MUAVİYE’NİN KENDİ MEKTUBUNDA İTİRAFLARI (2)


O gizli ve açık işlerde Resulüllah (s.a.v.)'i doğruladı ve onu bütün değerli işlere seçti. Ve bütün zararlardan savundu ve Düşmanlarıyla savaştı, dostlarıyla barış içerisinde oldu, ilk başından beri zor ve sıkıntılı durumlarda ve korkunç yerlerde ihlasla ve fedakârlıkla dayandı. Nihayet her öne geçenden öne geçti. Öyle ki, savaşta onun gibisi bulunmaz, hareket ve davranışta onun benzeri yoktu. Şimdi görüyorum ki, sen kendini onunla bir saymışsın; oysa sen sensin ve o da odur. O her iyiliğe ilk koşan, Müslüman olanların ilki ve insanların arasında niyeti en temiz olanıdır. Öyle bir kişidir ki, evlatları insanların evlatlarının en temizi, eşi kadınların en üstünü ve amcaoğulları arasında dünyanın en üstün amcaoğludur. Fakat sen ve baban bütün hilelerinizle daima Allah'ın dini karşısında azgınlık yapıp Allah'ın nurunu söndürmeye çalışmaktaydınız. Bu düşünceyle diğerlerini etrafınıza çağırır, bu yolda mal verir ve ona karşı diğer kabilelerle ahitleşirdiniz. Yine bu düşünceyle baban öldü onun yolunu sürdürmek için yerine sen geçtin. Bunun en bâriz delili, Ahzabdan kalanlar münafıkların başları ve Resulüllah (s.a.v.)'e kin besleyenlerin senin etrafında toplanmış ve sana sığınmış olmalarıdır. Ama Ali (a.s.)'ın şahsiyetinin deliline gelince; sahip olduğu apaçık fazileti, üstünlüğü ve İslam'ı herkesten önce kabul etmiş olması dışında, onun ashabı da Kur'an'da fazilet ve makamlarına değinilen, Allah-u Teala'nın kendilerini övdüğü Muhacir ve Ensar'dır. Böyle tanınmış çehreler onunla birlikteydiler. Onun etrafında öyle savaşçılar toplanmışlardır ki, kılıçlarını yıldırım gibi düşmanın tepesine indirir, onun yolunda canlarını verirler ve kanlarını dökmekten çekinmezler. Çünkü fazilet ve şerefi onu izlemekte, zillet ve bedbahtlığı onun emrine itaatsizlikte görürler.