MEVEDDET AYETİ (7)


Bu görüşe vereceğimiz cevap şudur: Ensar'ın Peygamberimize (s.a.v.) yönelik sevgisi o kadar açıktır ki, hiç kimse bundan kuşku duyamaz. Yurtlarına hicret etmesini isteyenler kendileridir. Canlarını, mallarını ve oğullarını O'na feda ettiler. O'nun başarısı için ellerinden gelen her türlü çabayı sarf etmekten geri durmadılar. Nitekim yüce Allah bir çok ayette onlardan övgüyle söz etmiştir: "Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler." 98 İşte Ensar'ın Muhacirler'e yönelik sevgisi bu düzeydeydi. Bu sevgiyi de Peygamberden (s.a.v.) dolayı besliyorlardı. Bir de onların Peygamber'e (s.a.v.) yönelik sevgilerini düşünün! Ensar'ın Peygamber'e (s.a.v.) yönelik sevgisi bu düzeyde iken, Peygamber'in (s.a.v.) onların sevgilerini kazanmak için akrabalık, hem de bu uzak akrabalık bağını kullanmasının ne anlamı olabilir?! Kaldı ki, Araplar katın cihetiyle olaşan akrabalık bağına bu boyutlarda önem vermezlerdi. Nitekim bir Arap şairi şöyle demiştir: "Bizim oğullarımız oğullarımızın oğullarıdır. Kızlarımıza gelince, onların oğulları yabancı adamların oğullarıdır." Bir diğeri de şöyle demiştir: "Anneler kap gibidir/Emanet konulan. Soy ise babanındır." Kadınlara akrabalık içinde yer veren İslam'dır. İslam, oğulların çocuklarıyla kızların çocuklarının eşit olduklarına ilişkin anlayışı yerleştirmiştir. 3- Bazı müfessirlere göre, hitap Kureyş'e yöneliktir, akrabalık sevgisinden maksat da, akrabalığın neden olduğu sevgidir. Ancak bununla, ilk değerlendirmede söylendiği gibi, Kureyş'in sevgisi değil, Peygamberin sevgisi kastedilmiştir. Cümledeki istisna da öncesinden kopuk, münkatidir. Buna göre cümlenin anlamı: "Sizi cennet bahçelerine kavuşturacak, orada ebedi kalmanızı sağlaya98 Haşr, 9