm-u Kable'l Kavl bâbı, c. 1, s. 161 651 Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c. 4, s. 168
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / OSMAN’IN HİLAFETİ DÖNEMİNDE (3)

    İlk üç halife Resulüllah'ın hadis ve sünnetinin yazılmamasının, anlatılıp yayılmamasının asıl sebebini dile getirmiyorlar ve bunu dolaylı yollardan yapmaya çalışıyorlardı. Onlar Muaviye gibi maksat ve amaçlarını açıkça dile getirmiyorlardı. (Öte yandan, Resulüllah'ın hadislerinin yazılmasının engellendiği bir dönemde maalesef, hıristiyan rahip Temim-i Dari ve yahudi Ka'b el-Ahbar gibi kişilere Mescid-i Nebi'de konuşma izni verildiği acı bir hakikattir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi isteyenler bize başvurabilir).
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / MUAVİYE’NİN DÖNEMİNDE

    Taberi şöyle rivayet etmektedir: "Hicret'in 41. yılında Muaviye, Muğiyre b. Şube'yi Kûfe valiliğine atayınca, yanına çağırarak ona şöyle dedi: Sana bir çok şey hakkında tavsiyede bulunmak istiyorum. Fakat onların tümünü kendi iş becerine bırakıyor ve söylemiyorum. Ancak şunu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Ali'yi kötülemekten ve hakkında çirkin şeyler söylemekten, Osman hakkında ise rahmet ve mağfiret dilemekten gaflet etme. Ali dostlarının kişiliğini kırmayı Osman taraftarlarını ise yüceltmeyi ve onları kendine yaklaştırmayı unutma..." 652 Medaini, Ehdas adlı kitabında şöyle yazıyor: "Muaviye, amu'l cemaa'den (Hz. Hasan'la Muaviye'nin sulh yılı) sonra bütün valilerine ve amirlerine şöyle yazdı: 652 Tarih-i Taberi, c. 2, s. 111, 113 -Hicret'in 51. yılı olaylarını anlatırken-; İbn-i Esir, c. 3, s. 102
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / MUAVİYE’NİN DÖNEMİNDE (2)

    `Ben, Ebu Tûrab'ın (Hz. Ali) faziletiyle ilgili hadis rivayet edenlerden beriyim. Ve onları düşman bilmekteyim.' Muaviye'nin bu emri uygulanırken Kûfe halkı büyük felaketlere uğradılar." 653 Muaviye'nin bu emri üzerine Hucr b. Adiyy ve arkadaşlarının elleri bağlanarak boyunları vuruldu. Ruşeyd Haceri ve Meysem-i Temmar darağacına asılarak öldürüldü.   653 İbn-i Ebi'l Hadid, Şerh-u Nehcü'l Belağa, c. 3, s. 15, 16
  • RESULÜLLAH’IN SÜNNETİNİN YAZILMASININ ENGELLENİŞİ / ÖMER B. ABDÜLAZİZ DÖNEMİNDE

    Ömer b. Abdulaziz, Medine halkına şöyle yazdı: "Resulüllah'ın hadislerine dikkat edin ve onları yazın, ben bu ilmin, sahiplerinin ölmesiyle yok olmasından endişeleniyorum." İbn-i Şehab ez-Zühri, hicri birinci yüzyılda Ömer b. Abdülaziz'in emriyle hadis yazmaya girişen ilk kişidir. 654 Fakat H. 101 yılında halifenin zehirlenerek öldürülmesi nedeniyle onun bu işi tamamlanmadı. Ve yazdığı hadisler de yok olup gitti. İbn-i Hacer'in bu konuda Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm'ın biyografisinde kaydettiği rivayet özetle şöyledir: "Ömer b. Abdülaziz, İbn-i Şehab'a bir mektup yazarak Resulüllah'ın hadislerini bir araya toplamasını emretti. Fakat İbn-i Şehab'ın ölümünden bir süre sonra oğlu, `Babamın yazdıkları yok olup gitti' dedi..." 655 654 (Fethu'l Bari, c. 1, s. 218, Kitabu'l İlim bâbı). 655 (Tehzibu't-Tehzib, c. 12, s. 39).