MÜBAHALE AYETİ (3)
Piskopos bu durumu görünce hıristiyan âlimlerine şöyle dedi: "Bakınız, Muhammed nasıl da mutmain bir halde en yakınlarını, evlatlarını ve en çok sevdiği azizlerini mübahaleye getirip onları belaya mâruz bıraktı. Allah'a and olsun ki, eğer O'nun tereddüdü veya korkusu olsaydı, asla onları getirmez ve mübahaleden vazgeçerdi veya en azından ailesinden olan sevdiklerini bu hadiseden uzak tutardı. Onunla mübahale yapmamız kesinlikle doğru değildir. Eğer Rum Kayseri'nden korkmasaydım O'na iman ederdim. Öyleyse O'nun isteklerini kabullenerek anlaşıp, şehrimize dönelim. Onların hepsi, "Söylediklerin doğrudur" deyip piskoposu tasdik ettiler. Daha sonra piskopos Peygambere, "Biz Seninle mübahale yapmıyor, anlaşmak istiyoruz" dedi. Hz. Peygamber de onların bu teklifini kabul etti. Resulüllah bu olay üzerine şöyle buyurdu: "Canımı elinde tutan Allah'a and olsun ki, azap ve bela Necranlıların başları üzerinde dolaşıyordu, eğer lanetleşmeye kalkışsalardı maymun ve domuz şekline dönüşürlerdi. Bütün vadi ateşle dolar ve Allah bütün Necran ehlini yok ederdi." 69 İbn-i Kesir bu ayetin tefsirinde şöyle diyor: "Ebubekir İbn Merdûyeh diyor ki, bize Süleyman ibn Ahmed... Câbir'den rivâyet etti ki o şöyle dedi: Âkıb ve Tayyib Resulüllah (s.a.v)'e geldiler. Hz. Peygamber onları lanetleşmeye çağırdı. Onlar da ertesi günü lanetleşmek üzere sözleştiler. Ertesi günü Resulüllah (s.a.v.) Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'in elinden tutarak geldi ve gelmeleri için onlara haber gönderdi. Fakat gelmediler ve haracı kabul ettiler. 69 Abdullah Ğureyfi, et-Teşeyyu, s. 224; Keşfü'l Yakîn, s. 213; el-İrşad s. 89; Zemahşeri, elKeşşaf, ilgili ayet; Fahrettin Razî, Tefsirü'l Kebir, ilgili ayet; Nuru'l Ebsar s. 100; Tefsir-i Taberî c. 3, s. 212213; Esbab'ün-Nüzûl, Vahidi, c. 7475; et-Teraif, s. 42; Müslim b. Haccac, Sahih; Ebu Nuaym İsfahani, Hilyetü'l Evliya; Ebu Muayyid Harezmî, Menakıb; Süleyman Belhi elHanefî, Yenabiu'l Mevedde; Sibt b. Cevzi, Tezkire; İbn-i Hacer-i Mekki, es-Savaik'ul Muhrika
