• MEZALİM MAHKEMELERİ (4)

    Vakıf mallarını korumak: Genel vakıflardan yaralanmada kişi, vakfın şartlarına uyuyorsa yararlanmasına engel olunmaz. Önlenirse dava açabilir. Bir vakfın genel bir vakıf olup olmadığı, bu işle uğraşan memurların kayıtlarından, devletin bu konudaki izninden, çok önceden bu hususta geçmiş olan kayıt ve vakıfnamelerden öğrenilir. Özel vakıflardaki ihtilaflarda ise, vakfın sahipleri...
  • MEZALİM MAHKEMELERİ (5)

    Mezalim Mahkemesi kadısı dar olan hususları imkân nispetinde genişletir. Sözleri açık seçik olur, kısa konuşma, özlü karar verme yerine geniş anlaşılabilir şekilde konuşur ve karar verir. Mezalim Mahkemesi kadısı anlaşılması güç gelen hususlarda, yanlış ve doğruyu bilmek ve bulmak maksadıyla gerçeğin ortaya çıkmasında durumları, şahitleri, kanıtları ve sebepleri araştırmak için,...
  • MEZALİM MAHKEMELERİ (6)

    valılar kanıtlarını getirip açıkladıktan sonra şahide başvurur.1836 Peygamberimizin bu konudaki uygulamaları: İslam öncesi dönemde Mekke'de "Hilfu'l-Fudûl" adında Mezalim mahkemesine benzer bir adli kurumun var olduğunu biliyoruz.1837 Hatta Hz. Peygamber bu mahkemenin kuruluş toplantısına katılmıştır.1838 Medine'de İslâm Devleti kurulduktan sonra, Hz. Zübeyr ile Ensar'dan bir kişi arasında sulama...
  • MEZALİM MAHKEMELERİ (7)

    na sorunca yolculukta vefat ettiğini anlattıklarını, giderken yanında götürdüğü bol miktardaki mal ve para hakkında bilgi istendiğinde, onlardan "bir şey bırakmadı" şeklinde bir cevap aldığını, bu konuda Kûfe Kadısı Şureyh'e dava açıldığını, fakat bu kadının bahsi geçen kişileri yemin ettirerek serbest bıraktığını bildirdi. Ve Halifeden bu haksızlığı gidermesini...
  • MEZALİM MAHKEMELERİ (8)

    suçlarını itiraf ettirdi. Sonra da hapishanede bulunan sanığı istedi ve durumu ona bildirdi. Onun da ifadesi alınınca gerçek ortaya çıkmış oldu.1841 Bu olay, Hz. Ali döneminde Mezalim Mahkemesi'nin halifenin şahsında kuruluş gayesinde uygun bir çalışma içinde olduğunu göstermektedir. Hz. Ali haksızlığa uğrayan insanların dertlerine çare bulmak, gerçeği ortaya...
  • MEZALİM MAHKEMELERİ (9)

    Şu söz de yine Hz Ali'ye aittir: "Mazlumun zâlime çektirdiği acı, zâlimin mazluma çektirdiği acıdan daha şiddetli olur."1846 Birisi Hz. Ali'ye, "Yer ile gök arasında mesafe ne kadardır?" diye sormuş. Hz. Ali, "Mazlumun duası kadardır" diye cevap vermiştir.1847 1846 El-İbşihi, el-Müstatraf min kulli Fennin Müstaztaf c. 1, s. 127...
  • ÇARŞI ESNAFLARININ VE TÜCCARLARIN DENETLENMESİ

    Hz. Ali çarşı ve pazarları sıkı bir kontrole tâbi tutardı. Bir defasında polis teşkilatı başkanı El-Esbuğ b. Nebate ile birlikte Kûfe çarşısını kontrole çıkmıştı. Esnafların daha önceden bazı yerleri işgal ettiklerini görünce bunun doğru olmadığını belirtti ve şöyle dedi: "Müslümanların pazarı onların mabedi gibidir. Kim bir yere daha önce...
  • ÇARŞI ESNAFLARININ VE TÜCCARLARIN DENETLENMESİ (2)

    "Ali b. Ebi Talib ile Kûfe çarşısını kontrol ediyorduk. O, tüccarlara şöyle sesleniyordu: `Ey ticaret erbabı, dürüstçe alıp, dürüstçe verirseniz selamet bulursunuz!' Sonra bir kıssacıya (geçmişteki insanların kahramanlıklarını anlatan kişi) rastladı. Ona iki soru soracağını, bilemediği takdirde kendisini fena halde döveceğini söyledi. O da, `Sorabilirsin ey Mü'minlerin...
  • ÇARŞI ESNAFLARININ VE TÜCCARLARIN DENETLENMESİ (4)

    `Bu ayet, adalet ve tevazu sahibi idarecilerle sair insanlardan kudret sahibi kişiler hakkında nâzil olmuştur' diyordu."1854 Hallal, Ebu Said'den senediyle şöyle naklediyor: "Ali pazara gelir ve, `Ey pazar ehli, Allah'tan korkun ve yemin etmekten sakının. Muhakkak ki yemin malı sattırır, ancak bereketi giderir. Hakkıyla alıp satan dışındaki tüccar günahkârdır'...