MÜSTEŞRİK MANTIĞI VE EHL-İ KİTAP (8)


"(Ey İsrailoğulları!) Sizin beraberinizde bulunanı doğrulayıcı olarak indirdiğine (Kur'an'a) iman edin. Onu ilk inkar eden siz olmayın ve ayetlerimi az bir pahaya değişmeyin. Ancak Benden sakının." 42 "(Ey Muhammed!) Biz, Sana bu kitabı (Kur'an) kendinden öncekini doğrulayıcı hak ile indirdik." 43 "Tevrat indirilmeden önce İsrail'in (Hz. Yâkub) kendisine haram kıldığı yiyecekler dışında kalan bütün yiyecekler, İsrailoğulları'na helaldi... De ki: Eğer doğru iseniz Tevrat'ı getirip okuyun." 44 İlk iki ayette geçen, "beraberinizde bulunanı doğrulayıcı ve "kendinden öncekini doğrulayıcı" ifadeleri Tevrat ve İncil'in tahrif edilmediğine değil, her ikisinin de Allah katından gönderilmiş semavî birer kitap olduğuna işarettir. Kaldı ki, ilk ayetin yani Bakara Sûresi 41. ayetin tefsirine girildiğinde ortaya bu bâtıl iddianın tamamen tersi bir durumun çıktığı görülüyor. Şöyle ki: Cenab-ı Hak, Yahudilere hitaben "... ayetlerimi az bir pahaya değişmeyin" buyuruyor. Nesefî Tefsiri'nde denilmiştir ki, Ben-i İsrail insanları Tevrat'ın bazı hükümlerini kolaylaştırmaları ve bazılarını da değiştirmeleri için âlimlere para verirlerdi. Hükümdarlar da, aynı şekilde hükümleri gizleyip değiştirsinler diye âlimlere mal akıtırlardı. O âlimler de, halk, Hz. Muhammed'e iman ettiği takdirde bu imkânların ellerinden çıkacağından korktukları için Tevrat'ı değiştirmeye devam ettiler. Aynı şekilde, Yahudilerin reisi olan Ka'b b. Eşref, Yahudi âlimlerine, "Muhammed hakkında ne dersiniz?" diye sormuş, âlimler de, "O nebidir" cevabını vermişlerdi. O zaman Ka'b b. Eşref, "Başka şekilde konuşsaydınız yanımda size vereceğim hediye ve bahşişler vardı" dedi. Bunun üzerine o âlimler, "Düşünmeden cevap 42 Bakara, 41 43 Mâide, 48 44 Âl-i İmran, 93