MUAVİYE’NİN KENDİ MEKTUBUNDA İTİRAFLARI (3)


Vay hâline senin! Nasıl olur da sen kendini Ali (a.s.) ile bir tutarsın. O Resulüllah (s.a.v.)'in mirasçısı, vasisi, O'nun evlatlarının babası, O'nu izleyen ilk kişi O'nun -hayatının sonuna kadaryanında olan, buyruklarını duyan, sırlarını göğsünde gizleyen, işlerinde O'nunla ortaklaşan en son kişidir." Muaviye, Muhammed b. Ebubekir'e cevap olarak şöyle yazdı: "Ebu Süfyan oğlu Muaviye'den, babasına zulmeden Muhammed b. Ebubekir'e... Selam Allah'a itaat edenlerin üzerine olsun. Mektubun elime ulaştı. Mektubun Allah'ın azamet ve kudretinden, Resulüllah (s.a.v.)'in özelliklerinden bahseden ve aklının kısalığını, babana karşı küstahlık ve eleştirisini gösteren şahsen uydurup eklediğin diğer konuları içermektedir. Ebu Tâlib oğlunun hakkından bahsetmiş, onun geçmişine, Resulüllah (s.a.v.)'e yakınlığına değinmiş ve O'na yardım etmesinden söz etmişsin, yine onun sıkıntı, zorluk ve korku anlarında canı ve malı ile Peygambere (s.a.v.) yardımda bulunduğunu kaydetmişsin. Sonunda da kendi fazilet ve üstünlüğün hakkında değil, başkasının fazilet ve üstünlüne delil getirmişsin. O halde, fazilet ve üstünlüğü senden alarak başkasına veren Allah'a şükrediyorum. Peygamberimiz (s.a.v.) hayatta iken babanla yan yanaydık. Ebu Tâlib oğlunun hakkını kendimiz için bilirdik. Onun fazilet ve üstünlüğü her ikimize de açıktı. Fakat Allah-u Teala kendi yanında Peygamberi (s.a.v.) için olanı ona verip, ona vaad ettiği her şeyi yerine getirince ve davetini açığa vurup hüccetini muvaffak edince onu kendine çağırdı.