HZ. ZEYNEB, DİĞER ESİRLER VE KESİK BAŞLARLA KÛFE’YE GÖTÜRÜLÜYOR (3)


kiyor. Bu olayın utancını ve şerefsizliğini üzerinizde taşıyorsunuz. Bundan da temizlenmeniz mümkün değildir. Peygamberliğin madeni, hüccetinizin ekseni, kanıtınızın aydınlatıcı ışığı olan son Peygamberin (s.a.v.) torununu, cennet gençlerinin efendisini öldürmek günahından nasıl temizlenebilirsiniz?" Sonra Ali b. Hüseyin (a.s.) şöyle dedi: "Ey insanlar! Sizi Allah adına yemine veriyorum, babama mektup yazıp onu aldattığınızı, ona söz verdiğinizi, bütün güvenceleri verip biat ettiğinizi, sonra onunla savaştığınızı biliyor musunuz? Kendiniz için ahirete gönderdiğiniz bu amelden ve ortaya koyduğunuz bu kötü görüşten dolayı yazıklar olsun! Sizei "Soyumu öldürdünüz, saygınlığımı çiğnediniz. Siz de benim ümmetimden değilsiniz!" dediği zaman Resulüllah (s.a.v.)'e hangi yüzle bakacaksınız?" 658 Bu esnada Ali b. Hüseyin (a.s.)'ın, kendi hâllerini görüp de ağlayan Kûfe kadınlarına şu sözleri söylediği de yazmaktadır: "Ali b. Hüseyin der ki: "Kûfeliler'den bir adam beni gizledi. Bana çok ikram etti. Her içeri girişinde ve dışarı çıkışında ağlıyordu. Kendi kendime, "Eğer yanı hayırlı ve vefalı bir kimse varsa, bunun yanıdır" diyordum. Nihayet İbn-i Ziyad'ın dellalı, "Haberiniz olsun ki, Ali b. Hüseyin'i kim bulursa hemen getirsin! Ona üçyüz dirhem bahşiş vereceğiz" diyerek seslenince ev sahibi yanıma girdi. Vallahi o yine ağlıyordu. Ellerini hemen boğazıma bağladı. Ve, "Korkuyorum " dedi. Beni bağlı olarak onların yanına götürdü. Onlara teslim edip üç yüz dirhemi aldı. Ben ise, bakakalmıştım." 659 658 Hayatu'l İmami'l Hüseyn, c. 3, s. 341 659 Mus'abu'z-Zübeyrî, Neseb-i Kureyş, s. 58