Bir başka rivayet de şöyledir: "Bu olay Osman dönemindedir. Zira sahabelerden hiçbiri Ömer döneminde otoritenin emirlerine karşı böyle açıkça muhalefet etmeye cesaret edemezdi." 650 Ahnef b. Kays da benzeri bir rivayette şöyle diyor: "Şam'a gittiğimde, Cuma namazı kılmak için mescide gittim. Orada bir adam gördüm. O hangi topluluğun yanına varacak olsa oradakiler yerlerini değiştiriyorlardı. Namazını çabukça kılıyordu. Yanına oturarak ona, `Sen kimsin?' diye sordum. `Ben Ebuzer'im' diye cevap verdi. Sonra da bana, `Sen kimsin?' diye sordu. Ben de Ahnef b. Kays olduğumu söyledim. Bunun üzerine, `Yanımdan kalk, benden sana şer bulaşmasın' dedi. `Bana senden nasıl şer bulaşır ki?" diye sorunca, şöyle dedi: Şu adam (yani Muaviye) habercisiyle hiç kimsenin benimle oturmamasını haber saldı." 651 Ebuzer egemen güçlere muhalefet etmesinden dolayı bir beldeden bir beldeye sürülmüş, sonunda H. 31'de Rebeze'de ölünceye kadar yalnız ve sürgün olarak yaşamıştır. Bir önceki olay Osman'ın hilafetinin ilk yarısına aittir. Ancak Osman'ın güç ve ihtişamı kırılıp Aişe, Talha, Zübeyr, Amr b. As gibi önde gelen sahabeler ve tabiinin ileri gelenleri onun karşısında durup açıkça muhalefet edince, artık Resulüllah'ın sünnetini rivayet etmek isteyenlerin karşısında bir engel kalmamıştı. İşte bu nedenle bu dönemde Resulüllah'ın hadislerinden bir kısmı rivayet edildi. Ancak yine de rivayet edilen bu kısım hadisler İmam Ali'nin döneminde de yazılmadı. Sahabeler Hz. Ali'nin döneminde geçmişte ifşa etmeye cür'et edemedikleri ve daha fazla önceleri yasaklanan hadisleri rivayet ettiler. Bunun üzerine ashab tarafından Resulüllah'tan rivayet edilen sünnetlerle ilk üç halifenin içtihatları arasında apaçık bir ihtilaf ortaya çıktı. 650 Buhari, Sahih, el-İlm-u Kable'l Kavl bâbı, c. 1, s. 161 651 Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c. 4, s. 168