ORDUNUN YAPISI (5)


İntikam almak isteyenlerden maksat, Haricilerdir. Ahdini bozanlar ve namertlerden maksat ise kurnaz ve çıkarcı diğer gruplardır. Bu noktada akla şu soru gelebilir; neden İmam Hasan orduyu bu unsurlardan temizlemek için herhangi bir yönteme başvurmadı? Bu kişiler İslam'ın kurallarına göre Müslüman olduklarını iddia edip, silah taşıma hakkına sahip kimseler oldukları için Hz. Hasan'ın bu kişileri kabul etmekten başka bir çaresi yoktu. Öte yandan, Allah Resulü ve Hz. Ali de yaptıkları savaşlarda böyle karışık bir orduya sahiptiler. Onların bu gibi durumlarda samimi olmayan insanları savaş meydanına almadıkları görülmemiştir. Allah Resulü'nün döneminde meydana gelen Huneyn Savaşı'nı anlatırken bazı kaynaklar, "Müslümanların ordusu karışık bir orduydu, onların arasında ganimet toplamak için savaşa gelenlerin sayısı çoktu" demektedir. Hz. Ali'nin yaptığı savaşlarda ordusunun durumu hakkında ise şunlara rastlıyoruz: "İmam Ali'nin ordusu Sıffin'de çeşitli millet ve kabilelerden meydana geliyordu. Bu çok ihtilaflı ve kendi içinde kavgalı bir orduydu. Ne emre itaat ediyor, ne de nasihatleri dinliyordu..." Muaviye'nin kendisi bile Beyhakî'nin naklettiğine göre şöyle diyor: "Ali en alçak insanlardan oluşan ve en görüş ayrılıklarının en yoğun olduğu bir orduya sahipti. Ve benim ise çok uysal ve görüş ayrılıklarının hemen hemen hiç olmadığı bir ordum vardı." 510 Bu sebeple İmam Hasan bu konuda dedesi ve babasının yolunu izlemiştir. 510 Beyhakî, el-Mehasin ve'l Mesavî