ORDUNUN YAPISI (4)


2- İmam Hasan'ın safında yer alıyorlardı. Fakat fitne çıkarmak için cihada gidiyorlardı. Nitekim, fitne çıkarmak için "Müzlem-i Sabat'ta" İmam Hasan b. Ali'ye karşı başarısız bir suikast düzenlediler. Bu hareket onların Ehl-i Beyt'e karşı düzenlediği ikinci cinayet halkasıydı. Bu suikastı, düzenleyen İbn-i Sinan el-Esedi'nin darbesi İbn-i Mülcem'in Hz. Ali'ye vurduğu darbe gibi başarılı olamadı. (Hasan Murad, "ed-Devlet'ul Emeviyyet-i fi'ş-Şam ve'l Endülüs" adlı kitapta, yanlışlıkla, İmam Hasan'a indirilen bu kılıç darbesini Ümeyyeoğullarının taraftarlarının yaptırdığı yani bu suikastın Ümeyyeoğulları tarafından işlendiği yazmaktadır).507 Bütün bu karışık durumları gören Hz. Hasan kavminin sözlerinden gevşek olduklarını ve kendisine eşlik etmeyeceklerini anlamıştı.508 Bu durumdan dolayı bu savaşın sonunun başarısızlık olacağını da anlamıştı. Çünkü İmam'ın tek dayanağı asla düzelip tek bir güç haline geleceğine ihtimal vermediği bu orduydu. Hz. Hasan'ın bu orduya hiç güvenmediğine dair pek çok ifadeleri vardır. Medain halkına yaptığı şu konuşma bu gerçeği yansıtıyor: "Sıffin'e doğru hareket ederken dininiz dünyanızın önündeydi. Fakat şimdi dünyanız dininizin önündedir. Şimdi siz iki ölünün arasında yer aldınız. Biri kendisine ağladığınız, Sıffin'deki ölünüz ve diğeri ise intikam almak istediğiniz Nehrevan'daki ölünüz. Savaştan geri kalanlar ahidlerin bozanlar ve namertlerdir. Gözyaşı dökenler ise bozguncu ve asilerdir." 509 Gözyaşı döken bozguncular derken dost ve yakınlarının çoğunun durumunu kastediyor. 507 İmam Hasan'ın Barışı, s. 154 508 Şeyh Müfid, el-İrşad, s. 170 509 İmam Hasan'ın Barışı, s. 155